BOSNA HERSEK İLE SANCAK:
TARİHİ BOSNA ÜLKESİ VE BOŞNAKLAR.
Bosna Hersek ve onun bir parçası olan Sancak Bölgesi (Günümüzde kuzey bölümü Sırbistan ve Güney bölümü Karadağ idaresi altında olan Yenipazar Sancağı) hakkında insanlarımız arasındaki bilgilerin tarih ve sosyoloji bilimi açısından oldukça eksik olduğu gözlenmektedir. Aynı zamanda, bilgi noksanlıkları yüzünden Boşnaklar ile ilgili, sonu gelmeyen kimlik tartışmaları yapılmakta, bunun sonucu olarak da insanlarımız arasında, anlamsız ayrışmalar oluşmaktadır. Bu durumda güvenilir tek merci bilimdir.
Bakalım bu konularda farklı bilim dalları neler söylüyor?
Bir ülkenin veya dünyanın herhangi bir yerindeki toprakların, farklı bilim dalları açısından kayda değer olması için her şeyden önce o topraklar üzerinde insanoğlunun yaşamış ve kendi çapında da olsa bir medeniyet oluşturmuş olmaları gerekiyor. İnsanlar yaşamamışsa ortada bir eser olmayacağından, o topraklar sadece jeoloji ve coğrafya gibi bilim dalları ilgi alanına girer. Sosyal ve diğer bilimleri pek ilgilendirmez.
Konumuz özde tarihi Bosna toprakları ama, genelde bugünkü Bosna Hersek ve Sancak ise şu soruya cevap bulmak zorundayız: O topraklar üzerinde insanlar ne zamandan beri yaşıyorlar? Üzerinde medeniyet oluşmuş mu?
Bu sorunun cevabını bize Antropoloji, arkeolojik kalıntılar ve tarihi belgeler vereceği gibi, genetik araştırmalar da bugün Bosna’da yaşayanlar ile geçmişte o topraklarda yaşayanlar arasındaki ilişkiler konusunda bir fikir verebilir.
Bildiğiniz gibi insanların iskeletleri, yani kemikleri binlerce yıl toprak altında, mağara içlerinde veya gömüldükleri mezarlarda günümüze kadar yok olmadan kalabiliyor. Bosna’da, binlerce yıllık insan iskeletlerine rastlanmış ve bu insanların kemikleri üzerinde bilim insanları çeşitli bilimsel çalışmalar yapmaktadırlar. Özellikle tıp bilimi ve onun bir dalı olan genetik bilimi için bu kemikler ve üzerindeki diğer kalıntılar, çok önemli verilerdir.
Bosna’da, on yıldan fazladır farklı ülkelerden oluşmuş bir bilim insanları gurubu, Bosnalı Prof. Damir Maryanoviç başkanlığında, Dünya Bankasının sponsorluğu ve İsviçre genetik araştırmalar enstitüsü (İNEGEA) ile Bosnalılar üzerinde genetik araştırmalar yapılıyor. Bu araştırmada sadece Boşnaklar değil, kendilerini Hırvat, Sırp, Türk olarak tanımlayan tüm Bosnalılar üzerinde yapılmaktadır.
Saraybosna, Biyoteknoloji ve Genetik Müh. Adli Tıp Genetik Lab. Başk., Prof. Dr. Damir Marjanoviç sonuçları şöyle açıklıyor;
“Bölgesel uzman genetikçilerden oluşmuş ekibimizin yaptığı araştırmalar bize şunu göstermiştir: Günümüz Bosnalı ve Hersekliler, kendi genlerinde, 25 bin yıl önce bu topraklarda yaşamış olan insanların genlerinin mirasını taşımaktadırlar.
Bu araştırmanın en önemli sonucu; Bu topraklarda insanların son buzul çağını buralarda geçirdikleri ve günümüze kadar gelerek 20 binden fazla yıldır bu topraklarda yaşamakta olduklarıdır.Bu zaman zarfında üç önemli sosyal hareketlenme (göçler), bu topraklar üzerinde genetik izler bırakmıştır. Oldukça güçlü olan söz konusu üç sosyal olay Bosnalıların genleri üzerinde önemli rol oynamıştır.
