"BOŞNAKÇA ÜZERİNE OYNANAN OYUN" » Boşnak HaberBoşnak Haber

16 Nisan 2024 - 21:55

“BOŞNAKÇA ÜZERİNE OYNANAN OYUN”

“BOŞNAKÇA ÜZERİNE OYNANAN OYUN”
Son Güncelleme :

07 Haziran 2023 - 0:34

BOŞNAKÇA ÜZERİNE OYNANAN OYUN”
 
Nedžad İmamoviç’in “Yasak Boşnakça” konulu makalesi üzerine bir derleme.
Boşnakça ismi (Yüzlerce yıldır hep konuştuğumuz ama, birilerine göre olmayan dilin ismi) Bosna Hersek’te işgalci devlet olan olan Avusturya – Macaristan devletinin bir kararnamesi ile 1907 yılında yasaklandı.
Gelin görün ki kararnamenin bizzat kendisi, “Boşnakça’nın gelecekte “Sırpça – Hırvatça” dili olarak adlandırılacağını” belirtiyor.
Gerçekte çıkarılan kanun hükmündeki kararname, “Bosna”, “Boşnaklar” ve “Boşnakça” ya karşı bir suç ve ayrımcılıktı.
Oysa konuşulmasını istedikleri ve yeni bir dil imiş gibi insanlara sundukları “Sırpça -Hırvatça”, aslında Boşnakça’nın Doğu Hersek’te konuşulan bir çeşidi idi.
Dilimizi elimizden aldılar. 100 yıl boyunca bu gerçek gizlendi ve Sırp – Hırvat dilbilimcileri, 1850’de Viyana’daki Sırpça – Hırvatça olarak tahsis ettikleri ve adını değiştirdikleri Boşnak dilini (Boşnakça’yı) reddetmeye başladılar !
İlk Boşnakça sözlük 1631 yılında Muhamed Hevaiye Uskufi tarafından yazıldı. Tam 187 yıl sonra 1818 yılında Vuk Karaciç (Vuk Karadžić!) ilk Sırpça sözlüğü yazacaktı.
Gerçekte Sırpça sözlük, Vuk Karaciç tarafından yazılmamış, Boşnakça sözlükten kelimelerin telaffuz şekillerinin değiştirilmesi ile resmen kopyalanmıştır.
İlk kelime değişikliği sözlük kelimesi üzerinde yapılmıştı. Boşnakça’da sözlük “ryeçnik/rječnik” demektir. Vuk Karaciç sözlüğünü Boşnakça kelimeleri Ekavica (Ekavski izgovor) telaffuzu ile yazmış ve Boşnakça kelimelerdeki “y/j” harfini kaldırarak veya “i” harfi yerine “e” harfi getirerek sözde yeni kelimeler oluşturdu. Örneğin sözlük için ryeçnik yerine “reçnik/rečnik” kelimesini üretmiştir. O günden bugüne Sırplar sözlük için “ryeçnik” değil “reçnik” derler.
Boşnakça sözlükten kopyalanmış olduğu kendi sözlüğünde Vuk Karaciç değiştirdiği bir kaç kelime için örnek verelim: Beyaz: biyelo – belo. Güzel: lijepo – lepo. Süt: Mliyeko – mleko gibi.
Böylece 1917 yılındaki Yugoslavyada ya da büyük Sırbistan’ı kurma fikrinden önceki Sırbistan’da ilk Sırp Sözlük, Boşnakça’nın Ekavica/Ekavski telaffuzu ile kabul edilmiş ve ortaya çıkmıştır.
Boşnaklar en eski ve en zengin dil mirasına sahiptir ve bu yüzden haklı olarak kendi Boşnak dilini (Boşnakça’yı) koruyorlar. Bunun yanında Sırpça ve Hırvatça, Boşnakça’nın güney ve batıda konuşulan varyantları (çeşitleri) idi.
Günümüzde Sırplar ve Hırvatlar, ikisi birden Boşnakçayı yok etmeye çalışıyor. Bunun sebebi, eğer Boşnakça’yı yok ederlerse Sırplar ve Hırvatların, tarihte uzun yıllar boyunca Boşnakça konuştukları da unutulmuş olacaktır.
Peki neden Sırplar ve Hırvatlar Slav kabileleri oldukları halde kendi konuştukları dilleri çevrelerini etkilemedi de sadece Slavlardan değil, çoğunlukla İlir ve Kelt karışımı halk ile Bosna’dan kalan Gotlar ve de Avar Türklerinden oluşan Bosnalıların Slav kökenli dili onları etkiledi ?
Son söyleyeceğimi şimdi söyleyeyim; Bosnalılar mektepli, Sırp ve Hırvatlar alaylı idi. Slavlar Bosna civarına geldiklerinde Bosna’da 3 bin yıldır medeni halklar yaşamakta idi. 500-600 yıl zamanın en gelişmiş devleti olan Roma İmparatorluğunun bir eyaleti idi. Tıpkı daha sonra Bizans, Osmanlı ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu vilayeti olduğu gibi.
Oysa Slavlar 7. asra kadar,kuzeyde, soğuk iklim şartlarında ormanlarda yaşamış, 584 yılında tarihçi Yohannes’in yazdığı gibi “Eskiden ormanlar dışına çıkmaya cesaret edemezken, Avarlar sayesinde savaşa alışan altın, gümüş ve at sürüleri sahibi olan Slavlar …”
