Geçmişten Günümüze Bursalı Boşnaklar ( Merkez ve İlçeler-Köyler ) » Boşnak HaberBoşnak Haber

20 Temmuz 2026 - 15:11

Geçmişten Günümüze Bursalı Boşnaklar ( Merkez ve İlçeler-Köyler )

Geçmişten Günümüze Bursalı Boşnaklar ( Merkez ve İlçeler-Köyler )
Son Güncelleme :

01 Aralık 2021 - 21:20

BURSALI BOŞNAKLAR

 

Şehirlerimizle Türkiye 2024 - Bursa

Bir göçmen mozayiğidir Bursa. Dünyanın dört bir yanından kopup göç etmiş insanları bir arada yaşadığı bir coğrafya. Ve bu coğrafyada koloniler halinde yaşayan göçmenler, kopup geldiği bölgenin kültürünü ve dilini çok uzun yıllar sürdürmüştür. Boşnaklar, Bursa’nın göçmen mozayiğinde önemli yeri olan bir göçmen grubudur.Türkiye’nin en kalabalık 4.şehri ve 20021 yılı dünya yaşanabilir şehirler sıralamasında 21. ,Türkiyede ise 8.şehirdir

 

Bursa Marmara Bölgesi’nde olup 10.811 km2’dir.Nüfüsu ise 3.101.833’tür.17 ilçe ve 1060 mahalleye sahip olan Bursa’da nüfus yoğunluğu km2 başına 287’dir.

Boşnakların Bursa’ya Yerleşmesi

Balkanlardan Bursa'ya uzanan yaşamlar: Göçmenlik - 9.Köy

 

Balkan göçmenlerinin ağırlıkta olduğu  Bursa’da merkez haricinde yoğunluklu olarak İnegöl,daha sonra ise Kestel,Karacabey,Orhangazi ve İznik ilçelerinde Boşnaklar yaşar. Bunun haricinde az da olsa diğer ilçelerde de yaşayan Boşnaklar vardır

 

Boşnaklar Bursa’da bir araya gelerek kendi derneklerini de kurmuşlardır.Bunlar,Bursa merkezde Bursa Bosna Derneği,Bursa Bosna Sancak Derneği,İnegöl Bosna Hersek Türkleri Derneği ve Alija Düşünce Derneği’dir.

 

Türkiye’de yaşayan Boşnakların büyük bölümü, halk arasında “93 Harbi” olarak anılan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşından sonra göç etmiştir. Günümüzde Karamürsel ve Adapazarı ile birlikte Boşnakların en yoğun yaşadığı yer Bursa’dır.

Balkanlardan Bursa'ya uzanan yaşamlar: Göçmenlik - 9.Köy

Bursa’ya iskan edilen Boşnaklar,ilk olarak  Harikzede sıfatıyla Yeniköy, Keramet, Cihanköy ve Gölyaka köylerine iskan edilmişlerdir. Bugün bu köylerde yaşayanların büyük bölümü Boşnak’tır. En yoğun Boşnak’ın yaşadığı köy de Yeniköy’dür. Ayrıca Orhangazi’nin Ortaköy, İnegöl’ün Cerrah ve Yenice beldelerinde yoğun olarak Boşnak yaşamaktadır. Karacabey’e bağlı Fevzipaşa köyü de, 1880’li yıllarda 35 hane Boşnak göçmeni tarafından kurulmuştur. Kurucusu Sultan Abdulhamit’in sarayında görevli İsmail Bey’dir.

 

Bazı belge ve kaynaklara göre ise en fazla Bosna göçmeni Bursa vilayetine gelip iskân edilmişti. Bunlar Samanlı Dağlarında, Karamürsel-Orhangazi arası ile İnegöl’ün batısındaki Uludağ yamaçlarında iskân edilmişlerdi.

 

Birinci Dünya Savaşı öncesinde göç etmek üzere olan 250 hane kadar Boşnak göçmen yerleştirilmesinin mümkün olduğuna dair yazışmalar bulunmakta. Bari Limanı’ndan hareket eden 250 hanede toplam 2 bin kadar Boşnak göçmene uygun yer bulunmasından sonra Karesi’ye yerleştirilmişlerdi. Talat Paşa, gönderdiği bir telgrafta Arnavut ve Boşnakların Türklerin arasına yüzde on oranında yerleştirilmesini istemişti.

 

 1886’da Boşnaklar ,Zeyin Köyü’ne gelip yerleşir.Yerleştikleri yere kurdukları köye Boşnak adını vermişlerdir.Yine 1886 yılında Bursa’ya dört saat mesafede bulunan Dipnoz Köyü’ne ( iskandan sonra adı Boşnak köyü olarak değişecektir) Boşnak muhacirler yerleştirilir.

 

1304/1887 yılına ait bir arşiv belgesine göre; aşar malından zahire olmadığından, İznik’te iskan edilen ihtiyaç sahibi Bosnalı göçmenlerin ziraat ve ticarete başlayabilmeleri için gereğinin yapılması istenmişti. Bu da o dönemde İznik’e Boşnak iskanı yapıldığının göstergesidir.Nitekim bir başka kaynakta 1886 yılında 26 hane Boşnak muhacirlerinin geldiğinden bahsedilir.

 

 1889 tarihinde Bursa Arapoturağı mevkiinde Ümraniye isimli köy ( 10 hane) ,1891 tarihinde Pelitli mevkiinde Mecidiye ve Bahtiyar (27 hane) köyleri ,1894 tarihinde Muradiye Mahallesi İnegöl

de Burhaniye köyü (27 hane) yine 1894 yılında İnegölde Mecidiye köyü ,1901 yılında Çamurluboğazı İznik’te Mesudiye köyü ,1894 yılında 194 haneli Ruşen köyü,1900 tarihinde Keramet Orhangazi ‘de Vefa Köyü,1901 yılında Keramet’de İstimbey Çana köyü ve Tuzla İnegölde İnayet köyleri (41 hane) ,1894’te Kazanlık Hamidiye (15 Hane) kuruldu.Yine 1894 tarihli belgede Lütfiye/Pelitli’de 15 haneli Boşnak göçmeninden bahsedilir. Bunun haricinde Dinboz Köyü’ne 40 hane Boşnak yerleştirilmiş ve köyün adı önce Boşnak sonra da Turan olarak değiştirilmiştir.

Balkanlardan Bursa'ya uzanan yaşamlar: Göçmenlik - 9.Köy

Gürsu’ya Yerleşen Boşnaklar

 

   Gürsu’ya gelen Boşnakların önce Şam’a gitmiş, sonra Gürsu’ya gelip yerleşmişti. Boşnaklar ilk geldiklerinde 10 hane imiş. 25-30 hane de Arnavut göçmen Gürsu’da iskân olmuştu. 1895 yılında Orhaneli kazasına bağlı Akçasuz ve Yörük yaylası mevkiilerine 17 hane Boşnak yerleştirilirken 1902 yılında da Pazarköy tarafına 759 Boşnak iskan edilir.Pazarköy’de Çamurlu,Beşpınar ve Keramet ,Boşnakların iskan edildiği sahalardır.

 

 1904 tarihli kayıtlarda Aksu köylülerinin Kazgancıbayırına yerleştirilmiş 4 hane Boşnak göçmenlerine zahire yardımı için çalıştıkları görülür.Bu yardım hane başı 750 kuruş yemeklik zahire bedeli ,6 kilo buğday ve 6 kilo mısır olmak üzere 5.280 kuruşu bulmaktadır.

 

1912 Sonrası Boşnak İskanı

 

1912 tarihinde gelinir.Bu tarihe kadar Bursa ya da Osmanlı dönemi ismiyle Hüdavendigar kazası sürekli göç almakta veya buradan iskanlar için çeşitli yerlere dağıtılmaktadırlar.Mesela bu yılda toplamda Bursa’da toplam 18.000 Boşnak iskan edilmiştir.

 

 1914 tarihli haritalarda, Uludağ’ın doğusunda, Boşnak adını taşıyan birkaç köy adı geçmektedir. İnegöl’e bağlı Lütfiye, İnayet, Esenköy, Mesudiye ve Turan köyü, kaynaklarda sözü edilen Boşnak adlı köylerdir. Bugün de halen Boşnak köyleridir

 

 Yunanlı araştırmacı Giorgios Skaliri’nin Mikros Asias adlı kitabına göre 1922 yılında Hüdavendigar vilayetinde 40.000, Bursa Sancağı’nda ise 6.420 Boşnak yaşamaktaydı. Boşnakların Bursa’ya ilk iskanı sonrası ilk yerleştirildikleri yerler arasında Yukarı Beşpınar, Aşağı Beşpınar,Hüseyin Çeşme, Çamurlubayır ve Vefa köyleridir ancak günümüzde bu Boşnak köylerinin hiçbiri yaşamamaktadır. Beşpınar ve Arabakonağı köylerinden Orhangazi Yeniköy’e Boşnaklardan göç edenler olmuştur. Arşiv belgelerine göre Orhaneli’nde de bazı Boşnakların iskan olunduğu yazılmış olsa da bugün bölgede Boşnak göçmeni yoktur.

 

Bursa o dönemlerde gelen göçmenlerin aktarıldığı bir şehirdi.Bazen de gecikmeler nedeniyle geçici iskan yerleri ayarlanıyor ve bu da belediyeden karşılanıyordu.Belediyeden karşılanması da diğer işlerin yürümesini engelliyordu.

 

 1 Şubat 1923 tarihinde Yenişehir’e 160 ,İnegöl’e de 2.714 Boşnağın iskan edildiğini görmekteyiz.Bu da göstermektedir ki Bursa yine göçmen şehri özelliğini korumaktadır.

 

Boşnakların Yerli Halk İle Yaşadığı Sorunlar

Orhangazi Yeniköy Boşnakları » Boşnak Haber

 Devlet, Orhangazi’ye bağlı Beşpınar mevkiinde iskân ettirilen Bosna göçmenlerine yardım olarak hem tohum alabilmeleri için para hem de mısır, darı, patates ve fasulye tohumu verdi. Beşpınar köyünün Bosna’dan gelen Boşnak göçmenleri, Orhangazi’ye (Pazarköy) bağlı Yeniköy (Cedid) Ermeni halkıyla iyi geçinmediği gibi Yalova civarındaki köylülerle de arazi yüzünden anlaşmazlıklar çıkardı. Beşpınarlılar, Yeniköy halkından Agop adında birini öldürdüler. Sonra böcekleriyle birlikte bu kişinin çalılarını yaktıkları konusundaki iddialara karşılık Ermeniler ayaklandı. Olayların büyümesi üzerine Beşpınar köylüler, Yalova kazasına inmek zorunda kaldılar. Devlet tedbirleri artırılarak tekrar eski yerlerine dönmeleri sağlandı.

 

Haklarında tahkikat yapılan Beşpınar köyünün Bosnalı Boşnak göçmenleri daha sonra Burhaniye köyle hudut anlaşmazlığına düştü. Bu anlaşmazlığı çözmek için de Bursa vilayeti Defter-i Hakani Müdürü ve bir arazi mühendisi bölgeye geldi. Kurulan bir bilirkişi heyetiyle sınırlar yeniden belirlendi.

 

 Bu anlaşmazlık ve arazi kavgalarının olumsuz etkileri Kurtuluş Savaşı sürecinde de kendini gösterdi. İşgalci Yunan birliklerine ve Ermeni- Rum çetecilerine karşı birlikte direniş kurulamadı. Toplumsal bütünleşme sağlanamadı. Bu yüzden Yunan güçleri bölgeyi daha hızlı ve daha kolay işgal etme imkânı buldu. İşgal esnasında bölgeyi terk eden Beşpınar’ın Bosnalı Boşnak göçmenleri bir daha eski köylerine geri dönmediler.

 

Bursa’ya yoğun olarak yerleşen Boşnaklar Türkçe bilmiyorlardı. Bu büyük göçmen guruplarının hem sosyal, hem de ekonomik sorunlarını çözmek Bursalı yöneticilerin en önemli uğraşılarından biri olmuştu. Bursa’ya gelen bu göçmen hareketi sadece olumsuzluk yaratmamış, bu çalışkan göçmenler Bursa’nın ekonomisine önemli katkılarda bulunmuştu. Bursa’da esnaflık ve özellikle ziraatta önemli gelişmeler yaşanmıştı. Ayrıca, bu göçmen nüfusun Bursa’nın etnografik yapısını da değiştirmiştir. Günümüzde Bursada yaşayan Boşnakların kültürel olarak en büyük sorunu başta dil olmak üzere gelenekler ve tarihtir.

 

Günümüzde Bursa Merkezde Alacahırka, Gülbahçe,Mollaarap Mahallesi ,Özlüce ve Nilüfer’de Boşnak nüfusu yoğunluklu olarak yaşamaktadır.Toplam Boşnak nüfus net olmamakla birlikte 20.000-25.000 arası bir rakamdan söz edilmektedir. İnegöl’ün Burhaniye ve Mesudiye, Karacabey’de ve İznik’in Yeşilcami Mahallesi’nde de Boşnaklar yaşamaktadır. Toplu olarak olmasa da, son yıllarda da Bursa’ya Boşnak göçü yaşanmıştı. Ancak bugün en çok Boşnak, İnegöl ile Orhangazi’de yaşamaktadır

 

Orhangazi’de Boşnakların yaşadığı yerler şöyledir:

Orhangazi Köyleri - Bursa Orhangazi | Orhangazi.net

Beşpınar – Cihanköy – Çamurlubayır – Gölyaka/Mamure – Keramet – Ortaköy – Vefa – Yeniköy/Yenice/Cedid Karacabey ilçesine bağlı Fevzipaşa Köyünde de Boşnaklar yaşamakta ve aynı zamanda ilçe merkezinde Boşnak mahallesi bulunmaktadır. Bursa 1972 yılında Bosna Hersek Sarajevo şehri ile kardeş şehir olmuştur.

 

 Bursa Merkezde  yaşayan belli başlı Boşnak sülaleleri

 

Bazdareviç(Sjenica),Fekoviç(Sjenica),Kazaferoviç(Trebinje),Fazlagiç(Gacko),Gaşanin(Sjenica),Zimonjiç(Sjenica),Spahiç(Prijepolje),Muriç(Rozaje),Metoviç(Sjenica),Cerlek(Djerlek)Tutin,Rustemovic (Sjenica),Tariç ( Kladnica ),İbrahimoviç ( Novipazar )

 

Bursa’daki Boşnaklar Bosna Hersek ,Karadağ ve Sancak Bölgelerinden gelip yerleşmişlerdir.

 

 Tanınmış Bursalı Boşnaklar

 

Prof.Dr.Erkan Işığıçok

 

Arif Alp ( Oto yedek parça imalatçısı)

 

Mehmet Başdar

 

Yusuf Fazlıoğlu

 

Halim Gani

 

İbrahim Ulusoy

 

Nilüfer İpek

 

İbrahim Sipahi

 

Şevket Arslan

 

Hakan Onaran

 

Ahmet Taşyakan

 

Leyla İlova

 

Harun Akın

 

Remzi Topuk

 

Ülke çapında ünlü öykücümüz Cemil Kavukçu ile Yaşar Faruk İnal İnegöllü Boşnaklardandır. Karacabey’in ilk kitabını yazan Şaban Yalazı da Boşnak’tır.Bursalı Boşnaklar İle İlgili bilgileri Cihanköy,Yeniköy,İnegöl,Kestel,Esenköy,Tuzla,Turan,Mesudiye,Karacabey,Şükraniye başlıkları altında diğer yazılarımızda bahsettik.

 

BURSA BOŞNAKLARIN KÜLTÜREL YAPISI

 

Bursa bölgesinde yapılan Boşnak yerleşim yerlerinde yalnızca Boşnakça konuşuluyormuş, bu nedenle dil uzun yıllar boyu korunabilmiştir. Boşnakça hala unutulmamış olsa da, halk topluma entegre olmak adına Türkçe’yi de öğrenmek durumunda kalmıştır.Bursa bölgesinde ikamet eden Boşnakların halk görenekleri çoğunlukla kaybolmuş, ve bu görenekler geçmiş zamanda, daha doğrusu 1970 yılına kadar, kalmıştır. Buna ek olarak, halk müziği ve halk oyunları, eski dönemlerde kullanıldığı şekilde kullanılmamaktadır. Kaynak kişilerden alınan demeçlere göre, eskiden müzik ve oyun olmadan bir Şenliğin yapılması düşünülemezmiş. Bursa bölgesinde Boşnakların yalnızca Boşnaklarla evlendiği bilgisi göz önüne alındığında, düğünlerde sadece Boşnak müziği çalarmış ve Boşnak halk oyunları oynanırmış. Enstrümanlardan, şenliklerin vazgeçilmez enstrümanı akordeon çalınıyormuş. Neredeyse her Boşnak evinde birer akordeon bulunurmuş ve geleneksel Bosna şarkıları (sevdalinka) söylenirmiş.

