Gökyaka ( Maglavit Köyü ) Boşnakları » Boşnak HaberBoşnak Haber

21 Temmuz 2026 - 06:59

Gökyaka ( Maglavit Köyü ) Boşnakları

Gökyaka ( Maglavit Köyü ) Boşnakları
Son Güncelleme :

01 Mayıs 2025 - 13:15

                                              Gökyaka ( Maglavit Köyü ) Boşnakları

Hazırlayan: Şevket KOÇ-TARİHÇİ VE EĞİTİMCİ

Gökyaka, Kırklareli ilinin Demirköy ilçesine bağlı bir köydür.Kırklareli iline 99 km, Demirköy ilçesine 19 km uzaklıktadır. Dupnisa Mağarası’na 5 km uzaklıktadır. Nüfusu 2024 sayımına göre 70’dir. Eskiden Bulgarların yaşadığı bir yerdir. Eski ismi “sisli yer” anlamına gelen Maglevit’tir.Köyün eski adı 1900 yılı kayıtlarında Yunanca kökenli Manklavítis, 1910 yılı kayıtlarında Maglaik, 1928 kayıtlarında ise Mağlavit olarak geçmektedir.

 

Gökyaka köyündeki Boşnaklar 1925 -1926 yılında gelmiştir. Yugoslavya döneminin sistemine alışamadıkları, toprak reformlarının onları gittikçe fakirleştirdiği ve yine Müslüman olarak kendilerini güvende hissetmedikleri için göç etmişlerdir.Köyün tamamı Boşnaktır.Çok yabani hayvan varmış. İlk
gelenler “Buradan geçiniriz ” demişler yabani hayvanları görünce yerleşmişler. Önce Üsküp’e gelmişler. Sonra Gökyaka’ya kurulmuşlar. Av hayvanı çokmuş. Hala öyle fakat avcılık yapılmıyor.

 

Gökyaka köyüne 1925 yılında Novipazar’dan gelmişlerdir. 2 ayrı köken, yedişer haneden 14 hane olarak gelmişler. Büyükbüceler ve Özkullar olarak. Bunlar Yenipazar’ın Çepnel köyü ve  Yenipazar’ın Dolan köyünden gelmişlerdir. Geldiklerinde Bulgar’dan kalan evler varmış.

Fotoğraf açıklaması yok.

Aşağı yukarı 80 hanelik bir köymüş burası. Buraya gelen Boşnaklardan bazılarını  Elazığ’a sürgün etmek istemişler. Bayağı bir kişiyi oraya göndermişlerdir. Tandıkları ve ahbapları olanlar burada bıraktırılmışlar. Köyün  gençleri kaçtı çalışmak için Çorlu,Çerkezköy, Kapaklı ve Kırklareli’ne gitmişlerdir.

Köye ilk gelen Boşnaklar; Rumlardan ve Bulgarlardan kalan evlere yerleşmişlerdir. Bu evler iki katlı olup alt kat taş duvar, üst kat ise ya kerpiçten ya da ahşaptan yapılmıştır. Bu köylerde eskiden yaşayan Rumlar ticaretle uğraştığı için alt katları dükkân olarak kullanmışlar, üstte kendileri oturmuşlardır. Bulgarlar ise evlerinin alt katlarını ahır olarak kullanmış, sıcak olması için üst katta kendileri oturmuşlardır. Boşnakların yerleştiği bu evler zamanla eskiyince 1960’larda Boşnaklar yeni evler yapmaya başlamışlardır. Yaptıkları evlerin de alt katı bir yere kadar kalın taş duvardan oluşmuştur. Bir yerden sonrası Çingene tuğlası, çift tuğlayla örülmüştür. Kirişlerde meşe ağacının özünü (Meşe ağacı uzun yıllar yaşayıp ömrü bitince kendiliğinden ayaktayken yere düşer, ağacın etrafı çürür, çürüye çürüye ağacın özü kalır. İçerdeki o özü kaldı mı o bir daha hiç çürümez, betondan bile serttir.) kullanılmıştır. Üst kat ahşaptır, tavanlar da ahşap tavandır. Fakat günümüzde, son yirmi yılda yapılan evlerin hepsi betonarmedir. İki katlı ev yapma alışkanlığı değişmiş, tek kat ya da üç dört katlı binalar da yapılmıştır.