İlk olanı, Bosnalı insanların % 60’ı, son buzul çağından bu yana Bosna’da yaşamakta olduğudur.
İkincisi, Neolitik çağı (M.Ö. 8000 – 5000 arası) ve sonrasında meydana gelen kavim göçlerinden (ki onlar aynı yönden, yani Orta Doğu ve Küçük Asya’dan (Anadolu’dan) gelmektedir.
Ve üçüncü olarak da Avrasya’dan (Avarların, Slovenlerin, M.S. 6. yy.’da gelişidir. Bosna’ya gelen bu son gruptaki insanların, günümüz Bosnalıların genetik yapılar üzerindeki rolü % 13-14 arasındadır.
Dünya Boşnak Kongresi Başkanı, Prof. Dr. Suad Kurtçehayiç bu genetik çalışmanın sonuçlarını değerlendirirken şunları söylemektedir;
“Son yıllarda yapılan birçok bilimsel çalışmalara göre; Günümüz Bosna Hersek Halkının kökenleri; yarısından fazlası Eski Bosnalılar, geri kalan yarısının da % 40’ını İlirler, % 20’sini Gotlar, sonrasını Keltler, Slavlar ve Türkler ile diğerleri oluşturmaktadır”.
Prof.Dr. Bisera Suljić Boškailo ise Saraybosna’da, Temmuz 2016 yılında yapılan, Dünya Boşnak Kongresindeki sunumunda:
“Bosna Hersek’te, İlir ve Got kökenlilerin oranı, Slav kökenlilerin oranından çok daha fazladır. En büyük oran ise Eski Yerel Bosnalılara aittir” demiştir.
Demek ki genetik araştırmalara göre, 25 bin yıldan fazla Bosna Hersek ve dolayısı ile çevresinde (ki bunlardan biri de Sancak Bölgesidir) insanlar varlar ve genetik olarak onların % 60’ı hala Bosna Hersek’te yaşamaktadırlar.
Gelelim yakın tarihi bilgilere:

Bosna Hersek ve Sancak toprakları, kadim Bosnalılar üzerinde yaşamakta iken, M.Ö. 4. yy.’da İlirya Krallığı idaresi altına girmiştir (İlir halkları olan Daesitiatlar, Mazealer. Brecuiler, Daorslar, Dalmatlar, Dindarlar ve diğerleri). Bugünkü Arnavutlar, doğrudan İlirler olmayıp, İlir birliğini oluşturan aşiretlerin devamıdırlar; Bosna’ya yakın topraklarda yaşamış bazı İlirya Krallığı aşiretleri de şunlardır: Ardeytsler, Autariyatlar, Batiastlar, Dokleatlar, Labeatlar, Patronlar, Pirustlar ve Sardestlerdir. Daha sonraki tarihlerde bu aşiretler; Albaninler, Arbanaslar, Arbanesler, Arnavutlar ve Şiptarlar olarak karşımıza çıkarlar.
Daha sonra Makedonya Kralı Büyük İskender, İlirya Krallığını yıkmış, Büyük İskender öldükten sonra ise tekrar kurulmuştur. Romalılar ise İlirler’in Bosna üzerindeki hâkimiyetlerine tamamen son vermiştir. Romalılarda önce Bosna üzerinde bir ara Keltler hâkimiyet kurmuş ve daha sonra ünlü olacak olan, “Her yol Roma’ya çıkar” vecizesindeki kaldırımlı Roma ticari ve askeri yollarını, toprak yollar olarak Keltler açmışlardır.
Romalılar döneminde Bosna ve Hersek, Romalıların önemli eyaletlerinin toprakları olmuş ve özellikle yeraltı zenginliklerinden (madenler) dolayı Drina vadisi, başta Argentarya (Srebrenica) ve Romalıların yazlık başkenti olan, bünyesinde senatörlerin yazlık villaları ve senato binasını bulunduran, Domavia ile çok önemli bir merkez olmuştur.