Boşnakların geleneksel düğün görenekleri farklılık gösteriyor ve çok karmaşıktırlar, çünkü düğün günün dışında düğün öncesi ve sonrası için kullanılan bazı görenekleri de içermektedir. Boşnak geleneksel kültürde, evlenmenin çeşitli yolları vardır. ideal düğün, en çok arzu edilen evlenme şeklidir ve tam da bu nedenden geleneksel düğün göreneklerin anlatıldığı birçok tanımda bu şeklini bulmaktayız. Kaynak kişilerin demeçleri ile Bursa bölgesinde yasayan Boşnakların düğün adetleri ile ilgili bazı bilgiler elde edilmiĢtir. Gelen ilk nesiller, kendi aralarında (Boşnaklar Boşnaklarla) evenmekteydiler. Bu evlilik bazen anlaşmalı evliliklerdi (görücü üsülü), yer yer ise ailelerin anlaşamaması nedeniyle gelinler „kaçırılırdı―. Eski kuşaklarda erkek ve kadınların ayrı ayrı oturmasına çok dikkat edilirdi. Karışık olan oturmalarda Şarkı söylenmezdi, dans edilmezdi. Bursa‘da yapılan görüşmelerde edinilen bilgilere göre, düğünlerde ayrı oturulurdu (harem ve selam). Erkekler dışarda çalardı, kadınlar ise evlerde oynardı.

Daha sonra, erkekler ―meyhane‖ye giderdi, kadınlar ise evlerde kalırdı. Kaynak kişi Leyla Hanımın okuduğu şarkılardan biri erkekler ve meyhaneden bahsetmektedir. Bu şarkı meyhaneden eve giden yolu anlatmaktadır

Şimdi de Bursa’nın diğer yörelerinde yaşayan Boşnaklarını tanımaya devam edelim

 

Mesudiye Boşnakları

 

Haberler | İnegöl Belediyesi

Mesudiye ,Bursa ili İnegöl ilçesine bağlı Boşnakların yaşadığı mahallelerden biridir.1895 yıllığına göre 41 haneli bir köydür burası.Önceleri Ertuğrul Sancağı’na bağlıyken 1926 yılında İnegöl’le birlikte Bursa’ya bağlanmıştır.İnegöl’ün kuzeyindeki bulunan köy bugün mahalle statüsündedir.2024 nüfusu 17.256 ‘dır.Muhtarı Necmettin Sevim’dir.(2025)

BOŞNAKLARIN MESUDİYEYE GÖÇ ETMESİ

Mahallenin kurucusu 93 harbinden sonra Halhalçeşme denen mevkiide Yugoslavya’dan gelen Kocacıklılar, Arnavut ve Boşnaklardır (11 aile tarafından kurulmuştur). 1900’lü yıllarda genelde Bosna’dan Bihaç,Banjaluka,Mostar,Konjic,Vişegrad ve Kljuc şehrinden gelenler yerleşmiştir. 1892-93 yıllarına at, C-233 numaralı İnegöl Şer‘iyye sicillerinde ismi geçer.Önceleri Ertuğrul Sancağı’na bağlı olup, 1926 yılında İnegöl’le birlikte Bursa’ya bağlanmıştır.

1903 yılında Kütahya’ya sevk edilen 15 hanede 81 nüfus Bosna muhaciri orada kalmayarak İnegöl’e dönmüş, Mesudiye köyünde arazi ve ev satın alarak yerleşmiş, üzerlerine düşen bütün vergileri ödeyeceklerini beyan etmişlerdir.

İnegöl’ün hemen kuzeyinde bulunan köy, 1947 yılına kadar İnegöl’e bağlı bir Boşnak köyü iken mahalleye dönüşmüştür.İlk göç ettiklerinde çocuklarını lokantalara verirlermiş.

Mesudiye’de yerleşik olan Boşnak nüfusa Kırklareli ve Eskişehir’den gelen Boşnaklar da eklenmiştir.Bunun yanında 1992-1995 savaşında Bosna’dan gelen ve savaştan kaçan Boşnaklar da misafir edildi.

MESUDİYE BOŞNAKLARININ KÜLTÜREL DURUMU

Mesudiye Boşnakları da tüm Türkiyeli Boşnaklarda -maalesef- olduğu gibi Boşnak kültürü eskisi kadar yaşamamaktadırlar.Ancak İnegöl’de kurulan İnegöl Bosna Hersek Türkleri Derneği ile kısmen de olsa Boşnak kültürü yaşatılmaktadır. Boşnakça 50 yaş ve üzeri yaşa sahip Boşnaklar tarafından konuşulmaktadır.Gençlerde ise maalesef Boşnakça konuşma ve bilme zayıftır.Boşnakça ,dernek tarafından öğretilmeye çalışılmakta ve gençler de öğrenmeye heveslidir.

Mesudiye Mahallesinin  tamamı Boşnak değildir.Mahallede ortalama 100 hane kadar Boşnak vardır.Buradaki Boşnaklar iş nedeniyle diğer şehirlere göç edenler de olmuştur.

GEÇİMLERİ

Burada yaşayan Boşnaklar genelde tarım ağırlıklı olmak üzere geçimlerini sağlamaktadır.Mahallede patates,pancar ve ayçiçeği üzerine tarım yapılmaktadır.Bunun yanında lokantacılık da yaygındır. Bu mesleklerden başka mobilyacılık ,ayakkabıcılık da diğer esnaf grupları arasında yer alır.Boşnakların Mesudiye’de ticarette ağırlığı vardır.

TANINMIŞ MESUDİYELİ BOŞNAKLAR

İnegöl Mesudiye Boşnakları arasında tanınmış isimler de vardır.Örneğin Bursa Bosna Derneği başkanı Ahmet Yıldız ( Kazaferoviç),MHP İlçe belediye meclis üyesi Enver Aybey ve Taşyakan İnşaat bunlara örnektir.

MAHALLEDE YAŞAYAN BOŞNAK SÜLALELER

Mahallede bulunan Boşnak sülaleler şunlardır:Dizdareviç-Şuliç-Gogiç-BilakçiçBotaniç-Mujkiç-Maşiç-Kazaferoviç-Poturoviç-Ruşlanoviç-Piriç-Kozunc

 

BOŞNAK KÖYÜ TUZLA ( İNAYET)

Fotoğraf açıklaması yok.

Eski ismi İnayet,yeni ismi Tuzla olan köyümüz Bursa ilinin İnegöl ilçesine bağlıdır.Köy Osmanlı Devleti zamanında 2.Abdulhamid devrinde Bosna’dan gelen Boşnak aileler tarafından kurulmuştur.Nüfusu 2024 verilerine göre 82 hanede 156’dır.

Boşnak köyü olan Tuzla Mahallesi’nde çocuk sayısı oldukça fazladır. Yapılan araştırmada genellikle çocuk sayısı dört ve sekiz arasındadır. Çocuk sayısının fazla olması her aile tarafından normal karşılanmaktadır. Köy işlerinde aktif olarak çalışan kadınların birkaç çocuktan sonra korunmak için çeşitli yöntemlere başvurdukları görülmektedir.Boşnak köyü olan Tuzla Mahallesi’nde hamile kadına Boşnakça “tırbava” denilmektedir

 

Bursa iline 59 km, İnegöl ilçesine 11 km uzaklıktadırKöyde üç cadde bulunmaktadır. İnayet Caddesi, Gülbahçe Caddesi ve Elmaçayır yolu şeklinde düzenlenmiştir.

 

Tuzla Mahallesi’nin başlıca geçim kaynağı tarım ve ormancılıktır. Çoğunlukla Ormancılık yaparak geçimini sağlayan köy halkı çiftçilik de yapmaktadır. Başlıca yetiştirilen ürünlerin başında fasulye, çilek, patates gelmektedir. Etrafta çeşitli su kaynaklarının olması tarım faaliyetlerini olumlu yönde etkilemektedir.Bunun yanında Orman İşletme Müdürlüğünün de bölgede olmasından kaynaklı olarak köylüler ormancılığa daha çok ağırlık vermektedir. Ormancılık yaparak geçimini sağlayan köylülerden birçoğu ormanda meydana gelen kazalardan dolayı yaralanmış ya da yaşamını yitirmiştir. Bunun dışında kaçakçılık yaparak da geçimini sağlayan köylüler mevcuttur. Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı ormanlarda ağaçları keserek de geçimini sağlayan köylüler vardır

Bunun dışında köydeki kısıtlı iş imkânlarından dolayı birçok köylü şehre göç etmek zorunda kalmıştır. Başta İnegöl olmak üzere fabrikaların olduğu bölgelere birçok köylü göç etmek zorunda kalmıştır. Yaşlı nüfusun çoğunlukta olduğu köyde genç nüfusun iş imkânlarından dolayı köyde bulunmadığı görülmektedir

Tuzla Köyü İnegöl/Bursa - YouTube

KÖYÜN İSMİ NERDEN GELİR ?

 

Tuzla Mahallesi, Osmanlı Dönemi’nde Bosna-Hersek’ten göç eden aileler tarafından kurulmuştur.Bursa’ya gelen Boşnakların bir bölümü Tuzla Mahallesi’ne yerleşmiştir.Köyün ismi ilk olarak Tuzla olarak geçmektedir. Daha sonra İnayet ismini almıştır.2014 yılında 6360 sayılı Yasa’yla İnayet köyü, Tuzla Mahallesi olarak isim değişikliğine gitmiştir. Tekrar Tuzla isminin verilmesinde köylülerin de etkisi vardır. Tuzla Mahallesi, Bosna-Hersek’te bulunan Tuzla şehrinden adını almaktadır. Tuzla köylüleri burayı Bosnadaki Tuzla şehrine benzettikleri için Tuzla Mahallesi adını vermişlerdir.ilk adı “Polana” imiş.”Rüzgarlık” anlamına gelen bu isim Bosna’da Tuzla bolgesindeki ” Polana ” köyünden gelmektedir.

 

 BOŞNAKLARIN KÖYE YERLEŞMESİ

 

İnegöl ilçesine bağlı olan Tuzla köyü Boşnakların yaşadığı bir köydür. Köyle ilgili incelenen kaynaklarda Raif Kaplanoğlu köyün tarihiyle ilgili: İnegöl ilçesine bağlı bir köydür. İlçenin güneybatısında yer alır. Eski adı Tuzla’dır. Köyün adına, XVI-XVII. Yüzyıldaki kadı sicillerinde rastlanılmıştır. Bu sicillere göre Yıldırım Beyazıd’ın vakıf köyü olduğu anlaşılır. Başka bir kadı sicilinde ise Tuzla’nın yarısının Ebu İshak Mescidi’nin vakfı olduğu yazılmıştır. Bu nedenle köyün tarihi daha eski devirlere gitmektedir. Uludağ’ın doğu yamaçlarında yer almaktadır. Köyde 1927 yılında 381, 1990 yılında ise 273 kişi yaşamaktaydı. Boşnak köyüdür.”Boşnakların, Boşnakça konuştuğu, kendi gelenek ve göreneklerini devam ettirdiği bir köydür.

 Köyün kuruluş tarihi 1901’e dayanmaktadır.

 Köye yerleşme ile ilgili bir Boşnak köylü şöyle anlatır: “Esasta Sivrihisar’a gelmişler, Sivrihisar’ı beğenmemişler. Gelmişler Cerrah’a, Cerrah da ova olduğu için tabii oralar da gölmüş, zamanında sivrisinek varmış. Onlar da başlamışlar aramaya böyle yakaları. Burada Bosna’nın suyu gibi su bulmuşlar. Hatta suyun ismini de Tuzla suyu koymuşlar. İşte buralarda köyün içerisinde bu kadar alan varmış. O alanlarda yerleşmişler, kulübe gibi bir şey yapmışlar. Başlamışlar kazmaya, tarla açmaya”

Boşnak Köyü İnayet ( Tuzla) 'i Tanıyalım Öğrenelim » Boşnak Haber

Tuzla Mahallesi’ndeki Boşnaklar ilk zamanlarda yerleşim yeri olarak İnegöl ve başka yerlere gönderilmişlerdir. Ancak Bosna’da alışkın oldukları doğa ve yaşam koşullarından dolayı bu yerlere uyum sağlayamamışlardır. Bosna’da doğayla iç içe olan Boşnaklar göç ettikleri yerlerde de bu arayışa girmişlerdir. Bu arayıştan ötürü ormanlık alanda bulunan Tuzla Mahallesi’ne yerleşmişlerdir. Ancak dönemin Osmanlı idaresi ormanlık alanda yaşam alanı oluşturmalarına çok sıcak bakmamıştır. Bu ormanlık alana yerleşme konusunda ısrarcı olan Boşnaklar, bu konuda Osmanlı idaresine birçok sıkıntı yaşatmıştır. Yaşanan birçok sorundan dolayı inatla bu alana yerleşmek isteyen Boşnaklara yerleşmeleri konusunda müsaade edilmiştir. Buraya yerleşmeleri amacıyla gösterdikleri inatçı tutumdan dolayı bu köye İnayet ismi verilmiştir.Daha sonra Bosna-Hersek’te bulunan Tuzla şehrine benzerliğinden dolayı bu köyün ismi Tuzla olarak değiştirilmiştir. Köyün ismiyle ilgili zaman içinde değişiklikler meydana gelmekle beraber son olarak Tuzla Mahallesi diye belirlenmiştir

 

BOŞNAK ADET VE GELENEKLERİ

 

Boşnak Adetleri – Boşnakların Sesi

Köy tipik Boşnak kültür ve karakterini hala koruyabilmektedir.Köy düğünlerinde ve diğer eğlencelerde ise halen Boşnak şarkıları söylenmekte ve boşnak oyunları oynanmaktadır.Yemeklerde ise meşhur Pita(Boşnak böreği), maslenica,gurabiya,rujitsa,hurmacık ve klukuşa yapılmakta olan yemeklerle ön plana çıkmaktadır.  

 

Köyde Boşnak adet ve gelenekleri ile ilgili şöyle bir bilgiye ulaştık: Mahallenin muhtarı rahmetli Yusuf Sarıkaya, yaptığı açıklamada, atalarının taşıdığı kültürlerini sürdürdüklerini söyledi.

Tuzla Mahallesi’nde Boşnakçanın hala konuşulduğunu belirten Sarıkaya, “Yemeklerimiz, tatlılarımız, o topraklardan buraya kadar gelmiş durumda. Oradaki kültürü İnegöl’e taşımışlar. Kültürümüzü günümüze kadar yaşattık, bundan sonra da yaşatmaya devam edeceğiz.” dedi.

 

Mahalle sakinlerinden Mikayil Turan (33) da atalarının, iklimi ve bitki örtüsü Bosna Hersek’teki Tuzla şehrine benzediği için bu bölgeye yerleştiğini bildiklerini anlatarak, “7 yaşında okula başladım. İlkokula kadar ben Türkçeyi bilmiyordum. Türkçeyi ilkokulda öğrenmeye başladım.” dedi.

 

İlhan Kaya (43) şu anda Tuzla şehrinde hangi kültürle yaşanıyorsa kendilerinin bunu çoğunlukla sürdürdüğünü dile getirerek, “Orada eskilerden beri yapılan ‘pita’ diyoruz yani börek bizde hala meşhurdur. Olmazsa olmazlardan biridir. Kuru et burada da var. Bazı şeyler unutuldu ama hala devam ediyor. Düğünlerimiz Boşnak kültürüne göredir.” ifadelerini kullandı.

 

Yusuf Çetinkaya (37) gelenek ve göreneklerini sürdürerek gelecek nesillere aktarmaya çalıştıklarını belirtti.

 

Mehmet Turan ise şöyle konuştu:

“Tamamıyla ahşap bir evde sedirlerde otururduk. Sac ayaklarında evin ortasında yanan ateşte pişen yemeklerle, Boşnak börekleriyle çocukluğumuz geçti. O yıllar hala burnumuzda tütüyor. Bir teselli var ki hala köyde Boşnakça konuşuluyor. Evlerde Boşnak börekleri pişiyor, Boşnak tatlıları ikram ediliyor ve burada kültürümüzün sıcaklığı hala yaşanıyor, yaşatılıyor. Bunu hem düğünlerde hem kınalarda hem de asker eğlencelerinde görebiliyoruz.”

 

Tuzla... - Tuzla Köyü-İnegöl Yaban Mersini Yetiştiriciliği

Tuzla Mahallesi’nde Boşnaklar, kendi kültürlerine göre uyguladıkları evlilik ritüellerinde Türk kültürünün de etkisinde olduğu belirlenmiştir. Yıllardan beri süren bu kültürel kaynaşma hayatın her alanında bulunur.Tuzla Mahallesi’nde Boşnaklar kendi kültürlerini yansıtmakla beraber, ağırlıklı olarak Türk kültürünün etkisiyle evlilik ritüellerini gerçekleştirdikleri görülmektedir.

