Ankara'nin Boşnak Köyü Fevziye'yi Tanıyalım » Boşnak HaberBoşnak Haber

19 Temmuz 2026 - 11:03

Ankara’nin Boşnak Köyü Fevziye’yi Tanıyalım

Ankara’nin Boşnak Köyü Fevziye’yi Tanıyalım
Son Güncelleme :

24 Mayıs 2016 - 18:27

                                             ANKARA FEVZİYE KÖYÜ BOŞNAKLARI

FEVZİYE KÖYÜ HABER

Ankara’nın Boşnak köyü olan Fevziye günümüzde Etimesgut ilçesine bağlı bir mahalledir. Köy her ne kadar iskan sırasında Zir ( Sincan ) kazasına bağlıydı.Eski ismi Soltak olan köy 19 Temmuz 1901 tarihli “Bosna Göçmenlerinin Ankara’da İskan Edildikleri Bölgeler”başlıklı belgede “ Surtak “ adıyla geçer.Köy daha önce Yenimahalle ilçesine bağlıyken daha sonra yapılan değişiklikler ile Etimesgut ilçesi’ne bağlandı. Fevziye Köyü Ankara’ya 30 km, Etimesgut ilçesine ise 35 Km mesafededir.Geçim kaynakları tarım ve hayvancılık olan köyün nüfusu günümüzde 656’dır (2023)

yün İsmi Nerden Gelmektedir ?

Köyün bilinen ilk ismi SOLTAK’tır. Köyipek yolu üzerinde olduğu ve kervanların burda durup bir müddet “Soluklanması”ndan ötürü Solumak anlamında olduğu köylüler tarafında iddia edilse de Osmanlı kaynaklarında SORTAK olarak kayıtldır.Bazı Osmanlı kayıtlarında ise köye MESUDİYE olarak geçmektedir. Bu bilgi 16.yüzyılda geçtiğine göre köyün varlığı daha eskidir.Kurtuluş Savaşı sonucunda Fevzi Paşa köyü, karargâh olarak kullanmıştır .Fevzi Paşa köylülere köyün adını sorar.Köylüler de Boşnakça”Soltak” derler. Fevzi Çakmak da bunun üzerine “Benim adım Fevzi,burası da Fevziye Köyü olsun “ der.Köyün ismi Fevziye olur.Ancak oldukça yaygın olan bu bilgi muhtemelen yanlıştır. Zira arşiv kayıtlarında 1901 senesinde Zir kazasında Boşnak muhacirlerin iskânı için Ankara‟da Fevziye adında bir köyün teşkil edildiği zikredilmektedir.

Boşnakların Köye Yerleşmesi

Fevziye Mahallesi‟ndeki görüşmeler sırasında atalarının neden göç kararı aldıkları sorulduğunda katılımcılar tarafından verilen cevaplar resmi tarih yazınıyla uyuşmaktadır.“Bosna karışmış, Boşnaklara zulüm, kadınlara baskı, hücum, ortalık karışmış. Ben hala kızıyorum oradakilere, kaçmayacaklardı, şimdi orda bir avuç Müslüman kaldı, ayakaltı kaldı. Onlar (Hıristiyanlar) çoğunluk, eziyorlar mesela…” (Erkek, 59, Çiftçi). “Rahmetli büyükler, biz orada savaştan kaçmaya başladığımız zaman, Avusturya işgal etmeye başladığı zaman Hıristiyan basmasın diye Türk kızlarının kol kola tutunup da Tuna Nehri’ne atladıklarını biliyoruz diyorlardı, yani intihar etmişler.” (Erkek, 67, Emekli).

Ankara Etimesgut Fevziye Mahallesi Satılık Tarla İlanları ve Fiyatları

Boşnakların köye ilk iskanı 1901’dedir.Bu belgeye göre Boşnak göçmenler için 80 adet ev yapılması kararlaştırılmıştır ve 40 hane iskan yapılmıştır ve 100 yıla yakın bir üsre sadece Boşnakların yaşadığı köy olmuştur..1901 Ağustos ayı kayıtlarında 170 Boşnak göçmen yerleşitirilir. Duvarları bitip üzerleri henüz örtülmeyen 50 kadar da hane belirtilir. Anlaşıldığı gibi köye ne kadar Boşnak muhacirin yerleştiği belirtilmemiştir. Tahminen 50 hane yerleştirilmiş olabilir.Bunun haricinde kaynaklarda 40 hane daha eklendiği yazar.Bunun arkasından da köy yerleşiminden sonra bir kısım daha Boşnak yerleştirilmiştir.Fevziyeli Boşnaklar önce Ankara’da Boşnaklar için oluşturulan Şükriye Mahallesine yerleştirildi.Bir kısmı burada kalırken bir kısmı da önce Gölbaşı Ballıkpınar Köyü’ne ve Türkoğlu çiftliğine yerleşmişler, ancak çok fazla sivrisinek var diye duramamışlar oradan da İncek tarafına göç etmişlerdir. Bir süre sonra da burayı da beğenmeyip Soltak köyüne yerleşeceklerdir. Soltak köyünün yeşillik ve ormanlık olması bir yandan da memleketlerine benziyor olması köye yerleşmelerinde etkili olacaktır.Ancak bir kısmı daha burayı beğenmediği için Bursa ve Balıkesir’e gidecektir.

