
HUSKA MILJKOVIĆ
(Efsanevi milis komutanı, halk kahramanı)
Kitaptan alıntı: In the Embrace of the Past – Bakir Tanović
Huska’nın, yerel Krajişniklerden oluşan kendisine bağlı bir ordusu vardı. Bu ordunun temel görevi, Krajina’yı Almanlardan, Çetniklerden ve bölge halkının hayatını tehdit edebilecek herkesten korumaktı.
Bakir Tanović, 2004 yılında Saraybosna’da yayımlanan “Huska Miljković” adlı kitabında şöyle yazar:”Bosna halkının hafızasında bu olayların yaşatılması amacıyla, efsanevi Krajinalı kahraman Huska Miljković ve ordusu hakkında bu kitabı yazmaya karar verdim.”
Huska ve ordusu sayesinde Cazin Krajinası, savaşın yol açabileceği birçok korkunç katliam ve acıdan korunmuştur.
Ne yazık ki savaşın bitmesine kısa bir süre kala, Bajro Baba ile Emin Okanović adlı iki kişi Huska’ya pusu kurdu. Huska evine yaptığı bir ziyaretten dönerken onu sırtından tüfekle vurarak öldürdüler. Bu kirli ve hain saldırıyla hem Cazin Krajinası tarihinin önemli bir dönemi hem de bu toprakların gururlu bir evladının hayatı sona erdi.
Bajro Baba, Huska ile birlikte büyümüştü; iyi arkadaşlardı. Ancak Bajro, Huska’nın hayatta elde ettiği başarıları kıskandığını hiçbir zaman gizlememişti. Huska Miljković’in öldürülmesi için Almanların Bajro ile Emin’e para ödediğine inanılmaktadır. Bazı görüşlere göre ise bunun arkasında Partizanlar veya hatta bir dönem Bajro Baba’nın iş birliği yaptığı Ustaşalar da olabilir. Huska bu iş birliğini sert şekilde kınamıştı. Gerçek ne olursa olsun, bu olay muhtemelen sonsuza kadar bir sır olarak kalacaktır.
Annemizin bize anlattığı bir olayı hatırlıyorum. Bir gece geç saatlerde, babamız evde değilken, evimizin önünde bir atlı ile silah seslerini ve silahların şakırtısını duymuş.
Annem çok korkmuştu; çünkü yanında üç küçük çocuğu vardı. Daha sonra bir ses duydu. Birisi babamı adıyla sesleniyordu:
“İbraga! Ben Huska Miljković. Dükkândan bazı şeylere ihtiyacımız var!”
Annem korku içinde pencereyi açıp cevap verdi:
“İbraga burada değil. Zagreb’e (Hırvatistan’ın başkenti) gitti.”
Bunun üzerine Huska şöyle dedi:
“Kulauzović Hanımefendi, dükkânın anahtarlarını aşağı atın. Bazı malzemelere ihtiyacımız var. Hesabını kocanıza ödeyeceğim.”
Annem anahtarları aşağı attı. Huska ve askerleri ihtiyaç duydukları eşyaları aldılar ve ardından bilinmeyen bir yöne doğru uzaklaştılar.