 

Tuzla Mahallesi’nde Boşnaklar genel olarak kız kaçırma şeklinde evlilik biçimini tercih etmektedirler. Boşnaklarda kız kaçırma şeklinde evlilik, âdet haline getirilmiştir. Kız kaçırma olayı köyde herkes tarafından hoş karşılanıp, çeşitli eğlencelerle kutlanmaktadır. Hatta bazen kız istenip verildiği zaman bile âdet yerini bulsun diye verilen kızı kaçırma durumu bile söz konusudur. Boşnaklarda kız kaçırmaya giden erkek yanında muhakkak yakın akrabalardan bir kadın bulundurmak zorundadır. Aksi takdirde kız kaçmaya rıza göstermemektedir. Tuzla köyünde kız kaçırma eylemi gece yapılmaktadır. Bunun dışında gündüz vakti köy meydanında kaçırılan kızın başına duvak atılarak da kaçırma eylemi yapılmaktadır.

Tuzla Mahallesi’nde Boşnaklar kesinlikle akraba evliliğini tercih etmezler. Bununla birlikte çok uzak olsa bile akraba evliliğini tercih eden kişileri hoş karşılamayıp yadırgamaktadırlar. Akraba evliliği dışında yakın komşularla da evlilik tercih edilmediği belirlenmiştir.Tuzla Mahallesi’nde Boşnaklar eskiden 12-14 yaş arasında evliliği tercih ederken günümüzde kadının ekonomik özgürlüğünü kazanma isteğiyle bu yaş 20 ile 28 yaş arasında değişkenlik göstermektedir.

 

Tuzla Mahallesi’nde yapılan derlemelerde Boşnakların gelin almaya damadı götürmedikleri belirlenmiştir. Gelin almaya damat dışında herkes gitmektedir. Gelin alma esnasında kız tarafı oğlan tarafından gelen konuklara lokum ikram etmektedir. Busırada gelinin yakın arkadaşları gelini odaya kapatıp oğlan tarafından bahşiş istemektedir. Bahşişin verilmesinin ardından gelinin abisi veya babası geline kırmızı kuşak bağlayarak tekbirler eşliğinde gelini oğlan tarafına teslim etmektedir

Tuzla Mahallesi’nde Boşnaklar türküye ‘sevdalinka’ adını verirler. Düğünlerde Boşnakça türküler eşliğinde halaylar çekmektedirler. Söyledikleri her türkünün ayrı bir hikâyesi olmakla birlikte; bu türküler nesilden nesile günümüze kadar ulaşmıştır. Söylenen bu türküler, köyün genç ve yaşlı kesimi tarafından düğünlerde sırayla söylenmektedir. Çoğu zaman kadınve erkek hep birlikte bu türküleri söylenerek oyunlar oynarlar.

 

Tuzla Köyü Osmanlı döneminde Bosna-Hersek’den göç eden aileler tarafından kurulmuştur(Abdülhamit dönemi). Köyün başlıca geçim kaynağı tarım ve ormancılıktır. Köyde hala Boşnakça dili konuşula bilmekte ve Boşnak örf ve adetleri süregelmektedir. Köy düğünlerinde ve diğer eğlencelerde ise halen Boşnak şarkıları söylenmekte ve Boşnak oyunları oynanmaktadır.Yemeklerde ise meşhur Pita(boşnak böreği), hurmacık ve klukuşa yapılmakta olan yemeklerle ön plana çıkmaktadır.

Köyde Muhtarlık sistemi faaliyet göstermektedir.Mahallede, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Mahallenin içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Mahalleye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup mahallede elektrik ve sabit telefon vardır.

 

Köyde bilinen Boşnak sülaleler
Şabanoviç
Selimoviç
Belecije
Hafızovic
Husic
Çorba
Şehiç
Hırvar
Hırbat
Begiç
Hürem
Hırnal
Muslimiç
Foçalı
Cakle
Sukiç
Sırço
Paçais
Huriç
İbiş

Tuzla ile ilgili başka bir kaynaktan şu yazıyı paylaşıp anlatımı bitirelim

 

Tuzla (İnayet) Köyü Boşnakları: Osmanlı’dan Günümüze Bir Kimliğin Yolculuğu

I. GÖÇÜN HATIRASI – 1890’LARDA BAŞLAYAN HİKÂYE

Tuzla, ya da eski adıyla İnayet, sadece bir köy değil, aynı zamanda bir halkın mücadelesi ve kimlik arayışının da simgesidir. 1878 yılında Osmanlı’nın Bosna-Hersek üzerindeki fiilî hakimiyeti Avusturya-Macaristan’a bırakıldıktan sonra, binlerce Boşnak, İslam inançlarını ve Osmanlı’ya olan sadakatlerini korumak adına Anadolu’ya göç etmek zorunda kaldı.

İşte Tuzla Köyü’nün kurucuları da bu göçmenler arasındaydı. 1895-1896 yıllarında Bursa’nın İnegöl ilçesine yerleştirilen Boşnak muhacirler, ormanlarla çevrili bu bölgede yeni bir hayat kurdular. Köylerine verdikleri isim “İnayet” idi – belki de bu yeni yurtlarını Allah’ın bir lütfu olarak gördükleri için.

 

II. KÜLTÜRÜN KALBİ: DİL, MÜZİK VE GELENEK

Dil

Tuzla Boşnakları, uzun yıllar boyunca evlerinde Boşnakça konuştu. Özellikle 1950’lere kadar Boşnakça, günlük yaşamın doğal diliydi. Zamanla Türkçe ile harmanlanmış bir Boşnakça kullanılmaya başlandı. Bugün yaşlı kuşak hâlâ Boşnakça konuşabiliyor; genç kuşaklar ise anlamakta ama konuşmakta zorlanıyor.

Müzik ve Dans

Köy düğünlerinde kolo dansı hâlâ icra ediliyor. Saz, zurna, davul gibi enstrümanlarla hem geleneksel Türk-Boşnak sentezi müzikler çalınıyor hem de Boşnak halk türküleri (sevdalinka) söyleniyor. Kadınların kendi aralarında oynadığı Boşnak oyunları, bu kültürün yaşayan parçaları arasında.

Kıyafetler ve Ritüeller

Yaşlı kadınlar arasında hâlâ geleneksel Boşnak başörtüsü bağlama şekilleri görülüyor. Düğünlerde “barjak” adı verilen düğün bayrağı taşıma geleneği sürdürülüyor. Bayramlarda komşular arasında hurmašica, pita ve lokum dağıtımı adettendir.

 

III. MUTFAK: KİMLİĞİN TADINA BAKMAK

Tuzla’nın mutfağı, adeta Boşnak kimliğinin mutfaktaki izdüşümüdür. Her ailenin sofrasında sıkça bulunan geleneksel yemekler:

  • Pita (Boşnak böreği):Ispanaklı, kıymalı veya patatesli kat kat açılan ince hamurla yapılır.
  • Klukuša:Patatesli, sütlü tuzlu bir fırın yemeği.
  • Hurmašica:Şerbetli, cevizli Boşnak tatlısı.
  • Bamija:Bamya ve kuzu etiyle yapılan özel düğün yemeği.
  • Sogan Dolması ve Tarhana Çorbası:Balkan usulü yorumlarla.

Bu yemekler sadece karın doyurmaz, aynı zamanda geçmişle bir bağ kurar.

IV. TARIM, DOĞA VE ÜRETİM

Tuzla, Uludağ’ın eteklerinde, yeşil doğası ve temiz havasıyla dikkat çeken bir yerleşimdir. Geçmişte ormancılık, hayvancılık ve küçük ölçekli tarım temel geçim kaynaklarıydı. Son yıllarda köyde öne çıkan tarımsal faaliyetlerden biri yaban mersini (blueberry) üretimi olmuştur. Bu ürün, hem ticari potansiyeliyle dikkat çekmekte hem de köyün sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlamaktadır.

Köy çevresi, aynı zamanda doğa yürüyüşleri ve yayla turizmi için elverişli parkurlar sunmaktadır. Kırkpınar Yaylası’na uzanan 21 km’lik doğa yürüyüş parkuru, her yıl doğaseverleri ağırlamaktadır.

 

V. SOSYAL YAPI VE TOPLULUK BİLİNCİ

Tuzla’da yaşayan Boşnak topluluğu, birbirine sıkı bağlarla bağlıdır. Düğünler, mevlitler, hayırlar gibi etkinlikler, sadece dini ve kültürel görevler değil, aynı zamanda kimlik tazeleme anlarıdır.

İstanbul, Bursa ve yurtdışındaki Tuzla kökenliler, her yaz mutlaka köye dönmeye özen gösterir. Sosyal medya üzerinden kurulan gruplar sayesinde hem köyle hem de geçmişle bağlar canlı tutulur.

 

SONUÇ: BİR KÖYDEN FAZLASI

Tuzla, sadece Boşnak göçmenlerinin kurduğu küçük bir köy değil; aynı zamanda bir kimliğin, kültürün ve tarihin Anadolu’daki sessiz bekçisidir. Bugün hâlâ Boşnakça selamlarla başlayan sohbetler, dededen toruna aktarılan hikâyeler, pişen pita kokuları bu kültürü diri tutuyor.

Boşnaklar, Anadolu’daki varlıklarını sadece geçmişe ait bir anı olarak değil, yaşayan bir gerçeklik olarak sürdürüyorlar. Tuzla bu gerçekliğin adı, hafızası ve sesi olmaya devam ediyor.

 

BURSA CİHANKÖY BOŞNAKLARI

Cihanköy - Orhangazi Bursa Köyleri | Orhangazi.net

 Bursa iline 50 km, Ortaköy’e 2 km uzaklıktadır.Orhangazi’nin 5 km. kuzeyinde kurulmuş şirin bir Boşnak köyüdür. Köy rakımı 243 metredir.Köyün bir rivayete göre Cihan Bey adında bir yörük tarafından kurulduğu ,diğer bir rivayete göre ise 93 göçmen tarafından 1880’li yıllarda kurulduğu ifade edilir.Köyün nüfusu 2024 verilerine göre 189’dur.

 

Bir başka kaynakta ise ; “Bursa’ya Cumhuriyet’in ilk yıllarında Bulgaristan ile Üsküp yöresinden gelen Arnavut ve Pomak kökenli soydaşlar yerleştirildi. 1927 yılında bu kapsamda 1.273 hane iskân edildi. Kestel’in Turanköy; İnegöl’ün Lütfiye, İclaliye, İnayet; Orhangazi’nin Cihanköy, Beşpınar ve Vefa köyleri Boşnaklar tarafından böylelikle kuruldu. 1930’lu yıllarda yıllık ortalama 17.000 göçmenin geldiği Anadolu, bu dönemde 200.000’e yakın soydaşımıza kucak açtı” şeklinde bilgi vardır.

 

Köyde Rumeliden göçen Boşnaklar oturmaktadır. Boşnakların büyük bölümü Saray Bosna’nın Canpare köyünden göçmüştür. Buna istinaden Boşnakların bir çoğunun CANBAZ soyadını aldığı söylenir.Bunun yanında Demiroviçler de vardır.1800 lerin sonunda Cihanköyde 32 hane 142 Boşnak nüfus tespit edilmiştir

Boşnaklar Harikzede sıfatıyla Yeniköy,Keramet,Cihanköy ve Gölyaka’ya iskan edilmişlerdir.Bugün bu köylerde yaşayanların çoğu Boşnak’tır.Boşnakların en yoğun yaşadığı köy Yeniköy’dür.Ayrıca Orhangazi’nin Ortaköy,İnegöl’ün Cerrah ve Yenice beldelerinde yoğun bir şekilde Boşnak yaşamaktadır.

Köyün iklimi, Türkiye’de Marmara İklimi Marmara iklimi tesir alanı içindedir. genelde kış günleri sert ,yaz günleri ise sıcak geçer.

 

Cihanköy - Orhangazi Bursa Köyleri | Orhangazi.net

Geçim kaynakları ise tarım ve hayvancılıktır.Zeytincilik ağırlıklı olarak yapılan üretimdir.

 

 

Günümüzde oldukça göç vermiştir. Köy yakınlarında Yortan Bağları olarak bilinen mevkide eski bir yerleşim alanı mevcuttur. 

Köyün adetlerine bakacak olursak Eski günlerde köyde düğünlerde “tavuk alma” adı verilen bir gelenek vardı. Bu gelenekte genellikle kız tarafı, gelinin arkadaşları ve akrabalarıyla bir araya gelerek düğün öncesi oğlanın evine giderlerdi. Bu yolculuk sırasında türküler söylenir ve coşkulu bir atmosfer oluşturulurdu.

Oğlanın evinde ise bir tepsi tavuk pişirilir ve hazırlanırdı. Tavuğun yanına genellikle bir tepsi baklava da konurdu. Bu, misafirperverliğin bir göstergesi olarak sunulurdu.

Bu gelenek, gelinin ailesiyle oğlanın ailesi arasında dostluk ve karşılıklı saygının bir ifadesi olarak kabul edilirdi. Tavuk alma ritüeli, düğün öncesinde iki aile arasında bağların güçlenmesine ve sevgi dolu bir ortamın oluşmasına katkıda bulunurdu.

Cihanköy - Orhangazi Bursa Köyleri | Orhangazi.net

Düğünleri ve kına geceleri köyde  modern bir şekilde yapılıyordu.

Asker alma ve sünnet düğünleri de köyde büyük bir coşkuyla kutlanırdı. Asker olan gençler için köy meydanında yapılan törenlerde davullar çalınır, halaylar çekilir ve köy halkı bir araya gelerek sevinçlerini paylaşırdı. Sünnet düğünlerinde ise sünnet çocuğu at üzerinde köyü gezdirilir, çevredeki komşularımızı ziyaret ederek sevinçlerini paylaşırlardı. Bu törenler, köyün birlik ve dayanışma ruhunu yansıtan önemli etkinliklerdi.

Köyde genelde Boşnaklara ait yemekler yapılır.Boşnak böreği ve Potoplika gibi yemekler en çok yapılan ve sevilen yemeklerdir.

Köyün gezme yerleri arasında köy sınırları içinde yer alan Oksijen AVM, Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu üzerinde konumlanmış önemli bir durak noktasıdır. Yolculuk yapanların dinlenip keyifli vakit geçirebileceği bu alışveriş merkezi, köyün gezilecek yerleri arasında yer alır.

 

KURTULUŞ SAVAŞI’NDA CİHANKÖY

Kurtuluş Savaşı'nın dördüncü cephesi | tarlasera

Cihanköy, Kurtuluş savaşı sırasında büyük ölçüde tahrip olmuştur.Bununla ilgili kaynaklarda geçen bilgilerden biri şudur: 19 Ekim 1921 tarihli rapor:

  -“CİHANKÖY’e ansızın baskın yapan Yunan askerleri, 4000 altın haraç istemişlerdir. Köylüden bu kadar para çıkmamış, kızan Yunanlar hepsini çırılçıplak soyup, köyün ŞADIRVAN denilen semtine götürmüşler. Orada bir kısmını tüfek, bir kısmını süngü ile öldürmüşlerdir! Geriye kalanları eşraftan HACI OSMAN’ın evine tıkmışlar, ve ateşe vermişlerdir! Pencerelerden kurtulmak için atlayanlar, piyade tüfeği ile öldürülmüştür. Bir diğer müfreze 5 yaşına kadar olan çocukları toplamışlar, iki şilteye gökülen gazı ateşlemişler ve ANNELERİNİN GÖZÜ ÖNÜNDE bu çocukları SÜNGÜYE TAKIP ateşe atmışlardır!… Bu köyden kurtulan 4 genç günlerce civardaki ağaçlık içinde saklanmıştır.”

          -“Aynı gün YENİKÖY, CİHANKÖY, DONTLUCA, REŞÂDİYE köyleri dolaşıldı. Gördüğümüz manzara hakikaten dehşet verici idi!.. Bu kadar İNSAN BAŞI’nın bu köye nasıl âit olacağına inanmadık!”

        -“Başlar yollara, sokaklara âdeta serpilmiş gibi… Çiğnememek için dikkatle geçmeye çalışıyorduk!.. Birçok başların gözleri oyulmuştu!”

      -“Kolsuz, bacaksız vücutların edep yerleri kesilmiş veya oyulmuştu!”

       -“Bir kaç tanesine de BARUT doldurulmuş ve parçalanmıştı!”

       -“70 yaşlarında bir kadının cesedinin üzerine erkek uzuvları konmuştu!”

       -“13 yaşlarında olan bir genç kızın memeleri delinmiş, deliklere tahta parçaları sokulmuştu!”

