Rumeliden Anavatana Büyük Göç ( makale ) » Boşnak HaberBoşnak Haber

4 Temmuz 2026 - 01:02

Rumeliden Anavatana Büyük Göç ( makale )

Rumeliden Anavatana Büyük Göç ( makale )
Son Güncelleme :

23 Eylül 2024 - 12:35

RUMELİ’DEN ANAVATANA BÜYÜK GÖÇ /yazan: Yaşar Eyice

Bir ara onlardan söz etmiştim.
Kendilerini tanıttıklarında, ‘Biz Rumeliyiz Platformuyuz!’ demişlerdi. Hedef ve amaçları da, dikkatinizi çekerim, her zaman her yerde ve işte olduğu gibi ‘Bugüne kadar yapılamayan projeleri tek tek gündeme taşımaya çalışıyoruz!’ idi.

Mümkün olduğunca takip etmeye çalışıyorum. Bir ermeni arkadaşım, ‘Bizler ezikiz!’ demiş ama kabul etmemiştim. Asıl yıllarca ‘ezik’ durumda olanlar, bu yurdun öz evlatları saydığım Rumeliler, adalılar, Giritliler, Boşnaklar, yani Türkler,,,

Osmanlı’da da böyle olmuş, 700 hatta bin yıllık bir zincir hayatını Gazi Mustafa Kemal Atatürk çözmüştü. Geçenlerde ‘Gaziler Günü’ sözde kutlandı. Bir iki beyanat, bir iki yerde yürüyüş ve çelenk merasimleri…

Böyle mi olmalı?

Aynen, bana ‘Kravat hediye edilen’ Polis Günü ve Haftasında olduğu gibi…

Olmaz ve olmamalı…

Değerlerimize sahip çıkmazsak, kim çıkacak?

Gidin yurtdışına da görün…

Ama birbirimizi sevmemeyi öğrendik, ‘Hadi canım!’ demeyi…

Kim litarüterimize sokmuşsa sokmuş;

‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!’ diye…

‘Yuh bizlere!’

KOLAY DEĞİL

Biz Rumeliyiz Platformu ‘8 Ekim Rumeli’den Anavatana Büyük Göç Anma Günü’ etkinliği düzenlemişti geçen yıl.

Bu yılki programlarını bilmiyorum.

Proje kapsamında anıt yapılması için gerekli çalışmalar aralıksız sürdürülüyordu.

Ama bunun için de, bir değil bin kişi ile görüşmeleri gerekiyor, Yani kolay bir iş değil, çünkü çoğu zaman, sözde ilgili ve yetkili kişiler, ‘Tamam, haklısınız, arkanızdayız!’ derler, sonra da kendi başlarına kaldıklarında, ‘Bütün işler bitti de, sıra buna mı geldi?’ deyip konuyu 5 numaralı dosyaya kaldırırlar.

Yani boş vermişlerdir!

Bu da liyakatsizlikten, bilgisizlikten, ilgisizlikten, bıkkınlıktan kaynaklıdır.

Daha ne diyeyim?

Hepimiz bir başka şekilde bunları yaşamıyor muyuz?

SOYKIRIM, SAVAŞ ve AÇLIK

Anımsatayım:

Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılında Rumeli’den yaklaşık 5 milyon Türk ve Müslüman, yüzlerce yıldır yaşadıkları topraklardan Türkiye`ye göç etmek zorunda kaldı.

Milyonlarcası da soykırım, savaşlar ve açlık nedeniyle öldü.

Türk ve Müslümanların yaşadığı bu soykırım ve göç tarihte yeterince vurgulanmayan en büyük olaylardan biridir.

Rumeli’nin tarihinde yaşanan soykırım ve göçler ne Türkiye, ne de dünyada yeterince anlatılmamaktadır.

Türk milleti bu trajik dönemi ve olayları hiç bir zaman unutmamalı ve dünyaya unutturmamalıdır.

Bu kapsamda yapılacak olan anıt bu büyük göçün en önemli göstergesi olacaktır.

Balkan Savaşları’nın da yaşandığı 1910-1914 yılları arasında Balkan haritası büyük ölçüde yeniden çizildi.

Buna paralel olarak Balkan demografisi de büyük değişikliklere sahne oldu.

Bu hareketlilik ve değişimin hem Balkan coğrafyasının kendi içinde hem de Osmanlı Devleti ve özellikle Türkiye coğrafyası için son derece önemli sosyal, siyasî ekonomik ve demografik sonuçları var.

‘ZOR DOSTUM ZOR!’

1821-1922 arasında, 5 milyondan fazla Müslüman’ın topraklarından sürüldüğü, beş buçuk milyon Müslüman’ın da öldüğü belirten, Balkanlar’daki soykırımın, tarihin en büyük soykırımı olduğu dile getiren, Biz Rumeliyiz Paltformu, tüm Türkiye ve Dünya’da Rumeli’deki soykırım ve göçün her yıl belli bir günde anılması için “Rumeli’den Anavatan’a En Büyük Göçün Anma Günü” ilan edilmesi çağrısında bulunmuştu.

Ama bildiğim kadarıyla bugüne kadar bir yanıt alamadılar.

Bu anma gününde uluslararası seminerler, konferanslar, sempozyumlar düzenlenmesi, yayınlar yapılması ve kitaplar yazılma sı gerektiği vurgulanıyor, ama birkaç kişi tek başına, ya da küçük sayılacak bir topluluk kendi kısıtlı imkanları ile başaramaz.

Zor dostum, çok zor.

Karşıdan göründüğü gibi değil.

KANMAYIN – İNANMAYIN

Sonuç olarak:

Rumeli’den Türk ve Müslümanların zorunlu göçü (göçürülme) Balkan Savaşlarından çok önce başlamış olmasına rağmen Balkan savaşları yakın hafızamızda yer etmesi, insani ve siyasi sonuçlarının en ağır olması nedeni ile tarihi bir dönüm noktasıdır.

Belirtmeye çalıştığım gibi:

Platform açıklamasında; Anma günü için farklı tarih seçenekleri içerisinde en anlamlı ve sembolik günün literatürde Balkan savaşlarının başlangıç günü kabul edilen 8 Ekim günü olmasını önermişti.

Bu tip girişimlerin başarıya ulaşmasında en önemli etken kamuoyu oluşturulmasıdır.

Uluslararası mahkemelerde kabul edilmiş Srebrenitsa Boşnak Soykırımı bile ancak geçen yıl, Birleşmiş Milletler kararından sonra kabul edilip yasalaştı.

Bu arada bir gerçeğe de deyineyim:

Maalesef her yerde, her zaman önümüze gelen, ‘bölünme’ bu Rumelili kardeşlerimizin içinde de bulunuyor.

‘Sen- ben’ kavgaları oluyor.

Bazıları siyasallaşıyor ve bundan yararlanmaya çalışarak, bütünlüğü bozuyor.

Ya da bazı iç ve dış etkilerin, algı operasyonlarının etkisinde bırakılıyorlar.

Bu da ayrı ve önemli bir konu…

Politikacılara, yöneticilere sesleniyorum,

Yapmayın, etmeyin…

Sinek küçük ama mide bulandırır.

Bir iki bedava seyahat, bir iki maddi ve manevi sözde desteklere kanmayın !

YORUM YAP