Köyde Boşnak adetleri devam ettirilmektedir. Boşnak böreği,Biryan,Boşnak Mantısı ,Rasol,Soka ,Masenitsa Hacı Makule Tatlısı,Boşnak Kahvesi gibi yiyecek kültürü devam etmektedir. Boşnak kahvesini de anmadan geçmeyelim çünkü vazgeçilmezler arasındadır. Yemek kültürünün dışında var olan Boşnak adetleri giderek terk edilmeye başlanmış Boşnakçanın da kullanımı azalmıştır. Boşnak düğünlerinde payduşka, çaçak gibi Boşnak oyunları oynanırken günümüzde Kırklareli genelinde olduğu gibi Roman havaları eşliğinde oyunlar oynanmaktadır. Bir başka örnek, eskiden kına gecelerinde gelinler en az 5-6 tane kıyafet değiştirirken, rengârenk dimyalar giyerken günümüzde ise bindallı ile geçiştirilmektedir.Diğer taraftan Boşnaklara has özelliklerden devam edenler de vardır. Yüzük kaynı denilen kavram ve onun taşıdığı roller devam eden geleneklerdendir. Yine Boşnaklara özgü bir tür olan, içinde muhteşem doğa tasvirleri ve Türkçe kelimeleri de bulunduran Boşnakça sevda türküleri demek olan sevdalinka söyleme geleneği de devam etmektedir.

Köyün başlıca geçim kaynağı ormancılıktır. Ormanda kayın, meşe,gürgen, palamut, kavak, kızılağaç bulunur. Daha çok meşe ve kayın ağacı kesilir.
Kayın ağacı parlak olur, Rezve deresinin civarı kayın ağaçlarıyla kaplıdır. Yaşlılar hariç bütün erkekler ormanda çalışır. Orman devlete aittir, köylülere sadece nüfusbaşı yakacak odun verilmektedir. Belli bölgelerdeki ağaçları kesme hakkı makta olarak verilir, maktaları satma yoktur. İşletme, ormanda kantar olmadığı için milletin hakkını sterle öder. Mesela 1 ster odun 500 kilo gelir. Tomruğu bir metre olması
gerekir. Tomruğunu kuturunla ölçer. Tomruk odunun kalınlığıdır, işletmede kompasla ölçülür. Mesela 40 a 3 denir. 40 kutur kalınlığında 3 metre uzunluğunda demektir. Öyle hesap edilir, metre olarak milletin parası ödenir. Köyün  evlerinde kömür yakılmaz. Kayın ve meşe odunu yakılır, kütükler iki saat yanar.

İkinci geçim kaynağı mantardır. Ormanın içinden Bolet mantarı toplarlar.Boşnak köylerinde eskiden buğday, mısır, yulaf, çavdar, fasulye ve patates ekilirmiş. Şimdi mantar toplayıp satmak daha kârlı bir iş olduğu için çiftçilik bırakılmıştır

Boşnak köylerinde küçükbaş hayvancılık ve büyükbaş hayvancılık vardır. Bir iki senedir koyunculuk iyi gitmektedir. Köylerde 200-300 koyun vardır, çobanlar gütmektedir. Büyükbaş hayvanlar ise ormanda serbest gezerler. Akşamları bazıları eve gelir, çoğu ormanda kalır. Yerli hayvan olduğu için süt fazla olmaz, buzağılar da anneleriyle birlikte gittiği için o sütü onlar içer.

Fotoğraf açıklaması yok.

Kaynaklar: 

-nufusune.com

-wikipedi

-Kırklareli’de Boşnak halk kültürü .ESRA SIZAN ,Kırklarelinde Boşnak Halk
Kültürü ,Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü / Balkan Çalışmaları Ana Bilim Dalı,YÜKSEK LİSANS TEZİ,

-Kırklareli İli Köy Adları İncelemesiHamide ÖZDOĞAN,KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS TEZİ,2016

YORUM YAP