         -“CİHANKÖY, DONTLUCA ve REŞADİYE’deki Türkler topluca GEMLİK’e doğru yola çıkarılmışlar. DEĞİRMENCİ BOĞAZI’na gelince, yerli Rumlar ve Yunan askerleri tarafından üzerlerine yaylım ateşi açılmış. Kadınlara tecavüz edilmiş ve öldürülmüşler!”

      -“DONTLUCA erkeklerini öldürmüşlerdir. Ancak öldürmeden önce gözlerini oymuşlar, kadınlara süngü vererek kocalarını vurdurmuşlardır. Yapılan CİNSÎ SAPIKLIKLAR hudutsuzdur!”

 

1895-1908 yıllarında 32 hane olduğu söylenen köyde, 1927 yılında 205, 1990 yılında 204, 1997 yılında 199 kişi yaşamaktaydı.2007’de 165 kişi ve 2012 sayımında 140 kişi vardı.Son olarak ise köyde 199 kişi yaşamaktadır.

Köyün başlıca gelirleri tarım,hayvancılıktır.Günümüzde oldukça göç vermiştir. Köy yakınlarında Yortan Bağları olarak bilinen mevkide eski bir yerleşim alanı mevcuttur. Zeytin ve zeytinyağı tarım gelirinin büyük kısmını oluşturur. Köyde taşımacılık da büyük yer tutar.

 

İNEGÖL BOŞNAKLARI

Bursa İnegöl nüfusuyla 20 ili geride bıraktı

İnegöl ,Bursa’nın merkez dışındaki en büyük ve kalabalık ilçesidir.Özellikle mobilya alanında ismini duyurmuştur. Boşnaklar başta olmak üzere çok fazla göçmenin yerleştiği ilçe özelliği taşıması yanında köftesi ile meşhurdur ki İnegöl Köftesi de buraya göç eden Boşnaklara aittir.

Türkiye İstatistik Kurumu 2024 yılı verilerine göre İnegöl 302.251 kişilik nüfusuyla Bursa’nın merkez dışındaki en büyük ilçesi ve Güney Marmara’nın nüfus bakımından ikinci büyük kentidir. Ayrıca Sanayi İstatistikleriyle Bursa’nın en yoğun ve en büyük sanayi merkezlerinden biridir.Yüzölçümü 1065 km2‘dir. İnegöl’ün; kuzeyinde Yenişehir ilçesi, güneyinde Kütahya ili, güneybatısında Keles ilçesi ve güneydoğusunda Bilecik ili bulunmaktadır.İnegöl; Bursa-Eskişehir karayolunun 45. Kilometresinde yer almaktadır. Bursa-Bilecik-Kütahya illerinin oluşturduğu üçgende yer alan İnegöl, Mezit Boğazı ve Ümitalan arasındaki verimli ve sulak toprakların bulunduğu ova üzerinde kuruludur.

BOŞNAKLARIN İNEGÖLE GÖÇLERİ

Boşnaklar: Kahve, pita ve teferiç | Belgesel Tarih
İnegöllü Boşnakların çoğu 1878 yılından sonra gelip yerleşmişlerdir.Kimi Eskişehir üzerinden gelirken kimi de burdan Aydın,Samsun ve Kütahya’ya göç etmişlerdir. İnegöl’e gelenler arasında Mostar’dan göç eden Ahmet Hamdi Bey (Lakşe) vardır.

1887 yılında 18 hane Bosna göçmeni Bursa vilayeti İnegöl kazasında Pelidli adlı bölgede Padişah arazisine izinsiz olarak yerleşmişlerdi. Padişah arazisinden çıkarılmak istenilse de Boşnak göçmenleri direnmiş, İnegöl Bidayet Mahkemesi tarafından çıkarılmaları kararı verilmiş olmasına rağmen göçmenler nüfus kayıtlarının yapılması için yerel yönetime gerekli başvuruyu yapmıştı. 4 Eylül 1890 tarihinde Boşnak göçmenlerin padişah arazisinden derhal çıkarılmaları için Hazine-i Hassa Nezareti tarafından Bursa Vilayeti ve İnegöl Kaymakamlığı’na kesin talimat verilmişti. (BOA, HH.THR, 468/24; HH.THR, 468/29) Daha sonra Pelidli mevkisine Ankara’da iskân için gönderilen Bosna göçmenleri de gelerek yerleşti.

Nitekim 1888 yılında 8 hanede 50 nüfus Bosna göçmeni İnegöl’e gelerek arazi verilip yerleştirilmeleri için göçmenlerden Hoca Süleyman tarafından hükümete müracaat edilmişti.

1891 tarihinde Pelitli mevkiinde Mecidiye ve Bahtiyar (27 hane-Bosna Gradişka’dan ) köyleri kuruldu.1892 tarihinde İnegöl Mecidiye Köyü’ne yerleşen Boşnaklar,havaların kurak gitmesi ile perişan olmuş aç ve muhtaç Boşnaklara mısır ve tahıl yardımı verilmesinin yanı sıra çift hayvan ve zahire de verilmiştir.

2.göç dalgası 1893 yılında olmuştur.İnegöl Boşnaklarının buraya yerleşmesiyle ilgili en önemli kaynaklardan biri bugünİnegöl Şehir Müzesinde de sergilenen bir Osmanlı arşivinde yer alan belgedir.Buradaki belgenin tarihi 9 Ekim 1895 olup Bosna ve Hersek muhacirlerinden ihtiyaç sahipleriyle ilgilidir.Buna göre bu tarihte 143 hane ve 508 Bosnalı muhacirin yaşadığı belirtilmektedir.

Miladi 15.7.1893 Bosnadan hicret ederek Bursa’ya gelen ve oradan İnegöl’e yerleştirilen muhacirinin zahire ve sair ihtiyaçlarını karşılamak üzere gerekli havale namenin gönderileceği ,Bosnalı muhacirlerin İnegöl içinde ve etrafında iskan edilmiş olup içlerinde Zlata isimli Sırp Müslüman da mevcut olup Avusturya Macaristan kütükleri Vlasenica,Petrovac,Gradişka,Visoko,Stolac,Travnik,Sanski Most,Rogatica,Saraybosna,Banyaluka ve Kladanj olarak tespit eidlmiştir.

1894 tarihinde Muradiye Mahallesi İnegöl’de Burhaniye köyü (27 hane) yine 1894 yılında İnegöl’de Mecidiye köyü, yine 1894 tarihli belgede Lütfiye/Pelitli’de 15 haneli Boşnak göçmeninden bahsedilir.1901 yılında Tuzla İnegöl’de İnayet köyleri (41 hane) kurulur.

1896 tarihine geldiğimizde İnegöl’de toplam 93 Boşnak göçmeni iskan edilmiştir.Bu göçmenleri anlatan kaynakta Boşnakların çok sıkıntılı bir durumda olduklarından bahsedilir.Maddi yönden yoksul,halleri itibariyle perişan ve dil yönüyle Boşnakça’dan başka bir dil bilmedikleri için de iş yönüyle kalıcı işlerde çalışamadıklarından bahsedilir.

Mesudiyeli Boşnakları Tanıyalım » Boşnak Haber

1905 yılına ait bir kaynakta,İnegöl merkezde genellikle Boşnaklardan oluşan 3 mahalleden söz edilir: Şehinşah,Osmaniye ve Orhaniye ..Bunlar 526 haneyi geçmemiştir.

1914 tarihli haritalarda, Uludağ’ın doğusunda, Boşnak adını taşıyan birkaç köy adı geçmektedir. İnegöl’e bağlı Lütfiye, İnayet, Esenköy, Mesudiye ve Turan köyü, kaynaklarda sözü edilen Boşnak adlı köylerdir. Bugün de halen Boşnak köyleridir

1923 yılında da gelenler vardır.Bu yılda gelen Boşnaklar Bosna Hersek ve Sancak’tan gelmişlerdir.Çocuklar dahi Boşnakça konuşmaktadır.Hatta ilkokula başlayana kadar Boşnakça dışında dil konuşmadıkları anlatılır.

İnegöl Boşnaklarından ilk gelen nesil daha çok içine kapanık bir topluluk olarak yaşamışlardır.Erkekler çalışmak zorunda olduğu için Türkçe öğrenmişler,kadınlar da okullara gitmeye başladıklarında dili öğrenmişlerdir.Göçler devam ettikçe yeni Boşnak mahalleleri kurulmuştur.İnegöl Boşnakları her ziraatin içinde yerel ve bölgesel siyasi faaliyetlerin ve eğitim,sağlık,ticaret,turizm,spor ve kültürel faaliyetlerde yer almışlardır.

İnegöl Boşnakları günümüzde merkezin yanı sıra Esenköy (Fındıklı),Turan,Pelitli,Mesudiye,İnayet(Tuzla),Fevziye ,Mecidiye ve Lütfiye köylerinde çoğunluklu olarak yaşarlar.Bunun yanında Alibey,Burhaniye,Ümraniye,Merkezde yaklaşık 10.000,köylerde 4.000 Boşnak yaşamaktadır.Halen daha kültürel özelliklerini muhafaza ederler ,Pita başta olmak üzere geleneksel yemeklerini yaparlar,sevdalinka şarkılarını söylerler,Boşnak oyunlarını oynarlar.İnegöl köftesini getiren de buraya göç eden Boşnaklardır.

Boşnak Diyarı İnegöl ( Tarihi Geçmişi ve Günümüzdeki İnegöllü Boşnaklar ) »  Boşnak Haber

İnegölde Yaşayan Belli Başlı Boşnak Sülaleler
İnegöllü Boşnaklar Bosanska Gradişa,Bihaç,Visoko gibi yerlerden göç etmişlerdir.İnegöl merkezde yaşayan Belli başlı Boşnak sülaleleri :

Çemaloviç,Gluhiç,Kapiç,Kadragiç,Alaybegoviç,Kuyundzic,Kurtoviç,Zilçiç,Hamziç,Maçkoviç,Bayramagiç,Potogiç,Bakaroviç,Çuçak,Lakşe,Dizdar,Naniç,Tezkereciçtir,Laksiç,Pariç,Vidien,Mahiç,Biheviç,Kavukeviç,Gostiç,Foçak,Bariç,Memuşeviç,Naniç,Hantiç,Muhtiç,Hırniç,İmşir,Kovaç,Muhiç,Sliniç,Sarayliç,Muşanoviç,Aliagiç,Balgiç,Ulukçiç,Muşiç,Kenar,Jilece,Begoviç,Zahiroviç,Kuyumciç,Kovaçeviç,Haciç,Mühürdaroviç,Yamakoviç,Ganiç ve Şekerbegoviç sülaleleridir.

İnegöl ve Bosna Hersek’in Donji Vakuf şehirleri kardeş şehirlerdir.İnegöl’de 1994 yılında gelenek göreneklerini yaşatmak,Bosna Savaşı’nda Bosna’ya ve mültecilere daha çok yardım etmek amacıyla İnegöl Bosna Hersek Türkleri Derneği kurulmuştur.

Kınık maden suyu da Boşnaklara ait olup,Hacı Abdullah Karaman,İbrahim Uçar Avcı,Murat Efendi Taşlıcalı,Rauf Lakşe ve Salih Peşteli tarafından kurularak işletilmiştir. İnegöl’deki Boşnaklar arabacılık, sıvacılık, duvarcılık, un ticareti, fırın işçiliği yaparlar.

Ülke çapında ünlü öykücü Cemil Kavukçu ile Yaşar Faruk İnal İnegöllü Boşnaklardandır. Karacabey’in ilk kitabını yazan Şaban Yalazı da Boşnak’tır.

Boşnak halkı, Türkiye‘deki diğer bölgelerde olduğu gibi, İnegöl bölgesinde de Boşnakça bilmektedir. Dil, onları Bosna Hersek‘e hala bağlayan tek unsurdur diyebiliriz. Boşnaklar, ekonomik nedenlerden dolayı topluma entegre olabilmek adına, Türkçe‘yi de öğrenmek zorunda kalmışlardır. Halk adetleri, halk müzikleri ve oyunlar ise çoğunlukla unutulmuştur. Zaman geçtikçe, bu adetlerden daha az konuĢulur oldu, bu nedenle çoğunlukla unutulmuşlardır. Bosna Hersek adetlerinin korunabilmesi adına, İnegöl‘de Boşnakların derneği 15 Temmuz 1995 tarihinde kurulmuştur. Kurucusu Nezih Bosnalı idi. Derneğin temel amacı Boşnaklara, göçmenlere yardımcı olmaktır. Bosna Hersek‘te yasanan son savaşta (1992-1995) bu dernek Boşnak halkına önemli yardımlarda bulunmuştur

 

İNEGÖL’DE İLKLERE İMZA ATAN BOSNA KÖKENLİ İNEGÖL BOŞNAKLARI
Osmanlı arşivlerinden elde edilen verilere göre 9 Ekim 1895 tarihli bir belgede İnegöl’e yerleştirilmiş muhacirlerin ihtiyaçlarının tespiti için görevlendirilen Bosnalı Mehmet Bey, Ömer Bey, Muhsin Ağa, Hasan Hüsnü Efende ve Ömer Ağa gelen Boşnak muhacirlere önderlik yapmış ve kayıtlara göre o zaman gelenler 143 hane olup 508 Bosnalı muhacirden bahsedilmektedir. Genelde göçler 1885 Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun Bosna-Hersek’i işgal etmesi üzerine Bosna’dan Anadoluya göçler başlamıştır.İnegöl’e gelenler arasında Mostar’dan göç eden Ahmet Hamdi Bey (Lakşe) rüştiyeyi bitirmiş gönüllü olarak Balkan Savaşına katılmıştır. İnegöl’de ziraat ve ticaretle uğraşmış Yenişehir ovasında çiftlik kurup yarış atları ve Türkiye’de ilk defa merinos ırkında koyun yetiştirmiştir.23 Nisan 1920 tarihinde kurulan TBMM Ertuğrul (Bilecik Milletvekilidir) Bosna kökenli olan İnegöllü ilk vekillerdendir. Atatürk’ün güvendiği insanlardandır. Daha sonra İnegöl’de 10 Ocak 1929 yılında kurulan ve yılda 4000 bin metreküp kereste işleyen İnegöl’ün ilk kereste fabrikası olan Uludağ Karabel Kereste şirketinin ortaklarındandır.

Bu şirkete ve fabrikaya o zamanlar Mostarlı Şakir Bey (Lakşe), Bosnalı İsmail Efendi, Laz İsmail Efendi (bilgili), Arnavut Teyfik Ağa (Peker), Mostarlı Cafer Ağa (Peşteli) kurucu ortaklarındandır. Ahmet Hamdi (Lakşe) 19 Ekim 1935 yılında İnegöl’de vefat etmiş ve mezarı Kavaklaraltı mezarlığında yatmaktadır.

Tarım ve hayvancılıkta çiftlik sahibi Mostarlı Cafer Ağa (Peşteli) ve İnegöl’de modern arıcılıkta Bursa Ziraat okulu ilk mezunları arasında olan Salih Peşteli bulunmaktadır.İnegöl’de mobilya ve marangozlarda ilklerde olan Mostarlı Mehmet Bey (Güryıldız), manifaturacılıkta Nezir Dürüst (Maçkoviç), Sarajevolu Bayramagiç Abdurrahman Efendi Çelebi bazılarıdır.Bakırcılıkta Muharrem Çilek, sandalyecilikte Sarajevolu Potogiç Mahmut Usta (Kur), Cafer, Mahmut, Abdussalem Cumhur, Kledanlı Salih Soyuak, aşçılıkta
Fehim Çağlar, aşçı Kadir. Aynı zamanda sünnetçi. İnegölümüz’de birçok usta yetiştirmiş Sarajevolu Abdurrahman Usta (kavukçu), Kledanlı Kemalettin Usta (TURAN), tavukçuluk sektöründe Kledanlı Hikmet Yelken, sağlık dalında Yusuf Efendi (Baysal), Rıfat Efendi (memiş) Zeynel Bey..İlk un fabrikalarından Hocaköyde Ömer Bey (lakşe), ilk bisküvi fabrikası kuranlardan Abdulselam Başaran, sabun imalatı yapan Hacı Adem Başaran.Evler şadırvanlar yapan çeşmeler yapan ustalar arasında Hacı Hüseyin Efendi (Su sever), senelerce Burhaniye camiinde ücretsiz imam ve müezzinlik yapmış, camiinin tamiratıyla ilgilenmiş İshak Paşa Camii avlusundaki şadırvanı yapan Abdullah Usta Varlık (Çuçak), Körpe Usta (Dizdar), Hüseyin Usta bazıları.Yunan işgalinde ilk direnenler arasında Hacı Hürriyet Balakuş’tur, İnegöl’de ilk Ziraat Odası Kurucularından 107 yaşında vefat eden Şükrü Kansu’dur.
Saatçilikte Abdullah Soyuer (Çemaloviç)İnegöl’de Kınık maden suyunu tesis haline getirip şirketleştiren Hacı Abdullah Karaman (Karadağ), İbrahim Uçaravcı (Bakaroviç), Murat Efendi Taşlıcalı (Arıç), Mostarlı Rauf lakşe ve Salih Peştelidir.Burhaniye mahallesinde olan şimdiki üçgen parkın olduğu yerde yıkılan,daha sonra Cumhuriyet okulu adına alınan Türkiye Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetlerine hizmet etmiş Boşnak kökenli Generaller Saffet Ural Paşa (Naniç), 2 dönem milletvekili, 1 dönem Senatörlük yapmıştır. Cemal Tezgörücü Paşa (Tezkereciç), Silahlı Kuvvetlerde kurmay olmadan General olanlardan Rauf Ertaş Paşa bazılarıdır.Yaşar Faruk İnal ( Kasabam adlı şiir kitabının yazarı) ve Boşnak Kızıl Melço kitabı yazarı Muzaffer Kaleoğlu da diğer tanınmış İnegöllü Boşnaklardandır.
İlk tabelacılardan Özdemir Sokullu, otel işletmeciliği de yapmıştır. Yeni dekor Enver tabela ve resim yapmada ünlüdür.

