Osmanlı Devleti 500 yıldır Sırplara Büyük Zulümler Yaptı İftirasına Tokat Gibi Cevaplar... » Boşnak HaberBoşnak Haber

2 Şubat 2023 - 13:27

Osmanlı Devleti 500 yıldır Sırplara Büyük Zulümler Yaptı İftirasına Tokat Gibi Cevaplar…

Osmanlı Devleti 500 yıldır Sırplara Büyük Zulümler Yaptı İftirasına Tokat Gibi Cevaplar…
Son Güncelleme :

17 Ocak 2023 - 20:13

TÜRKLERE VE OSMANLI TÜRK DEVLETİ’NE YAPILMIŞ BÜYÜK İFTİRA !

“Osmanlı, Sırplara 500 yıl zulmetti” yalanı
18 Mart 2016 günü, Bosna Hersek’in doğusundaki Visegrad şehrinde, Çetnik Hareketi kurucusu Dragolyub (Draža) Mihailoviç’in yakalanmasının 70. yıl dönümü kapsamında düzenlenen anma töreninde çekim yapmak isteyen, N1 TV kadın muhabir ve kameramanına yapılan saldırıda, kadın muhabir Adisa İbrahimoviç ile kameraman Alen Skorupan tartaklanmış ve kameraları kırılmıştı.
Saldırgan Sırp Çetniklerden birinin kadın muhabire hitaben şöyle bir cümle kayıtlara geçmiş ve televizyonlarda yayınlanmıştı;
“Siz Türklerin, Biz Sırplara yaptığınız 500 yıllık zulmü bitti. Defol buradan”
Bu, 500 yıllık yalanı, Srebrenica Boşnak Soykırımını yapan, general Mladić’in ağızından da tüm dünya ile birlikte duymuştuk.
BM Barış Gücü tarafından, Boşnakların silahları toplatıldıktan sonra, Srebrenica şehri Sırp Çetnik Ordusuna teslim edilmiş ve şehre giren genereal Mladiç tv kameralarına şunu söylemişti;
” … 500 yıl sonra da olsa Türklerden intikamımızı aldık.”
Benzer söylemlerden biri de: Saraybosna’da, Boşnak anne-babadan doğmuş ve kendisine Emir adı verilmiş olan meşhur döneklerden biri olan Kusturitsa’dan gelmişti.Kendisi, 23 Nisan 2005 yılında (Curcevdan-Hıdırellez yortu gününde) Karadağ’da Herceg Novi kenti yakınlarındaki Savina Manastırı’nda Nemanja Kusturica ismiyle Sırp Ortodoks olarak vaftiz edilmişti.
Öncesinde, 4 Mart 2005 tarihli The Guardian gazetesine verdiği demeçte,”Benim babam ateistti ve kendini her zaman bir Sırp olarak tanımladı” demişti.(Babası Murat Bey’in hayatta iken ve annesi Senka Hanım’ın  Numankadıoğlu ailesinden- böyle bir beyanını duyan yok).
Konuşmasının devamında ise:
“Evet belki son 250 yıldır Müslümanız ama öncesinde Ortodokstuk ve daha da önemlisi biz her zaman Sırptık. Din bunu değiştirmez. Biz sadece Türklerden canımızı kurtarmak için Müslüman olduk !!!” demişti.
Her 4 olayda söylenenlerin hepsi bilimsel belgeler açısından tamanen gerçek dışı.
Özellikle Kusturitsa’nın en son söylediği;
” Biz sadece Türklerden canımızı kurtarmak için Müslüman olduk”ifadesi herşeyden öte, akıl dışıdır. Tıpkı Vişegradlı Çetniğin söylediği “Osmanlılar da 500 yıl Sırpları katlettiler.”söyleminin tamamen tarihi gerçeklere aykırı olduğu gibi.
Bunun yanlış olduğunu büyük Sırp tarihçisi Vladimir Ćorović, 1933 yılında yayınladığı ‘İstorija Jugoslavije’ kitabında yazmış. Şöyle ki:

■ “Biz Sırplar, Türklerin idaresi altında, o kadar geliştik ki çok güçlü, bağımsız kendi öz devletimiz idaresi altında olsadık bile böyle gelişemezdik.” “Sırp Ortodoks Kilisesi’nin Türkler (Osmanlılar) zamanında tamamen bağımsız ve güçlü bir statüsü vardı.” “Piskopos ve Episkoplarını dilediği gibi kendi seçer ve atamasını da kilise yapardı. Osmanlı İmparatorluğu ise bu atamaları sadece onaylardı.”
“Osmanlı dönenimde yeniden yapılanan Sırp Ortodoks Kilisesi, Sırplar için sadece bir inanç merkezi konumunda değil. aynı zamanda, Sırp halkının siyasal idare merkezi konumunda idi.” “Peć’teki (İpek şehri) yeniden yapılanarak güçlendirilen Sırp Ortodoks Patrikliği egemenliği altındaki bütün Sırp Halkı, tarihinde ilk defa Osmanlılar sayesinde bir araya gelebilmiştir. (Bu nedenle biz Sırplar Osmanlı Devletine teşekkür borçluyuz.”

