Karamürsel’de Boşnakların Kurduğu İlk Fabrikanın Hikâyesi
Yazar: Zlatko Hadizomerovic ( Tercüme edilmiş ve Düzenlenmiş hali aşağıdadır)
Karamürsel’de ilk fabrikanın sahipleri arasında şu isimler yer alıyordu: Mustafa Şükrü Bey, Çengiç Mustafa, Babović İbrahim, Suphi Spahić, Korjenić Mehmet, Mustafa Naili Bey, Koruçu Salih Bey ve Hacı Adem Ağa (Begović). Bazı isimler kayıtlara geçmemiş olsa da, onların emekleri de unutulmamıştır.
Karamürsel, 19. yüzyılın sonunda küçük bir kasabadan ibaretti. Ancak Boşnak göçmenlerin gelişiyle şehir kısa sürede canlanmış ve gelişmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun etnik çeşitliliği içinde Boşnaklar, Ermeniler, Rumlar ve Rumenlerle birlikte bu topraklarda kader birliği etmişlerdir.
Göç, Boşnaklar için kolay olmamıştır. Bosna-Hersek’teki mülklerini yok pahasına satmak zorunda kalanlar olmuştur. Yine de Türkiye’ye göç kararı alındığında, eski vatanlarında ne bıraktıklarının pek bir önemi kalmamıştır. Zengin aileler gelir gelmez toprak satın alarak eski ülkelerinde öğrendikleri mesleklere yönelmişlerdir. Özellikle Hersekli Boşnaklar, tütün yetiştiriciliği, hayvancılık ve meyvecilikte ustalaşmışlardır.
Kimi ailelerse hayat mücadelesini en zor koşullarda sürdürmüştür. Göçmenler genellikle kalabalık ailelerden oluşuyordu. Örneğin Hajdarević ailesinin atası Karamürsel’e on çocukla göç etmiş, her biri on çocuk sahibi olunca, kısa sürede bölgedeki en büyük Boşnak ailesi hâline gelmişlerdir.
Boşnakların çalışkanlığı ve hızlı yükselişi, Ermeni ve Rum komşular arasında kıskançlığa yol açmıştır. Rivayetlere göre, Boşnakların yaz boyunca topladığı hasatlar, saman yığınları geceleri kasten ateşe verilmiş, bu da göçmen aileleri kıtlığa sürüklemiştir. Kimin yaptığı bilinmese de, kıskanç komşuların eseri olduğu aşikârdı. Bu düşmanlık, özellikle Türkiye-Yunanistan Savaşı sırasında ve İngilizlerin bölgedeki saldırıları sırasında daha da belirginleşmiştir.
Zorluklara rağmen bir grup zengin Boşnak, el ele vererek Kocaeli bölgesindeki ilk fabrikayı kurmuştur. Dönemin padişahı II. Abdülhamid’in de bu fabrikaya mali destek sağladığı kayıtlara geçmiştir.
1890 yılında kurulan bu fabrika, kumaş üretimi yapan bir tekstil fabrikasıydı.
Kocaeli ilk kez özel bir fabrika ve işletmeyle tanışıyordu: Karamürsel Tekstil Fabrikası.
Ancak fabrikanın kuruluşu kolay olmamıştı. Mustafa Çengiç, İbrahim Begović, Sufi Spahić, Mehmed Korjenić, İbrahimpaşazade Mustafa Şükrü, Mustafa Naili, Kurkçubaşı Salih Bey ve Hacı Adem Ağa gibi Boşnak kökenli kurucular, yer arayışında Büyükçekmece’den İzmit’e kadar toprak aramış, fakat kimse arazisini vermek istememiştir.
Bu haberi duyan Karamürselli Boşnak göçmenler, fabrikanın kendi şehirlerinde kurulmasını talep etmiş ve altyapı ile inşaat işlerinde gönüllü olarak çalışmışlardır. Bürokratik engellere ve İstanbul’daki ayrıcalıklı kuruluşların baskılarına rağmen, fabrika 1892 yılında üretime başlamıştır.
Üretim kısa sürede artmış, 1895’te İstanbul’un yanı sıra Anadolu’nun pek çok şehrinde (Trabzon, Bursa, İzmit, Adapazarı, Eskişehir, Afyon, Kütahya, Biga, İnegöl) ve hatta Selanik’te temsilcilikler açılmıştır.
Fabrikada çocuk, kadın ve erkekler için yazlık ve kışlık kıyafetler üretilmiş; paltolar, pantolonluk kumaşlar, yünlü tekstil ürünleri ve fesler dikilmiştir. Ürünler “Avrupa modasına uygun” sloganıyla satılmıştır.
Karamürsel Tekstil Fabrikası, birçok sanayi sergisine katılmış ve devlet tarafından bir Sanayi Madalyası ile ödüllendirilmiştir.
I. Dünya Savaşı sırasında, ihracatın düşmesiyle oluşan boşluğu doldurmak adına askerî ve sivil kıyafetler için kumaş üretimine yönelmiştir.
1919-1920 yıllarında bile, savaş koşullarına rağmen kâr elde edilmiştir.
Ancak Osmanlı İmparatorluğu’nun işgal altına girmesiyle İngilizler, Türkiye’nin sanayi altyapısını yok etmeye girişmiş ve Karamürsel fabrikası da hedef olmuştur.
18 Haziran 1920’de İngilizler fabrikayı bombalamış, 1921 yılında denizden top atışlarıyla yerle bir etmiş, ardından benzin dökerek kalanları yakmışlardır.
Cumhuriyet’in ilanı sonrası, Karamürsel Fabrikası İstanbul’da yeniden kurulmuş, fakat Kocaeli’deki eski tesisten sadece bir baca hatıra olarak kalmıştır.
Bu yıkımdan sonra Boşnak göçmenler yeni bir hamle yapmış; bir grup Adapazarı’na taşınmış ve burada Türkiye’nin en büyük bankalarından birini kurmuştur.Adem Bey Begović’in oğlu ve Suphiye Spahić’in oğlu Hamit, bu bankanın ana hissedarları olmuştur.
Bu hikâye, Vedat Yılmaz tarafından derlenmiş; makaleye katkıda bulunanlar arasında Mustafa Festić – Çiçekfidan ve belgeleri temin eden Mehmed Kilinç – Karalić bulunmaktadır.Tırnak içindeki bölümleri ise Konya’da Türk Dili eğitimi almış olan Prof. Mehmed Zukić çevirmiştir.Tüm emek verenlere teşekkürler.
Kaynak: Zlatko Hadziomerovic facebook sayfası