Geçmişten Günümüze Yıldırım Mahallesi Boşnaklarının Tarihçesi » Boşnak HaberBoşnak Haber

19 Temmuz 2026 - 10:20

Geçmişten Günümüze Yıldırım Mahallesi Boşnaklarının Tarihçesi

Geçmişten Günümüze  Yıldırım Mahallesi Boşnaklarının Tarihçesi
Son Güncelleme :

05 Ağustos 2025 - 19:38

Geçmişten Günümüze Yıldırım Mahallesi Boşnaklarının Tarihçesi

YILDIRIM MAHALLESİ BOŞNAKLARI

Hazırlayan: Şevket KOÇ-Tarihçi ve Araştırmacı

 Yıldırım mahallesi Bayrampaşa ilçesinin en büyük mahallelerinden biridir.Yıldırım; Bayrampaşa’ya bağlı; kuzeyinde Cevatpaşa Mahallesi, güneyinde Kocatepe Mahallesi, batısında otogar bağlantı yolunun ayırdığı Esenler Turgut Reis Mahallesi, doğudan Gaziosmanpaşa’ya komşu olan mahalledir.

Fotoğraf açıklaması yok.

2024 nüfusu 52.035 olan mahalle başta Boşnaklar olmak üzere Balkan kökenli insanların ağırlıklı olarak yaşadığı mahalledir.Muhtarı ise 28 yıldır muhtar olan Boşnak kökenli  Adnan Liçina’dır.Nüfusun yarısı Rumeli Balkan göçmeni. Boşnak, Arnavut, Makedon ve Bulgaristan’dan g  da mahallede yaşıyor. Yıldırım Mahallesi günümüzde halen mahalle kültürünün yaşatıldığı bir yer. İnsanların çoğu birbirini tanır ve bağları çok güçlüdür.

Mahallemizden geçmişte ve günümüzde birçok iş insanı, sporcu, sanatçı ve siyasetçi yetişmiştir. Hidayet Türkoğlu,Semih Erden,Nisa Bölükbaşı (Kuć) ve Berkan Karabulut (Martinović),Esra Gümüş Kirici – Kadın Voleybol Milli Takımı eski kaptanı,Eda Erdem,Zikri Özdemir Hot,Recep Türkoğlu,Şefket Ok, Abdullah Ok,Kerim Erden,Hayri Sakarya

Yıldırım Mahallesi’nin adı nereden geliyor?


Yıldırım Mahallesi’nin çevresinde 1927 yılına kadar Rumlar yaşamış. Yakındaki Avas Köy (Atışalanı bölgesi) aslen bir Rum köyüydü. Rumların, Yıldırım Mahallesi içerisinde de çiftlikleri varmış. Rum halkının 1927 yılında mübadele ile Yunanistan’a göç etmesinin ardından bu yerlere Bulgaristan ve Makedonya’dan gelen göçmenler yerleştirilmiş. 1950 yılında Makedonya ve 1958 yılında Yugoslavya’nın Sancak bölgesinden göç eden Boşnaklar, Avas Köyü’nün yanı sıra Eski Edirne Asfaltı’nın yakınlarındaki arazilere yerleşmeye başlamış. 1965 yılından sonra Yugoslavya’dan gelenlerle mahallenin nüfusu gittikçe büyümüş. Yıldırım Mahallesi 1970 yılına kadar Eyüp ilçesinin Rami mahallesine bağlıydı. Mahalle adını Muhsin Yıldırım’dan almaktadır. Muhsin Yıldırım bugünkü Bosna Sokak’ta (eski adıyla Oğuz Sokak) köşk adıyla bilinen, Eski Edirne Asfaltı’na yakın bahçeli bir evde ara sıra oturmaktaydı. Kendisi o dönemlerde Edirne Ağır Ceza Hakimliği ve İstanbul İl Genel Meclisi Üyeliği yapmaktaydı. O dönem tanınan önemli bir kişi olduğu için mahallemizin adının Yıldırım soyadından geldiği söylenmektedir.