Güney Slav Dilleri grubundaki Slav dilleri; Slovence, Hırvatça, Sırpça ve Makedonca, son yıllarda Sırplardan ayrılmak istedikleri için ortaya çıkan Karadağca, birbirlerine yakın diller durumundadır. Temel farklılıklar, fiil çekimleri, kelime telaffuzları ve yabancı orijinli kelime sayıları ile halklarının kullandıkların kelime hazinesidir.
Boşnakça, günümüzde komşu Slav dillerinden ayrılmış ama, Güney Slav dili Stokavyan lehçesi orijinlidir. Diğer dillerden ayrılmış olma nedeni elbette Osmanlı dönemi etkisi yanında Bosna Hersek ve Sancak Bölgesinin diğer komşuları gibi daha homojen bir halk yapısı yerine heterojen bir halk yapısına sahip olmasıdır.
Bosna Hersek ve Sancak’ta 9. asırdan önce yaşamış olan Bosnalılar, kökenlerine ait kültürleri hemen terk etmemişler, genel ortak konuşma dili olarak tercih edilen Slavca’ya kendi eski kelimelerini karıştırmışlardır.
Bunun yanında Bosna Hersek ve Sancak’ta (Drina, Lim ve Tara nehri vadileri ile günümüzdeki Plav-Gusinye yöresi) yaşayan 8. yüzyıldaki halklar, İlir Krallığı, Roma ve Bizans İmparatorluğu dönemlerinden kalma sosyal yapı içinde farklı dilleri de konuşuyor olmaları, Slavların o tarihlerde bir alfabelerinin olmaması, buna karşın Bosnalıların 3 alfabeyi; Latin, Grek ve kendi Bosanćica Alfabesini kullanıyor olmaları, konuşulan dilin zenginleşmesini sağlamıştır.
Bu nedenle 9. asırda ortaya çıkan kilise Slavca’sından önce ve de din adamı Kiril ile kardeşi Metodius’un diğer alfabelerden aldıkları harfler ile oluşturdukları Kiril Alfabesi sonrası Sırplar ve Hırvatlarda yazı dili de gelişmiş ama, yazının çoğunlukla kilise içinde ve asiller arasında kullanılması, halk arasında kullanılmaması, konuştukları dil üzerinde Bosna’daki kadar bir gelişme olmamıştır.
Bosna’daki mezar taşlarından anladığımız Bosna Halkının Bosanćica’yı çoğunlukla bildikleridir. Bogumiller veya Ariyanlar o zamanın adeti olduğu üzere kendi mezar taşlarını hayatta iken kendilerinin hazırlaması ve üzerindeki oyarak yazdıkları yazıları bize öyle olduğunu gösteriyor.
Bir başka etken ise Bosna Beylik ve Krallık devletinin 1463 yılına kadar ayakta kalması, Hırvatların 1052’de Macar Hakimiyeti, Sırpların da 1389 yılında Osmanlı hakimiyeti altına girmeleridir. Bosna’da halkın kendi devletleri içindeki sosyal yaşamı ile diğer ülkeler ile olan ticari ilişkileri, komşularına göre daha gelişmiş bir toplum olmalarını saplamıştı.
1463 yılından sonra da Bosna’nın Osmanlı Devleti eyaleti olması, Türklerle dindaş olmaları, Boşnakların inatla konuştukları dillerini bırakmak istememeleri yanında Boşnakça’nın Osmanlı devletinde resmi dil olarak da kabul edilmiş olması, konuştukları dillerinin diğer komşularınca da kabul görmesine ve onlar arasında yayılmasına sebep olmuştur.
Fransız ihtilalinden sonra, milliyetçilik akımlarının canlanması, millet olmak için de ortak bir dile duyulan ihtiyaç Sırpların ve Hırvatların 1800’lü yıllara kadar konuştukları Boşnakça dışında Sırpça ve Hırvatça’ya ihtiyaç doğmuş ve Boşnakça temel alınarak, Avrupalıların Osmanlı Devleti düşmanlığı nedeni ile de desteklenmeleri sonucu kendi dillerini oluşturmuşlardır (Vuk Karaciç kitaplarını Avusturya, Viyana’da yazmıştır.).
Büyük Sırbistan ve büyük Hırvatistan projeleri için duyulan toprak ihtiyacı, aşırı milliyetçi Sırp ve Hırvatların Bosna Hersek ve Sancak topraklarına göz dikmelerine sebep olmuş, o topraklara sahip olmak için o toprakların gerçek sahiplerinden kurtulmaları gereğini ortaya çıkarmış, bu da Bosna Devleti, Boşnak Milleti ve Boşnakça’nın inkarı ve de yapabilirlerse yok edilmesi hedeflini doğurmuştur.
Boşnaklar yapılan soykırımlar pahasına ne Bosna Hersek ve Sancak’tan ne Boşnak olmaktan ne de Boşnakça’dan asla vazgeçmeyecektir.
Birileri Boşnak-ça yerine üç etnisiteyi çağrıştıran Bosna-ca’yı Boşnakların Tarihi kitabı çevirisine sokuşturmuş olmalarına rağmen …
 
NUSRET SANCAKLI’dan Alıntı

YORUM YAP