BOŞNAK KÖYÜ BALKAYA
Hazırlayan: Şevket KOÇ Tarihçi ve Eğitimci

Balkaya köyü, Kırklareli ilinin Vize ilçesine bağlı bir köydür. Kırklareli iline 76 km, Vize ilçesine 21 km uzaklıktadır. Köyün iklimi, Trakya Karasal iklimi etki alanı içerisindedir.Balkaya Köyü, Balkaya ismini Kazandere çayı boyundaki 40 metre yüksekliğinde 150 metre uzunluğundaki ballı kayadan almıştır.
Köyün eski adı, 1909 yılı kayıtlarında Portes Kışlası olup, Yunancada “pórtes” sözcüğü “kapılar” anlamına gelmektedir. Köyün eski adı 1928 yılı kayıtlarında ise Apartos olarak geçmektedir
2026 Nüfusu 309‘dır.Yazın 1000 kişiyi bulur.Merkezden uzak, dağ köyleri olmaları sebebiyle kültürel dokusunu koruyabilmiştir. Sözü edilen yerleşim birimlerindeki öğeler halk bilimi alanı için kıymetli kültür hazineleridir. Ancak kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması ve büyük şehirlere göç gibi sebeplerle bu bölgedeki kültürel öğeler yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır.
Kırklareli’nin Karadeniz kıyısında bir sahil beldesi olan Kıyıköy’e 14 km uzaklıktadır.Roma imparatoru Teodor 395 yılında Roma İmparatorluğu’nu ikiye böldüğünde Doğu Trakya oğlu Arkadius’a düşmüs. Arkadius Vize ve köylerinin kurulmasında etkin bir rol oynamış ,Tarihçi Herodot’a göre Vize “Vizya” ismini alırken Balkaya “Apırtos” ismini almış. Halen köyün çevresinde tarihi önemini koruyan mağaralar vardır. 5 – 10 m² alanlı içten birbirine geçen , taştan oyulmuş kemer kapılı mağaranın en yüksek yerlerinde kabartma haç işareti ve çeşitli şekiller vardır. Son kazılarda büyük mağaranın ortasında , taştan oyulmuş sandık biçiminde bir mezar çıktı. Bu mezar Romalılardan kalmadır.Balkaya Köyün ekonomik olarak geliri; küçük baş hayvancılık,arıcılık ve tarımdır, buğday, arpa, fiğ ve fasulye yetiştirilir.

BOŞNAKLARIN KÖYE YERLEŞMESİ
Balkaya ve Aksicim köyündeki Boşnaklar 1912 yılında Balkan Savaşları devam ettiği sırada gelmiştir. Onların öncelikli geliş sebebi can güvenliğidir. Sırplar o dönemde de sivil halkı çeşitli işkenceler yaparak öldürmüştür.İnsanların can güvenliğini korumak için ve savaşlar göç sebeplerindendir.
Eski köy konağının yerinde daha önceleri kilise olduğu anlatılmaktadır. Köyün bazı kesimlerinde zaman zaman insan kemiklerine rastlanmaktadır. Kurtuluş Savaşı dönemine kadar köyün yerli halkı Rum’lar iken,I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı’lar Avrupa’da önemli topraklarını kaybedince 1913-1921 yılları arasında Yugoslavya’nın Bosna eyaletinden göçeden Müslüman Boşnaklar Rumlardan boşalan evlere yerleşmiş ve kalan arazilerini işlemişlerdir.Bir başka kaynakta ise Balkayanın tamamının Bulgar köyü olduğu anlatılır.( Ayşegül İnginar Kemaloğlu, Trakya Bölgesi’ne İskân Edilen Göçmenler (1923-
1960), Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2022, s. 53-55)
Vize ilçesinin köylerine gelen Boşnaklar 1912 yılında Balkan Savaşları’nın devam ettiği bir zamanda geldikleri için Rumlarla karşılaşmışlardır. Rumların onları birbirine bağladığı ve yakmaya niyetlendiği bir anda bir emir sayesinde kurtulmuşlardır. Rumlar göç ettikten sonra da Balkaya ve Aksicim köylerine yerleşmişlerdir, ormanda çalışmaya başlamışlardır.