İNEGÖL ESENKÖY BOŞNAKLARI

Esenköylü Boşnakları Tanıyalım ... » Boşnak Haber

Boşnak nüfusun yoğun yaşadığı İnegöl’deki Boşnakların yaşadığı köylerden biri olan Esenköy Bursa’ya 58 km, İnegöl’e 13 km mesafededir.. Köy son büyükşehir yasası ile mahalleye dönüşmüş ancak ondan öncesinde 3 mahalleden müteşekkil olmuştur. Bunlar Ruşantahtaköprü, Papuçluçayır ve Teleferik Çayı’dır.Köyde 3 cami bulunmakta ve her camide de kadrolu imam vardır.

 

Ruşantahtaköprü isminin etimolojik yapısına gelince bu terim, şen ve şakrak ceylanların oynaştığı köprü anlamına gelmektedir.Söz konusu isim, aslında Ahu-Şen Köprü ibaresinin kısaltılmış şeklidir.

Bu köy, halk arasında Boşnak Fındıklısı adı ile de yad edilmektedir.

Uludağ’ın dibinde sayılacak bir yerleşim olan Esenköy, İnegöl’e 13 km uzakta olsa da İnegöl’ü görmektedir.

Köy 219 nüfusa sahiptir.(2024) Köy kökenli olup burada yaşamayan Esenköylüler genelde Bursa ve İnegölde yaşamaktadırlar. Geçim kaynakları tarım,hayvancılık ve fabrika işçiliğidir. Meşhur Sultan Su ,bu köyden çıkmaktadır. Fabrikalar otomatik üretime geçtiği için işçi sayısı azalmış bu da köyden göçleri hızlandırmıştır.

 

Esenköy, arazi bakımından çok engebeli ve de bitki örtüsü bakımından çok zengindir. Tarım arazisi, çok azdır. Meyve ve kısmen de sebze üretimi yapılır. Kış mevsiminde Uludağ’ın odunu, yaz mevsiminde ise Uludağ’ın karı yıllarca bu yöredeki köylülerin, geçim kaynağı olmuştur.

BOŞNAKLARIN KÖYE YERLEŞMESİ

Eski İnegöl

Köy Boşnak yerleşimi olarak bilinse de sonradan Artvin ve Karadeniz’den gelip yerleşenler vardır.İlk olarak 1893 tarihinde Boşnakların köye gelip yerleştiği bilinmektedir.Yani ortalama 132 yıllık bir yerleşim vardır.

Köyde Boşnakça konuşulmaktadır.Boşnak örf ve adetleri gelenek görenekleri yaşatılmakta olup özellikle Pita en meşhur Boşnak yemeği olmuştur.Her yıl geleneksel pita şenliği yapılmaktadır.Şenlikleri genelde İnegöl Bosna Hersek Türkleri Derneği düzenlemekte ve Boşnaklar bu organizasyon ile kaynaşmaktadır. Gençler köyde durmamaktadır.Karışık evlilikler çoğalmıştır.Gençlerde Boşnak kültürü ve dili zayıftır.Eskiler ilkokula kadar Türkçe bilmezlerdi.İlkokulda Türkçeyi öğrenen neslin yerini Boşnakça bilmeyen bir nesil aldı.

Köyün Boşnakları Visoko ve Sarajevo yöresinden gelip yerleşen Boşnaklardan oluşur. Ašići, Babići, Bičići, Beganovići, Bejzići, Dizdarevići, Hercegovići, Hrbatčanići, Kestići, Kolaşinac,Kozlići, Kurtovići, Okanovići, Orišanići, Sultanovići, Sjeničanići, Novakovići, Adilovići, Tabudžčići, Zerdići, Lutići, Giganovići, Nurbegovići, Bašagići, Blagajčići, Fočakovići, Tamhičići, Hasanovići, Begići, Šerići, Hegičovići, Ustići, Malkići, Miršići, Mašići, Mezilčići, Sjercic,Sjananći, Čitići, Velkići. sülaleleri köyde yaşayan belli başlı Boşnak sülaleleridir.

 

Diğer Boşnak köylerinde olduğu gibi, bu köyde de Türkçe‘nin zorunlu olduğu ilk ilkokul açılana kadar, halk yalnızca Boşnakça dilini kullanmaktaydı. Dil ve kısmen BoĢnak gelenekleri günümüze kadar korunabilmiştir. Ancak, zaman geçtikçe Bosna Hersek gelenekleri git gide unutulmaktadır.r. Halk müziği geleneği söz konusu olduğunda, daha önce belirtilen köylerde de olduğu gibi, bu köyde de çoğunlukla unutulmuş.durumdadır. Eskiden durum çok daha farklıydı. Bu köydeki sakinler için Bosna Hersek gelenekleri anı Şekilde kalmıştır. Eskiden çeşitli vesilelere (düğün, bayramlar, nişanlar, aksam oturmaları vs.) Şarkı söylenirdi ve dans edilirdi.

ÇİLEKİ YÖREYE GETİREN İLK KİŞİ BOŞNAK ŞÜKRÜ AMCA..

Bursa yöresinde çilek üretiminde ilk gübre dağıtımı yapan ve çileği yöreye getiren Boşnak Şükrü Aco’dur.Yaptığı çalışmalarla Hollanda’dan uzman getirterek patates üretimini de 2.5 tondan 8 tona çıkarmıştır.Bursa Ziraat Odasının da kurucusu Sjenicalı Boşnaklardan olan Şükrü Kansu’dur.

Karacabey Boşnaklari

Boşnaklar Semko ve orkestrasıyla coştu « Karacabey Takip Gazetesi

 

İsmini Rumeli Beylerbeyi Dayı Karaca’dan alan İlçe Bursa’ya 62. uzakta ve batısında yer alır. 1285 km2 toprağa sahip olan ilçenin 2024  toplam nüfusu 85968’dir. 

Boşnakların Karacabey’e Yerleşmesi

1880’li yıllarda şimdiki ismi Fevzipasa olan köyün kurucusu İsmail bey isimli Padişah 2.Abdulhamidin sarayında görevli olan kişidir..

O dönemde Bosna,Sancak ve Kosova’dan gelen Boşnaklarin bir kısmı buraya yerleşir.. Fevzipaşa köyüne yerleşen Boşnaklar aynı dönemde Bulgaristan’dan gelen göçmenleri köylerine almak istemezler..Bunun üzerine bu göçmenlere mevcut köyün yanında bir köy daha kurulur. Köy iki muhtarli olarak Aşağı ve Yukarı Hacetpinar olarak ayrılır.
Köyün kuruluşundan 15-20 yıl sonra gerçekleşen Yunan işgali köyün dağılmasına yol açar.. Boşnakların çoğu Karacabey’e ,akrabaları ile temas kuranlar ise Bursa, İzmir,Kütahya ve istanbul’a yerleşir.
Fevzipaşa köyü her ne kadar Bosnaklar tarafından kurulmuş olsa da günümüzde sadece 3 hane Bosnak ailesi yaşar.Karacabeyde olanlar ise Boşnak mahallesi kurmuşlardır..

Günümüzde 700-800 Boşnak yaşamaktadır.Genellikle ticaret zahirecilik ve kamyonculuk yapıyorlar.Boşnak yemekleri haala yapılıyor ama Boşnakça unutulmak üzere artık sadece birkaç yaşlı çok iyi konuşabiliyor.10-15 yıla kadar mahallede yaşlılar haala sürekli Boşnakça konuşuyordu fakat onların vefaatından sonra dil unutuldu.Boşnak mantısı, böreği, zelanik, masanica,potoplika yapılan bazı boşnak yemekleridir.Tatlılardan hacımakule,dudove ve grusavnik yapılır

Genelde adet ve gelenekler zayıf olsa da Boşnakların yaşadığı yerlerde oyun ve müzik kültürü korunurken Karacabeyde maalesef görülmez.Düğünlerde bile Türk kasabı oynanır.Düğün ve diğer boşnak gelenek ve görenekleri ise devam ettirilmektedir

Karacabey Boşnaklari » Boşnak Haber

Karacabeyde Boşnak mahallesi olarak Tavşanlı ve Karacaahmet mahalleleri vardır.Arada cadde geçtiği için iki mahallenin de ismi geçiyor.Yoğun olan bu bölgeye Boşnak mahallesi deniyor

Karacabey’de Yaşayan Boşnaklar ve Geldikleri Yerler ise Şöyledir..

Alomerovic – Bijelopolje
Begović- Sjenica
Nisic – Sjenica
Nikšić – Sjenica
Džidić – Mitrovica -Kosova
Hodžić -Sarajevo
Hasanbegovic – Lukovac
Lumić – Sarajevo
Salkovic – Novipazar
Poturak – Sjenica
Kolić – Kolašin
Muslić – Berane
Piper-Sjenica

Cnavrśanin -Karadağ

 

TURANKÖY BOŞNAKLARI

Turanköy Boşnaklarını Tanıyalım » Boşnak Haber

Turanköy Kestel ilçesine bağlı iki Boşnak köyünden biridir.Büyükşehir yasaları sonrası mahalle statüsü alan Turanköyün nüfusu 376 olup (2024 )Köyün toplam nüfusunun %80’i Boşnaklardan, geriye kalan %20’si ise son yıllarda Türkiye’nin diğer illerinden buraya yerleşenlerden oluşmaktadır. Sanayileşmeyle beraber köyde başlayan göç ile halkın bir kısmı Bursa’ya çoğunlukla da Yıldırım ilçesine göç etmiştir. Göç eden nüfus sürekli olarak Bursa’da yaşasa bile köydeki evlerini yazlık olarak kullanmakta ve dönemsel olarak köy nüfusunu artırmaktadır.

 Kestel’e 14 km  Bursa’ya 28 km ‘dir.Köy, yapımı itibarı ile bir ana cadde ve iki sokak olarak kurulmuş olup, toplamda dört mahalleden oluşmaktadır. Köy meydanının hafif tepelik alanda bulunmasından dolayı yerleşim alanının arazileri hafifçe meyillidir. Köyde güçlü bir su kaynağı bulunmamasından dolayı önceki dönemlerde bir takım sıkıntılar yaşanmıştır.

 

Köyün coğrafi konumuna bakacak olursak ,Doğusundan Erdoğan, güneyden Aksu, kuzeyden Dudaklı ve Gölbaşı köyleriyle çevrilidir. Kuzeybatı yönünde ise Bursa’nın büyük göllerinden biri olan Gölbaşı gölü bulunmaktadır. Bursa’nın en önemli kavşaklarından olan Yenişehir kavşağı, köyün arazileri üzerinde inşa edilmiştir. Bu kavşak Bursa’yı, güneye doğru İnegöl ve sonrasında Ankara ile, kuzey istikametine doğru ise Yenişehir ve İznik ile bağlamaktadır. Turanköy, tarihi Dimboz adlı boğazı komşu köy olan Erdoğan köyü ile paylaşmaktadır

Köyün adının nereden geldiği hakkında bilgi yoktur.Eski adı Bacasızköy’dür. Ama eski Yugoslavya şimdiki Bosna Hersek Cumhuriyeti’nden göç edenlerden oluşan Boşnak köyü olduğu kesindir. Şimdiki mevkisi Gölcük köyü ve Erdoğan köy (Dimboz)köylerinin arasındadır .Köy daha önce Bursa’nın Gürsu ilçesine bağlıydı.

Araştırma sırasında elde edilen bilgilere göre Çanakkale Savaşı’na köyden 36 kişi katılmış, 2 kişi sağ olarak geri gelmiş, 34 kişi ise şehit olmuştur. Bunun yanı sıra Turanköy’ün Yemen, Filistin, Sarıkamış ve başka cephelerde hem gazi hem de şehit verdiği de tespit edilmiştir

Turanköy Boşnaklarını Tanıyalım » Boşnak Haber

BOŞNAKLARIN KÖYE YERLEŞMESİ TARİHÇESİ

Turan köy,Gazi Timurtaş Paşa ve Yiğit Bey’in vakıf köyü imiş. Zamanla boşalan köy,1880’li yıllarda Bosna’nın Bihaç bölgesinden gelen Boşnak göçmenlerce yeniden kurulmuştur.Köylülere göre dedeleri Konya’dan Bosna’ya gidip yerleşen köydür.

Bir başka bilgiye göre köy ,yaklaşık 150 yıl önce kurulan Boşnak köyüdür..Eskiden tahta kurusundan korunmak ve ayrıca çetin kış şartlarında çatılarındaki yağan karın erimesi için Boşnaklar sobalarının dumanını ağaçtan yapılan çatılarına verirlerdi.Böylece ağaçtan yapılan çatıda tahta kurusu da yaşama olanağı bulamazdı.

Köylülere göre dedeleri, Konya’dan Bosna’ya göçmüş. Köyün eski adı Boşnak’tır. Köy 28 Mart 1885’te Boşnak Karyesi adı altında kurulmuştur.Köyde 40 hane olduğu belgelerde yazmaktadır.Köyün ilk sakinleri Bosna’nın Krajina Bölgesindeki Klokot,Gata,Papari ve Turija köylerindendir.Köy kurulmadan önce 1883-84 senesinde o dönemde İstanbulda bulunan Klokot doğumlu Osman Alanoviç ‘in köye gelip önceden yerleşme planları ve ölçümlerinin iskan-ı muhacirin komisyon üyeleri ile yaptığı bilinmektedir.Bu ölçümlere göre yerleşim ve iskan yapılmıştır.

Diğer bir belgede, kuruluşundan yaklaşık bir sene sonra 1 Mart 1886 yılında, köye yerleştirilen göçmenlerin gösterdikleri gayretleri ve çabalarından ötürü İskan-ı Muhacirin memurları tarafından takdir edildiği görülmektedir.125 11 Mayıs 1893 tarihli ve Turanköy’e ait bir diğer belgede ise, ilk yıllarda yaşam şartlarının ne kadar zor ve çetin olduğu görülmektedir. Belgede, 1892 ve 1893 yıllarında peş peşe kuraklık ve şiddetli kış yaşandığını, bu nedenle evlerde hiç yiyecek kalmadığını ve durum böyle devam ederse açlıktan öleceklerini ilgili makamlara bildirdikleri ve devletten yardım talep ettikleri yazılmaktadır.Bu konu Meclis-i Vükela’nın (dönemin Bakanlar Kurulu) gündemine gelmiş olmalı ki 20 Mayıs 1893 tarihli bir Mazbatasında Bursa civarında Boşnak Karyesi’nde Boşnak muhacirlerine ödünç olarak yapılacak yardımın uygun görüldüğü yazmaktadır. Bab-ı Ali Evrak Odası arşivine ait ve bir gün sonrasında hazırlanan belgede Bursa civarında kurulan Boşnak Karyesi’nde oturan yüz yirmi bir nüfuslu göçmenlere ödünç olarak tahıl verilmesi yazmaktadır.128 Son belge metninin içeriğine göre,1893 yılında Turanköy’ün nüfusunun 121 kişi olduğu görülmektedir. Köye ilk kuruluşunda Boşnak Karyesi adı verilmişse de, zamanla günümüzdeki adını almıştır. Resmi belgelerde ilk defa 1928 yılında yapılan Son Teşkilatı Mülkiye de, köyün Bursa vilayeti, Kestel nahiyesine bağlı olduğu ve hem Boşnak Karyesi hem de parantez içerisinde Turan adlarının yan yana zikredildiği görülmektedir.Cumhuriyet  Döneminde köyün ilk muhtarı olan Mustafa Bakkal olarak bilinen şahsın, soyadı kanunu gereği kendine Turan soyadını seçtiğini ve köyünün de yeni adını Turan olarak belirlediği söylenmektedir.Bu köyün halk ağzında yaygın olarak bilinen bir diğer ismi de Dimboz’dur.

