Sancaklı Boşnak Olup Ben Sancaklı Boşnakım Diyememek !!
Yazar: Nusret SANCAKLI
SANCAK (YENİPAZAR SANCAĞI) VE SANCAK’I YOK SAYMAK !?

Kökeni Sancak’tan olup, olmadıkları bir kökenden olduklarını söyleyenler için tarihi gerçekler!
Sancak, tarihi Bosna toprağı olup, 28 Mayıs 1396’dan sonra Osmanlı Türk Devleti topraklarına katılmıştır. Osmanlı Türkleri döneminde Bosna Vilayetine bağlı Yenipazar Sancağı adı ile mevcut 7 sancaktan biriydi.
Yenipazar Sancağı’nın (Novopazarski Sandžak) bölgesel çerçevesi çoğunlukla şu sehirlerden oluşuyordu: Pljevlja (Taslıca), Bijelo Polje (Akova), Berane, Priboj, Prijepolje, Nova Varoš, Sjenica, Novi Pazar (Yenipazar), Tutin ve Mitrovica ile idari sistem değişikliklerinde Rožaje, Plav, Gusinje, Kolašin, Višegrad, Rudo ve Čajniče de Yenipazar Sancağı içine dahil ediliyordu.
1913 Balkan Savaşlarında, 1830 ve 1852’de Avrupa Kutsal İttifak Devletleri baskıları sonucu özerklik adı altında Osmanlı Türk İmparatorluğundan idari açıdan koparılıp 1878 Berlin Kongresi kararları ile kurdurulan Sırbistan ve Karadağ Krallık Devletleri orduları tarafından işgal edilmiş ancak, 1914’te başlayan 1. Dünya Savaşında Avusturya Macaristan idaresi altında kalmış ve 1918 yılında Batı Balkanlarda kurulan 1929 yılında Yugoslavya Krallığı adını alacak olan Sırp Hırvat Sloven (SHS) Devleti içine alınarak Osmanlı Türk Devleti toprağı olmaktan çıkmıştır.
Günümüzde 1912’teki işgalde aralarında bölüştürdükleri gibi Sancak’ın kuzey bölümü Sırbistan ve güney bölümü Karadağ sınırları içinde yer alıyor.
Sancak’ın merkez şehri Yenipazar’ın (Novi Pazar) kuruluşu ise Fatih Sultan Mehmet zamanına rastlar. Osmanlı Türk İmparatorluğu yükseliş döneminde ciddi sorunlar yaşanmayan bölgede, duraklama ve gerileme döneminde ise büyük sıkıntılar yaşanmıştır.
Osmanlı Türk Devleti’nin zor durumda kaldığı zamanlarda Sancak’taki büyük çoğunluğu Boşnak olan Müslüman halka baskılar yapılmış ve bölge göçe zorlanan (göçürülen) insan dalgalarıyla çalkalanmıştır.

Göçürülmeler 19. yüzyılda önce bugünkü Karadağ’dan Bosna Hersek’e, Sancak’a, Arnavutluk’a, Kosova ve Makedonya’ya doğru, 1878’den itibaren ise Sancak ve diğer bölgelerden Türkiye’ye doğru olmuştur.
Ünlu Amerikalı Tarihçi Prof. Dr. Justin Mc Carthy’ye göre 1821 ile 1922 yılları arasında, 5 milyondan fazla yine büyük çoğunluğu Boşnaklardan oluşan Rumeli’deki Müslüman halk, Balkan Yarımadası’ndan sürülüp atılmıştır.
Yine bu süre içinde 5,5 milyon Müslüman ise savaşlarda, katliamlarda açlıktan ve hastalıklardan hayatını kaybetmiştir.
Ünlü Türk tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık ise “Türkler ve Müslüman halk Balkanlardan soykırımlarla atıldı” diye yazmıştır.
Bu göçe zorlamalar, 1912-1913 Balkan Savaşları, 1914-1918 Birinci Dünya Savaşı, Barış dönemi, İkinci Dünya Savaşı, Serbest Göç Anlaşması ve en son Yugoslavya’nın dağılmasından sonra 1991-1999 yılları arasına kadar hiç durmadan devam etmiştir.
Günümüzde Sancak Boşnak nüfusu 190.000 civarında iken Türkiye’de yaşayan Sancak Bölgesi kökenli Boşnak kökenlilerin nüfusu bir milyonun üzerindedir.
2002 nüfus sayımına göre Sırbistan’da 136.087 Boşnak yaşıyor. Bu sayının çoğu Novi Pazar, Sjenica, Tutin, Prijepolje, Priboj ve Nova Varoš belediyelerinde, Karadağ idaresi altındaki Rožaje, Petnica, Plav, Gusinye, Berane, Bijelo Polje (Akova) ve Pljevlja’da (Taşlıca) ise Boşnak nufus 90.000 kişi civarındadır.

Kendileri, anne-babaları, nineleri, dedeleri ve ataları; kuşaklar boyunca Sancak’ın güney bölümünden (Rožaje, Petnica, Plav, Gusinye, Berane, Bijelo Polje (Akova) ve Pljevlja’dan (Taşlıca)) olanlar, tarihin hiçbir döneminde ne devlet vatandaşı olarak ne bölge olarak ne de soy olarak Karadağlı değildi ama, onlardan küçük bir azınlık “biz Karadağlıyız” diyor.
Sancak’ın kuzey bölümünden (Novi Pazar, Sjenica, Tutin, Prijepolje, Nova Varoš, Priboj) olanlar ise Sırbistan Devleti idaresi altında oldukları halde hiçbiri “Biz Sırpız” demiyor !?
Oysa her iki tarafta yaşayanlar aynı soy, aynı bölgenin insanları !
Maalesef birileri, Türk Vatandaşlığından çıkarılma riski taşıyan bir kimliği kendi çıkarları ve egoları uğruna insanlara tüm gerçekleri anlatmadan ve Türkiye Cumhuriyeti ilgili kurum ve kuruluşlardan ve de yasalarından hiçbir yetki almadan dağıtılmasına aracılık ediyor.
Bu konuda olası bir problem Türk Mahkemelerine yansırsa bunun sonuçlarına bu sözde “göçmen kitapçığı” adı altındaki, Türkiye Cumhuriyeti ile herhangi bir anlaşma olmadığı halde “yabancı bir ülke kimliğini dağıtanlar da almak için internet veya ıslak imzaları ile yabancı bir ülkede evraklarını doldurup başvuranlar da yaptıkları işin altından nasıl kalkacaklar ?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti tektir, paralel devleti yoktur ve paralel devlet imiş gibi hangi sıfat altında olursa olsun hareket edenler ve bu harekete alet olanlar çok iyi düşünsünler. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları kayıtsız şartsız Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uymak zorundadırlar.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası değişmediği sürece Anayasanın 66. maddesine göre; Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür.
Bu durumda “Biz Karadağlıyız” ne demek ?
Bu hareket aynı zamanda Sancak’ın ve Sancak’taki Boşnakları yok saymak demektir !