Roma Hamamları ile ünlü bugünkü Ilıca’yı unutmamak lazım. Roma İmparatorluğu vatandaşlarının buralarda yüzlerce yıl yaşamış olduklarını göz önüne alırsak tüm bu insanlar ve sonradan gelenler Bosna gibi güzel bir ülkede buharlaşmış olamazlar.
Bunun yanında, Visoko’daki piramit görünümlü tepelerin altındaki tarihi tünellerde araştırmalar yapan, arkeolog Dr. Samir Osmanagiç’in keşfettiği ve M.Ö. 2. yy.’a ait olduğu saptanan bir taş üzerinde yazılı Runik yazısı bir başka gerçeği ortaya çıkartmıştır. Bilindiği gibi, 16 harfli Runik Alfabesi, ilk çağ tüccarlarının kullandığı bir alfabe olup, tüm ticari alış verişlerde, Kuzey ve Orta Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrikalı tüccarlar tarafından kullanılmakta idi.
Bu da bize Visoko şehrinin o zamanlar bir ticaret merkezi konumunda olduğunu ve Akdeniz çanağındaki ülkelerden gelen malların, Adriyatik Denizi kıyılarındaki limanlardan Visoko’ya getirildiği, buradan Kuzey ve Doğu Avrupa’ya götürüldüğüdür.
Tersi olarak ta, Orta Asya ve Avrupa’nın çeşitli yerlerinden gelen malların Visoko’da pazarlandığı da düşünülmektedir.
Romalılar’dan sonra Gotlar uzun süre Bosna’ya hâkim olmuşlar ve çok derin izler bırakmışlardır. 6. yy.’dan sonra Avarlar, beraberinde getirdikleri Sloven kavimler ile 200 yıl kadar Bosna dâhil Batı Balkanlara hâkim olmuş, yine aynı tarihlerde Bizans Devleti ile defalarca bu topraklar için karşı karşıya gelmiştir.
(Burada özellikle bilmenizi istediğim bir konu var. İstanbul Üniversitesi, Tarih bölümünden Doç. Dr. İsmail Mangaltepe,“4.- 8. Asırda Türklerin Doğu Avrupa’ya Göçleri ve Bu Coğrafyanın Türkleşmesi” adlı makalesinde, Slavlar ile ilgili bakınız ne diyor; “M.S. 584 yılında, ünlü Suriyeli tarihçi Johannes’in kitabında şöyle yazıyor: Eskiden ormanlardan dışarı çıkmayı cesaret edemezken, Avarlar sayesinde savaşa alışan ve altın, gümüş, at sürüsü sahibi olan Slavlar…”
Bu belgeyi özellikle vurgulamak istiyorum. Birileri diyor ki, “Bosnalılar Slavdır”, Bunda bir sakınca yok. Köken olarak her hangi bir ırktan gelebilirler ama yukarıda yazdığım ve tarihin çeşitli zamanlarında devamlı olarak Bosna Hersek ve Sancak’ta, 25 bin yıldan beri yaşayan insanlara ne oldu? Buharlaştılar mı?
Buzul çağında ve sonrasında Avrupa’da insanoğlunun yaşamasına en uygun olan Bosna topraklarında binlerce yıldır yaşayanlara ve o kadar farklı devlet ile medeniyet kuranlara ne oldu? Buharlaştılar mı?
Madenlerin ve tarım ürünlerinin, meyvelerin, meraların olduğu o topraklar, binlerce yıl üzerinde insanlar yaşasın diye Slavların gelmesini mi bekledi? Böyle bir şeyi aklınız alabiliyor mu?
Zamanında, Dünyanın en zengin imparatorluğu, Roma İmparatorluğunun idaresindeki “Roma Vatandaşları” olan Bosnalılar, tarihte anılmaları için, 7. asra kadar altını, gümüşü dahi bilmeyen Slavları mı bekledi?
Fatih’in, Karaman Beyliğinden, Konya’dan, Bosna’ya Türkler’i yerleştirilmiş olması ve Boşnaklar’ın tamamının onlardan türemiş olduğu safsatası gibi bu da tarihi gerçeklere dayanmayan bir iddia.