Bir kısım Balkayalı Boşnakların dedesi Çanakkale üzerinden bir kısmı uzun süre İstanbulda Sirkeci ve Eminönü tarafında kaldıktan sonra yaya ve trenle gelenler olmuş.Bir kısmı da Kırklarelinde.Kırklareli’nden Göç Eden Rum ve Bulgar Nüfus ile Yerlerine İskân Edilen Muhacirlerin Sayısı (Ahmet Efiloğlu, Osmanlı Rumları Göç ve Tehcir 1912-1918,kitabında Vize’ye 5790 muhacirin yerleştirildiği yazar.Bu da demek ki bu dönemde Boşnakların bu dönemde de iskanının olduğunu gösterir.
Balkaya köyüne yerleşim ile ilgili sözlü örnekleri verelim şimdi..“1912’de Yugoslavya’dan gelmişler, burada orman çok diye buraya yerleşmişler. Hatta amcam önce Edirne’ye gelmiş. Hanımı demiş kalalım Edirne’de, Yunan kaçmış bütün binalar boş, geç yerleş istediğin yere. Yok demiş olmaz burada Yunan, Bulgar yakın olmaz demiş. Kaçmışlar, gelmişler buraya. Buraya geldikten sonra Yunanlılar göç ederken babamı, bir de Bekir Ağayı almışlar Edirne’ye kadar götürmüşler, babam onların eşyasını götürsünmüş. Orda bir kaymakam varmış. Siz geldiğiniz yoldan geri dönerseniz bunlar sizi yolda keser demiş. Kaymakam demiş ben sizi buradan Çerkezköy’e göndereyim.
Çerkezköy’e gittikten sonra oradan Vize’ye gitmişler, sonra buraya gelip yerleşmişler. Çünkü buradan devamlı akın Yunana doğruymuş. 15’ten sonra Manika’da şurada Manika var Saray’ın Manikası. Oraya kapatmışlar herkesi camiye, yakacaklarmış. Türkleri yakacaklarmış. Bunlara – Atatürk geliyor- demişler. Artık herkes kaçan kaçana. Yani orda işkence görünce
Yunanlılardan Bulgarlardan Vize’ye gelmişler. Ondan sonra Hasbağ köye gitmişler orada da pek geçinememişler. Bu sefer devlet demiş sizi Anadolu’ya gönderelim. Onlar bakmışlar burayı sevmişler, gitmek istememişler. Buranın eski ismi Afurtos’tu, sonra devlet Balkaya ismini verdi. Eskiden Rum köyüymüş burası. Mezarlık vardı ama bizimkiler geldiğinde kimse yokmuş, hepsi gitmiş. Hatta buraya yakın Boşnak köyü var Aksicim, orada eskiden Yunanın karakolu varmış.”
“1912’de Balkan Harbi sürdüğü esnada bizimkiler oradan uzaklaşıyorlar. Bosna vilayetinden Kırklareli vilayetine gelmişler. Buraya yerleşiyorlar bir daha dönmüyorlar. Tabii Balkan Harbi’nin zulmünden kaçmak için gelenler çoluk çocuk. Aklı başında gelen insan çok azdır. Balkan Savaşı’ndan sonra gelenler de bir kısmı Çanakkale’ye gidiyor. Ordayken Balkan Harbi sırasında birkaç defa yer değiştirmişler. Mesela bir köyde yaşıyorlar, Sırplar geliyor, oraları işgal edecek hemen yer değiştiriyorlar, uzaklaşıyorlar. Ondan sonra Balkan Harbi alabildiğine gidince İstanbul’a geliyorlar. Sirkeci’nin orda Eminönü’nde birkaç hafta kalıyorlar sonra demiryoluyla, bir kısmı da yaya olarak bu tarafa gelmişler. Benim dedem çocuk gelmiş, askerliğini burada yapmış. Babaannem anlatıyordu Kurtuluş Savaşı esnasında Manika camisine kapatmışlar çoluk çocuğu yakmak istemişler. Bir iki gün orada tutsak ediyorlar. Yunanlılar Bulgar’la onlara nasıl eziyet ettiklerini canlı anlatıyordu. Bu arada Mustafa Kemal’in süvarileri geliyor, kurtarıyor onları.