Dimboz Boğazı, Osman Bey’in Bizans Bursa Tekfurlarıyla yaptığı savaşa ismini veren bir  yerdir ve Bursa ovasının doğu giriş kapısını da temsil etmektedir.130 Günümüzde ilk kuruluş adı resmi belgelerde geçmemesinin yanı sıra, halk arasında da varlığını yitirmiş bir vaziyettedir

Turanköy, Bursa (Türkiye) içindeki en iyi rotalar | Wikiloc

1895 ve 1908 Yıllığı’nda geçen 68 haneli Boşnak köyü olarak geçmektedir.. 1894 tarihinde 68 haneden oluşan 249 nüfusu var.Yine başka bir kaynakta 1894 tarihli haritalarda Uludağın doğusundaki zikredilen köylerden biridir.Köye 40 haneli 150 nüfuslu Boşnak iskanı yapılmıştır. Köyden 40 hane kadar Boşnak Bursa’ya göç etmiştir. Ancak bu göç eden aileler, köydeki evlerini kapatmamış, zaman zaman köylerine gelmektedirler. Köyden göç eden Turan köylüler genellikle Bursa’nın Duaçınarı ve Yıldırım semtine göç etmişlerdir. İlk yerleşen Muharrem Atlı’dır.

1907 tarihli Hüdavendigar ili Salnamesinde Boşnak ismiyle kayıtlıdır. 1914 tarihli haritalarda da, Uludağ’ın doğusunda, Boşnak adını taşıyan birkaç köy adı geçmektedir. İnegöl’e bağlı Lütfiye, İnayet, Esenköy, Mesudiye ve Turan köyü, kaynaklarda sözü edilen Boşnak adlı köylerdir. Bugün de halen Boşnak köyleridir. Bursa’ya Cumhuriyet’in ilk yıllarında Bulgaristan ile Üsküp yöresinden gelen Arnavut ve Pomak kökenli soydaşlar yerleştirildi. 1927 yılında bu kapsamda 1.273 hane iskân edildi. Kestel’in Turanköy; İnegöl’ün Lütfiye, İclaliye, İnayet; Orhangazi’nin Cihanköy, Beşpınar ve Vefa köyleri Boşnaklar tarafından böylelikle kuruldu.

 Cumhuriyet Döneminde köyün ilk muhtarı olan Mustafa Bakkal olarak bilinen şahsın, soyadı kanunu gereği kendine Turan soyadını seçtiğini ve köyünün de yeni adını Turan olarak belirlediği söylenmektedir. ( 1928 )

Bu köyün halk ağzında yaygın olarak bilinen bir diğer ismi de Dimboz’dur. Dimboz Boğazı, Osman Bey’in Bizans Bursa Tekfurlarıyla yaptığı savaşa ismini veren bir yerdir ve Bursa ovasının doğu giriş kapısını da temsil etmektedir.

 

KÖYDE VAR OLAN BOŞNAK ADET VE GELENEKLERİ

Köyde Boşnak kültürü yaşanmakta ve yaşatılmaktadır.Boşnaklar çok güzel yemek yaparlar.Bilhassa börekleri çok namlıdır.Başlıca börekleri; pita, kulukuşa, poğaçadır. Köyde her yıl pita şöleni yapılmaktadır. Köyü 1995 yılında Bosna Hersek’in ilk devlet başkanı Alija İzetbegoviç ziyaret etmiştir.Köyün yüzde 80’i Boşnaktır.Boşnaklar dışında komşu illerden gelen insanlar yaşar.Evliliklerin neredeyse yüzde 90’ı karışık evlilikten oluşur.Boşnakça giderek ölmektedir.Özellikle gençlerde zayıftır.Köyde yaşayan Boşnaklar arasında sıkı akraba ilişkileri ve yakınlıkları vardır.günümüzde köy halkı, sosyal hayatta Boşnakçanın varlığını büyük ölçüde korumaktadır. Köydeki yer isimleri, lakaplar, göç ettikleri bölgeye ait sözcükler ve ses vurgularında Boşnakçanın yer aldığı görülmüştür..Boşnaklar dışında komşu illerden gelen insanlar yaşar.

Köyün kurucuları olan ve günümüze kadar orada iskân eden Boşnak göçmenler, geçen zaman içerisinde bulundukları coğrafyayı kendi ihtiyaçları üzerine ve anavatanlarındaki yerlere benzetme yaparak isimlendirmişlerdir. Köyde bulunan bu isimlerin bugüne kadar değişmemesini etkileyen faktörlerden biri de Türkçenin son 40 yılı içerisinde aktif kullanıma girmesidir. Günümüze kadar varlığını koruyan bu isimlerin, Boşnakçanın bilinip bilinmemesine bakılmaksızın hem yerli Boşnaklar hem de daha sonra köye göç eden Türk, Arnavut ve diğer farklı kökenli vatandaşlar tarafından aynı şekilde kullanıldığı tespit edilmişti

Günümüzde Turanköyde kullanılan Boşnakça yer isimleri Glavitsa,Pototsi,Torovi,Kamenyar Lug,Dolovi,Klanats,Most,Brdo ve Zeytunlitsi’dir.Bunların yanı sıra köyde Tisle, Petrovitse (Petrovice) gibi yerler bulunmaktadır. Kullanılan bu adların Boşnakça dilinde resmi bir anlamı yoktur. Krayina bölgesinde büyük şehirlerden olan Bosanski Petrovats (Petrovac) ve Tisovina (porsukağacı) isimleriyle bağlantılı olduğu tahmin edilmektedir.

Turanköy, Bursa (Türkiye) içindeki en iyi rotalar | Wikiloc

KÖYDE KULLANILAN BOŞNAKÇA LAKAPLAR

Köyde erkeklere ve bayanlara Boşnakçanın kültürel özelliklerini yansıtan lakaplar kullanılmaktadır.Bu gruptaki lakapların bazı örnekleri: Mehmed–Meho, Ahmed–Ahmo, Suleyman-Suljo, Mustafa-Muyo, İbrahim-İbro, Abdullah-Avdo şeklindedir. Bu lakaplar hem Bosna’da hem de Turanköy’de Boşnaklar arasında resmi isim olarak uzun yıllar boyunca kullanılmıştır.

Kadınlara verilen lakaplar ise iki çeşittir. Bir; geldiği köye atıfta bulunularak verilen lakaplardır. Örneğin; Fındıklı köyden gelene Fundukuşa. İkincisi ise eşinin ismine atıfta bulunularak verilen lakaplardır. Örneğin: Mehmet’in eşi Mehmedovitsa (Boş.Mehmedovica), Rasim’in Eşi Rasimovitsa (Boş. Rasimovica).

KÖYDE KULLANILAN BOŞNAKÇA VE DİYALEKTİĞİ

Turanköy Boşnaklarının günümüze kadar ulaşan ve varlığını güçlü bir şekilde koruyan bir diğer dil unsuru, göç ettikleri Krayina diyalektine ait olan kelimeler ve seslerden oluşmaktadır. Bosna Hersek’in genelinde konuşulan dile nazaran kendine özgü bir diyalektin olması, Krayina bölgesinin öne çıkan belirleyici özelliklerinden birisidir.

Kullanılan sözcükler, uzatmalar ve vurgular bu diyalektiğin kolaylıkla fark edilebilmesini sağlamaktadır. Araştırma esnasında bu lehçeye ait birçok sözcüğe rastlanmıştır. Aradan 133 yıl geçmesine rağmen Krayina diyalektiğine ait olan bu sözcükler, aynı manasıyla katılımcılarımız arasında hala kullanılmaktadır

15-35 yaş ve 35-50 yaş arası köylülerin Boşnakça dil bilgisinin ve gündelik hayatta kullanımının çok farklı bir seviyede olduğu görülmektedir. 35-50 yaş grubundakiler Boşnakçanın anadilleri olduğunu ama önceki nesillere göre genç yaştan itibaren Türkçeye geçtiklerini ifade etmişlerdir. Yaşanan bu erken geçişten dolayı Boşnakçayı anlayabilme kabiliyetini yitirmediklerini ama konuşma konusunda zorluk çekip az veya hiç konuşamadıklarını belirtmişlerdir. Bunun yanı sıra bu yaş grubunun başlıca özelliklerden biri de evliliklerin çoğunlukla karma olması ve aile içinde dilin Türkçe olduğunun görülmesidir.

15-35 yaş arasındaki Boşnaklar  anadillerinin Türkçe olduğunu, Boşnakçayı hiç bilmediklerini ve anlayamamaktadırlar.Bu yaş grubunun eğitim seviyelerinin yüksek olduğu ve köyden, aileden ve genel Boşnakça konuşan sosyal çevreden de uzak oldukları görülmektedir.

KÖYDE YAŞAYAN BOŞNAKLARIN DİNİ İNANCI ve YAŞANTILARI

 Köyde yaşayan Boşnakların dini hayat, ritüel ve uygulamalarının geçen uzun zaman içerisinde yok denilecek kadar az değişikliğe uğradığı ve Bosna Hersek’teki soydaşlarından daha iyi durumda oldukları görülmüştür. Günlük, haftalık, yıllık ritüel ve pratikleri uygulama, yasak veya kuralları yerine getirme konusunda farklı nesiller arasında değişmenin küçük oranda yaşandığı tespit edilmiştir.Köydeki Boşnaklar Müslüman ve Sünni inanca sahiptir.

. TURANKÖY BOŞNAKLARININ  AİLE YAPISI

 50 ve üstü yaş grubundaki katılımcılardan toplanan bilgilere göre kendilerinin çocukluk ve gençlik dönemini kalabalık ailelerde geçirdikleri, kimi zamanlarda üç kuşak ile (dede, nine, baba, anne, amca, yenge, kardeşler ve kuzenler) aynı evde bir aile olarak yaşadıkları öğrenilmiştir. Ev işlerinin organizasyon ve paylaşımının aile reisi olan dedede olduğunu ve herkesin birer görevi olduğunu ifade etmişlerdir

KÖYDE YAŞAYAN BOŞNAK SÜLALELERİ

Aliyabegoviç,Şarganoviç,Rakovic,Şumari,DeliçAlanoviç,İmamoviç,Meşiç,Peçanin,Şabiç,Şahbaz gibi Boşnak sülaler vardır.

KÖYÜN GEÇİM KAYNAKLARI

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Ancak tarım azalmıştır. Ayrıca köyde başta tekstil olmak üzere bazı fabrikalar vardır. Köyde büyükbaş hayvan çiftliği olup daha çok büyük baş hayvancılığı yapılmaktadır. Köyde 20’nin üzerinde fabrika bulunmaktadır. Zamanla boşalan köyde, şimdilerde göç tersine dönüp, insanlar tekrar köylerine yerleşmeye başlıyorlar. .

 

BOSNA SAVAŞI’NIN TURANKÖYLÜ ŞEHİDİ İLHAN ATLI

Turanköy Boşnaklarını Tanıyalım » Boşnak Haber

(Yazı dünyabizim sitesinden alıntıdır.)

Geçtiğimiz günlerde İlhan abinin köyüne gittik. Gidişimiz Bahattin Yıldız Yürüyüş Kolu sayesinde oldu, 9 kişilik bir grupla. Bursa’da Asır-Der’den İlhan abinin ailesiyle sürekli görüşen iki abiyle buluştuk ve Bursa’nın Kestel ilçesine bağlı Turanköy’de yaşayan şehidin ailesinin yanına ziyarete gittik. Orada yaşıyorlarmış zaten yıllardır. İlhan abi de orada doğmuş 12 Nisan 1969’da. Babasından dinleyelim doğumunu: “Nisan 12. Her taraf bembeyaz, kar olmuş. Bizim burada nisanda pek kar olmaz, o gün oldu. Ve o sene kar yoktu başta. Nisan 12’de bir yağdı ki, her yer bembeyaz. Doğum saati, sabah saat 9 idi.

Dört oğlan beş kızım var. O gitti işte, üç erkek kaldı. Ailesinin beşinci çocuğu olan İlhan abi ilkokulu Turanköy’de okuyor ve daha sonra babasına yardım ederek devam ediyor hayatına, ilkokul mezunu olarak. Daha çok köyde vakit geçirirmiş, babasının anlattığına göre. Babası İrfan amca pek dinçti yaşı bir hayli ilerlemiş (Artık 77 yaşında) olmasına rağmen. Açık yüreklilikle, samimiyetle anlatırken bize Pilot’u, onun da ‘Pilot’ demesi çok ilginçti. Oğlunu cephedeki ismiyle anıyor olması o kadar güzel ki…

Çocukları çok severdi

İlhan abi, çocukları çok severmiş. Babası “Şaşırıyordum.” diyor. “Yahu oğlum elin çocuklarını alıp da o kadar niye seversin, anası babası var ya onun da!”. Pilot o kadar seviyormuş ki çocukları onları tıraş bile edermiş kendisi. Ayakkabılarını tamir edermiş. Hatta o kadar abartmış ki -bu ne güzel abartış!- yeni doğan çocukların isimleri, bilgileri kendisine gelirmiş köyde. Onlarla ilgilenmek için böyle bir yol izliyordu sanırım. Çocuklarla ilgilenmesinin nedenini şöyle açıklarmış: “Büyükler, siz dedikodudan başka bir şey yapmıyorsunuz; ben bu günahsızlarla beraberim.”

22 Nisan 1993’te şehit olduğunda ilgilendiği/oynadığı çocuklar hüngür hüngür ağlamış. Tam bu sırada ‘Ben öyle bilirim ki yaşamak; berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır’ dizeleri geliyor aklıma İsmet Özel’in. Bunlar anlatılırken Selami abinin de aynı güzel özelliklere sahip olduğu söyleniyor orada onu tanıyanlarca. ‘Şehit hayatı’ derler ya, öyle bir şey sanırım onlarınki. Birbirleriyle alakası olmayan iki insan, yol aynı ve o güzel ‘son’ da aynı…

Baba, cihada gidiyorum!’

Turanköy’de Boşnaklar bulunuyor. Boşnak köyü olarak geçiyor. İrfan amca Boşnakça biliyor ve konuşurken bazı Türkçe kelimeleri unutup “Siz ne diyorsunuz ona?” diye soruyor. Bosna’ya gitmiş Pilot’un babası, şehit olduktan sonra İlhan abi. Orada Şerif Patkoviç gezdirmiş kendisini. Zira geçmişte yaptığımız “İlhan Atlı’yı anlattı!” haberinden de hatırlayacağınız gibi, Patkoviç ile İlhan abi çok yakın arkadaşlarmış. İrfan amca Bosna’ya gittiğinde İlhan abiyi tanımayıp, onun ismini duyanlar/yaptıklarını okuyanlar, sadece bunlarla sınırlı kalan ‘İlhan Atlı’ bilgileriyle dâhi amcanın boynuna atlamışlar, hüngür hüngür ağlayarak. Boşnakça da bildiğinden çok iyi iletişim kurmuş İlhan abi Boşnaklarla. Bıraktığı vasiyetinde Türkçe yazmasına rağmen ‘y’leri ‘j’ olarak yazması dikkatlerimizden kaçmıyor (Boşnakça’da ‘j’, Türkçe’de ‘y’ sesiyle okunuyor.).

Bosna savaşı patlak verdiğinde Boşnak asıllı abimiz/kardeşimiz İlhan abi askerdedir ve dönüşüne çok az bir zaman vardır. Askerdeyken telefonda Bosna’ya gideceğini, gitmek istediğini belirtir tâ 1991’de. Askerlik bitimi eve gelir ve anasından babasından izinalmak için iki ay boyunca ısrar eder. Hüngür hüngür ağlar çok defa. Devamını babası İrfan amcadan dinleyelim: “İki ay böyle geçti, hep ağladı gitmek için. Ama annesiyle ben müsaade etmedik. Bu şekilde bir süre devam etti, ne olacağını merak ediyorduk. Bir gün yemeği yedi, kalktı sessizce ve elini yıkayıp geldi yanımıza: ‘Baba, Allah nasip ederse gidiyoruz bu akşam. Hakkınızı helal edin.’ Kükredim ben o zaman. ‘Hangi görüşle böyle ana baba rızası almadan gidiyorsun?’ dedim. Sonra bana şunları söyledi: ‘Bana namaz kılma desen, vallahi kılarım. İçki getir desen, yemin ederim getirmem. Cihada gitme desen giderim baba.’ Bunları dedi ve gitti. Daha sonra da görmedim.”

İşte böyle, şehadete ulaşmasına yaklaşık on ay kala evden ayrılışı böyle olmuş İlhan abinin. Ailesi, özellikle babası İrfan amca çok istiyormuş evlenmesini, hazırlıkların çoğu tamamlanmış hatta. Fakat şehit hep ertelemiş düğünü, hep başka zamana, hep başka zamana derken şehadetle nişanlanmış işte.