Sırp Tarihçi Ćoroviç, mealen özetle şunu demek istiyor:
“Arkadaş, siz ne demek istiyorsunuz? Hangi 500 yıllık zülumden bahsediyor sunuz? Hangi zorla Müslüman yapılmaktan sözediyor sunuz?”.  Yapılan araştırmalarda, Sırplarla Osmanlılar arasındaki savaşlar ile Osmanlı döneminde, devlete karşı suç işlemiş veya bugünkü pkk gibi terör estirmiş veya 1804 yılında başlayıp 1925 yılına kadar sürmüş olan Sırp isyanlarına katılmış Sırplar dışında, tarihin hiç bir döneminde Türkler (İsyancı Sırpların, Türk ve Müslüman ahaliye yıllarca yaptıkları onlarca katliamlar gibi), masum, silahsız sivil Sırplara asla en ufak bir kötülük yapmamıştır.
Hele İslam Dini’ne, diğer inançtan olan insanların zorla geçirilmesi yalanı ise hem Osmanlının devlet ve idari yapısı, hem de İslam Dini’nin kendisi, buna asla izin verilmiyordu. İslam Dını’nin kitabı olan Kur’anı Kerim’de, ayet çok açık ve kesin idi;
“Dinde Zorlama Yoktur”.
Ayrıca, Müslümanların Namaz Surelerinden biri olan Kafirun Suresinin 6. ayetinde der ki: “Sizin dininiz size, benim dinim de banadır”. Sistemli bir şekilde ve devlet emri ile, Osmsnlılar Döneminde, dine zorlama değil Ortodoks Sırplara, imparatorluk sınırları içindeki hiç bir ahaliye yapılmamıştır.
Oysa gerek radikal Sırp ve Karadağ kiliseleri, 1711 yılındaki “istraga poturica” olayından sonra, güçlenip, dışarıdan destek aldıkları her fırsatta, Müslüman Boşnak ve Arnavutları din değiştirmeye zoradıkları konusunda yüzlerce tarihi belge mevcuttur.
Bunlardan biri 1837 yılında Ortodoks Piskoposu olan Njegoş tarafından 1711 olaylarında, Müslüman (Turçin) katliamını ve zorla Hristiyanlaştırma (pokrstenje) ile ilgili bölümlerin yazılı olduğu ve günümüzde Karadağ ile Sırbistan okullarında ders kitabı olarak hala okutulan, Dağların Çelengi (Gorski Vjenac) kitabıdır. Bosna Kurtuluş Savaşından sonra (1992-1995), yüz yıllık baskılardan kurtulan Boşnak Tarihçiler, hem Boşnak Tarihini hem de komşu milletlerin tarihi hakkında, bilimsel veriler ve belgelere dayanarak, 1683 yılından 1995 yılına kadar, genelde sivil Müslümanlara (Turçin), özelde Boşnaklara karşı yapılmış 10 büyük katliamı ortaya çıkardılar. Bu katliamları ve en son Srebrenica Boşnak Soykırımını, tüm Dünya Tarihçiler ile Çetnik olmayan Sırp, Karadağlı ve Hırvat tarihçiler kabul etmişlerdir.
Buna karşılık hiç bir tarihçi şimdiye kadar, Osmanlı’nın Sırplara karşı yapılmış bir zulüm belgesi ortaya koyamamıştır.
Osmanlı tarihine baktığımızda, 1915 Ermeni techirini, bir soykırım olarak dünya’ya kabul ettirme çabalarını düşünürsek, iddia edildiği gibi Sırplara karşı yapılmış bir kötülük olsaydı, özellikle Sırp Çetnikler, o zulümleri gündeme getirir ve yıllar önce dünya kamuoyunu ayağa kaldırırlardı.
Lafa gelince Çetnikler ve yalanlarına inandırdıkları kişiler (Türkiye’de de varlar), onlarca sözde Osmanlı zulmünden bahseder dururlar ama, belgeye gelince, ortaya sadece siparişle yazdırdıkları, hiç bir belgeye dayanmayan kendi sahte tarih kitaplarından başka hiç bir belge gösteremiyorlar.
Bazı okuyucuların kafasından, Niş’teki “Ćele Kula” gibi, bir kaç olay geçiyor olabilir. Oradaki kelleler 1809 yılındaki Sjenica Boşnak Soykırımu’nda 2499 Boşnağın kellesini kesip zafer yürüyüşlerinde yolun sağı ve soluna dikilen kazıklara diken Kara Yorgi’nin isyancılarına aittir. Niş’teki Çegar savaşında Osmanlı Türk Ordusu tarafından sıkıştırılıp isyancı komutanın cephaneliği ateşlemesi sonucu ölmüş olan Sjenica’daki cani isyancıların kelleleri ibret olsun diye halka teşhir edilmişti. Bu olay daha sonra Sırp Ortodoks Kilisesi ve aşırı milliyetçi Sırp siyasetçiler tarafından bir yalan propogandasına dönüştürülmüştür !

 

Nusret SANCAKLI

YORUM YAP