KÖYDE BOŞNAK ADETLERİ
Köy tipik Boşnak köyü olduğu için Boşnak adetleri yaşatılmaktadır.Mesela Boşnak düğünlerinde kına gecesi için şalvarlar dikiliyor. Dimiya dediğimiz Boşnak şalvar tarzı vardır. Onlar kına gecesinde oynarken tek tek gösteriliyor. Gelin kına gecesinde en azında 6-7 elbise değiştirir. Kaynanası ne kadar dimya yaptıysa hepsini tek tek giyer .Boşnaklarda gelin muhakkak köprüden geçer.Mendilini suya atar, dilek diler. Dilekleri su gibi çabuk olsun diye atılır.Eskiden alaya mandalarla, öküzlerle gidilirmiş çünkü o dönemde araba yokmuş Manda arabasına bir şeyler asıyorlar süslüyorlarmış. O gelin arabası oluyormuş. Ondan sonra millet böyle konvoy halinde köyü dolaşır sonra buraya gelirmiş.
Bekâr kız gelin olduğu zaman saçını biraz kıyırtırlarmış.Sebebi de gelin olduğu belli olsun diye. Boşnakça solife denen bu kıvırtmaya Türkçede zülüf denirdi.Balkaya’da eskiden her düğün sonunda pehlivanlar kıran kırana güreşirmiş. Düğün sahibi koç koyar ve kazanan koçu alırmış .At yarışları olur, yaya koşusu olur. İlla ki hepsinin birincisine birer hediye verilirmiş. Yaya koşusunda birinciye gömlek verilirmiş. O zaman gömlek çok kıymetliydi. İkinciye havlu verilirdi. At yarışlarında birinciye para verilirdi, atına da biraz arpa verilirdi.
Eskiden düğünler okul avlusunda yapılırmış. Şimdi Vize’de düğün salonlarında yapılmaktadır.
Balkayada Eskiden Cuma günü öğleden sonra düğün başlar,Pazartesi sabahı biterdi.Cuma günü öğleden sonra çalgılar başlardı. Davul zurna gece gündüz bitmezdi. Çalgılar Pazartesi sabahı damadı kaldırır ondan sonra düğün bitermiş.
Gelen misafirlere 3 gün boyunca yemek verilirmiş.Düğün yemeği ekseri kuru fasulye ve et olurmuş. Dana eti ve keçi etine burma derler. Keçilerin kısırlaştırılmış olan erkeklerine burma ismi verilir. Burma kesiliyormuş Birkaç tane kesilmek zorunda kalınırmış. Çünkü düğün üç gün sürüyor kolay değil. Eskiden daha masraflıymış.
Balkaya köyü genel itibarıyla muhafazakar bir Boşnak köyüdür.Dini vecibelerini yerine getirmeye çalışırlar.Bir Balkayalının anlatımıyla “Ramazanda köyün %90’ı oruç tutar. Sadece hastalar ve çok küçük çocuklar tutmaz. Kahvehaneler kapalıdır. Bir yabancı da gelse burada sigara içemez. . Şimdi alışkanlık haline getirdik. Gizli yemektense tutmak daha kolay. Bizde Ramazanda içki içecek adam çıkmaz, normalde de azdır zaten”
Balkaya Boşnakları bayram adetlerini de devam ettirirler.Bayram yemekleri beraber yenir ve bayramlaşılır.Bayram yemeğinde muhakkak Boşnak Böreği yapılırdı.
Balkaya Boşnakları kişilerin isimlerini değiştirip söylemeden duramazlar. Salih’e Salko, Ramazan’a Rāmo, Apti’ye Abidiye, Süleyman’a Sǖlo, Kemal Kemo, Mehmet’e Memo, Yusuf’a Yūso, İbrahim İbro diye seslenilir. Kadın isimlerinde Emine Emina, Necmiye Neco, Hatice Hatica, Zeynep Zeyno, Fatma Fāda, Meryem Meyrem, Türkan Türka olur.
Görüldüğü gibi Balkayalı Boşnaklar örf ve adetlerine sıkı sıkıya bağlıdır.Bunu devam ettirmek için Balkaya Bosna Sancak Derneğini kurmuşlardır.Yalnız bu derneğin diğer Boşnak derneklerinden farkı dernek merkezinin köy değil İstanbul Yıldırım Mahallesinde olmasıdır zira Balkayalıların çoğu yıldırımda yaşar.
Kaynaklar.
-Wikipedi
– Balkaya Köyü sitesi
-nufusune.com
-Kırklarelide Boşnak Halk Kültürü,Esra SIZAN,Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü,İnt. Balkan Çalışmaları Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi,Edirne 2016