Şehidin düğün yemeği

Baba İrfan amca evlilik için yapılan maddî hazırlıklardan bahsederken İlhan abi Bosna’ya gittikten sonra bu parayı Boşnak mültecilere harcamayı düşündüklerini söyledi. Fakat uygun olmamış ve gıyabi cenaze namazı vesilesiyle Türkiye’nin dört bir tarafından gelen yüzlerce misafire yemek hazırlayarak ikram etmiş. Burada Selami abinin babası Ferman amcanın söyledikleri geliyor aklımıza: “Bu Selami’nin taziye evi değil, bugün Selami’nin düğün günüdür ve yediğiniz yemek de onun düğün yemeğidir.”

Az önce aynı olan güzel ‘son’dan bahsetmiştik ya, tekrar hatırlayalım o güzel sonun aslında ne kadar zarif ve müstesna insanların evlatlarınca kazanıldığını… Şehit gibi yaşamak ve bir şeylere şahit olmak!

‘Şehit anasıyız-babasıyız artık’

Bosna’da bulunduğu sırada sık sık ararmış ailesini Pilot. “Haftada en az 3 kere arardı bizi. Mektup hiç atmadı Bosna’dan ama sıkça konuşurduk. Telefonu nasıl ve nerden bulduğunu bilmiyoruz. Aradığında şunu söyledi bir keresinde: ‘İslam bayrağı dikersem gelirim yahut şehit olurum. Başka türlü gelmem.’ Kazandığını biliyorum. Biraz ağlattık, biraz kırdık belki onu ama… Ben Pilot’un kabrine gittiğimde hemen hakkımı helal ettim ona. Şehadet haberini bir nisan gecesi, ben sabah namazını kıldıktan sonra annesi-eşim yanıma gelerek söyledi: ‘Artık şehit anası ve babasıyız. Mübarek olsun!’ İşte böyle.” diyerek şehit oluşunu anlatıyor İrfan amca ve namaza geçiyoruz.

Tam caminin ortasına geldiğinde “Tam burada nasıl harıl harıl çalıştığını hatırlıyorum.” diyor amca. Sonra Pilot’un samimi olduğu bir arkadaşının evine davet ediliyoruz, oraya geçip Boşnak böreklerimizi yedikten sonra tekrar buluşuyoruz İrfan amcayla. Elinde Pilot’un o ünlü, yanında güzel bir çocukla çekilmiş fotoğrafı, birkaç gazete kupürü ve şehidin mektubu var. Vasiyet niteliğindeki bu küçük kağıtta şunlar yazıyor:

“Selamünaleyküm Değerli kardeşlerim eğer ben şehid olursam cenazemi Moskanisa köyüne kaldırın. Eşyalarımı aranızda paylaşın. Bir kısmınıda fakirlere dağıtın. Akrabalarımı haberdar edin ve cihada son nefesinize kadar devam edin. Hakkınızı helal edin.

Pilot”

 

VİLLALARDAN OLUŞAN BOŞNAK KÖYÜ ŞÜKRANİYE

Bu köyde herkesin villası var! VİDEO - Emlak Haberleri

Bursa-İnegöl arasında, Kestel ilçesine bağlı, eski adıyla Kazancı, yeni adıyla Şükraniye Köyü, Uludağ’ın eteklerinde, kızılçam ormanlarının arasında, enfes doğal güzelliğe sahip.Bu köyde normal ev yok, herkesin villası var.Şükraniye Köyü Koruma ve Güzelleştirme Derneği’nden edinilen bilgilere göre, köyde 100 hane mevcut. Kış aylarında köyde 30 hane ikamet ediyor. Yazın bu rakam 75’in üzerine çıkıyor.

 

Villalardan Oluşan Boşnak Köyü » Boşnak Haber

Eski Bursa yolunda Bursa’ya 30 kilometre, İnegöl’e 16 kilometre mesafede olan Şükraniye Köyü, Uludağ’ın eteklerinde enfes doğaya sahip.

Köy Eskiden Gürsu bucağına bağlı idi. İlçenin güneydoğusunda yer almakta olup Bursa merkeze 29 km ,İnegöle 15 km ,Kestel ilçesine ise 18 km mesafede yer alır.Köyün rakımı 600 m olup 600 hektar ormanı vardır.Şükraniye’ye toplu taşıma ile ulaşmak mümkündür. D15, D16, D17 ve D17B numaralı otobüs hatları, Şükraniye 5 ve Şükraniye 3 duraklarında hizmet vermektedir

Köy nüfusu 8559’dur. (2024 )

ÇEKİCİ ÖZELLİKLERİ

Köy, sağlam zemini nedeniyle Bursa’nın depreme dayanıklı en risksiz bölgelerinden biri. 1999 depreminden sonra çok sayıda ev yapıldı.Köyde kaliteli içme suyu, köyün çevresinin 3 bin dönüm ormanlık alanla çevrili oluşu, ormanlık alanlarda bol oksijen üretme özelliğine sahip karaçam ağaçlarının çok bulunması, nefes darlığı çeken hastaların şifa bulması, sanayinin gelme ihtimalinin olmayışı, İnegöl ile Bursa’nın ortasında olmasından dolayı ulaşımın kolaylığı gibi özellikler, Şükraniye Köyü’nü çekici hale getiriyor.

Kış aylarında kar olsa dahi, ilk önce yolu açılan köy statüsündedir. Köyde bugüne kadar hiçbir hırsızlık ya da olumsuz bir olay olmamış. Köydeki evlerin hemen hepsi Bosna tipi dik çatılı lüks villalardan oluşuyor. Köye ait 25 dönümlük bir piknik alanı mevcut. Suyunu Uludağ’ın eteğinden, köyden 8 kilometre uzaklıktaki Küçükpınar’dan alıyor. Saniyede 2 litre su geliyor. Her türlü altyapı mevcut.

 

Villalardan Oluşan Boşnak Köyü » Boşnak Haber

BOŞNAKLARIN KÖYE YERLEŞMESİ

Köyün tarihi Osmanlı’nın son yıllarına dayanıyor. 1844 yılında, Aksu Köyünde Kazancı derbendini koruyan 2 derbentçi vardı. Kazancı derbendini koruyan Mustafa’nın Boşnakoğlu olması, Bosna göçmenlerinin Kazancı’da iskân olmasında etkili olmuş olmalıdır. Bölgede prestijli bir işi bulunan Boşnak Mustafa’nın gelen göçmenlere kolkanat germesi nedeniyle Kazancı dışında, bu köy yakınlarındaki Turan Köyünün kurulması, çevre köylere de müteferrrik olarak Boşnakların yerleşmesine neden olduğu anlaşılmaktadır.

1887 yılına ait bir arşiv belgesine göre Kazancı Bayırı mevkiinde Kazancı Asakir-i Zaptiye Karakolunun bulunduğu bölgeye Bosna göçmenlerinden 30 hanenin iskânıyla bir köy kurulduğu kayıtlıdır. Köye, şehzadelerin adına izafiyeten  Şevketiye adı verilmiş. Her haneye o tarihte 50 dönüm arazi iskân verilmiş.

Köyü kuranlar ilk geldiğinde, Kazancı derbendinde, yolun bir tarafında karakol, diğer tarafında ise bir han görmüşlerdi.1902 yılına ait bir arşiv belgesine göre, Aksu Köyü civarında Kazgancı Bayırı adlı mevkide iskân olunmuş olan Bosna (Boşnak) göçmenlerine tohumluk ve yemlik zahîre yardımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca 755’er kuruş hane bedeli ile her haneye ellişer kile buğday ve altışar kile mısır alınmak üzre toplam 5.280 kuruş yardım yapılmıştı

Bir başka bilgiye göre ise 1893 yılında Bosna’dan gelen 40 hane Boşnak aile buraya yerleştirilir. Bursa yolunun güvenliğini sağlayan Kazancı Karakolu’nun adı verilir köye. Cumhuriyet döneminde ise ismi Şükraniye olarak değiştirilir. İlk kuruluş yıllarında, bölgeyi tarıma elverişli hale getirmek şartıyla her haneye 10’ar dönümlük arazi tahsis edilir.

1894 tarihli kayıtlarda 68 hane ve 249 Boşnak göçmeni görülür.1902 yılında köye Tanoviç,Musiç ve Kosiç sülalelerinden 20 hane yerleştirilir.Yine köye bazı kaynaklarda 1905 yılında Boşnak iskanından söz edilir.1908 tarihli ve BOA, DH. MKT. , 1290/73 nolu evrakta köye iskan edildiği belirtilen 12 Boşnak haneden 1 hanenin İstanbulda olduğu 2 hanenin ise henüz Bosnadan göç etmediği yazılıdır. Köy 1919 yılında Yunanlılar tarafından işgal edilince köy halkı 2 yıl cephe içinde yaşıyor ve ardından Bursa’ya göçe zorlanıyor. . Yunanlılar, Boşnaklara “Burada savaş olacak, buraları terk edin” demiş, köyü terk edenlerden birçoğu Bursa’ya gitmiş.1920’de başlayan Yunan işgali sırasında köy 2 yıl cephe içinde kalıyor. Ve cephe içinde olduğu için Bursa’ya ve diğer illere göç etmek zorunda kalınıyor. Ayrıca karakolun olduğu alan stratejik önemi hasebiyle düşman tarafından bir üst komuta merkezi olarak kullanılıyor ve bölge İnegöle hakim bir tepe olduğu için Yunan askerleri tarafından İnegöl’e gece gündüz ağır top atışları yapılıp sürekli dövülüyor. En Çetin savaşların yaşandığı bir bölge olarak tarihi kaynaklara geçen bölgede hala ormanların içinde Yunan askerlerinin kazdığı siperlerin izlerini ve yerlerini görmek mümkün .İişgal sona erdiğinde köye geri dönen ailelerden 30’u köyün yıkılıp, talan edildiğini görünce Bursa’da kalıyor. 10 aile ise köyü yeniden inşa ederek köyde yaşamı tekrar canlandırıyor.Köyde Atlı Konak adı verilen yer var ve İnsanlar bu konağa atlarını bağlamış ve burada fırınlarını inşa ederek, sac altında pişirirmiş.

Günümüzde 4 Hane Tanoviç kalmıştır.Genelde Bursa ve İnegöle göçler yaşandığı için köyde tek sülale kaldı. İnegölde yaşayan ama buranın yerlisi olmayan 7-8 aile de vardır.Ancak bunlar yazın genelde gelirler.

1980 yılında köyde sulama suyu olmadığı için büyük göç yaşanmış, sadece 4 hane kalmış. Daha sonra köyden giden gençler, topraklarına yazın kalabilecekleri villa türü evler yapmışlar. Bazıları ise, Bursa’da tanıdıklarına arsa vererek, ev yapmalarını sağlamışlar.

Köyde Boşnak kültürü maalesef kalmamıştır. Kazancı Köyü,  ziyaretçilerine hem tarihî hem de doğal güzellikler sunan özel bir yerleşim yeridir.Köyde sosyal hayat nerdeyse yoktur.Yazlık mevkii gibi düşünebilirsiniz.Bir ara teferiç ve pita günleri düzenlenmiş ancak daha sonra bunlar bırakılmıştır.

Köy halkı diğer Boşnak köyleri ile görüşmelere devam ederler ve ilişkileri iyidir.

Mimari: Köyde, Bosna tipi evler ve villalar dikkat çeker. Bu yapılar, geleneksel Boşnak mimarisini yansıtarak köyün kültürel dokusunu korumaktadır.

Gastronomi: Köyde, Boşnak mutfağının lezzetleri yaşatılmaktadır. Özellikle “Atlı Konak” adlı mekânda, geleneksel yöntemlerle hazırlanan sac altı Boşnak böreği sunulmaktadır.

 

ORHANGAZİ YENİKÖY BOŞNAKLARI

Yeniköy Beldesi - Orhangazi Haber, Kent ve Firma Rehberi | Orhangazi.net

Yeniköy Bursa’ya 46 km,Orhangazi’ye 7 km ve Yalovaya da 26 km mesafededir.2024 nüfusu 2745 olup Cihanköy ve Ortaköy’e komşudur.Köyde Taksim ve Yenicami adıyla 2 mahalle bulunmaktadır.

  Samanlı dağlarının batısında, dağın eteğine kurulmuştur. Bu yüzden göle biraz yüksekten bakar, rakım 350 civarındadır. Diğer köylerle aynı gölde buluşabilir yine de gözler ve bakışlar. Ovası İznik Gölüne kadar uzanır. Yeniköy altı denir gölün o kısmına. Filhakika Yeniköy bir göl köyüdür.

Köy civarında bulunan yazıtlar incelendiğinde Roma, Bizans döneminin önemli yerleşim yerlerinden olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle göl kenarında Taşlıkköy denilen bölgede Tepecik olarak anılan bir tümülüs (Höyük) varlığını sürdürürken gölün içinde de lahit ve sütunlara rastlanılmaktadır.

1530 Tarihli tahrirat defterine göre: Kaza, İznik olup Gürle Nahiyesine bağlıymış. O tarihte 12 hane olarak gözüken köyün adı Yenice (Cedit) imiş. (cedit=yeni)

1899’da beldede 4 236 Ermeniye karşılık sadece 32 Türk yaşamaktaydı. XX. yüzyılın başlarında, Bursa yöresinin büyük merkezlerindendi. 1325 H. (1907) tarihli Hudavendigâr Vilâyeti Salnâmesinde, ilçe merkezi konumunda olan Pazarköy’de (Orhangazi) 432 hane bulunduğu kayıtlı iken, o zamanki adıyla Cedit (Yeniköy) 1 146 hane gösterilmişti. nüfusun da 10 bine çıktığı görülmüştür. Belde bu nüfusla Bursa’daki birçok ilçeyi geçmiştir   

1.yüzyılın başlarında, Bursa yöresinin büyük merkezlerindendi .Yeniköy’de, XIX.yüzyılın sonlarında belediye örgütünün kurulduğu bilinmektedir. Ermenilerin çoğunlukta olduğu bu dönem boyunca, 1313 II. (1895/96) tarihli Hüdavendigar Vilâyeti Salnamesinden itibaren görev yapan belediye başkanları şunlardı:

Saraphanyan Markar Efendi  1313 H. (1895/96)

İstepan Saraphanyan Efendi . 1317 H. (1899)

Mıgırdıç Ağa  1321 H. (1903)

Şırancanyan Efendi  1324 H. (1906)

Markar Efendi  1325 H. (1907)

1907-1915 arasındaki dönemde belediye başkanlığı yapanların adları belirlenememiştir.

Yeniköy Beldesi - Orhangazi Haber, Kent ve Firma Rehberi | Orhangazi.net

Cumhuriyet’ten sonra 1 Ocak 1948 tarihli Resmi Gazetemde yayımlanan kararname ile belediye örgütü kurulan beldede Taksim ve Yenicami adlarında iki mahalle vardır. Beldede görev yapan belediye başkanları:

Mehmet Özel 1948-1950 

Abdullah Yılmaz 1950-1957 

İzzet Orhanlı 1957-1959 

Abdullah Yılmaz (2. kez) 1959-1960

 Ahmet Kuyucu (atama ile) 1960-1961

 Osman Edip Balkır (atama ile) 1962-1963 

Mehmet Özel (2. kez), 1963-1965 

Ali Yalçınkaya  1965-1973 

Sabri Şentürk 1973-1977

Kemal Yılmaz 1977-1980

  1. Mehmet Ali Yıldıran(atama) 1980-1984 

Tevfik Yılmaz 1984-1989 

Şerif Durgut 1989-1999

İbrahim Çelikten 1999-

1.Dünya Savaşı sonrasında Boşnaklar köye gelip toplanmıştır. Boşnaklara Harikzede ünvanı verilmiştir. Köy ağırlıklı olarak Selanik göçmenlerinden oluşmakta hatta köy muhtarı Selanik göçmenidir. Köyde Orhangazi yerlilerinden de yaşayan vardır.

Selanik göçmenleri Drama ve Vodina’lıdır.Yeniköy gibi büyük köylerde, farklı köylerden gelen göçmenlerin bulunması, köyün bütünlüğü açısından sorun yaratsa da, aynı köyden gelen göçmenleri daha sıkı bir ilişki içerisinde tutmasını sağlamıştı. Raif Kaplanoğlu’na göre ise köyde Selanik ve Boşnak göçmenleri arasında ayrılık gayrılık vardı..Uzun süre birbirine düşman olmuşlar hatta her hafta 1 kişi vurularak öldürülürmüş.Ayrı kahvelere gidip otururlarmış.

