Boşnak Köyü Hayriye... » Boşnak HaberBoşnak Haber

19 Temmuz 2026 - 12:05

Boşnak Köyü Hayriye…

Boşnak Köyü Hayriye…
Son Güncelleme :

30 Ekim 2021 - 21:45

BOŞNAK KÖYÜ HAYRİYE

 Hazırlayan: Şevket KOÇ-Tarihçi-Eğitimci

Boşnak Köyü Hayriye... » Boşnak Haber

Kocaeli merkeze 45 ,bağlı olduğu Karamürsel ilçesine 13 km mesafededir.Eski adı Karaova olan köy 1877 Bosna göçmenleri tarafından kurulmuş.2025 Nüfusu 293 ‘tür.Hayriye Osmanlı padişahının annesinin adına Yalakdere üzerinde bir köprü yaptırır. Valideköprü adını aynı yerdeki yerleşim birimine verir. Bu köprü çok yakın zamana kadar kullanılmıştır. Köy dışarıya çok göç vermiştir. Bu nedenle köy nüfusu azalmıştır. Çevre il ve ilçelere en fazla göç veren köylerden biri olan Hayriye’nin, Karamürsel İznik yolu üzerinde olması sebebiyle ilçe merkeziyle sürekli bir irtibatı olmaktadır. Burada, geleneksel çizgilerle bezenmiş canlı bir hayat yaşanmaktadır. Üreticinin bilinçlenmesi sayesinde köyün ekonomik potansiyeli son yıllarda artmaya başlamıştır.

Köy dışarıya çok göç vermiştir. Bu nedenle köy nüfusu azalmıştır. Çevre il ve ilçelere en fazla göç veren köylerden biri olan Hayriye’nin, Karamürsel İznik yolu üzerinde olması sebebiyle ilçe merkeziyle sürekli bir irtibatı olmaktadır. Burada, geleneksel çizgilerle bezenmiş canlı bir hayat yaşanmaktadır. Üreticinin bilinçlenmesi sayesinde köyün ekonomik potansiyeli son yıllarda artmaya başlamıştır.

Fotoğraf açıklaması yok.

KÖYÜN ADI NEREDEN GELMEKTEDİR ?

Köyün adı daha evvel Karaova iken Cumhuriyet döneminde Hayriye ismini alır.Hayriye isminin verilme nedenleri iki rivayete dayanır.Birincisi köyde çok sayıda Hayriye isminde kadın olması diğeri ise Hayriye isminde hayırsever bir kadının adının verilmesidir.Köy meydanında 1905 yılında dikilen asırlık bir çınar ağacı mevcuttur.

BOŞNAKLARIN KÖYE YERLEŞMESİ

Tamamı Boşnak olan köy Bihaç ve Mostar bölgelerinden gelen Boşnaklar tarafından kurulmuş olup toplam 120 haneden oluşur.Herkesin kendi evi vardır.

Buraya ilk gelen Boşnaklar Yalova Altınova Hersek bölgesine yerleştirilmek istense de bölgede sıtma hastalığının baş göstermesi nedeniyle bugünkü yere gelirler.Adının Hayriye olmasının birkaç rivayeti vardır. İlk rivayete göre hayır işleriyle uğraşan Hayriye Hanım’ın ismi verilmiştir. Diğer bir rivayet ise köyde Hayriye isminin fazla bulunmasından dolayı bu isim verildiği yönündedir. Köy meydanında 1905 yılında dikilen asırlık bir çınar ağacı mevcuttur.

1888 tarihli bir belgeye göre, Hayriye Köyüne tapularıyla birliklte iskan edilen muhacirlerin arazisine komşu Karaahmetli Köyü halkınca saldırıda bulunulmuştu. Konu devlete bildirilince, hükümet tarafından İzmid Mutasarrıflığı’na bu tür olayların önlenmesi talimatı verildi.