Köye Bosna’dan Mostar,Stolac,Zenica,Hersek ve Dobra’dan Boşnak göçmenler yerleşmiştir.İlk yerleşenler Ömer Malohociç,Ali Malohociç,Hasan Begoviç,Hayri Begoviç,Recep Begoviç,Halil Haliloviç,Hasan Haliloviç,Ali Haliloviç,Bekir Gatçan,Arif Gatçan,Cafer Gatçan,Ahmet Gatçan,Paşa Paşoviç,Salih Paşoviç,İbrahim Paşiç,Adem Paşoviç,Mehmed Meşiç ve aileleridir.Paşoviçler Dobra’dan,Malohociçler Mostar’dan,Haliloviçler Stolac’tan ve Gatçanlar da Zenica’dan göç eden ailelerdir.Köye gelen Boşnakların genellikle kadınlar, askerlik yaşından küçük çocuklar ve nispeten yaşlı kişiler olduğu anlaşılmaktadır. Bunun nedeni Avusturya hükümetinin askerlik çağında olanların gitmelerine izin vermemesidir.

Köye yerleştirilen Boşnaklara hane,tarım aleti,arazi vb verilmiştir.Ancak Fevziye köylüleri Kuşburnu, Tilkiini, Gölgelikaya ve Belpınar köyleri ile arazi anlaşmazlıkları yaşamıştır.e Boşnaklar, ilk geldiklerinde geçimlerini tarım, hayvancılık ve inşaat işçiliği ile sağlamışlardı ve bu uğraşıları bugün de aynı şekilde devam etmektedir.1900’lerin başında ilk göçle gelenlerin çoğunun inşaat ustası olması, diğer kısmının ise tarım ve hayvancılıkla uğraşmasıdır. “Dedem mesela birinci sınıf inşaat ustasıydı. Zaten köyümüzün ilk yerleşimine şöyle bir bakarsanız, bir köşeden bakın öbür köşeyi görürsünüz o kadar düzgün duvarlar çekilmiş, yollarda düzgün. Avrupa’dan modern şey getirmiş atalarımız. Bugün bile etraf köylere bir bakın mesela doğru dürüst kamyon girecek yollar yok.” (Erkek, 59,Emekli), “Hemen hemen %60’ından fazlası %70’e yakını inşaat ustasıymış. Diğerleri de çiftçilik yaparmış. Mesela benim rahmetlik babam bir ev alırdı. Kapısını penceresini kendi elleriyle yapardı. Amcalarımın içinde iki amcam hariç hepsi inşaatçı.” (Erkek, 58, Emekli)

Ankara Etimesgut Fevziye Mahallesi Satılık Tarla İlanları ve Fiyatları

Günümüzde Köydeki Boşnaklar

Köye yerleşen Boşnakların çoğu inşaat ustasıdır geri kalanlar ise çiftçilik yapar.Köye ilk göçler sırasında Boşnak göçmenler kendi aralarında kız alıp vermişler ancak yerleştikleri çevreye uyum sağladıktan sonra dışarıdan kız alıp vermişlerdir. Boşnakların çevreye uyum sağlayamamanın sebepleri arasında , halk arasında gavur olarak nitelendirilmeleri ve Türkçe bilmemeleridir. Nitekim 1992-95 Bosna Savaşı’na kadar da bilinmeyen Boşnaklar,bu savaşla birlikte haklarında bilgi öğrenmesi sağlanacaktır.Bu savaştan sonra Boşnakların “ Müslüman “ olduğu öğrenilmiştir.

Köyde yapılan bir çalışmada köylülerin nerden geldiklerini bilme durumları sorulmuş,yüzde 36 sı Bosna Hersek,geri kalanlar ise Saraybosna,Hersek,Yenipazar,Zenitsa,Mostar,Taşlıca ve Yugoslavya cevabı vermişlerdir.Dolayısıyla köyün çoğunluğunun Bosna olduğu ortaya çıkmaktadır.

Günümüzde köyde Malihociç,Mesiçi,Alustriç,Gatçan,Paşoviç,Tabakoviç,Çustoviç,Haliloviç Begoviç,Pepiç,Redzoviç,Bırkoviç,Hasanbegoviç,Tanoviç,Fazlagiç sülaleleri vardır.

Köydeki Boşnakların okuma yazma oranına bakıldığında en fazla ilkokul mezunu vardır.Köyde emekli ve çiftçiler ağırlıklıdır.

Köyde Boşnak Kültürü

Boşnaklar köye geldiklerinde 2 temel sorun ile karşılaştırlar.Biri dil diğeri kendilerinin gavur sanılması.Köyde yaşayan Boşnaklar,konuştukları Boşnakçanın şimdiki Boşnakça’ya benzemedğini ifade etmektedirler. Eski Boşnakça kullanan Boşnak köylüler,şu anda dil kullanılması konusunda da genelde yaşlıların kullandıklarını genelde ise gençlerin Boşnakça konuşmadıkları ve bilmediklerini ifade etmişlerdir.Dilin unutulmasında dışardan kız alıp vermeler ,özellikle de ilkokul çağında Boşnak çocukların Türkçe öğrenmeleri için öğretmenlerinin Türkçe konuşma baskısı ve Türkiye’ye uyum sağlama istekleri etkilidir.Konuştukları Boşnakça ise Türkçeleşmiş Boşnakçadır.Mesela Çay’a çaye,kıza da kız derler.

““Biz ekserisi Boşnakçayı Türkçeleştirdik, daha Türkacı… Bosna-Hersek’ten şölene gelenler ya siz ne yaptınız Boşnakçayı unuttunuz diyorlar. Mesela çaya çaye diyoz, kıza kız diyoz. Kıza cavoyka der onlar. Biz de bilmiyoruz şimdi, unutuyoruz.” (Erkek, 59, Çiftçi),

Biz onlar gibi çıkaramıyoruz Boşnakçayı, çıkarsak bile uyum sağlayamıyoruz, mesela Yugoslavya’dan savaş zamanı hastaneye getirilenler Boşnakça konuşuyordu, bizimki Türkçeye kaçıyor, iki dili birleştirmişiz biz Türkçe ile Boşnakçayı birleştirmişiz yani. Mesela bizde tetka-teyze, tetak-enişte, dayo-dayı, mayka-anne, babo-baba…” (Kadın, 58, Ev Hanımı) şeklinde değerlendirmeler konuşulan dilin yaşanılan ülke ile kültürel yakınlığını vurgulamaktadır.

Boşnakçayla ilgili olarak diğer bir husus, Boşnakçanın yaşlılar arasında yaygın olarak bilinmesine ve konuşulmasına karşın, gençler arasında unutulmaya başlamasıdır. “Bizim kuşak biliyor Boşnakça, bizde gittikten sonra, bak biz üçüncü kuşak oluyoruz burada. Dedem bir, babam iki, biz üçüncü kuşağız oradan gelen. Biz de gittikten sonra Boşnakça kalmaz yani.” (Erkek, 59, Çiftçi). “Bizim yani babamdan yukarı Türkçe konuşmasını bilmiyorlar. İlk geldiklerinde Boşnakça konuşuyorlardı tabi köyde, Türkçe bilmiyorlardı. Şimdi Boşnakça bilmiyorlar Türkçe biliyorlar.” (Erkek, 65, Çiftçi)

Boşnakçanın yeni kuşaklar arasında unutulmasının nedenlerine baktığımızda başlıca neden önceden dışarıdan evlenmenin olmaması, gençlerde ise dışarıdan evlenmenin yaygınlaşmasıdır. “Dışarıdan alıyoruz biz. Mesela benim gelinlerin ikisi de yabancı, bizim gelin kiminle konuşacak, biz kiminle konuşacağız Boşnakçayı?” (Erkek, 96, Çiftçi), “Biz niye konuşalım Boşnakça torunlar bilmiyor.” (Erkek, 59, Çiftçi) şeklindeki ifadeler bunu desteklemektedir.

Boşnakçanın unutulmasının bir diğer nedeni ise eğitim dilinin Türkçe olmasıyla açıklanmaktadır. “Eskiden çocuklar bile Boşnakça biliyorlardı ama biz okula gittiğimiz zaman öğretmen dedi ki evde Türkçe konuşsunlar ki hem Türk dilleri daha düzgün olsun o yüzden. Keşke biz de o zaman Boşnakça konuşsaydık, ondan beri Boşnakça konuşamıyoruz.” (Kadın, 40, Ev Hanımı), “Bizim zamanımızda okula giderken öğretmenler vermezdi konuşmayı. Bizde hiç Türkçebilmiyorduk, çok sopa yerdik gizli gizli. Okulda dayak yiye yiye öğrettiler.” (Erkek, 59, Emekli).

 Bosna Savaşı sırasında,Türkiye’ye getirilen yaralı Boşnakların bir kısmı ,Ankara’ya getirilmiş ve Fevziyeli Boşnaklar da onları ziyarete gitmişlerdir. Hatta onlara yemek bile yapmışlardır. Evlerine getirdikleri Boşnaklar da olmuştur.Çektikleri acıları dinlediklerinde onlarla beraber üzülüp ağlamışlar ve acılarını paylaşmışlardır.Doktorlar ile Boşnak yaralılar arasında tercümanlık da yapmışlardır.

İlk göç sırasında göçmenlerin kendi aralarında evlilik yaptıkları, ancak yerleştikleri çevreye uyum sağladıktan sonra dışarıdan kız alıp, dışarıya kız verdikleri görülmüştür. Bu durumu tespit etmeye dönük “20-30 sene öncesine kadar bizi kabul edemediler dediniz ya, o dönemde nasıl evleniyorlardı, köy içinden mi?” şeklinde yöneltilen soruya katılımcılardan birisi; “Evet evlilikler köy içinden yapılıyordu. İlk başlarda komple öyleydi, dışarıdan pek azdı. Sonra bozulduk tabi, herkese vermeye başladık Çingen, Abdal karıştık. Türk, Kürt, yerli ne varsa veriyoruz ayrım yapmadan, ama eskiden yoktu öyle bir şey.” (Erkek, 67, Emekli) şeklinde dışarıdan evlenmeyi bozulma olarak değerlendirmiştir. Aynı şekilde diğer katılımcılar da dışarıdan evliliklerin olup olmadığı sorusuna; “Oluyor tabii, biz oradan alıyoruz, onlar bizden alıyorlar. Çevre köylerle akrabası olanlar çok.”(Kadın, 57, Ev Hanımı) ve “yabancıdan alıyoruz, yabancıya veriyoruz, örneğin bizde Boşnakla evlenen hiç yok çocuklarda.”(Erkek, 59, Çiftçi) şeklinde yanıtlar vermişlerdir.

Köydeki evliliklere bakıldıgında Türk ve Yugoslav kökenli olduğu noktasında üç etnik kökenin karşımıza çıktığı görülür. Kadın katılımcıların %72‟si eşinin Boşnak kökenli olduğunu ifade ederken; %9,9‟u Türk, aynı şkilde %9,9‟lık bir oranın da eşnin Yugoslav kökenli olduğunu belirttiği görülmüşür. Erkek katılımcılarda ise eşnin Boşak kökenli olduğunu söyleyenlerin oranı %71 iken, Türk kökenli olduğunu söyleyenlerin oranı %25 ve Yugoslav kökenli olduğunu söyleyenlerin oranının da % 4 olduğu görülmektedir.

“Eskiden bizde teyze, dayıkızı, amca-kızı alma olayı yoktu, biz dışarı verirdik. Ama maalesef biz yerlilere baka baka karardık, başladık karıştırmaya.” (Erkek, 57, Emekli) ifadeleri Boşnaklarda ilk göç ettikleri dönemde akraba evliliği olmadığını, ancak yerli halkla etkileşim ve çevreye uyum sağlamayla birlikte akraba evliliğinin başladığını göstermektedir

 

Fevziyeli Boşnaklar,Boşnak giyim kuşam konusunda ise eskisi gibi geleneksel kıyafetleri giymediklerini  hatta şu andaki düğün ve özel günlerde de bundan uzak kalmışlardır. Oyunlarında ise Ankara yöresi ağırlıklı oyunlar oynarlar.Köyde evlilikler başlangıçta Boşnakların kendi içindne iken daha sonra karışık evlilikler görülmeye başlanmış.Hatta bir kaynakta ,yapılan yüz yüze görüşmede bir Fevziye Boşnağı “gençlerinin hiçbirinin Boşnakla evlenmediğini “söyler. Fevziye Mahallesi‟nde yaşayan Boşnakların  dedelerinin Türkiye‟ye ilk göç ettikleri dönemde Türkçe bilmemelerinden ötürü yerli halk tarafından “gâvur” olarak etiketlendirildiklerini ,bu nedenle de yerli halk ile etkileşimlerinin oldukça sınırlı kalmasına neden olduğunu, kız alıp-verme, arkadaşlık-komşuluk ilişkileri kurulamadığını söyleyelim. Bu durumun Bosna Savaşı sonrasında ortak kimlik olan din paydasıyla yumuşattığını ifade edebiliriz.

Düğünlerde ya da özel günlerde giydiğiniz geleneksel giysiniz var mı?” sorusuna bir katılımcı “Eskiden vardı, şimdi yok, bu ortama uymak lazım. Yalnız olduğumuz için, bir köy olduğumuz için Ankara giyimine uymak zorunda kaldılar. Biz Türklere karıştığımız için normal bir giyimle geziyorlar. Eskiden o kara çarşaf falan vardı, ilk geldiklerinde. Eskiden genç kızlar satenden kırmızı şalvar giyerdi kına gecesinde ama artık kalmadı.” (Erkek, 50, Emekli) cevabını vermişir. Yine başa bir katılımcı “Giyimde genelde şalvar giyerler, Boşnakça dimia derler ama Boşnakların şalvarları bizimki gibi değil, bir kadın getirdi Yugoslavya’dan 12 metre, bizimkinden daha geniş. Herkeste bizim şalvardan var, etraf köylerde falan, giyimde bir farklılık kalmadı yani. Annemler ekseri zar giyerlerdi, Boşnakça çarşaf demek, siyah çarşaf, peçeli çarşaf giyerlerdi. Öyle göetmişler oradan.” (Kadın, 58, Ev Hanımı)

Fevziye Mahallesi‟nde yaşayan Boşnakların göçmen kimliklerine yaptıkları vurgu geçmişe nazaran etkisini yitirmiş olsa da halen kimlik öğesi olmaya devam etmektedir. Bazı katılımcılar “Evet, gelini göçmen diye tercih ettik, yakın, uyuyor kültürlerimiz göçmenlerle. Türk kültürüyle de uyuyor ama yine de farklılık var. Saygısı çok farklı göçmen halkının, mesela Boşnaklara göre kıyaslarsan ben Arnavutların saygısını daha çok görüyorum. Boşnakların da Türklerden fazla…Kayınvalidemin bir lafı vardı, buralılar, Türk milleti birazcık aileye saygısız oluyor, göçmen halkı daha farklı o yüzden gelinim-damadım göçmen olsun isterim. Müslüman olsun tabi ki başta Müslüman olsun, Müslüman olmayana vermem.” (Kadın, 48, Ev Hanımı) ifadelerin de anlaşılacağı üzere çocuklarının eş seçiminde göçmenliğe önem verilmektedir.

Fevziye Boşnaklarda eskiden Boşnak düğün ve  adetlerini uygularken artık yapılmamaktadır.Dimja giyilmemekte ,onun yerini Ankara kültürü almaktadır. Eskiden düğünleri bir hafta sürerken artık ondan  vazgeçildiği için iki günde bitmektedir.

Fevziyeli Boşnaklar arasında rastlanılan en önemli olgulardan birisi “Avrupalılık” tanımlamasıdır.Boşnaklar, kendilerini Avrupalı olarak tanımlarken kimliklerini hem toplumsal çevrelerinden farklılaştırmakta hem de Boşnak kimliklerini yaşattıklarını düşünmektedirler.

Boşnak kültürünü en iyi yansıttıkları nokta yemeklerdir.Pita,Patatesli İclavak,Kabaklı İclavak,Patatesli Dila ,Rujitsa,Gobeta,Kolaça, Maslenica,Gömme,İçli Gözleme,Gobeta gibi yemekleri yapmaktadırlar.

Fotoğraf açıklaması yok.

HAZIRLAYAN: ŞEVKET KOÇ

Kaynaklar:

1http://turkishstudies.net/Makaleler/1911167182_108_taco%C4%9Flutu%C4%9Fcapoyraz_ar%C4%B1kang%C3%BClay_sa%C4%9F%C4%B1radem_1941-1965.pdf

2- Gürhan Demirel ( Fevziye Köyü Boşnağı)

3-wikipedia

4-https://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423933858.pdf

5-Uzm.Dr.Yunus Pustu ,TTK

6-https://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423933858.pdf

7-https://www.facebook.com/groups/2751864391807545

8-nufusune.com

9-XIX. Yüzyıldan XX. Yüzyıla  Ankarada Göç ve İskan (1856-1918),Yunus Pustu,,Doktora Tezi

10-Etimesgutun Kuruluşunda Fevziye Köyü ,Tarihte Etimesgut Sempozyumu sayfa 68

YORUM YAP