Boşnak halkının kökenleri arasında Slav kökenli, Karaman Türkleri kökenlilerin de olması başka bir şey, Boşnak Halkının tümünü tek bir kökenle tanımlamaya çalışmak bambaşka bir şey.
Avarların, Frank Kralı Franko’ya yenilmesinden sonra (796), Bosna ve çevresi Frankların hâkimiyeti altına girmiştir. Frankaları geri çekilmesinden sonra (815-822) Batı Balkanlarda, Banlar (Beylikler) dönemi başlamış, Bosna Banlığı (Ban Kulin), Hırvat Banlığı, Zeta Banlığı ve Raşka gibi Banlıklar (beylikler) kurulmuştur.
Hırvat Banlığı 1093 yılında Macarlar tarafından, Raşka ve daha sonra Servia Banlığı 1389 yılında Osmanlılar ve Bosna Krallığı da 1463 yılında yine Osmanlılar tarafından yıkılmıştır. Bosna Hersek ile Sancak, 1878 yılına kadar Osmanlı Devleti toprakları ve üzerinde yaşayanlar da hangi inançtan olursa olsun, Osmanlı Devleti vatandaşları olan Boşnaklar olarak bilinmiştir.
1907’de Boşnakça’nın Avusturya Macaristan yönetimi tarafından Sırplar’ın baskısı ile yasaklanmasından sonra 1912 Balkan Savaşları ve 1992 Bosna Hersek Cumhuriyeti Kurtuluş ve Bağımsızlık Savaşına kadar olan dönemlerde ise Boşnak kimliğinin, tarihteki Bosna Beylik ve Krallık Devletinin reddedildiği, Boşnaklar için Müslüman Sırplar, Karadağlı Müslümanlar ve Müslüman Hırvatlar denilmesi ardından Bosna Hersek’ten, Karadağ’dan, Yenipazar Sancağından katliamlar, din değiştirmeye zorlamalar ve soykırımlar yapılmadı sonucunda Türkiye’ye Boşnak sürgünleri (göçürülme) başlamıştır.
O topraklar üzerinde 25 bin yıldan fazla yaşamakta olan insanlara, önceleri Bosnalılar deniliyordu. Bosna banlıkları ve krallık döneminde “Dobrih Boşnyani”, Osmanlı döneminde ve günümüzde ise Boşnaklar deniliyor. Günümüzde de Bosna Hersek ve Sırbistan ike Karadağ arasında 1878 Berlin Kongresi kararlarına aykırı olarak işgal edilmiş bölüşülmüş olan Yenipazar Sancakı’nda (Sancak’ta) ve de 150 yıllık göçler sonucu 8 milyona varan bir sayıda yaşadıkları Türkiye’de yaşayan oralı insanlar, her şeye rağmen, büyük bir çoğunlukla kendilerini Boşnak olarak tanımlıyorlar.
Ortaçağ Balkanlar Tarihi konusunda dünya çapında uzman olan Hırvat tarihçi Nada Klayiç, “Ortaçağ Bosna Devleti” adlı kitabı ile, Bosna ile ilgili yazılmış tüm yalan Sırp ve Hırvat tarihi tezleri çürütmüştür.
“Poznata historičarka za srednji vijek, prof. Zagrebačkog sveučilišta, dr. Nada Klajić, koja je 1989. izdala knjigu ‘Srednjovjekovna Bosna’, je prva među historičarima naučno dokazala da Bosna nije nikad pripadala ni srpskim ni hrvatskim zemljama”,
Türkçesi:
“Tanınmış Ortaçağ tarihçisi, Zagreb Üniversitesi’nden, 1989 yılında, Ortaçağ Bosna’sı kitabının yazarı, Dr. Nada Klayiç, tarihçiler arasında ilk olarak bilimsel belgelerle; Ortaçağ Bosna Devleti hiçbir zaman Sırpların veya Hırvatların toprağı olmadığını net bir şekilde göstermiştir.”
Ayrıca bir başka söyleşide Nada Klaiç, bir tarihçi olarak şuna dikkat çekmiştir;
“Ortaçağ’da, Batı Balkanlarda en uzun süreli yaşamış olan devlet, Bosna Krallığı Devleti olmuştur.”
Nusret Sancaklı