Köy sakinlerinden, Ömer Güven’in anlattığına göre dedesi ailesi ile gelmiş. Geldiklerinde, babası İbrahim kırk günlükmüş. Babasının Rumi 1326 (M. 1910) doğumlu olduğunu ve Bihaç’dan geldiklerini söylüyor. Önce bir süre Yalakdere’de barınmışlar. Daha sonra Hayriye Köyü’ne yerleşmişler.Köye 1895 yılında 83 hane ve 329 Boşnak yerleştirilir.Yine 1895 tarihli belgelerde Hayriye köyüne 14 kişi iskan edildiği yazmaktadır.

Salih Ihlamur ise, dedesinin seferberlikten (1914) önce geldiğini ve Rumi 1322 (M. 1906) doğumlu babasının burada doğduğunu söylüyor. Babasının amcası seferberlikte savaşa gitmiş ve dönmemiş.

Fotoğraf açıklaması yok.

Yukarıda örnekleri verildiği gibi, farklı tarihlerde gelenler olduğu gibi, köyün kuruluşunun 1885-1886 tarihlerinde olma ihtimali kuvvetlidir

 

Köyde bulunan Boşnak sülaleleri genel olarak; Hajdaroviç, Festiç, Basariç, Karaliç(Kılıç),Brezina(Sağdıç),Bijelovaç,Spahiç,Şariç,Guskiç,Begoviç,Basaric,Sahakovic(Sağkol),Rudan(Öztürk),Cengic,Masic(Ihlamur),Zaboravic,Softic,Spahic(Akbulut),Haydareviç(Çetin),İbrahimbegoviç(Cengiz),Festiç(Erdoğan),Nukçiç,Sariç(Kaya),Başaniç(Bayar),Draçiç(Güven),Şehoviç(Uysal),Cenani(Keskin),Desiç(Çimen),Biyeloviç(Aksoy).Beşiriç(Yavuz),Gerin(Geril),Penava,Zubanovic,Çoro,Mudirovic,Çavaliç,Şabanoviç,Guskiç,Bjelovac,Capaçiç,Culagic,Bavriç,Çorda,Burek

Köyü kuran büyük aileler; Erdoğanlar, Basarlar, Çetinler, Yavuzlar, Börekler, Kılıçlar, Öztürkler’dir. Bu ailelerin soyları devam etmektedir ve köyde yaşamaktadırlar. Begoviç ve Beşiriç diye sülale isimlerinden oluşmuş iki mahalle vardır. Şimdi tek mahalle olarak devam ediyor.Karaliç, Basariç, Sağkol ve Cengiç gibi ailelerin büyük bir kısmı hala köyün yönetiminde ve sosyal hayatında söz sahibi olan temel direkleridir

KÖYDE BOŞNAK KÜLTÜRÜ

Köy halkı tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Köy halkı Boşnakça dilini muhafaza etmiştir. Bununla beraber birçok örf ve âdetini de korumuştur.Boşnakların geleneksel mutfağında olan Boşnak Böreği, (Pita) Kalburabastı, (Bradale) Lilevak,Pura,Hurmasice  köyde halen yapılmaktadır.

Köy dışarıya çok göç vermiştir. Bu nedenle köy nüfusu azalmıştı.İstanbul ve Karamürsel bu göçlerin başında yer alır.

Çevre il ve ilçelere en fazla göç veren köylerden biri olan Hayriye’nin, Karamürsel İznik yolu üzerinde olması sebebiyle ilçe merkeziyle sürekli bir irtibatı olmaktadır.

Köyde mahalle muhtarı, cami imamı ve İlçe Halk Kütüphanesi Müdürlüğü desteği ile oluşturulmuş; Muhtar ve cami imamı tarafından korunan; Muhtarlık odasında, kahvehanede hizmet veren kitaplıklar vardır. Söz konusu kitaplıklarda toplam 100 adet kitap bulunmaktadır.