Köy eski bir Ermeni köyü olup Kurtuluş Savaşı sonrası mübadele gereği boşaltılmıştır.Yerine Yunanistan göçmenleri yerleştirilmiş bunun yanında Boşnak ve Balkan göçmenleri de gelmiştir.Köyün geçimi büyük oranda zeytinciliğe dayanmaktadır.

Yeniköy’ün etrafında yok olmuş eski, küçük (Uydu) köyler vardı. Bunlardan Başpınar ve Çamurlubayır en belirgin olanlarıdır. Buralarda yaşayan Boşnaklar ve bulgaristan muhacirleri bu köylerin tahrip olmasıyla Yeniköy’e yerleşmişlerdir. Yanı sıra Erenlik yerleşim yeri, Karacaahmet gibi yerleşim yerlerinin olduğu bilinmektedir.

Yeniköy Beldesi - Orhangazi Haber, Kent ve Firma Rehberi | Orhangazi.net

BOŞNAKLARIN KÖYE YERLEŞMESİ

Köyde yaklaşık 100 hane Boşnak yaşamaktadır.Köyde 1250 kadar hane vardır.Oranlamaya baktığımızda köydeki Boşnak oranının ne kadar düşük olduğu ortaya çıkmaktadır.1939 yılında Boşnakları Beşpınar köyünden Yeniköye getirmişlerdir.Dereköy’ün güneyindeki sırtta bulunan ve Boşnaklar olarak bilinen mevki de Boşnaklar köyü bulunmaktaydı. Yerlileri de Boşnaklardan oluşmaktaydı. Boşnakların aşağıdaki köyünün adı ARABAKONAĞI idi. Yerlileri yüz yıl önce Orhangazi’nin Yeniköy’üne göçüp yerleştiler. Köyün hala yerleşim izleri bulunmaktadır.

Köy karma olduğu için etkileşim nedeniyle Boşnakça ölmüş durumdadır.Ama buna karşın adetleri yaşatmaya çalışmaktadırlar. Mantı ve Boşnak böreği gibi başlıca yemekler yapılsa da Kaçamak gibi yemekler artık unutulmuş durumdadır.Kıyafetler ise daha önce düğünlerde hiç yokken şimdilerde ise şalvarlar ve bindallılar giyilmektedir. Doğum adetleri ise terk edilme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Mesela doğum yapan kadının kırkının çıkması beklenirken şimdi sadece kırk mevlüdü ve 6 ay kınası yapılır. Bunun haricinde bebeğin ilk adım atmasından sonra adım lokması yapılır.

Köydeki eğitim öğretim seviyesine bakacak olursak kızlar dahi okutulmakta ve en azından lise mezunu olmaktadırlar. Üniversite okuyanlar da vardır. Düğünlerde Çaçak gibi Boşnak oyunları oynanmamakta ve kasap gibi oyunların oynandığını diyebilirz. Son yıllarda ise daha yeni yeni oynanmaktadır.

Köy nüfusu 6000’lere kadar çıkmış ancak sonradan bağlı oldukları ve 3-4 km uzakta olan Orhangazi ilçesine çok göç verilmiş ve bu nedenden ötürü evlerin nerdeyse üçte ikisi boştur. Orhangazide evi olmayıp köyde olan nerdeyse yoktur.

Köydeki Boşnaklar Bosna ve Novipazar’dan gelip yerleşmiştir.1960’lı yıllarda gelen Boşnaklar da vardır.Toplu olarak olmasa da, son yıllarda da Bursa’ya Boşnak göçü yaşanmıştır. Buna örnek olarak Yeniköylü Muradiye Beyazıt 5-6 hane olarak 1957 yılında Yugoslavya/Yenipazar’dan kasabasına göç etmiş, Kamile Güneri de, 1930 yılında Yugoslavya’dan göç edip Yeniköy’e yerleşmiş.

Yeniköy’deki Boşnaklar da genellikle zeytin tüccarlığı işi ile uğraşırlar.

Köyde Boşnak kültürü pek yaşanmamaktadır.Kültür adına Boşnak yemekleri dışında fazla bir özellik yoktur.Özellikle gençler Boşnak kültüründen tamamen kopmuş durumdadır.

Zeytin alanında işini geliştirmiş Boşnak kökenli Bayram Katmer ve Nefes filminin yüzbaşısı ve Öyle Bir Geçer Zamanki dizisinin Soner’i Yeniköy Boşnaklarındandır.

KÖYDE YAŞAYAN BOŞNAK SÜLALELER

Nogay ,Mazgiç,Nuna,Keriç,Ramiç,Hodzic,Çamo,Dolovac gibi Boşnak sülalelerinin yanında Salman,Kömürcüler,Aktaş,Beşeler ve Katmer gibi Türkçe soyadlara sahip Boşnak aileler vardır.

 KURTULUŞ SAVAŞINDA YENİKÖY

Köy ,Kurtuluş Savaşı sırasında Yunanlıların katliamları yaşanmış,bunlardan 30 yaşındaki Boşnak Arif Çavuş ve 42 yaşında Boşnak Raşid de katliamlara maruz kalmıştır..Yeniköy maalesef Kurtuluş Savaşında Yunanlılar tarafından tamamen yakılmıştır.

Köylerde iskân edilen göçmenler, çok kötü şartlarda, evlerini yapana kadar çadırlarda yaşamıştır. Kötü koşullar içinde birçok salgın hastalık olmuş ve çok sayıda göçmen yaşamını yitirmişti. Devlet, göçmenlerin evlerinin yapımında kısmen yardımda bulunduğu, ancak büyük bölümünün kendi olanaklarıyla evlerini yaptıkları görülmüştü. TBMM kayıtlarına göre, Bursa’da yanıp yıkılan yerlerin yarıdan çoğunun yerli halk tarafından onarıldığını yazıyor.

Yeniköy, Ortaköy ve Derbent gibi köyler ise, köylünün alelacele sazdan evler yaparak yerleştikleri köylerdi. Yakılan köylerin çoğunda, çadırlarda çok kötü koşullarda barınmaktan kurtulmak için, sazdan ve derme çatma evler yapılmıştır. Ancak bu derme çatma evler daha sonra betonarme evler yapılana kadar, bu göçmenlerin barınağı olmuştu. Evler derme-çatma yapılmıştı ancak ibadet yeri olan camiler derme çatma yapılamazdı. Bu nedenle çok sayıda köyde, sağlam kalan kilise camiye çevrilmiştir.Gemlik, Yenisölöz, İsmetiye, Demirtaş, Yaylacık, Misebolu, Burgaz, Cihatlı ve Akçapınar köylerindeki kiliseler camiye çevrilip ibadetgâh olmayı sürdürmüştü. Rum ve Ermenilerden kalan evlerin çok büyük bölümü 3-4 katlıydı.

 

LÜTFİYE/PELİTLİ BOŞNAKLARI

LÜTFİYE KÖYÜ/KESTEL/BURSA

-İnegöl ilçesi merkeze bağlı bir köydür.. Eski adı Pelitli’dir.Pelite Türkçede palamut denir. Uludağ’ın Doğu yamaçlarında İnegöl’ün Güney batısındadır 2024 nüfusu 139 ‘dur.1895 ve 1908 yıllığına göre 23 hane bulunan köy, İnegöl’e 16 kilometre Bursa’ya ise 61 km uzaklıktadır .1927 yılında 177, 1990 yılında 201, 1997 yılında 195 kişi yaşamaktaydı. Boşnak köyüdür. Köyün hemen yanında Beşevler Mahallesi vardır. Eski adı Pelitli olan bu köy,İsaören, Karakadı ve Çayyaka köyleri üzerinden ilçe merkezine bağlanmaktadır.

 

Uludağ’ın İnegöl Ovası’na bakan doğu cephesinde yer alan Lütfiye Köyü, ormanlarla çevrili ve derin vadilerle bölünmüş bir coğrafyaya sahiptir.Köyün geçim kaynağı, ağırlıklı olarak orman ürünlerine dayalıdır. Tarım ve ziraat oldukça sınırlı ölçekte yapılmakla birlikte, meyve ve sebze üretimi de görülmektedir.Özellikle kestane üretimi dikkat çeken bir ekonomik faaliyettir. Köyde ayrıca Orman Müdürlüğü’ne ait depo tesisleri bulunmaktadır. Nüfusun çoğunluğu Balkanlardan gelen köklerine bağlı kalmış, kültürel değerlerini bu küçük köyde yaşatmayı başarmıştır.

 

İnegöl Lütfiye Mahallesi Satılık Ev Fiyatları ve İlanları | Emlakjet

Lütfiye Köyü halkı, 1876-1877 Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından Balkanlardan göç ederek Anadolu’ya yerleştirilen Boşnaklardan oluşmaktadır.Köy yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihî miraslarıyla da dikkat çekiyor.İnegöl’ün kültürel zenginliğini gözler önüne seriyor.Eski adı Belitli’dir.

 

BOŞNAKLARIN KÖYE YERLEŞMESİ

SİNAN ÖKTEM: İNEGÖL KÖYLERİ-LÜTFİYE/PELİTLİ=İnegöl ilçesi merkeze bağlı bir  köy. Eski adı Pelitli'dir.Pelite Türkçede palamut denir. Uludağ'ın Doğu  yamaçlarında İnegöl'ün Güney batısındadır .1880'li yıllarda Boşnak  göçmenleri tarafından Pelitli ...

1880’li yıllarda Boşnak göçmenleri tarafından Pelitli çayırında kurulmuştur. Bu civarda Lütfiye dışında Bahtiyar ,Fevziye ve Ümraniye köyleri de Boşnaklarca kurulmuştu. Halk arasında Ferikli olarak da anılmıştır. 1914 tarihli haritalarda, Uludağ’ın doğusunda, Boşnak adını taşıyan birkaç köy adı geçmektedir. İnegöl’e bağlı Lütfiye, İnayet, Esenköy, Mesudiye ve Turan köyü, kaynaklarda sözü edilen Boşnak adlı köylerdir. Bugün de halen Boşnak köyleridirKöy, Boşnak kültürünün izlerini taşıyan geleneksel yapısıyla dikkat çeker.

1894 tarihli belgede Lütfiye/Pelitli’de 15 haneli Boşnak göçmeninden bahsedilir.1898-1899 yıllarında köyde 23 hane 115 nufusu vardı.1901 yılında  Pelitli çayırında iskân  edilen 193 hâne Bosnalının iskân mahallinin üç mahalleye bölünerek eski isimleriyle  anılmak üzere “Rûşen” şeklinde isimlendirilmesi uygun bulunmuştu.Gradişka muhacirlerinden olup Ankara’ya bağlı Mihalıççık’ta bulunan Akköprü  korusuna iskânları kararlaştırılan 32 hane, burada durmayarak 27 hanesi İnegöl’e ve 5 hanesi de Kütahya’ya gitmiştir. İnegöl’e gelen göçmenlerin, Pelitli denilen yerde iskânları istenerek ev yapımında ihtiyaç duyulan eşyaların tedariki ve kurulacak köye “Bahtiyar” ismi verilmesi kararlaştırılmıştır. Kütahya’ya gitmek zorunda kalan beş  hanenin iskânı için gerekli izinlerin verilmesi konusunda anlaşılmıştır.

 

1887 yılında 18 hane Bosna göçmeni Boşnak Bursa vilayeti İnegöl kazasında bu bölgede padişah arazisine izinsiz olarak yerleşmişlerdi. nadişah  arazisinden çıkarılmak istenilse de Boşnak göçmenleri direnmiş, İnegöl  Bidayet Mahkemesi tarafından çıkarılmaları kararı verilmiş olmasına rağmen göçmenler nüfus kayıtlarının yapılması için yerel yönetime gerekli  başvuruyu yapmıştı.4 Eylül 1890 tarihinde Boşnak göçmenlerin padişah arazisinden derhal çıkarılmaları için (azine-i (assa Nezareti tarafından  Bursa Vilayeti ve İnegöl Kaymakamlığına kesin talimat verilmişti.Daha sonra nelidli mevkisine Ankarada iskân için gönderilen Bosna göçmenleri de gelerek yerleşti. Nitekim 1888 yılında 8 hanede 50 nufus Bosna göçmeni İnegöle gelerek arazi verilip yerleştirilmeleri için göçmenlerden (Hoca Süleyman tarafından hükümete  müracaat edilmişti.

 

Köy, Boşnak kültürünün izlerini taşıyan geleneksel yapısıyla dikkat çeker.Pelitli Köyü, Boşnak kültürünün yaşatıldığı bir yerleşim yeridir. Köyde Boşnak gelenek ve görenekleri, yemek kültürü ve dil gibi unsurlar korunmaktadır. Köy halkı, Boşnak kimliğini ve kültürünü yaşatmaya devam etmektedir.

Bursa’da bunların haricinde Orhangazi ‘de Ortaköy,Keramet ve Gölyaka’da da Boşnaklar yaşamaktadır

Hazırlayan: Şevket KOÇ

 

Kaynaklar:

1-Bursa Göç Tarihi,Nilüfer Belediyesi yayınları

2-Sait Kaçapor,Türkiyenin Sadık Vatandaşları Boşnaklar

3-Boşnak Medya sitesi

4-Balkanlar.net

5-Boşnakların Türkiyeye Göçleri 1878-1934 ,Fahriye Emgili

6-Alahimanet Bosna ,Tufan Gündüz

7-Ahmet Yıldız ( Bursa Bosna Derneği Başkanı)

8-Amila ÇENGİÇ,Türkiyede Yaşayan Boşnakların Halk Müziği ve Oyunlarının Halkbilim Açısından İncelenmesi,Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi

9-Arşiv Kayıtlarına Göre XIX. Yüzyılda İnegölde Sosyo-Kültürel ve Ekonomik  Hayat (Doktora Tezi) ,Mustafa POLAT

10-www.academia.edu/35245617/%C4%B0NEG%C3%96L%C3%9CN_MANEV%C4%B0_M%C4%B0MARLARI

11-www.inegol.bel.tr/inegol/muhtarliklar/mesudiye-mahallesi-muhtarligi

12-Mektup Dergisi,

13-bursa.com

14-wikipedi

15-Bursa Bosna Derneği Başkanı Ahmet YILDIZ

16-nufusune.com-acikerisim.uludag.edu.tr/server/api/core/bitstreams/610630aa-841c-46e9-81ce-ac4881bbd6e1/content

17–Tuzla Köyü Facebook grubu

18-Mektup Dergisi Nisayerelnet.org

19-Orhangazim.net

 20-bgc.org.tr/ansiklopedi/cihankoy.htm

21 www.angelfire.com/rnb/atadiyar/ata1de.htm

22-https://www.cihankoy.orhangazi.net.tr/

23-inegol.bel.tr

24www.nisanyanyeradlari.com/?y=&t=ineg%C3%B6l&u=1&ua=0

25-bursa.com

26-Mehmet Zeren ( Esenköylü Boşnaklardan)

27-www.gencgazete.net/esenkoy

28-dunyabizim.com

29-bgc.org.tr

30-kesteldebugun.com

31- Raif kaplanoğlu,Bursanın doğu kapısı Kestel Kitabı

32-Turan Köyü muhtarı Zahid Erkan

33-kestel.bel.tr

34-Kültür Değişimleri Bağlamında Turanköy Boşnakları ,Uludağ Üniversitesi ,Muhammed SPORIŠEVİĆ Tezsiz Yüksek Lisans

35–Yeşil Bursa Dergisi

36-Muhtarın Yeri

37-Dergi Bursa

38-Kestelde Bugün

39-Habertürk

40-www.bursa.com/wiki/Sukraniye_Kazanci-4563.html

41-dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/83393/413781.pdf?sequence=1

42-https://kazancimarket.com/kazanci-koyu/

43-www.kestel.bel.tr/upload/dokuman/2021_09_20_457036242.pdf

44-www.iha.com.tr/haber-bu-koyde-herkesin-villasi-var-185385

45-. (BOA.A.MKT.MHM. 525/8)

46-www.nufusune.com/184627-bursa-orhangazi-yenikoy-mahallesi-nufusu

47-www.bursa.com/haber/balkanlarin-acili-gocmenleri-bosnaklar-181982.html

48-Saadet Soykan (Yeniköy sakinlerinden )

49-https://acikgazete.com/bu-gol-iznik-goludur-yenikoy-ve-ermeni-izi-surmek/

50-www.yalovamiz.com/yasam/yalova-nin-bu-12-koyunu-biliyor-muydunuz-13876

51-Asım Keriç ( Yeniköylü Boşnaklardan)

52-http://bgc.org.tr/ansiklopedi/yenikoy-orhangazi-.html

53-( geçmişten günümüze İnegöl facebook sayfası )

54-https://www.gencgazete.net/inegolun-koyleri-maden-ve-lutfiye

55-https://bosnakhaber.com/gecmisten-gunumuze-bursali-bosnaklar-goclerden-gunumuze/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAP