ANKARALI BOŞNAKLAR

HAZIRLAYAN: ŞEVKET KOÇ-TARİHÇİ VE EĞİTİMCİ
Kitabımızda şimdi Ankara’ya başkente geldik.26.897 km2 yüzölçümündeki ilimizde 5.803.482 kişi yaşamaktadır.Milli mücadelenin merkezi olan şehrimizde çeşitli dönemlerde muhacir iskanları da yaşanmıştır.Boşnaklar da bunlardan bir millettir.Merkez, Fevziye köyü, Ördekgölü köyü,Çimenceğiz Köyü,Avşar Köyü ve Kesikkavak köyünde Boşnaklar yaşamaktadır.Bunun yanında Polatlı ve Haymana ilçelerinde de Boşnaklar vardır.
Ankara’nın iskân alanı olarak seçilmesinin çeşitli sebepleri bulunmaktadır. Bunlardan ilki şüphesiz yerleşime uygun geniş arazilerin bulunmasıdır. Bu durum 1890, 1891, 1893, 1900, 1909 ve 1911 senelerinde hazırlanan arazi tespit raporlarına yansımıştır. Muhacir iskânı için düşünülen diğer bazı vilayetlerde daha önce gerçekleştirilen iskân çalışmalarından dolayı yer kalmaması, o sırada geniş arazilere sahip olan Ankara’yı bu hususta bir alternatif haline getirmiştirvAnkara’nın iskân alanı olarak seçilmesinin diğer bir sebebi 1890’ların başında Anadolu tren yolunun Ankara’ya ulaşmış olmasıdır.Bu sayede yük ve yolcu taşımacılığının başlaması buraya gerçekleşen göç sürecini müspet yönde etkilemiştir. Ankara’ya muhacir iskânının % 80’den fazlasının 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi’den sonra gerçekleştiği göz önünde bulundurulursa, iskânda demiryolu hattının rolü daha iyi anlaşılabilir.Böylece İstanbul ile Anlara arasında irtibat kolaylaşmış ve ulaşım süresi kısalmıştır.
Ankara!nın seçilmesinin diğer bir nedeni de ekonomiktir.vCelali isyanlarından sonra boş kalan tarım arazilerinin değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Muhacirlerin gelmesi ile tarımın yanında hayvancılığın da geliştirilmesi hedeflenmiştir.
Ankara’nın iskan için seçilmesinin diğer bir nedeni halkının dindar,kanaatkar,misafirperver ve devletine sadık olması da sayılabilir. 19.Yüzyılın sonundan Cumhuriyet dönemine kadar Tatarlar,Nogaylar,Çerkes,Rumeli,Boşnak ve Karaçay Malkarlar iskan edildi.
Boşnakların Ankara’ya İskanı

Boşnak muhacirlerin Ankara’ya iskânı 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi’nin ardındandır. Ankara’ya iskân edilmeye başlayan Boşnakların geldikleri yerler tespit edilebildiği kadarıyla Tuzla, Hersek, Mihyaç, Travnik, Banja Luka (Banaluka), Mostar, Bihke, Krayina ve Saraybosna’dır. Bu süreçte Haymana ve Zir (Sincan) Kazaları Boşnakların en önemli iskân alanları arasındadır.Bu bahsettiğimiz dönem 1889 yılıdır.
1891 yılında Bursa’nın İnegöl İlçesi’ne yerleştirilmeleri planlanan ve 32 haneden oluşan Boşnak grup, daha sonra bu karardan vazgeçilerek Ankara’nın Akköprü mevkiine yerleştirildi. Ancak grup, geldikleri yerde esnaf olduklarını, burada çiftçilik yapamayacaklarını belirtti. Bazıları da buranın havasına uyum sağlayamadı ve hastalandı. Bunun üzerine gelen grup tekrar Bursa bölgesine nakledildi. Muhtemelen Ankara’ya gelen ilk Boşnaklardı.
Aynı yıl Boşnak göçmenlerin bir bölümünün Ankara’ya getirilmesi amacıyla, 1891 yılında Ferik Muzaffer Paşa tarafından Ankara kazalarında keşif yapılmasına karar verildi. Bu keşfin amacı İzmit-Ankara şimendifer hattının açılma çalışmalarına bağlı olarak, göçmenlerin trenle taşınmaları ve şimendifer güzergahı üzerinde belirlenecek yerleşim birimlerinde iskan edilmelerine yönelikti. Nitekim demiryolu bağlantısı tamamlanmadan yaklaşık 9 ay kadar önce, demiryolu ile taşınacak göçmenlere uygulanacak indirimlerin belirlenmesi için yazışmalar yapıldı. İzmit-Ankara demiryolu, 1892 yılının aralık ayı sonlarında tamamlanarak hizmete girdi. 1893 yılı başından itibaren Boşnak göçmenler trenler ile Ankara’ya taşınmaya başlandı. Göçmenlerin yerleştirilmeleri, daha önceden Ferik Muzaffer Paşa’nın belirlediği alanlara göre yapıldı.
Osmanlı arşivinde bu konuda yer alan belgelerden anlaşıldığına göre, Haziran 1893’e kadar Ankara’ya gelen Boşnak göçmen sayısı 8 bin kadardı. 1894 yılında, ilk önce 599 daha sonra 200 göçmen daha trenle Ankara’ya geldi. Çoğu fakir ve yardıma muhtaç durumda olan bu göçmenlere Ankara’da bekletildikleri süre boyunca zorunlu tayinat bedeli verildi ve çeşitli hanlarda konaklamaları sağlandı. Devlet bu konudaki masrafları azaltabilmek amacıyla göçmenleri süratle yerleştirilecekleri yerlere sevk etmeye çalışıyordu. Bu dönemde daimi iskân bölgelerine yerleştirilen muhacirlerden bulaşıcı hastalığa yakalananların tedavisi için, Ankara Gureba Hastanesi’nde (Numune Hastanesi) hususi üç koğuş tahsis edildiği bilinmektedir.
Boşnak Mahallesi’ne yerleştirilen gruplar
1900 yılı Haziran ayından itibaren Boşnak gruplar parçalar halinde Ankara’ya gelmeyi sürdürdü. 1900 yılı sonunda Ankara’ya toplam 2487 Boşnak göçmeni geldiği belgelerden anlaşılmıştır. 29 Ağustos 1900 tarihli bir belgeden, bu göçmenlerden 1469 kişinin yerleştirildiği öğrenilmektedir. Belgede ayrıca, göçmenlere iskan masrafları olarak hane inşası için 3290 kuruş, her haneye bir çift öküz, tarım aletleri için 150 kuruş, diğer masraflar için de 750 kuruş gerektiği, bunun yanında muhacirler için tohumluk buğday, arpa ve 270 günlük zahire bedellerinin de Hazine’den ödenmesi talebi dile getiriliyordu. Bu göçmenlerin büyük bir bölümü Ankara ilçelerine bağlı köylere sevk edildi. Konuyla ilgili 19 Temmuz 1901 tarihli bir belgede, Boşnak göçmenlerin Ankara’da yerleştirildikleri 16 bölge (köy), eski ve yeni isimleriyle birlikte verilmiştir. Bu köylerden, belgede yeni ismi Surtak (Soltak) olarak geçen köy, günümüzde Etimesgut ilçesinin bir mahallesi olan Fevziye Köyü’dür.
Belgeden Ankara’ya gelen göçmenlerden bir kısmı için de Ankara’nın doğusunda yeni bir mahalle inşa edilmeye başlandığı anlaşılmaktadır. Ankara şehrinin şarkında (doğusunda) inşa olunduğu belirtilen yerleşim birimi (mahalle), ‘Feyz-i Hamidi’ şeklinde adlandırılmıştır. ‘Feyz-i Hamidi’ Mahallesi için 1901 yılında yapılan temel atma törenine, Çubukçu Paşa Ağazade Çeşmesi önünde toplanan büyük bir kalabalık katıldı (Bu çeşmenin yeri, günümüzde Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nin güneybatı tarafına denk gelmektedir). Dualar eşliğinde yapılan törenle temeli atılan Feyz-i Hamidi Mahallesi, sonradan ‘Boşnak Mahallesi’ şeklinde adlandırılan mahalledir. Mahallenin temeli 1901 yılında atılmakla birlikte, maddi imkansızlıklar nedeniyle inşaata devam edilemediği ve bir yıl ara verilmek durumunda kalındığı başka bir belgeden anlaşılmıştır. Mahallenin yapımı, 1903 yılında tamamlanmış ve yerleşime açılmıştır. Boşnak Mahallesi bu özelliği ile Ankara’nın ilk toplu konut projesidir.
1903 yılından sonra da, Boşnak göçmenlerin Ankara’ya gelmeye devam ettiği bazı belgelerden anlaşılmaktadır. 20 Ağustos 1907 tarihli bir belgeden, 73 Bosna göçmeni için Tekye Ahmet Mahallesi’nde (Hamamönü’nde, Tacettin Cami çevresi) boş olan bir konağın 15 ay süresince kiralandığı anlaşılmaktadır. 7 Nisan 1908 tarihli bir belgede ise, Ankara Demiryolu İstasyonu’na giden yol üzerinde İslam Kabristanı’nın bulunduğu bölümde (Rüzgarlı Sokak tarafları) muhacirlere ayrılan araziyi başkalarının haksız yere tasarruf ettikleri belirtilmekte ve durumun incelenmesi istenmektedir. Bu belgeden Boşnak Mahallesi haricinde Ankara içinde muhacirlere yerleşim alanı ayarlandığı anlaşılmakla birlikte, bu alanda bir mahalle kurulmadığı bilinmektedir.

Ankara’nın Hippodamos planlı ilk mahallesi
Günümüzde Altındağ Belediyesi, Sakarya Mahallesi sınırları içinde bulunan eski Boşnak Mahallesi, Cenabi Ahmet Paşa Cami’nin doğusunda, Ulucanlar Cezaevi’nin güneyinde kalan küçük bir alanda yer almaktadır. Mahallenin batı sınırını Kestane Caddesi, Kuzey sınırını Ulucanlar Caddesi, güney sınırını ise Talatpaşa Bulvarı çizmektedir. Boşnak Mahallesi Ankara’da inşa edilen ilk planlı mahalledir. Bu özelliği ile geliştirilmeye çalışılan planlı imar döneminin ilk örneği olarak kuşkusuz çok önemlidir. Tanzimat’ın şehircilik anlayışı, kendini ilk olarak Ankara’da Boşnak Mahallesi’nde denemiştir.
Ankara şehri Osmanlı Dönemi’nde uzun yıllar güvenlik nedeniyle kale içine sıkışmıştır. Özellikle iç kalede, dar bir alana daha fazla konut yapabilmek için birbirine bitişik, avlusuz ve bahçesiz yapılar adeta iç içe geçmiştir. 1924 Ankara Haritası’na baktığımızda şehirde bu sıkışık yapının bir tek istisnası olduğu hemen farkedilecektir. Bu istisna Boşnak Mahallesi’dir. Osmanlı Ankara’sında şehrin 3. suru üzerinde bulunan Kayseri Kapı’nın hemen dışında 1903 yılında yerleşime açılan Boşnak Mahallesi, üçgen biçimli küçük bir alana yerleştirilen konutlardan oluşmaktadır.
Adını M.Ö. 5. yüzyılda yaşamış Miletoslu ünlü kent plancısı Hippodamos’tan alan ızgara tipli kent yerleşimi, Ankara’da ilk kez Boşnak Mahallesi’nde uygulanmıştır. Bu planın temel özelliği, birbirine paralel ya da dik sokaklar arasında kalan, kare ya da dikdörtgen biçimli yapı adalarına yerleştirilen düzenli konutlardan oluşmasıdır. Helenistik ve Roma çağlarında Anadolu’daki bazı şehirlerde bu planın güzel örneklerini görebilmek mümkündür. İlk akla gelenler arasında Priene, Smyrna, Knidos gibi antik şehirler sayılabilir. Ankara’da Boşnak Mahallesi’nden sonra Hippodamos Planı’nın denendiği ikinci örnek olarak İsmetpaşa semtinin adı geçmektedir. Ali Cengizkan, İsmetpaşa’daki uygulamanın kısmen hayata geçirilebildiğini belirtmektedir.
Boşnak Mahallesi ve Ankara’da geleneksel kent yapılanmasının değişimi
Boşnak Mahallesi’nde inşa edilen evler, 1864 yılında yayımlanan ‘Tarik ve Ebniye Nizamnamesi’ ile 1877 yılında yayımlanan ‘Vilayet Belediye Kanunu’ maddeleri dikkate alınarak yapıldı. Aslında bu hukuki düzenlemeler, Ankara kentinin geleneksel yerleşim biçimlerinin tamamen değiştirilmesi anlamına geliyordu. Mahallelerde sokak genişlikleri, kat yükseklikleri, kapı eşik yükseklikleri, sokağa yapılan çıkmalar ve evleri çevreleyen duvar yüksekliklerine kadar her şeyin belli bir ölçüye uygun olarak yapılması isteniyordu.
Boşnak Mahallesi’nde birbirini dik olarak kesen 8 yolun belirlediği 14 konut adası bulunuyordu. Adalar ağırlıklı olarak 6’lı ve 4’lü ev gruplarından oluşuyordu. Bu adalara yerleştirilen toplam konut sayısı 50 adet olarak belirlenmişti. Mahalledeki konut tiplerinde, ön kapılar doğrudan sokağa açılacak şekilde tasarlanmıştı. Tek katlı, basit yapılı ve bitişik nizam olarak düzenlenen ev gruplarının arka taraflarında birbirine bakan küçük bahçeleri (açık avluları) bulunuyordu. Avlular fazla yüksek olmayacak şekilde, ölçüsü belirli duvarlarla birbirinden ayrılmıştı. Mahallenin yolları 1965 yılında asfaltlanana kadar geleneksel biçimde taş döşeliydi. Başlangıçta yol kenarlarında ağaçlandırma planlanmamıştı. 1940’lı yıllarda mahalle halkının gayretleri ile sokaklar ağaçlandırıldı.
Boşnak Mahallesi evleri buraya yerleştirilen ailelere senet karşılığı verildi. Ödemesi tamamlanan senetler, 1928 yılında tapuya çevrildi (Bu tapuların zamanla çok hisseli hale geldiği bilinmektedir). İlerleyen yıllarda mahallenin planlı dokusu yavaş yavaş bozulmaya başladı. Evlere avlu tarafından yapılan eklemelerle avlu bölümleri oldukça daraltıldı. Mahalleyi çevreleyen semtlerde çok katlı apartmanların yaygınlaşması, mahallede bazı evlerin üzerine 2. katın çıkılmasına zemin hazırladı.
1978 yılında Sevgi Aktüre mahalleyi incelediğinde bir dizi fotoğraf çekmişti. Bu fotoğraflarda mahallede apartman tipi yapılaşmanın henüz başlamadığı görülmektedir. Sonraki yıllarda, özellikle 1990’lı yıllarda mahallenin mimari dokusu hızla bozuldu ve evlerin yerini apartmanlar almaya başladı. 2003 yılında mahalleyi gezdiğimde geleneksel doku bozulmuş olmakla birlikte eski evler belli bir oranda varlığını koruyordu. 2018 yılında mahalleyi fotoğraflamak amacıyla tekrar dolaştığımda bazıları yarı yıkık durumda sadece birkaç eski ev kaldığını gözlemledim. Ne yazık ki, Boşnak Mahallesi’nin ilk evlerinden günümüze orijinal haliyle ulaşan tek bir örnek bile bulunmuyor.
Boşnak Mahallesi’nde sosyal hayat: Kuşçular Kahvesi ve Arnavut Çeşmesi

Boşnak Mahallesi’nde yer alan evlerde, çoğu birbiriyle akraba 300 kadar insan yaşıyordu. Ortak bir kaderi paylaşarak mahalleye yerleşmiş olan bu insanlar arasında sürdürülen geleneksel komşuluk ilişkilerine, evlerin yanı sıra mahallenin sokakları da ev sahipliği yapıyordu. Mahallenin kadınları evlerinin önünde sokakta oturup çay içiyorlar ve sohbet ediyorlardı. Çocuklar hep birlikte avlularda ağaçların arasında ve sokakta oynuyorlardı. Aslında sokaklar ve bütün mahalle, günlük yaşamın bir uzantısı olarak sosyalleşme mekanıydı.
Kestane Caddesi ile Başşehir Sokak’ın kesiştiği köşede, sokağa girişte sol tarafta bulunan mahalle kahvesi, kapalı mekanının yanı sıra, ağaçlar altındaki geniş bahçesiyle mahalle erkeklerinin bir araya gelme yeriydi. 1970’li yıllarda bu kahve, aynı zamanda güvercin meraklılarının toplandığı ‘Kuşçular Kahvesi’ olarak hizmet veriyordu. Ankara’da her pazar günü kurulan kuş pazarı da bu kahvenin hemen yakınında (Kestane Caddesi üzerinde sol kolda Öksüzler Sokak girişinde) açılıyordu. Bu pazar daha sonra Dışkapı tarafına taşındı.
Mahallede Burgaz Sokak ile Yeni Kök Sokak’ın kesiştiği köşede, mahallenin çeşmesi vardı. Halk arasında ‘Arnavut Çeşmesi’ adıyla bilinen bu çeşme, özellikle mahalle kadınlarının buluşma yeri gibiydi. Üçgen alınlıklı sade bir yapı olan çeşme, Elmadağ su hattı üzerinde olduğundan suyu makbul kabul ediliyordu. Ellerinde kovalar ve bidonlarla çeşme başına gelen kadınlar, burada hem sohbet etme fırsatı yakalıyor hem de evlerinin ihtiyacı için su dolduruyorlardı. Mahallenin inşa edildiği dönemde 1903 yılında yapılmış olduğu tahmin edilen tarihi çeşme, tuğla örgü olarak yığma biçimde yapılmış ve üzeri harç ile sıvanmıştı. Çeşmenin gövdesi üzerinde lülesinin bulunduğu kısımda baklava dilimi şeklinde kabartma bir desen vardı. Arnavut Çeşmesi, arkasındaki eski evlerle birlikte 2018 yılı nisan ayı içinde yıkıldı. Yıkım sonrası açılan alan, otopark olarak kullanılmaya başlandı. Bu ev mahallede yok edilen son evlerden biridir.
Ayrıca 1909 senesinde, günümüzde Karadağ sınırları içerisinde yer alan Kolaşin’den göç eden Boşnaklar da Ankara’ya iskân edilmiştir. Göçler esnasında gemilerle ve karayolu güzergâhını takip ederek Ankara’ya ulaşan muhacirler bulunmaktadır. Boşnakların bir kısmı Belgrad, Niş ve Sofya hattından Edirne üzerinden karayolu ile, bir kısmı ise Adriyatik kıyısındaki limanlardan gemilerle İzmir ve İstanbul’a sevk edilmiştir.Kolaşin’den sürülen Boşnaklar deniz yolu ile İstanbul’a ulaşmıştır. Bunların bir kısmı iskân için gemilerle Adana’ya, bir kısmı ise Merzifon’a sevk edilmiştir. Merzifon’a sevk edilen grup yaşadıkları sorunlar nedeniyle burada kalıcı olamamış ve kısa bir süre sonra iskân için Ankara’ya gitmişlerdir. Boşnak muhacirlerinin geldikleri yerler ve geliş güzergâhları şu şekildedir:
Fevziye (Sortak) Köyü (Etimesgut) – Mostar, Dobra, Stolaç, Hersek, Zenica (Zenitsa)
Kesikkavak Köyü (Haymana) – Hersek, Krayina (Kraya/ Krajina)
Ördekgölü Köyü – Saraybosna, Banja Luka (Banaluka) ve Travnik
Çimenceğiz Köyü -Saraybosna
Avşar Köyü -Karadağ (Kolaşin)
Haymana kazasında yer alan Ördekgölü, Kesikkavak, Yaylakoyak, Cingirli-Barutlu, Hoşularöreni, Karapınar, Üçpınarlar, Tatarhamzalı ve Homalan; Zir (Sincan) kazasında bulunan İnceğiz-Çemen, Afşar, Hacıuzun, Tutluca, Kapaklı ve Sortak köyleri Boşnak muhacirlerin iskânı için oluşturulmuştu.Tutluca mahallesinde Boşnakların yaşadığı Ankara Şer’iye Sicillerine de yansımıştır. İbrahim oğlu Muhtar Mustafa ve Yusuf ve kardeşi Mehmed köyde yaşayan Boşnaklardan biridir.
Bunların yanında Zir kazasında teşkil edilen köylerin Hamidiye, Süleymaniye, Selimiye, Fevziye ve Sultaniye olduğu zikredilmektedir.Bunlar Bihke’den göç eden Boşnaklardır. Boşnak muhacirlerin iskânı için Ankara’nın merkezinde Şükriye, Haymana’nın merkezinde ise Selimiye isminde mahalleler oluşturulmuştur. Şükriye Mahallesi’nin olduğu alan günümüzde Hacettepe Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Selimiye ise Haymana ilçesi hükümet konağının karşısında bulunan alanda teşkil edilmiştir. Ancak Boşnakların burada iskânı kabul etmemelerinden dolayı bu alana Tatarlar yerleştirilmiştir. 1901 yılında Muhacirin-i İskan Komisyonu taşrada yapılan iskanlarla ilgili yetkililerden bilgi istemiş Ankara komisyonu 7626 kişinin iskan edildiğini bildirmiştir.
Ayrıca Ankara’nın merkezinde bulunan ;
Esb (At) Pazarı (Travnik‟in Dolci karyesinden göç etmişlerdir.Sene 1901 kayıtlı)
,Çesme (1920 yılı)
Hacı Arap(Kayıtta ismi yer alan Boşnak muhacirin adı Ahmet oğlu Recep‟tir ve 1900 kayıtlarında geçer)
HacıBayram(1902)
HacıMusa(bahsi geçen muhacirler BanjaLuka‟dan,Tuzla‟dan,Travnik‟in Zenitsa kazasından ve Sanski Most (Modra? karyesi) kazasından gelerek yerleşmiştir),
Leblebici(Şeyh Mehmed bin Osman isimli Boşnak muhacir Mostar‟dan göç etmiştir), Osmaniye(Yahçe kazasının Korne Mahallesi‟nden?),
Saraç Sinan(1902),
Mukaddem(Saraybosna ve Bihke 1913) ve
İsmetpaşa Mahallelerinde(1928) de XIX. yüzyılın başlarında Boşnakların yaşamış olduğu tespit edilmiştir.
Ayrıca başka kayıtlarda Çubuk kazasında da bir Boşnak Mahallesi olduğu geçmektedir. Arşiv kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla Balâ, Keskin ve Kalecik kazalarına da Boşnak muhacirlerin iskân edilmesi kararlaştırılmıştır. Fakat bahsi geçen kazalar dâhilinde Boşnak muhacirlerin izine günümüzde rastlayamazsınız.Bunun yanında yine Ankara Merkezde çeşitli medreselerde misafir olarak ikamet eden bir kısım Boşnak muhacir de bulunmaktadır. Tespit edilebildiği kadarıyla Nakşibendi Medresesi ve Sarı Abdullah Medresesi bunlardan biridi (1901 ve 1902 yılları )
Tüm bunların yanında Haymana ve Sincan’da da Boşnaklar için yerleşim yerleri hazırlanmış ancak Haymanada günümüzde hükümet konağı karşısındaki alana yerleştirilmek istenen 20 hane Boşnak yerleşmemiştir.Sincanda ise 31 hane temeli atılmıştır.(1901)
Çubukabad ve Yabanabad’a yerleştirilen Boşnaklara da rastlanmıştır.Çubukabad’da 63 aile iskan edilmişken (1910 ) Yabanabad’ta ise 61 hane iskanı gerçekleştirilmiştir.(1902) Ankara Şer’iyye Sicilleri‟nde Çubuk kazasının merkezinde Boşnak muhacirlerin olduğu bilgisi yer almaktadır.(1911).Bazı kayıtlarda ise Çubuk kazasında bir Boşnak mahallesi olduğu geçmektedir.(1912)
1915 Yılında iskan edilen Boşnaklar için o dönemde yönetimde olan İttihad ve Terakki hükümeti mevcut köylere %10 nispetinde karıştırılarak yerleştirilmesini istemiştir.Bu sadece Boşnaklar için değil aynı zamanda Arnavut göçmenler ve Nogay göçmenler için de uygulanacakatır.
Günümüzde Ankara Boşnaklarının Yaşadığı Yerler
Günümüzde Ankara sınırları içerisinde varlığını halen devam ettiren beş adet Boşnak köyü bulunmaktadır. Bunlar Haymana ilçesinde bulunan Kesikkavak; Polatlı ilçesinde bulunan Ördekgölü, Afşar ve Çimenceğiz ile Etimesgut ilçesinde bulunan Fevziye köyleridir. Günümüzde Polatlı ilçesine bağlı Karapınar köyünde de az miktarda Boşnak kökenli vatandaş yaşamaktadır. Çeşitli kaynaklarda Kızılcahamam ilçesinin Yukarıkise köyünün de bir Boşnak yerleşim alanı olduğu yine Nallıhan ilçesine bağlı Tekirler köyünde de Boşnak yerleşim alanı iddia edilmiş hatta sosyal medyada çokça gezen paylaşımlarda da olmasına rağmen yapılan saha araştırmasında son iki köyde Boşnak olmadığı ,yapılan incelemeler neticesinde ulaşılan e-devlet kayıtlarından bunların dedelerinin Nallıhan İlçesi‟nin Etçiler Köyünden; ninelerinin (büyük anneleri) ise aynı kazanın Çimen Köyünden gelip buraya yerleşmiş oldukları tespit edilmiştir.
Kayıtlarda Çubuk’ta Boşnaklar için 63 hane yapıldığı geçse de günümüzde Çubuk’ta Boşnaklara rastlanmamıştır.Ördekgölü Köyünü beğenmeyip Ankara Merkez Şükriye Mahallesine yerleştikleri 1926 yılı kayıtlarında yer alır.1903 senesinde Ankara‟ya ulaşan muhacirlerin ilk olarak Ankara‟nın merkezinde bulunan Samanpazarı mevkiine iskân olundukları anlaşılmaktadır.
Günümüzde Gençlik Parkı‟nın bulunduğu yerin bataklık olması sebebiyle muhacirler burayı terk ederek Karapınar köyüne yerleşmek durumunda kalmıştır. Burada da aynı durum söz konusu olunca, iddia edildiğine göre önce Kesikkavak‟a ve ardından da Ördekgölü‟ne gelen Boşnaklar, nihayet bundan sonra kalıcı olarak ikamet edecekleri Çimenceğiz mevkiine yerleşmişlerdir.
Ankara’da iskân edilen Boşnaklar arasında gelinen yere göre “ Sarı Boşnak” ve “Kolaşin” ayrımının olduğu anlaşılmaktadır. Sarı Boşnak olarak nitelenenler Tuzla, Hersek, Mihyaç, Travnik, Banja Luka (Banaluka), Mostar, Bihke, Krayina ve Saraybosna’dan hicret etmiş olanlardır. Boşnak denilince akla gelen ilk grup da bunlardır ve çoğunluğu oluşturmaktadırlar. Ankara’da bulunan Çimenceğiz, Ördekgölü, Kesikkavak ve Fevziye köyleri Sarı Boşnak’tır. Ankara’da bulunan tek Kolaşin yerleşim alanı ise günümüzde Polatlı ilçesi sınırları içerisinde yer alan Avşar (Burhaniye) köyüdür.Avşar köyünde yaşayanların erkeklerine “kolaşinsa” kadınlarına ise “kolaşınka” denilmektedir.Ayrıca 4 hane Boşnak olan Karapınar köyünü de zikredebiliriz.ÇeĢitli kaynaklarda Kızılcahamam llçesi‟nin Yukarıkise köyünün de bir Boşnak köyü olduğu zikredilmektedir. Fakat bu bilgi kesinlikle doğru değildir. Titiz bir araştırma ile buraya süreç içerisinde sadece bir hane Arnavut muhacirin iskân edildiği tespit edilmiştir. Aynı durum Nallıhan İlçesi‟nde bulunan Tekirler Köyü için de geçerlidir. Bahsi geçen köyde aynı sülaleye mensup Boşnak lakaplı üç aile bulunmasına rağmen, bunların köken itibari ile Boşnak olmaması ilginçtir.
ŞÜKRİYE ( fEYZ-İ HAMİDİ ) BOŞNAK MAHALLESİ
Şükriye Mahallesi, Ankara‟nın merkezinde Ulucanlar Cezaevi‟nin hemen yanında bulunmaktadır.
20 Temmuz 1901 tarihli evrakta buranın Ankara’nın doğusunda olduğu ve Feyz-i Hamidi ismini taşıdığı yazmaktadır.Hatta Şer’iyye Sicillerinde adı “Muhacir Şükriye “olarak geçer.Bu alanın içinde yaşayan Boşnaklara “ Şükriye Boşnakları” denmiştir.Mahallenin ismi Osmanlı Arşiv ve Kayıtlarında “Yeni Boşnak Mahallesi “, “Boşnak Yeni Mahallesi” ve “Muhacir Yeni “olarak da geçmektedir.
30 Ağustos 1901 tarihine ait bir kayıttan buraya 1901 senesi ortalarında 60 hanede 330 Boşnak muhacirin iskânının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Devam eden süreçte Ankara‟nın farklı mahallerine yerleştirilen bir kısım Boşnak muhacir de buraya gelip yerleşmiştir. Mahalleye yerleşen Boşnaklar arasında İsmail, Mustafa bin Mustafa, Mehmed bin Hasan , Ahmet , Murad , Yusuf ,İsmail, Boşnak Mehmed , Hamit Ağa, Zeki (Ökten), Süleyman (Tümay) ve Leblebici Nedim de bulunmaktadır.
Hamit Ağa mahallenin muhtarlığını da yapmış bir zat olup mahalleye iskân edilen Boşnakların ileri gelenlerindendir.
Mahalleye ilk yerleşenlerden “Gegiç”sülalesine mensup Süleyman (Tümay)‟ın ailesinin ilk iskân alanı Çubukabad kazasına bağlı Kapaklı köyüdür. Bunlar daha sonra köy halkı ile yaşadıkları anlaşmazlık sebebi ile bir kısım Boşnakla birlikte gelip mahalleye yerleşmişlerdir. Sonraki yıllarda günümüzde halen varlığını devam ettiren- Boşnak köyü Fevziye‟den de gelip buraya yerleşenler olmuştur.Bu mahallede Çerkes ,Arnavut ve Tatar da yaşamaktadır.
Süreç içerisinde nüfusun artması nedeniyle Şükriye Mahallesi bölünerek yeni mahalleler ortaya çıkmıştır. Yakın döneme kadar Boşnakların yaşadığı alan Sakarya Mahallesi sınırları içerisinde yer alırken , günümüzde Sakarya Mahallesi‟nin ortadan kaldırılması üzerine diğer mahalleler gibi Boşnak muhacirlerin iskân alanları da Hacettepe Mahallesi içerisinde kalmıştır. Farklı bir ifade ile günümüzde Şükriye adında bir mahalle bulunmamaktadır.1980‟lere kadar Boşnak kökenli vatandaşlar mahallede yaşamlarını devam ettirmişlerdir. Kentsel dönüşümün ardından ise mahalledeki Boşnaklar Ankara‟nın çeşitli ilçe ve mahallerine dağılmıştır. Günümüzde bahsi geçen mahallede Boşnak kökenli vatandaşlara ait bir kısım taşınmazlar bulunsa da buralarda ikamet eden kalmamıştır. Atletizm alanında Balkan ve Akdeniz Şampiyonlukları bulunan Ekrem Koçak (1932-1993), Şükriye Mahallesi‟nde doğmuş ve büyümüş Boşnak kökenli bir vatandaştır.
1895 yılına ait evrakta Ankara’nın Osmaniye Mahallesinde iskan edilen Boşnaklara rastlanmıştır.Boşnak muhacirlerin bir kısmı Sanski Most (Modra? karyesi) ve Yayçe kazalarından (Korine karyesinden) gelmiştir . Mahallenin teşkil edildiği alan, Ankara‟nın merkezinde bulunan Çankırı Kapısı civarıdır.
İncirlik Köyü (Eski Dutluca (Boşnak Düzü), Dutluca)