Köyde bilgi, beceri kazanma adına açılmış iş veya meslek kursları olarak dikiş kursu mevcuttur. Her yaş grubundan insan katılmakta ve 15 kursiyer bulunmaktadır.Köyde 1 adet cami bulunmaktadır. Caminin ibadete açılış tarihi 25.11.1968’ dir

Yöresel Kelimeler

Moy dragane, Procise meyhane (Sevgilim, sevgilim meyhaneden vazgeç) Ya meyhaneyi ya li mene lade (Ya meyhaneyi ya da beni seç) Te be ikad, a meyhane nikad (Senden vazgeçerim, meyhaneden vazgeçmem) “Bora ,Bogami , Pa” kelimeler Boşnaklara özgüdür.

 

Fotoğraf açıklaması yok.

Düğün ve Kına Geceleri

Kınalarda ‘dimya’ denilen pullu yelek giyilir. İçinde gipür dantel gömlekleri olur. Evin içinde olurdu. Kızın arkadaşlarının hepsi ‘dimya’ denilen yeleklerden giyer. 4 metre kumaştan dikilen şalvarları olurdu. Tef çalınır. Boşnakça şarkılar eşliğinde eğlenilirdi. Damat ise kendi aralarında arkadaşlarıyla eğlenirdi. Damat köy içinde bir kızla evlenirse gelin alayı kurulurdu. Gelin alması mızıka ve çalgılarla olur. Gelin çıkarken başından bozuk para atılır. Gelin gideceği evin ise bir tahtasını çıkarıp üstüne kilim sererler. Gelin oraya basacak mı basmayacak mı ona bakılır. Burada amaç gelinin dikkatini ölçmektir. Gelin eve girdiğinde ise eve gelenlere şerbet ve lokum dağıtılır. Düğünde pullu kırmızı bir elbise giyilir ve kırmızı duvak takılır. Damadın kapısının önünde üç gün üç gece düğün yapılır. Düğünler cumadan başlar pazara kadar sürer. Yemekli olur. Davul, zurna, mızıka çalınır, horon tepilir. Düğünden sonra gelin kayınvalide ile iki ay boyunca köyü akrabalarını gezer. Akrabaları gelinin üzerinden fıstık, şeker, leblebi döker.

Eskiden eğlencelerinde mızıka dedikleri akordeon çalınırdı. İbrahim Metin, Ömer Sezer, Recep Sağkol, Mehmet Ali Uysal, Faik Soybelli iyi derecede mızıka çalarlarmış. Balkanlarda değişik yörelerde çalınan halk çalgısı olan Gusle’yi Miralem Akdağ çalar, destan ve halk şiirleri söylermiş.

Bosna Hersek göçmenlerinin genelinde olduğu gibi, burada da akraba evliliği asla yapılmaz. Yine genelinde olduğu gibi başlık parası uygulaması yoktur.

Evlilik düğünlerinde kına gecesi Çarşamba günü yapılırdı. Çarşamba günü öğleden sonra, özellikle uzaktaki davetliler gelmeye başlar, Perşembe günü düğün eğlencesi yoğunlaşır, Cuma günü ise çeyizi ile birlikte gelin alması yapılırdı. Cuma günü ikindi vaktinden sonra uzaktan gelenler gitmeye başlar. Akşam namazından sonra arkadaşlarının sırtını yumruklamasıyla damat kapatılır ve düğün sona ererdi.

Gece-Oturma Oyunları (Yüzük vb)

Uzun kış gecelerinde birbirlerine oturmaya giderlerdi. Buna ‘siyolaya’ denirdi. Hep birlikte toplanır gidilirdi. El işi yapılır, sohbet edilir, tütün dizerler, imece yaparlardı. Sırayla birbirlerinin tütünlerini bitirir, balyalayıp gönderirlerdi. Yüzük kimde oyunu oynanırdı. Kızların erkek arkadaşları camın altına gelir, orda sohbet eder görüşürlerdi. Buna ‘çosat’ denirdi. Cama merdiven dayatılır veyahut kâğıttan not atılır. İsim-şehir oynanırdı.

HAZIRLAYAN:  ŞEVKET KOÇ

Kaynaklar:

1-karamursel.gov.tr

2-nufusune.com

3-Wikipedi.com

4-Muammer Demirel,Türkiye’de Bosna Göçmenleri Makalesi

 

YORUM YAP