Günümüzde Sincan ilçesine bağlı olan köyde Boşnaklar,Tatarlar ve Çerkesler iskan edilmiştir.1901 yılı ortalarında ise Boşnak muhacirler için köyde 54 meskenin inşa edildiği ancak üzerleri örtülmediği bilgisine ulaşılmıştır Buna rağmen köye yerleşen hane sayısının 65 olduğu iddia edilmektedir. Gelenlerin ekserisi sanatkârdır. Bunların geldikleri yer Saraybosna‟dır.Bir kısım Boşnak ise Bihke şehrine bağlı Sanski Most kazasından gelmiştir.Ahmed bin Ömer , Adem (Tekin) ve oğlu Tahir (Tekin),Feyzullah ÇavuĢ, Murat (Tekin), Ağan, Purda ve Deli Hüseyin köye gelip yerleşenler arasındadır. Boşnakların köy içerisinde yerleştiği ilk alan Eski Dutluca mevkiidir. Düz olması ve Boşnakların yerleştiğinden dolayı buraya “Boşnak Düzü” denilmiştir . Bu alanın “Tek-in” olarak anıldığı da ifade edilmektedir. Bunun sebebi ise iddia edildiğine göre burada sadece tek bir “in”in bulunmasıdır. İskândan bir süre sonra dağın içerisinde yer alması (sadece tek girişinin bulunması) ve su yetersizliği nedeniyle Boşnaklar 2,5 km. aşağıda bulunan günümüzdeki Dutluca mevkiine taşınmıştır. Aynı köy sınırları içerisinde yer alsa da Boşnakların yaşadığı alan ayrıdır. İddia edildiğine göre 1939 senesi sonunda meydana gelen depremden sonra evlerinden su çıkmaya başlaması üzerine Boşnaklar köyü terk ederek İstanbul, İzmir ve Bursa‟ya gitmişlerdir.
Boşnakların burayı terk etmelerinin bir diğer sebebi ise bataklık dolayısı ile sıtma tehlikesidir. Bu sırada köyü terk etmeyen sadece bir hane mevcuttur.. Günümüzde köyde sadece akraba iki hane Tatar kökenli vatandaş bulunmaktadır.
Haymana’ya Boşnak İskanı

Haymana kazası sınırları içerisinde inşa edilecek meskenlere yerleştirilmesi düşünülen Boşnak muhacirlerin geldikleri yerler Tuzla, Travnik, Hersek, Mihyaç, Banja Luka (Banaluka), Bihke ve Saraybosnadır. 193 hanede toplam 560 Boşnak muhacir, inşa edilen bu hanelere iskân edilmiştir. Hoşularöreninde, Tatar Hamzalıda, Ördekgölünde ve Üçpınarlarda 120‟şer, Kesikkavak‟ta 160, Cingirli‟de 100, Yaylakoyak‟ta (Yaylaoyak)66 ve Homalan‟da da 104 olmak üzere toplam 790 mesken inşasına başlanmıştır.
Bahsi geçen iskân mahalleri demiryolu güzergâhının kuzey ve güneyinde yer almaktadır. Homalan, Yaylakoyak, Kesikkavak, Ördekgölü ve Cingirli-Barutlu trenyolu hattının güneyinde bulunmaktadır. Üçpınarlar, Tatarhamzalı ve Karapınar ise hattın kuzeyinde yer almaktadır. Köylerin kurulduğu alan Sakarya Nehri ile Ankara ve Porsuk Suyu‟na yakın arazilerdir.

Yapılması Planlanan Konutlar ve Muhitleri
1902 yılında Boşnaklar için ;
Keskin,Ayaş,Beypazarı,Nallıhan,Kalecik,Haymana,Sivrihisar,Zir,Bala,Çubukabad,Yabanabad ve Merkezde 1880 ev yapılması planlanmış ama 1309 tanesi yapılabilmiştir.Akköprü arazisi dâhilinde iskânı planlanan 32 hane Boşnak muhacir burada durmayarak Kütahya ve İnegöl taraflarına gitmiştir. Bu sırada yerlerini terk ederek İzmir‟e giden Boşnak muhacirler de bulunmaktadır.
Günümüzde Ankara sınırları içerisinde Osmanlı Devleti döneminde teşkil edilen ve günümüze kadar ulaşan 50 civarında muhacir köyü bulunmaktadır.Bunlar şu şekildedir:
Ahırlıkuyu, Ballıkpınar, Günalan (Holos), Çayraz, Eskipolatlı, Karakaya, Karayavşan, Karakuyu, Karapınar, Lezgi (Sarıbeyler), Taşpınar, Tatlıkuyu, Toydemir, Sakarya (Tırnaksız), Ahiboz, Cingirli, Avşar, Çimenceğiz, Kesikkavak, Karapınar, Ördekgölü, İkizce, Gökçehöyük, Hacımuratlı, Samut (Bozca), Dağyaka (Teşrek), Dumlupınar (Çubuk), İkipınar, Yağlıpınar, Çekirdeksiz Devecipınarı, Toyçayırı, Kıranharmanı, Abadan, Mahmudiye, Kurusarı.
Şehit Düşenler
Osmanlı döneminden günümüze şehit olan Boşnaklardan bazıları şunlardır: Karapınar köyünden Musa oğlu Abdullah,Ali oğlu Ahmet,Hasan oğlu Halit,Mehmet oğlu Niyazi. Kesikkavak köyünden Hüseyin oğlu Ayvaz,Fazlı oğlu Süleyman ve Hüseyin oğlu Hurşit..Avşar köyünden Osman oğlu Nuri ve Ali oğlu Hüseyin.
Bunun yanında silahlı kuvvetlerimizde görev almış Karapınar doğumlu E. Tuğgeneral Necdet Tuna ve Avşar köyü doğumlu E. Tuğgeneral Mehmet Ali Erdoğan‟dır. Mehmet Ali Erdoğan 1994-1995 yıllarında Bosna Barış Gücü Komutanı olarak görev yapmıştır.
Muhacirlere Sağlanan Yardımlar
Ankara’ya iskân edilen muhacirlere nakliye, iaşe, yevmiye, arazi tahsisi, mesken inşası, yakacak, ziraat aleti, ziraat hayvanı ve tohumluk desteği ile defin işleri ve sağlık konuları ile mağduriyet içerisine düşen ve devletten destek talep eden muhacirlere de talepleri doğrultusunda elden geldiğince yardımda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Devlet yardımlarının yanında Ankara halkının da muhacirlere çeşitli destekleri söz konusudur. Devletin muhacirlere olan ilk desteği, onların iskân alanlarına sevki sırasındadır. Göç ettikleri mahallerden İstanbul ve İzmit’e ulaşan muhacirler genel olarak demiryolu vasıtası ile Ankara’ya gönderilmişlerdir. Bu sırada bir kısım muhacir için herhangi bir ücret talebinde bulunulmamıştır. Bir kısım muhacir için ise çeşitli oranlarda (%25, % 30 ve % 50) indirimlerin uygulandığı görülmektedir Bu esnada Osmanlı hükümeti, muhacirlere iaşe ve yevmiye yardımında da bulunmuştur.
Devletin muhacirlere olan bir diğer yardımı arazi tahsisidir. Bu konuda devlet çeşitli usuller takip etmiştir. Bunlardan biri her bir muhacir hanesine belli miktarlarda arazi verilmesidir. Bir diğer usul ise muhacirlerin iskân edileceği köylerin genel hatlarının belirlenmesidir. Buna göre sınırları belirlenen mahallerde muhacirler işleyebilecekleri kadar araziyi sahiplenme yoluna gitmişlerdir. Kendilerine gösterilen arazilere yerleşen muhacirlerin bir kısmı iskânın hemen ardından tapularını almışlardır. Bir kısım muhacirin ise tapularına ancak 1950’lerde gerçekleştirilen arazi reformunun ardından kavuştuğu görülmektedir. Bunlardan biri de Haymanadaki Kesikkavak Köyü Boşnaklarıdır.
Ankara’da iskân edilen muhacirlere sağlık alanında da bazı yardımlarda bulunulmuştur. Bunlar muhacirlerin tedavisi için hekim görevlendirilmesi96 şehirde bulunan hastahanelerde kendileri için odalar tahsisi ve tibbî malzeme teminidir.
Arazi tahsis edilmiş olsa da Boşnak Muhacirler ile yerli ahali arasında tartışmalar söz konusudur. Mesela Fevziye köyü halkı ile Kuşburnu, Tilkiini, Gölgelikaya ve Belpınar köyleri halkı ile Kesikkavak köyü halkının Gedik köyü halkı ile arazi anlaşmazlıkalrı yaşamıştır. Ankara’da muhacir iskânı sürecinde bazen muhacirlerden ve bazen de yerli halktan kaynaklı olarak serserilik, işkence, gasp, yağma, hırsızlık108 tecavüz, kız kaçırma, kaçakçılık gibi hadiselerin meydana geldiği görülmektedir. Bu konuda pek çok hadise Ankara Şer ’iyye Sicillerine yansımıştır.
Boşnakların yaşadığı diğer bir sıkıntının Sıtma hastalığı olduğu görülmektedir. Buna bağlı olarak iskan edildikleri yerlerden göç ettikleri de görülmüştür. Polatlı kazasına bağlı Karapınar köyü Boşnak muhacirleri bataklık dolayısı ile sıtma tehlikesi arz etmesi nedeniyle burayı terk ederek önce Kesikkavak’a ardından Ördekgölüne gitmişler; ardından ise kalıcı olarak ikamet edecekleri Çimenceğiz mevkiine yerleşmişlerdir. Bu sıtma tehlikesi nedeniyle Boşnaklar günümüzde Gençlik Parkının olduğu yerde kendilerine gösterilen yere yerleşmek istememişlerdir. Çünkü bu bölge o dönemde bataklıktır.
Muhacirlerin iskânı ile birlikte atıl durumdaki tarım arazilerinin üretime açılmasının yanında yetiştirilen tarım ürünlerinin çeşitliliği de artmıştır. Ankara’da domates, fasulye, mısır, nohut, üzüm, biber ve patates gibi tarım ürünlerinin ekimi muhacirlerin iskânından sonra yaygınlık kazanmıştır. Özellikle sebze ekimi konusunda Boşnaklar ve Rumeli muhaciri Türkler kente öncülük etmiştir. Ayrıca muhacirlerin gelişleri ile birlikte reçellik gül, ters lale ve zambak gibi çiçeklerin ekimi kentte yaygınlaşmıştır. Bu konuda da Rumeli muhacirleri başı çekmektedir. Özellikle Boşnakların ve Rumeli muhacirlerinin ziraat, ticaret ve sanata hâkimiyetleri Ankara’da muhacir iskânı konusunda hazırlanan raporlara yansımıştır. Raporda, muhacirlerin bu konulardaki birikimleri ve gayretlerinden Ankara halkının, hatta ticaretle uğraşan kişilerin dahi istifade ettiği açık bir şekilde belirtilmiştir. Ayrıca yerli halkın çok fazla rağbet göstermediğinden dolayı ticaretin gayrimüslimlerin elinde olduğu özellikle vurgulanmıştır. Muhacirlerin gelişleri ile birlikte bu konuda millîleşmenin sağlanması amaçlanmıştır. Rapordan şimdiye kadar gerçekleşen muhacir iskânının Ankara’ya ziraat, ticaret ve sanat konusunda önemli katkılarının olduğu, bu sebeple bunun devam ettirilmesinin Ankara’ya katkı sağlayacağı anlaşılmaktadır. Muhacirlerin oldukça gayretli ve çalışkan kişiler olmaları ve geldikleri yerlerdeki bilgi birikimlerini Ankara’ya taşımaları bu açıdan önem arz etmektedir.
Ankara’da iskân edilen muhacirler nakliyecilik konusunda oldukça mahirdir. Tatarlar arasında atın yaygın olarak kullanılması ve tekerlekli arabalar konusunda da Boşnakların tecrübesi bu açıdan önemlidir. İfade edildiğine göre bu sayede Boşnak muhacirler köyleri dolaşıp halkın elindeki kullanım fazlası tarım ürünlerini alarak Polatlı istasyonuna ulaştırmış ve buradan da İstanbul’a sevk edilmesini sağlamışlardır. Yapılan incelemelerde 1900’lü yılların başlarında Ankara’da kayda değer miktarda Boşnak arabacının olduğu arşiv kayıtlarına yansımıştır. Devletin nakliye işleri konusunda bunlardan istifa ettiği anlaşılmaktadır. Tespit edilebildiği kadarıyla Mustafa, Mehmed, Hüseyin, Süleyman, Osman, Ömer, Derviş, İsmail, İbrahim, Sadık ve Hüseyin isimli Boşnaklar bunlardan bazılarıdır.
Muhacirlerin gastronomi hususunda da Ankara’ya katkıları söz konusundadır. Mutfak kültürü konusunda Boşnak böreği, Boşnak tatlısı, roja tatlısı, kabak böreği, ıspanak böreği, hurmitsa tatlısı, mısır ekmeği Boşnakların Ankara Mutfağına katkısı olan yemeklerdir.
Şimdi de köyleri gezmeye başlayalım.
ÖRDEKGÖLÜ BOŞNAKLARI

Ördekgölü Köyü,Ankara Polatlı ilçesine bağlıdır. Ankara’ya 114 km,Polatlı ilçesine 28 km uzaktadır. Sabanca,Sarıhalil,Sivri,Soğulca,Evliyafakı ve Kavak köylerine komşudur. Köyün Rakımı (Deniz seviyesinden yüksekliği) yaklaşık olarak 944 metredir.1951 yılında Haymana’dan Polatlı ilçesine bağlanmıştır.
Günümüzde ki köy nüfusu 132’dir..Boşnak köyü diyoruz ama tamamı Boşnak değil ve sokakları nizami yapılmış ve çoğu köyde göremeyeceğimiz bir düzende. Ördekgölü Köyü memleketimizde aşina olduğumuz köylere hiç mi hiç benzemiyor. İmparator gibi köy desek yeri. Muhteşem bir kuruluma sahip cennetten bir köşe adeta. Avrupai bir plan ile önce caddeler ve sokaklar hasıl olmuş. Evler taş ile yapılmış. Ördekgölü Köyü’nde hala 120 yıllık taş evler, taş duvarlar dimdik ayakta. Köy halkı o evlerde barınma ihtiyacını gidermekte.
Köyün Adı Nerden Geliyor ?
Köylülerin anlatımına göre köy önce Haymana’ya bağlıydı. 1951 yılında Haymana ilçesinden Polatlı’ya bağlandı.Suyu Haymana Çal Dağı’ndan gelir. Osmanlı kaynaklarında köyün adı Burhaniye olarak geçse de hiçbir Ördekgölü köylüsü bu ismi duymadıklarını ifade etmiştir.Köyde bulunan küçüklü büyüklü pek çok gölde farklı türde ördekler yüzmeye gelirmiş. Öyle ki kağnıları yutacak kadar derin göller olduğu söyleniyor. Dolayısıyla köyün adı Ördekgölü kalmış. Köyün ortasında olan bir gölden köy halkının su ihtiyacını gidermek için çeşme yapılarak avgana(kanal)açılmış” Köy merkezindeki 100 yıllık köye hayat vermeye devam ediyor. Geçim kaynakları tarım ve hayvancılık,buğday,arpa,pancar,soğan,kavun,karpuz bahçelerde ise elma,armut,vişne,kayısı,ceviz,dut,iğde,ihtiyaca göre de sebze yetiştirilir. Mevsimlik göçmen işçi çalışır,koyun sığır kaz ördek tavuk beslenir. Eğitim düzeyi yüksek olan köyde ilköğretim Polatlı merkezde taşımalı olarak yapılmaktadır. Çok amaçlı köy konağı vardı.
Boşnakların Köye Yerleştirilmesi
1878-1879 yıllarında Osmanlı- Rus Savaşı’ndan sonra Krajina,Sarajevo,Travnik ve Banja Luka’ bölgesinden gelen Boşnaklar Adapazarı üzerinden Ankara’ya iskan edilir. Önce Zir yani Sincan’a yerleşen Boşnaklar burada bataklık ve sivrisinek sıkıntısından dolayı Ördekgölü’ne yerleştirilir.Köyün adına Osmanlı kaynaklarında Burhaniye denmesine rağmen köylüler bu ismi hiç duymadıklarını belirtirler.
Kaynaklarda 2.Abdülhamid döeninde 20 hane gelip yerleşti dense de köylüler buraya köylü sakinlerden Hidayet Diner 60-70 hane gelip yerleştiklerini ifade eder.Bu konuda arşiv kaydında geçen bilgi ise 1901 senesi Temmuz ayında Ördekgölü mevkiinde Boşnak muhacirler için 50 mesken inşasına karar verildiğidir. Bu durumda en makul yorum köye en az 50 hane muhacirin
yerleştirilmiş olduğudur. Muhtemelen bu sırada köyde bir cami inşasına da girişilmiştir. Zira köyde bulunan camii hakkında bir vakıf kaydı bulunmaktadır.
Ördekgölü köylüleri İstanbul üzerinden Türkiye‟ye giriş yaparak Adapazarına gelmiş oradan da Ankara‟ya sevk edilmiştir.İlk iskan edildikleri yer Zir Vadisi yani Sincan’dır.Bataklık ve sivrisinekten dolayı burada yerleşmeye yanaşmayan muhacirler Ördekgölü mevkiine iskân edilmişlerdir.
Bunun yanında önce Sivas’a giden daha sonra ise geri dönen üç aile ve bunların eniştelerinin(o da Boşnaktır ) de gelip yerleştiğini ekleyelim. Köye Boşnak iskanı yapıldıktan sonra İzmir’e giden üç hane ve Ankara merkezde olan Şükriye mahallesine yerleşenler de olmuştur. Yine ilk geldiğinde İstanbulda yerleşen, ancak daha sonra askerlik dolayısıyla Ankaraya gelip burada evlenerek iç güvey olarak köyde kalan bir Boşnağın bulunduğunu da ilave edelim.
1903 yılında geçici olarak Ördekgölüne yerleştirilen ordan da Çimenceğiz’e iskan edilen Boşnaklar olmuştur.
Köy sakinlerinden Ahmet Dinler ise 1887-1890 yılları arasında Krajina bölgesi’nden Selanik ve İstanbul yoluyla gelip yerleştirildiklerinden bahseder.arasında önce Selanike sonra da oradan da İstanbula getirilen Boşnak göçmenler buradan 17 köye dağıtılırlar. Boşnak Kesikkavak,Çimenceyiz,Beyceyiz,Karapınar bu köylerden bazılarıdır. iklim şartlarına uyum sağlama,bulaşıcı hastalıklar ve Kurtuluş Savaşına katılımlardan dolayı nüfus sayıları çok azalmış ve birçok köy yitirilmiştir.
1912 yılında Mehmed oğlu Yusuf efendi Ördekgölü köyü camii için para vakfeder
1927 yılı kayıtlarında Polatlı’da 2 Boşnak köyü ve 312 Boşnak yaşadığı tespit edilmiştir.Yine bu kayıtlarda Tatar ve Boşnakların yaşadığı Karapınar Köyü’nden bahsedilir.1920’li yılların başında doğu vilayetlerinden gelip yerleşitirilen vatandaşlarımız da olmuştur.Avşar dışındaki köylerdeki Boşnaklara Sarı Boşnak dendiği gibi Ördekgölü köyü Boşnaklarına da Sarı Boşnak deniyor.Bosnadan gelenlerin sarışın olması ve klasiktir ya “Boşnak sarışın ve renkli gözlü” muhabbeti..İşte ondan ötürü Ördekgölü köyü Boşnakları da “ Sarı Boşnak”tır.

Köye yerleştirilen Boşnaklara yapılan yardımlar
65‟er dönüm arazi ve beşer dönüm bahçe verilmiştir. Bunun yanında Devlet, muhacirlere 300‟er bin lira koşum parası yardımında da bulunmuştur.böylece muhacerette bulunan Boşnaklara geçinmeleri için yardım edilmiş oldu.Ayrıca 1901 yılında iskan için 120 konut inşası kararı alınmış böylece Boşnakların barınmalarında da devlet desteği sağlanmış oldu.Ördekgölü köyü tren yolu hattının güneyinde yer almakta bu da yardımların ve iskanın kolaylaşmasını ssağlamaktaydı.Köye yapılan meskenlerin çatıları üçgen şeklindedir.Ördekgölü köyü Ankaradaki 50 göçmen köyünden biridir.
İnsanı mizahsever köyün tamamı emeklilerden oluşuyor diyebiliriz. Köyün gençleri şehre taşındı. Tarihi hayratları (Çamaşırhane)75 yıl önce yapılmış 7 bacası ve iki kurnası ile geçmişten bugüne hediye. Köy,Avrupai bir köy ve simetrik bir plana sahip.

Köyde Boşnak Adet ve Gelenekleri
Köyün en yaşlılarından sayılan Meryem Erdoğan anlatımı “ 77 yaşındayım. Biz Boşnak, Evliyafakılı, Laz, Gürcü bir arada yaşıyoruz. Hepimiz kardeşiz. Benim babam Kafkasya’dan gelmiş. Eskişehir’de Yunan Harbi’nde başından vurulmuş. Ey kızım, gençlik geldi geçti bu köyde ama ayrı gayrı bilmedik. Varlığı yokluğu paylaştık.”
Peki köyde Boşnak adetleri nasıl ? Hala uygulanır mı ? Ona da bakalım..
Babina ( Kırk Uçurma Adeti )
Boşnak adetlerini aynı köyden olan öğretmen Cemal Gürkan’ : “ Bizim köyün kadınları doğumdan sonra kırk gün evden çıkmaz. Komşuları ona çorba, yemek, tatlı pişirip getirir. Lohusa kadın 40 gün sonra çocuğuyla birlikte kırkından çıkar. Mis gibi kurabiyeler yaparak kırk uçurmaya (Boşnakça’da babina) çıkar. Kendisine gelen tüm komşularına virata virata (kapı)o kurabiyeden götürür.(Posiva) gece gezmeleri yaparız. (Krusa) mısır unundan ekmek yapar yeriz.”
Antik Çeşme
Cemal Gürkan yüzyıllık çeşmenin hikayesini aktardı: “ Bu çeşme çok önemlidir. Köyde harman zamanı sabaha kadar patos yapılırdı. Saman tozundan kurtulmak için hemen bu çeşmeye koşar ılık suyuna kendimizi bırakırdık. Çeşmenin suyu Ocak ayının ortasına kadar sıcaklığını korur. Babam bu köyde mizahçı olarak bilinir ve şakalarına köyde kimse itiraz etmez. Bu köyün üç özelliği mizahçı, çalışkan ve birbirine tutkunluğu ile tanınmasıdır.Caminin yanındaki uzun yol bizim çocukluğumuzda ‘Topaç Çevirme Pisti’ idi.
Köyde ayrıca Boşnak Yemekleri olarak Pita, kulkuşa, mutuşa,Hurmisa tatlısı ve pugrayı sayabiliriz.Takriben 1970li senelerde Boşnakça ana dilin konuşulduğu not edilmiştir
Köyün Eski Kültürel Hayatı İle İlgili Bilgiler
Mehmet Kızılkayanin torunuyum, çocukluğumuzda hatırladığımız Ördekgölü köyü cok güzel, yemyesil, ve kalabalik bir köydü.Köyün eski hali sadece hayallerde ve anne ve babalarimiz Potak cevresinde cekilmis bir kac fotografinda kalmistir.Çesitli sebeplerden dolayi köyden kentte göc eden halk köyü ilgisizlige terketmis ve bugünkü hale getirmistir. Oysa ki, yillar önce Balkanlardan Anadolu’ya getirdikleri bir kültür varmış ki zamanla yok olup gitmis..toplumlar kültürlerini yasatabildikleri sürece var olmuslardir.Şimdilerde Boşnak kültürü denildiginde akla sadece pita gelmektedir.Temennim köy halkinin ya da Ördekgölü köylüyüm diyenlerin bir araya gelip en azindan bir kültür derneği kurmalarıdır. Ördekgölü köyünde bir cok hatiranız olduğunu unutmayin .Köyünüzü ve Boşnak kültürünü yaşatmak için el ele verin. Hiç birsey için geç kalınmış değil.Tüm Ördekgölü köyü halkiıa selam ederim…..Yasin Kilinc
Tüm Ördekgölü halkı olarak toprağımıza,gelenek ve göreneklerimize lütfen sahip çıkalım.Köyümüz doğduğumuz yer başkalarının köyü olmasın .Boşnak köyü olarak kalsın.Eski beraberlik içindeki köy günlerini tekrar yaşamak dileğiyle tüm köylülerime sevgi ve selamlar.
Ahmet Dinler: Ördekgölü doğumluyum,Bundan 10-15 yıl öncesine kadar yeşiliği ile adeta bir cennet köşesini andıran köyümüz maalesef ki ağaca ve yeşile olan ilgisizlik ve su sıkıntıları nedeni ile hızla karasallaşmaktadır.6 mayıs hıderellez şenlikleri ile özdeşlenen Potak bölgesi maalesef geleneklerden uzaklaşılması ve ağaç kesimlerinden dolayı eski görünümünden cok uzakta,yine de köyümüzde öz ve Potak bölgesinde bulunan mağaralar,resimli kaya, Arap kızın penceresi,gavur damı görülmeye değer.Her ne kadar Boşnak kültüründen uzaklaşılsa da pitanın damaklardaki tadı sürmeye devam ediyor,tüm hemşerilerime sevgilerimle…..
KÖYDE YAŞAYAN BOŞNAK SÜLALELERİ
Terziç-AKTAN SOYADINI ALDILAR
Bakaliç- ÇETİN SOYADINI ALDILAR
Mancıkiç- ÇELİK SOYADINI ALDILAR
Çayiç- ÖZGÜR VE ÜSTÜN SOYADINI ALDILAR
Begoviç- GÜRKAN SOYADINI ALDILAR
Orohas-KAPLAN SOYADINI ALDILAR
Tetriyaviç- YAŞAR SOYADINI ALDILAR..
AVŞAR KÖYÜ (KARA BOŞNAK )

Ankara iline 101 km, Polatlı ilçesine 27 km uzaklıktadır.2023 nüfusu 44 ‘tür.Rakımı 1100 olan bu köy yörenin en yüksek köyüdür.Yayla tipi yerleşme olan köy, Şabanözü,Oğuzlar, Müslüm, Karaahmet ve Hacıtuğrul köyleri ile komşudur. Köyün ismini Boşnakların iskânından çok daha evvel burada yerleşik olan Avşar aşiretine mensup gruplardan aldığı kuvvetle muhtemeldir. Buna rağmen köyün yakın zamana kadar “Burhaniye” olarak da anıldığı tespit edilmiştir. Köy nüfusuna kayıtlı orta yaş üstü kişilerin kimliklerinde halen Burhaniye yazdığı gözlemlenmiştir.
Son derece taşlık bir arazisi vardır.Yanıbaşındaki meşelikler sayesinde yeşil bir yapı arzeder.Avşar köyü Polatlı’nın Çile Dağı zirvesine yakın konumlanmış, çok küçük bir orman köyüdür. Polatlı’ya Ayaş yönünde 25 km uzaklıktadır. Anayoldan 5 km’lik şose bir yolla köye ulaşılabilir. Yazın 10 hane kadar oluyorlardı. Kışın sadece 5 hane kalır. Çoğu birbiriyle akrabadır.1944 yılında yapılan cami, köy konağı, içme suyu ve kanalizasyon şebekesi bulunmaktadır. Kuşsivri tepe ve Hırsızkayası tepesi gibi yükseltiler bulunan yörede Dutderesi akarsuyu vardır. Bölgede buğday, arpa, nohut, mercimek ve ayçekirdeği, bahçelerde ise kayısı, erik, vişne, elma, ayva, armut, dut ve ihtiyaca göre sebze yetiştirilir.
Koyun, keçi ve yerli ırk sığır besiciliği yapılır.Boşnak geleneğinin hakim olduğu köyde ekmek olarak bazlama ekmeği yenir.
Boşnakların Köye Yerleşmesi
Boşnak muhacirlerin Ankara’ya iskânı 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi’nin ardındandır. Avşar’a iskân edilmeye başlayan Boşnakların geldikleri yerler tespit edilebildiği kadarıyla 1909 senesinde, günümüzde Karadağ sınırları içerisinde yer alan Kolaşin’den göç eden Boşnaklar da Ankara’ya iskân edilmiştir.1912 yılında da köye yerleşenlerin olduğuna dair kaynağa rastladım. Ama bu köyün 1912 yılında bu göçlerle kurulduğunu iddia etmesi bilginin sıhhatini zayıflatmaktadır. Başka bir kaynakta ise 1909 da yola çıkıp 1910-12 gibi yerleştikleri yazar.
Avşar aşiretine mensup grupların rüzgâr sebebiyle Yozgat‟a gitmelerinin ardından uzunca bir süre boş kalan köye ilk olarak Sarı Boşnaklar iskân edilmiştir. Ancak bunlar köyde kalıcı olamamışlardır. Edinilen bilgilere göre köye yerleştirilen 30 hane Sarı Boşnaktan 28‟i burayı terk ederek Balıkesir‟in Ayvalık ilçesine bağlı Sarımsaklıya gitmiştir. Avşar köyünün bugünkü sakinleri olan Kolaşin Boşnaklarının buraya gelişi ise Sarı Boşnakların burada iskânlarından kısa bir süre sonradırİşte Ankara Polatlı Avşar Köyüne iskan edilen Boşnaklar da Karadağ Kolaşin’den gelen Boşnaklardır.Ankara’da iskân edilen Boşnaklar arasında gelinen yere göre “ Sarı Boşnak” ve “Kolaşin” ayrımının olduğu anlaşılmaktadır. Sarı Boşnak olarak nitelenenler Tuzla, Hersek, Mihyaç, Travnik, Banja Luka (Banaluka), Mostar, Bihke, Krayina ve Saraybosna’dan hicret etmiş olanlardır. Boşnak denilince akla gelen ilk grup da bunlardır ve çoğunluğu oluşturmaktadırlar.
Bu konuda edinilen bir diğer bilgi ise Kolaşin’den 1902 senesinde göç edildiğidir. Denizyolu ile geldikleri sırada aralarında ölenlerin olduğu ve bunların denize atıldığı hatırlananlar arasındadır. Kolaşin‟den yola çıkan Boşnak muhacirlerin Türkiye‟ye ulaştıktan sonra iki gruba ayrıldığı ve yine gemilerle iskân bölgelerine sevk edildikleri anlaşılmaktadır. Bunların sevk yerleri Amasya ve Adana‟dır. Avşar köyüne yerleşen Boşnaklar Amasya‟ya sevk edilen grup içerisinde yer almaktadır.Kolaşin‟den gelen Boşnaklar 10 hane olarak Avşar köyüne iskân edilmişlerdir. Muhacirlerin köye gelişi kağnılar ve at arabaları vasıtası iledir. Köye gelip yerleşen ilk muhacirler arasında Agah, Beşir, Ayşe, İsmail, Halil (d. 1838/Kolaşin) ve Şerif ismindeki şahıslar bulunmaktadır. Köyde Hacıbuliç, Pepiç, Luşkoviç ve Karadan lakaplı aileler halen yaşamlarını devam ettirmektedir. Sarı Boşnakların burayı terk etmesi neticesinde köy, Kolaşin Boşnaklarının yaşam alanı olmuştur. Köy günümüzde de demografik yapısını korumaktadır
Amasyanın Merzifon ilçesine bağlı Gümüşhane köyüne iskân edilen Boşnaklara burada devlet tarafından bir dönüm kadar tütünlük verilmiştir. Lakin bu miktar arazi onların geçimlerine yetecek mahiyette değildir. Bunun yanında yerli halkla aralarında ciddi anlaşmazlıklar meydana gelmiştir. Muhacirler, o an içerisinde bulundukları durumu “Biz gâvur ülkesinden kurtulduk geldik İslam ülkesinde huzur yok.” şeklinde ifade etmişlerdir. Belirtildiğine göre ileri seviyeye ulaşan bu huzursuzluklar neticesinde muhacirler Ankarada bulunan Bahtiyar Paşaya ulaşmış ve durumu ona iletmişlerdir. İddia edildiğine göre Bahtiyar Paşa muhacirlere Orta Anadoluyu gezmelerini istemiş uygun gördükleri yerde iskân edileceklerini taahhüt etmiştir. Bunun üzerine muhacirlerin bir kısmı Sivrihisar‟a yerleşirken diğer kısmı da Avşar köyüne iskân edilmeyi talep etmiştir. Avşar köyünün tercih edilmesinin temel sebebi o sırada burada bulunan Sarı Boşnak‟ların kendilerine destek olacakları düşüncesidir.Daha önce Merzifon‟da yaşanan huzursuzluk nedeniyle nispeten ücra bir yerin tercih edildiği de ihtimal dâhilindedir. Muhacirlerin Avşar Köyünde iskânları muhtemelen 1915-1916 yıllarındadır. Zira arşiv kayıtlarından 1915 senesinde muhacirler için Avşar Köyünde yoğun bir inşaat faaliyetine girişildiği anlaşılmaktadır.
Köye gelen Boşnaklara ev ,yiyecek,sağlık vb alanlarda yardım yapılmıştır.Boşnakların yerleştirildiği alanların da tarıma kazandırılması sağlanmış özellikle de burdaki arabacılar sayseinde taşıma hizmetleri de kolaylaştırılmıştır.
1915 senesi içerisinde inşaat giderleri konusunda en çok Avşar ve Çimenceğiz Köylerinin isimleri geçmektedir. Bu yıl içerisinde Avşar köyünde iskân edilen muhacirler için 46.602 kuruş harcanmıştır. Muhacirler için yapılan harcamaları gösteren üç ayrı cetvelde Avşar köyü de sarf edilen paraların önemli bir kısmının inşaat malzemesi ve inşaatta çalışanların ücretleri olduğu görülmektedir. Avşar köyünde inşaat işlerinde istihdam edilen işçilerin ücretleri 34.908 kuruş 12 paradır. Bu miktarın 21.770 kuruş 33 paralık kısmı Eylül, Ekim ve Kasım aylarında sarf edilmiştir. Avşar köyünde inşa edilen meskenlerde kullanılmak üzere 20 çift kapı kolu ve 160 adet camın satın alındığı kayıtlara yansımıştır. Buna göre 160 adet camın bedeli 912 kuruş 32 paradır. 20 çift kapı kolunun bedeli ise 38 kuruş 20 paradır. Belirtildiğine göre 303 kuruş 30 para da inşaatta kullanılan diğer malzemeler için sarf edilmiştir.Avşar köyünde inşaat işlerinde istihdam olunan kişilerin isimleri kayıtlarda yer almaktadır. Buradan, istihdam edilen kişilerin neredeyse tamamının Rum kökenli oldukları anlaşılmaktadır.
Bunun dışında başka alanlarda da yardımlarda bulunulmuştur. Mesela Avşar ve Çimenceğiz köylerine toplamda 5.535 kuruşluk yemeklik zahire yardımı yapılmıştır. 1915 senesi içerisinde vefat eden muhacirlerin defin işlerine sarf edilen miktar ise 38 kuruştur.
Ankara’da bulunan Çimenceğiz, Ördekgölü, Kesikkavak ve Fevziye köyleri Sarı Boşnak’tır. Ankara’da bulunan tek Kolaşin yerleşim alanı ise günümüzde Polatlı ilçesi sınırları içerisinde yer alan Avşar (Burhaniye) köyüdür.
1925 yılında Karadağ’dan glen göçmenler de yerleştirilmiştir.Eski Adı Burhaniye’dir.Mutfak kültürü konusunda Boşnak böreği, Boşnak tatlısı, roja tatlısı, kabak böreği, ıspanak böreği, hurmitsa tatlısı, mısır ekmeği Boşnakların mutfak kültürüne aittir.Köyde ayrıca Geleneksel yemek olarak Boşnak böreği, dilanik , kaçamak,tikvanik (kabaklı börek), masanitsa, drobneça, potoblika yapılır.
AVŞAR KÖYÜNDEN ŞEHİTLER
Köyden Ali oğlu Hüseyin ve Osman oğlu Nuri Kurtuluş Savaşı sırasında şehit oldular.Başka bir kaynakta 50 şehit vermişlerdir diye yazar.Ancak resmi kaynaklarda sadece 2 kişi yazar.Yakın dönemde Türk Silahlı Kuvvetlerinde üst düzey rütbelerde görev yapmış olan muhacir kökenli vatandaşlar bulunmaktadır. Mesela Avşar köyü doğumlu E. Tuğgeneral Mehmet Ali Erdoğan. Mehmet Ali Erdoğan 1994-1995 yıllarında Bosna Barış Gücü Komutanı olarak görev yapmıştır.
HAYMANA BOŞNAK KESİKKAVAK KÖYÜ

Türkiyeli Boşnaklar serisinde bu kez yolumuz Ankara’nın Haymana İlçesine Boşnak Kesikkavak’a düştü. 2023 yılı nüfusu 82 ‘dir.olan Köy bağlı olduğu Haymana’ya 65 km ,Ankara’ya ise 80 km. uzaklıktadır. Köye Bosna’nın Hersek ve Krayina bölgelerinden Boşnak muhacirler iskan edilir. Eski ismi Kadiriye olan Kesikkavak Köyü’nden önce Boşnaklar, Ankara’da oluşturulan Boşnak mahallesine -Hamamönü –yerleştirilir. Arkasından köye başka bir kaynakta yazdığına göre ilk etapta 82 hane yerleşir. Günümüzde 18 hane olmasına karşılık kışın sadece 4 hane kalmaktadır. .Köyde Sarı Boşnak olarak adlandırlan Hersek ve Bosna kökenli Boşnaklar yaşar.Burası Bizans dönemine kadar geri giden çok eski bir yerleşim geçmişine sahiptir. Daha yakın dönemde Rumlar‟ın da burada yaşadığı bilinmektedir. Kesikkavak arazisi, Boşnakların iskânı sırasında boş bir alan olup, bundan evvel Kadıköy‟ün yaylağı durumundadır.Köy arazisinde oldukça fazla kavağın bulunması, bu kavakların Kadıköy halkı tarafından kesilmesi ve ayrıca burada Boşnak muhacirlerin iskânı nedeniyle bu alana “Boşnak Kesikkavak” adı verilmiştir. Cumhuriyet döneminde ise, milliyet belirteci olan Boşnak kısmı kaldırılarak köy, sadece Kesikkavak olarak anılmaya başlanmıştır. Köyün diğer bir ismi de bazı kaynaklarda Boşnakköy olarak geçiyordu.
Kesikkavak’ta İlk Boşnak Yerleşimi
Boşnak muhacirlerin Ankara’ya iskânı 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi’nin ardındandır. Ankara’ya iskân edilmeye başlayan Boşnakların geldikleri yerler tespit edilebildiği kadarıyla Tuzla, Hersek, Mihyaç, Travnik, Banja Luka (Banaluka), Mostar, Bihke, Krayina ve Saraybosna’dır. Ayrıca 1909 senesinde, günümüzde Karadağ sınırları içerisinde yer alan Kolaşin’den göç eden Boşnaklar da Ankara’ya iskân edilmiştir. Göçler esnasında gemilerle ve karayolu güzergâhını takip ederek Ankara’ya ulaşan muhacirler bulunmaktadır. Boşnakların bir kısmı Belgrad, Niş ve Sofya hattından Edirne üzerinden karayolu ile, bir kısmı ise Adriyatik kıyısındaki limanlardan gemilerle İzmir ve İstanbul’a sevk edilmiştir. Kolaşin’den sürülen Boşnaklar deniz yolu ile İstanbul’a ulaşmıştır. Bunların bir kısmı iskân için gemilerle Adana’ya, bir kısmı ise Merzifon’a sevk edilmiştir. Merzifon’a sevk edilen grup yaşadıkları sorunlar nedeniyle burada kalıcı olamamış ve kısa bir süre sonra iskân için Ankara’ya gitmişlerdir.
Kesikkavak Köyü’ne ise ilk Boşnak göçleri 1904 tarihinde yapıldığına dair bilgiler olsa da ilk yerleşimin 1901 yılına ait olduğu belgelerde yerleşim olduğu görülmektedir. Kesikkavak Köyü’ne Bosna’dan gelen muhacirlerin Hersek ve Krayina ‘dan geldiğini ifade edelim. Köye Hersek yöresinden 1901 yılında 11 hane ve 56 nüfus gelip iskan edilmiş ve onlara 87 hane yapılmıştır. Köye 1904 yılında da 6883 kişilik Boşnak kafile içinden de iskan gerçekleştirilmiştir.Köy 1901 yılında Kadiriye ismiyle kurulmuştur. 1927 yılında hmetli köyünde de 25 hanede 87 olmak üzere toplamda Ördekgölü ve Boşnak Kesikkavak köylerinde 56 hanede 172 Boşnak nüfus vardır.Bazı Boşnak muhacirlerin önce Polatlının Karapınar köyüne,ordan da bir müddet Kesikkavakta kaldığı arkasından da Çimenceğiz’e yerleştiğine dair bilgiler de mevcuttur.Boşnakların iskanı için oluşturulan mahal olan Haymana’ya bağlı Cingirli köyüne Kesikkavak köyünden 13 hane Boşnak yerleştirildiği fakat daha sonra burdan tekrar Kesikkavak’a dönen Boşnaklar da olmuştur.
Krayina bölgesinden gelen muhacirlerin Bosna, Sancak, Kosova ve Makedonya (Üsküp) güzergâhını kullanarak trenle Selanik‟e geldikleri bilinmektedir. Selanik‟e ulaşan muhacirler burada iki kola ayrılmıştır. Bunlardan bir kısmı gemilerle İzmir Limanı‟na çıkanlardır. Geri kalan 1.000 kadar muhacir ise Drama üzerinden Edirne‟ye ulaşmıştır. Kesikkavak köyünde iskân edilen muhacirler İzmir üzerinden ülkeye giriş yapmış olanlardır. Muhacirlerin İzmir‟den Kesikkavak‟a gelişleri ise karayoluyladı.
KÖYÜN İSMİ NERDEN GELMEKTEDİR ?
Kesikkavak Köyü’nün bulunduğu arazi daha önce Kadıköy’ün yaylağı durumundaydı.Çok fazla sayıda kavak bulunan bu arazide kavaklar Kadıköy halkı tarafından kesildiği için Kesikkavak ismiyle anılır.Boşnak iskanı yapıldığı için de ” Boşnak Kesikkavak “adıyla anılan köyün ismi cumhuriyet döneminde Boşnak ibaresi kaldırılmış ve sadece Kesikkavak olarak anılmaya başlamıştır.Köyün yakınlarında eski ismi Emirler olan ve daha sonra Emirlerl Kesikkavak olarak adlandırılan köyle karıştırılmamalıdır.
Kesikkavak’ın bulunduğu yerde daha önceden olan (Eti ve Rum )iki köyün kalıntısı vardır. Köyün geçmişi Bizans dönemine kadar dayanmaktadır. Boşnaklardan önce Rumların yaşadığı bilinmektedir. Boşnaklar işte bu köylerin kalıntısı üzerinde köylerini inşa etmişlerdir. Burada bulunan taşlar ile evlerini yapmışlardır. Evleri 4’er aile bir arada oturacak şekilde ve birbirine yanaşık şekilde kurmuşlardır.2 göz bir ahır şeklinde olan bu konutlar devlet tarafından yaptırılmıştır. Ancak Kesikkavak’a yerleştirilen Boşnaklar arazi anlaşmazlığı nedeniyle komşu Gedik köyü sakinleri ile anlaşmazlığa düşerler.
Boşnakların Çilesi
Devlet 1901 yılında aldığı kararla 160 evin yapılarak Boşnaklara tahsis edilmesini istedi. Evlerin yapılmasında yerli ahali de kendilerine düşen payı almak için birbirleriyle yarışırcasına çalışıyordu. 1903 yılında yaşanan şiddetli kışın ardından evlerde çökmeler yaşanmıştır.Bunun nedeni evler yapılırken damlara ÇORAK konulmaması (Toprak) ve yağmurlar ve kış şartlarıdır. Bu olay evlerde kar ve su baskınlarına yol açmış, bu da köyün yarısının hastalıklardan( Zatürre) ölümlere neden olmuştur. Evlerin içine giren suların yatmaya imkan vermemesi üzerine odunlar kesip onların üzerine yatmaya ve oturmaya başlamışlar. Bu durum karşısında komşu Karahocalı Köyünden Mehmet Ağa, Kaymakama başvurarak Boşnakların Kadıköy ve kendi köyleri arasında paylaşılmasını istemiş ve bu teklif kabul edilmiştir. Boşnaklar o kışı Karahoca ve Kadıköy’de geçireceklerdir. Karahoca camiisinin tamirini de yapan boşnakların bir kısmı köye geri dönerken bir kısmı da farklı mahallere gidip yerleşecektir.
Muhacirlerin iskanı sırasında yaşanan sorunlardan biri de yerli halk ile olan arazi anlaşmazlıklarıdır. İşte bunlardan biri de Kesikkavak Boşnakları’nın da başına gelmiştir. Kesikkavak köyü halkı Gedik köyü halkı ile bu konuda sorun yaşamıştır. Bunda en büyük sebep miri arazinin muhacirlere verilmesine karşın yerli halkın bu topraklarda hak iddia etmesidir.
Boşnaklara Yapılan Yardımlar.
İskan edilen her muhacire yapılan yardımlar Kesikkavak Boşnaklarına da yapılmıştır.Bunlar ev,yiyecek,tarım aleti yardımı ,hayvan,paravergi muafiyeti gibi olanlar sayılabilir.Kesikkavak Köyünde iskân edilen Boşnak muhacirlere birer öküz parası yardımında bulunduğu bilinmektedir. Bu sayede iki hane birleşip öküzlerini bir koşuma katmak suretiyle tarlarını sürmüşler ve diğer zirai işlerini gerçekleştirmişlerdir.Kesikkavak’a yerleştirilen Boşnaklar için 1901 yılında 170 hane ev yapımına başlanmıştır.Diğer bir kaynakta ise 87 hane geçmektedir.Evlerin çatıları üçgen yapılıdır.Yapısı ise L şeklindedir.
İskan edilen muhacirlerin bazıları hemen tapularını almışken bazıları geç almıştır.Mesela Kesikkavak Köylüleri 1952 yılında tapularını alarak “gecikenler “arasında olmuştur.
Kesikkavaklı Boşnaklar Savaşa Katılıyor..
I.Dünya savaşına 33 aile reisi savaşa katılır. Aileler başka yerlerdeki Boşnak tanıdıklara yerleştirilir.5 kişi geri dönmüştür. Köyde 3 şehit vardır bu dönemden.. Bunlar Mehmed oğlu Niyazi,Hüseyin oğlu Hurşit ve Fazlı oğlu Süleyman’dır.
Köy Sakarya Savaşı sırasında Sahra hastanesi olarak kullanılmıştırYunan ilerleyişinin Çal Dağı‟na kadar ulaşmasının ardından ise belirtildiğine göre sahra hastanesi Tatar muhacirlerin iskân alanı olan daha kuzeydeki Cayraz köyüne nakledilmiştir.
Köyden göçler bir hayli çok olmuştur. Bunun nedeni iş olanağının olmamasıdır.. Kesikkavaklılar başta Ankara olmak üzere ve dünyanın her tarafına dağıldılar..
Kesikkavak Köyü ve Boşnaklarının Son Durumu
Köyde şu an 2 hane Kürt kökenlidir..Köyde geri kalan haneler ise Boşnak.. Köyden çıkan Boşnaklar meslek olarak genelde doktor,asker ve öğretmen ağırlıklıdır ..Köydeki Boşnakların sülaleleri ise Topaloviç,Zekiç ve Çaiç ‘tir.
ÇİMENCEĞİZ KÖYÜ BOŞNAKLARI

Köy Çile Dağı’nın güneybatı yamaç eteklerinde bulunmakta olup ilçe merkezine 11 km, Ankara il merkezine 85 km uzaklıktadır. Beyceğiz, Çekirdeksiz, Şabanözü ve Yağmurbaba mahalleleri ile komşudur. Ovaya hakim bakı teraslarına sahiptir. Kışın 20 yazın 40 hane ikamet eder. Köyün nufus 60dır.Köyün eski ismi Osmanlı Kaynaklarında LütfiHamidi olarak geçer.Daha sonra ise İnceğiz ma’a Çemen olmuş daha sonra da Çimenceğize dönüşmüştür. Çimenceğizli olup da köyde yaşamayanlar Polatlıda ikamet ederler.Köyün 15 hanesi Boşnak geri kalanlar karışık evlilik yapmıştır. Bunlar arasında muhacir,Tatar,Kürt ve Manavlar oluşturur.
Boşnakların Köye Yerleştirilmesi
Köye ilk olarak iskân edilen muhacirler Tatarlardır. Tatarların önemli bir kısmının köyü terk etmesinin ardından buraya Boşnak muhacirler iskân olunmuştur. Boşnakların geldiği sırada Tatar muhacirlerinden Salim Ağa ve ailesi dışında köyde Tatar muhacir bulunmamaktadır. Boşnakların köye tam olarak ne zaman yerleştikleri hakkında net bir bilgi mevcut olmasa da, Çimenceğiz‟e iskân edilen Boşnakların 1903 senesinde Ankara‟ya geldikleri yapılan saha araştırmaları neticesinde tespit edilmiştir.
Günümüzde adı resmî olarak Çimenceğiz olan köye yerleşen muhacirlerin Saraybosna ,Bihke ve Travnik’ten gelmişlerdir. ve neredeyse tamamı akrabadır. Gelişleri esnasında yolda ölenlerin olduğu günümüzde hâlen hatırlanmaktadır. Geliş esnasında inanılması zor olsa da anlatılan, İstanbul Boğazından Boşnakların at arabalarını yüzdürerek geçirdikleridir
Osmanlı döneminde “Mir-i arazi” statüsünde olan bölgeye 1906 yılında Rumeli’nden gelen Boşnak göçmen aileler yerleştirilir. Osmanlı Arşivleri’nde konu ile ilgili olarak şu belge bulunmaktadır: “Ankara’nın Haymana kazasında Rumeli muhacirleri için teşkil edilen mahalleye “Selimiye”isminin verilmesi Daha sonraki yıllarda köyün adı Çimenceğiz olarak değiştirilir. Çünkü Üçpınar Mahallesinin de ilk adı Selimiye’dir. Çimenceğiz’e yerleşen Boşnaklar 1903 senesinde Ankara’ya ulaşmış, ilk olarak bunların Ankara’nın merkezinde iskânına teşebbüs edilmiştir. İskân için gösterilen alan iddia edildiğine göre günümüzde Gençlik Parkı’nın bulunduğu yerdir. Dönemde önemli bir sorun teşkil eden sıtma tehlikesi nedeniyle buraya yerleşmek istemeyen Boşnaklar birkaç mahal daha dolaştıktan sonra nihayet Çimenceğiz’de karar kılmışlardır1903 yılında Ördekgölü köyünden Çimenceğiz’e yerleştirilen Boşnaklar olmuştur. Gelen Boşnaklar Saraybosna’dan gelmişlerdir. Bunun yanında Karapınar köyüne yerleşirilip buradaki bataklık yüzünden Kesikkavak’a gidip bir süre yerleşip oradan da Çimenceğiz’e gelip yerleşen Boşnaklar da vardı.Köyde Toriç ve Smayiç sülaleleri vardır.
Köyde Boşnak adet ve gelenekleri unutulmuş Boşnakça ise yaşlılarda bile konuşulmamaktadır.Bu durum köyün giderek asimilasyona uğradığının göstergesidir.

Muhacirlere Yapılan Yardımlar
Osmanlı Devleti göç eden tüm muhacirler için elinden geleni yapmaya çalışmıştır. Bunların aynısını Çimenceğize yerleşen Boşnaklar için de yapmışlardır. Başta meske,zahire ,hayvan,tohum vb gibi yardımlarda Avşar ve kendi köyleri için toplamda 5535 kuruşluk zahire yardımı yapılmıştır. Bunun yanında 1915 yılında ölenler için de defin yardımları da yapılmıştır. Yine o dönemde en çok konut yardımı yapılan köylerden biridir.

Muhacirlerin göç sonrasında diğer katkısı gastronomi alanındadır. Farklı coğrafyalardan gelen muhacirler yemek kültürlerini de Haymana’ya taşımıştır. Boşnaklarla birlikte Kabak böreği,Boşnak böreği, hurmitsa tatlısı, Boşnak tatlısı, Ispanak böreği, roja tatlısı,mısır ekmeği ile tanışmıştır.
HAYMANAYA BOŞNAKLARIN İSKANI VE HAYMANA BOŞNAKLARI
Hazırlayan: Şevket KOÇ
Haymana ilçesi günümüzde Ankara’ya bağlı olup Nüfusun meslek, yaş ve cinsiyet gruplarına göre dağılımını gösteren kesin bilgiler bulunmamakla birlikte, % 90`ı tarım ve hayvancılık, %10`unun ise ticaret ve hizmet sektöründe faaliyet gösterdiği söylenebilir. Haymana nüfusu 2024 yılına göre 27.241’dirİlçede Türkler, Kürtler, Tatarlar, Boşnaklar, Arnavutlar, Gürcüler, Çerkesler, Lazlar, Romanlar, Bulgaristan ve Erzurum’dan gelen muhacirlerin yanında Sivrihisar’dan, Güdül’den, Beypazarı’ndan, Kayseri’den, Niğde’den, Malatya’dan, Yozgat’dan, Isparta’dan, Trabzon’dan daha çok ticaret yapmak üzere gelip yerleşen birçok aile yaşamaktadır.Birçok farklı millete, aşirete ve boylara ev sahipliği yapan Haymana renkli bir sosyal yapıya sahip olmuştur. Bu sosyal yapı sayesinde ise farklı kültürler Haymana topraklarında yeşermiş ve Haymana’nın ortak kültürünü oluşturmuştur. Bu ortak kültür günümüzde de varlığını sürdürmektedir

BOŞNAKLARIN GÖÇÜ
1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi’nin ardından Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Bosna-Hersek coğrafyasını işgale koyulmuştur. Yeni durum karşısında ilk etapta bahsi geçen coğrafyadan göç edenlerin sayısı çok fazla değildir. Ancak sonraki süreçte Avusturya-Macaristan idaresinin yönetimi tamamen ele alması ve otoritesinin sağlamasının ardından bölgede giriştiği faaliyetler bahsi geçen coğrafyadan Boşnakların kitleler halinde göç etmelerine neden olmuştur.
Yaşananlar karşısında Bosna-Hersek coğrafyasından 150 bin ila 300 bin arasında göçmen Anadolu’ya hicret etmiştir. Gelen göçmenlerin iskân edildiği alanlardan birisi de Haymana kazasıdır.
Haymana Boşnakları, 1887-1890 yılları arasında Sırbistan‘ın Krayina bölgesinden Selanik’e, oradan da İstanbul’a göç etmişlerdir. İstanbul’dan da trenle Haymana‘ya taşınarak buraya yerleştirilmişlerdir. O yıllarda Haymana‘da 8 Boşnak köyü kurulmuştur
Başka bir kaynakta ise Boşnakların Haymana kazasına gelişleri 1889-1912 yılları arasına denk gelmektedir. Buraya iskân edilen Boşnaklar için müstakil köyler tesis edildiği arşiv kayıtlarına yansımıştır.
Köylerin bulunduğu alanların isimleri şu şekildedir:
Haymana-Selimiye
Ördekgölü-Burhaniye-74 hane-728 nüfus-Tuzladan
Kesikkavak-Kadiriye-11 hane-56 nüfus-Hersekten
Yaylakonak-Süleymaniye-6 hane-22 nufus-Mihyac’tan
Çingirli-Barutlu-Hamidabat-26 hane-116 nufus-Travnikten
Hoşularöreni-Ahmediye-57 hane-226 nufus-Banjaluka’dan
Karapınar-Bayezit-4 hane-14 nufus-Mostar’dan
Üçpınarlar-Tevfikiye-1 hane-9 nufus-Bihaç’tan
Tatarhamazlı-Fatih-15 hane-36 nufus-Saraybosnadan
Bu köylerden bazıları günümüzde Polatlı ilçesine bağlıdır.Soldaki isimler şimdiki isimleri olup sağdaki eski ismidir.Yukarıda isimleri zikredilen yerleşim alanlarından bazıları günümüze kadar ulaşamamıştır. Fakat halihazırda eski Haymana coğrafyasında varlığını devam ettiren Boşnak yerleşim alanları bulunmaktadır. Bunlar Ördekgölü (Polatlı), Kesikkavak (Haymana), Çimenceğiz (Polatlı) ve Avşar (Polatlı) köyleridir.
Kesikkavak köyüne yerleşen Boşnakların Haymana’ya gelişleri 1901-1904 seneleri arasında kafileler şeklinde olmuştur. Hersek ve Krayina bölgesinden göç eden Boşnaklar gemilerle İzmir’e ulaştıktan sonra karayolu güzergahını takip ederek Haymana’ya gelmişlerdir.
Ördekgölü köyüne Boşnakların yerleşmesi 1901 senesinden sonradır. Köye iskân edilen Boşnakların geldikleri yerler Saraybosna, Banjaluka ve Travnik’tir.Karayolunu takipederek İstanbul’a ulaşan muhacirler ardından tren vasıtasıyla iskân için Ankara’ya gönderilmişlerdir. Bunlar bir süre Zir kazası dahilinde bulunan geçici iskân alanında bekledikten sonra Ördekgölü’ne gelip yerleşmişlerdir. Çimenceğiz’e yerleşen Boşnaklar 1903 senesinde Ankara’ya ulaşmış, ilk olarak bunların Ankara’nın merkezinde iskânına teşebbüs edilmiştir. İskân için gösterilen alan iddia edildiğine göre günümüzde Gençlik Parkı’nın bulunduğu yerdir. Dönemde önemli bir sorun teşkil eden sıtma tehlikesi nedeniyle buraya yerleşmek istemeyen Boşnaklar birkaç mahal daha dolaştıktan sonra nihayet Çimenceğiz’de karar kılmışlardır.
Avşar köyüne yerleşen Boşnaklar ise Karadağ’ın Kolaşin bölgesinden göç ederek Anadolu’ya gelenlerdir. Bunlar ilk olarak yerleşim için Amasya’ya gönderilmişlerdir. Ancak burada tutunamayan Boşnaklar yer arayışları içerisine girmişler ve ardından Ankara’ya gelmişlerdir. Boşnakların Avşar köyüne iskânları 1915-1916 senelerinde olduğu muhtemeldir. Zira bu tarihlerde bahsi geçen alanda muhacirler için meskenler inşasına girişildiği arşiv vesikalarına yansımıştır.
BOŞNAKLARIN KATKILARI
Boşnak ve Türk muhacirler sayesinde bahsi geçen coğrafyada sebze kültürü yaygınlık kazanmıştır. Üreminin artmasının ticari alanda da yansımaları söz konusudur. Demiryolu ulaşımı sayesinde ihtiyaç fazlası ürünler İstanbul’a ulaştırılarak piyasaya arz edilmiştir.
HAYMANADA BOŞNAK MUTFAĞI
Muhacirlerin Haymana’ya bir diğer katkısı gastronomi alanındadır. Farklı coğrafyalardan gelen muhacirler yemek kültürlerini de Haymana’ya taşımıştır. Boşnaklarla birlikte Haymana kabak böreği, Boşnak böreği, hurmitsa tatlısı, Boşnak tatlısı, ıspanak böreği, roja tatlısı, mısır ekmeği ile tanışmıştır.
DÜNYA SAVAŞI VE KURTULUŞ SAVAŞINDA HAYMANALI BOŞNAKLAR
Muhacirler ve muhacir kökenli vatandaşlar gerek I. Dünya Savaşı ve gerekse akabinde gerçekleşen İstiklal mücadelesi sırasında önemli yararlılıklar göstermişlerdir. Millî Mücadele yıllarında milis güçlerle düşmana karşı savaşan Çerkes Ethem birlikleri arasında Hacımuratlı köyü sakinlerinden Bülestan Usta, Ali Mirza Demir ve Halit isimli kişiler de vardır. Yunan işgali sırasında Boşnakların yerleşim alanlarından olan Kesikkavak’ın bir süre sahra hastanesi olarak işlev gördüğü alan araştırmaları esnasında edinilen bilgiler arasındadır.Aynı zamanda isimleri tespit edilen ve Karapınar,Kesikkavak ve Avşar köyünden olan 9 Boşnak muhacir vardır.
YÖNETİM VE ASKERLİKTE BOŞNAKLAR
Yakın dönemde Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde üst kademelerde vazife ifa etmiş bulunan Haymana doğumlu muhacir kökenli vatandaşlarda bulunmaktadır. Tespit edilebilen ikisi Karapınar köyünde doğan E. Tuğgeneral Necdet Tuna ve Avşar doğumlu E. Tuğgeneral Mehmet Ali Erdoğan’dır. Erdoğan 1994-1995 senelerinde Bosna Barış Gücü Komutanlığı vazifesini üstlenmiştir. Muhacir kökenli vatandaşlar ilerleyen süreçlerde siyasi alanda da aktif rol almışlardır. 1971-1973, 1973-1977 ve 1989-1994 dönemlerinde Polatlı ilçesi Belediye reisliği (DYP) yapmış olan Tatar kökenli Fikret Sururi Evirgen (1934-2004) buna iyi bir örnektir.
-https://www.haymana.gov.tr/ilcemiz-nufusu
-nufusu.com
-Dr. Yunus Pustu ,Osmanlı Döneminde Haymana’ya Muhacir İskânına Genel Bir Bakış..Sakarya Zaferi ve Haymana V,Yayına Hazırlayanlar Temuçin F. Ertan ,Hakan Uzun
Ankara – 2023
-Enver YURTDAŞ,Haymanadaki Aşiretler ve Boylar,Haymana Belediyesi Başkan Yrd,Sakarya Meydan Muharebesinden Cumhuriyetin 100.yılına Haymana,Ankara • 2025
-wikipedi
-nufusune.com
-bosnakhaber.com
-Osmanlı Döneminde Haymanaya Muhacir İskanına Bir Bakış,Yunus Pustu,Sakarya Savaşı ve Haymana Sempozyumu
– XIX. Yüzyıldan XX. Yüzyıla Ankara’da Göç ve İskân (1856-1918),Yunus Pustu
-Bosna Hersek!ten Türkiye’ye Göçler (1878-1934),Fahriye Emgili,Doktora Tezi
-Bosna Muhacirlerinin Anadoluda İskanları ( 1860-1908) ,Yrd. Doç. Dr. Erdal TAŞBAŞ
-Türkiyede Yaşayan Boşnakların Halk Müziği ve Oyunlarının Halk Bilimi Açısından İncelenmes,i,Amila Çengiç yüksek lisans tezi
-http://www.haberakar.com/abdulhamitin-koyu-ordekgolu-haberi-7450
-wikipedi-Haymana Gazetesi-Türkçebilgi.com
-http://www.polatliistiklal.com/2017/04/28/osmanli-kayitlarinda-polatli-5/
-https://www.nufusune.com/179107-ankara-polatli-ordekgolu-mahallesi-nufusu
-https://www.facebook.com/groups/52388387817/?locale=tr_TR
-https://nisanyanmap.com/?yer=3282&haritasi=%C3%B6rdekg%C3%B6l%C3%BC
-http://bucivar.com/ankara/polatli/ordekgolu
-https://www.turkcebilgi.com/polatl%C4%B1,_%C3%B6rdekg%C3%B6l%C3%BC
-https://www.nisanyanyeradlari.com/?lv=2&y=%C3%96rdekg%C3%B6l%C3%BC&t=&srt=x&u=1&ua=0
–http://www.haberakar.com/abdulhamitin-koyu-ordekgolu-haberi-7450
-Haymana Gazetesi
-Türkçebilgi.com
-http://www.polatliistiklal.com/2017/04/28/osmanli-kayitlarinda-polatli-5/
-https://www.nufusune.com/179107-ankara-polatli-ordekgolu-mahallesi-nufusu
-https://www.facebook.com/groups/52388387817/?locale=tr_TR
-https://nisanyanmap.com/?yer=3282&haritasi=%C3%B6rdekg%C3%B6l%C3%BC
-http://bucivar.com/ankara/polatli/ordekgolu
-https://www.turkcebilgi.com/polatl%C4%B1,_%C3%B6rdekg%C3%B6l%C3%BC
-https://www.ktb.gov.tr/yazdir?67927A2F4D87EE98FC9D090954FDF53F
-Osmanlı Döneminde Ankara’ya Muhacir İskanı(1856-2928 ),Yunus Pustu
-Yunus Pustu,19.yüzyıldan 20.yüzyıla Ankarada göç ve İskan (1856-1918),Hacettepe Üniversitesi yayımlanmamış tez
-nufusune.com
-Bosna Muhacirlerinin Anadoluda İskanları (1860-1908)1 ,Yrd. Doç. Dr. Erdal TAŞBAŞ
-İmparatorluktan Erken Dönem Cumhuriyete Polatlı ve Çevresinde İskân,POLATLI SEMPOZYUMU KİTABI 2022 ,SAYFA 129
–( http://www.agaclar.net/forum/1291057-post6.htm)
-wikipedi
–http://polatlihaber.blogspot.com/2012/04/avsar-koyu.html
http://turkishstudies.net/Makaleler/1911167182_108_taco%C4%9Flutu%C4%9Fcapoyraz_ar%C4%B1kang%C3%BClay_sa%C4%9F%C4%B1radem_1941-1965.pdf
– Gürhan Demirel ( Fevziye Köyü Boşnağı)
-https://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423933858.pdf
-Uzm.Dr.Yunus Pustu ,TTK
-https://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423933858.pdf
-https://www.facebook.com/groups/2751864391807545
-nufusune.com
-XIX. Yüzyıldan XX. Yüzyıla Ankarada Göç ve İskan (1856-1918),Yunus Pustu,,Doktora Tezi
-Etimesgutun Kuruluşunda Fevziye Köyü ,Tarihte Etimesgut Sempozyumu sayfa 68
-https://www.fatsayenihaber.com/index.php/kose-yazilari/zeki-sarihan/11372-2018-09-05-11-57-07.html
-https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1741052
-https://www.academia.edu/3196120/_Bosnadan_Anadoluya_G%C3%B6%C3%A7mek_Zor_Yolculuk_
-Tufan Gündüz,Alahimanet Bosna
-devletarsivleri.gov.tr
-Seyfettin Güngör Çimenceğiz Mahalle Muhtarı