Diğer bir iddia ise 17. yüzyılda, Osmanlı Padişahı IV. Murad’ın sadrazamlığını yapmış olan  Bayram Paşa’nın bu çevrede bulunan çiftliği anısına onun adıyla anılmakta olan  Bayrampaşa ilçesinin (Koçu, 1960, s. 2302). eski adı Sağmalcılardır.1927’de  Bulgaristan’dan göç etmiş olan ve bölgeye yerleşen ilk göçmen grubuna tarım yapabilmeleri üzere tahsis edilmiş olan bölgede bağcılık yapılmış ve sağmal inekler yetiştirilmiş olduğundan bölge uzun yıllar Sağmalcılar adıyla bilinmiştir. 1954 yılında köy statüsüne getirilen Sağmalcılar, Rami Bucağı’na bağlıydı ve Maltepe Askeri Kışlası nedeniyle Kışla Arkası olarak da anılmaktaydı.1927’den itibaren gruplar halinde Bulgaristan ve Yugoslavya’dan gelen

göçmenlere ilaveten 1955’de Vatan ve Millet Caddelerinde evleri istimlak edilmiş vatandaşların da bölgeye yerleşmesi, Sağmalcılar kasabasının nüfus artışına sebep olmuştur. Ayrıca 1950 yılından sonra bölgede kurulan fabrikalar, ilçeyi sanayi bölgesi haline getirmiş ve 1960 yılında da Sağmalcılar’ın belediye  statüsüne gelmesine neden olmuştur.Günümüzde Bayrampaşa genelinde, yeni nesillerle birlikte yaklaşık 70 bin civarında Boşnak kökenli vatandaşın yaşadığı tahmin edilmektedir.

Mahallenin özelliklerine baktığımızda özellikle Ekşi Sözlük’te şu ifadeleri görürüz:

“Türkiye’nin Boşnak nufusunun en yoğun olduğu, insan ilişkilerinin gayet samimi ve içten olduğu yazları dügün ve eğlencelerinin bol olduğu Boşnak mahallesi.

“Burada yaşayanların çok büyük bir bölümü Boşnaktır.Genelde her apartman bir aileye aittir; girişte küçük amca, üst katta hala, en üst katta büyük amca. e tabi böyle olunca da insan başka bir yere yerleşmek istemiyor, her yer tanıdık, ev kirası da yok. yıldırımlılara sorsanız mahallelerini ne Etiler’e ne de Tarabya’ya değişirler.Oldukça zengin aileler bulunur fakat çok gösterişli yaşam sevilmez. kadın erkek fark etmeksizin dedikodu oldukça yaygındır. İstanbul’un en farklı en eğlenceli mahallelerinden bir tanesidir.”

3 kuşaktır birbirini tanıyan aileler artık kouluktan öte kardeş,can ciğer kuzu sarması olmuşlardır… Türkiyeye geldikten sonra  olmanın verdiği sıkıntı ve zorluklar birlikte atlatılmıştır.

Yıldırım Mahallesi ve Kocatepe Mahallesi Boşnaklarının Göç Hikayeleri

Mahallede doğmuş büyümüş biri olarak ben de şunu diyebilirim ki 13 yaşına kadar yaşadığım mahallede eski Boşnak tadı vardı. Müziğinden yemeğine ,akşam oturmalarından kılık kıyafetine bayramlaşmalarından cenaze törenlerine kadar …

 

Bayrampaşa’ya ilk Boşnak yerleşimi 1880 ‘li yıllarda yapılsa da o dönemden gelen hiçbir aileye denk gelmedim.Mahalle daha çok 1950’den itibaren yerleşen Boşnaklar ile iskan edilmiştir.Mahallede Büyük bir kısmının kökenleri Karadağ Cumhuriyeti’nin Rožaje şehrinden (Rojaye). olmak üzere, Berane, Bijole Polje (Akdağ). şehirlerinden; Sırbistan Cumhuriyeti’nin Tutin ve Novi Pazar (Yeni Pazar). bölgelerinden; Bosna

Hersek Federasyonu’nun ise Mostar ve Zenica (Zenitsa). şehirlerinden gelmişler.Yıldırım Mahallesinin nüfusunun yaklaşık 40 binini Boşnak göçmenler oluşturur.

Boşnakların Yıldırım Mahallesi’ne Yerleşmesi

Bayrampaşa ilçesi ve özellikle Yıldırım Mahallesi Yugoslavya ve Türkiye’nin birçok farklı bölgesinden göç alarak oluşmuş/gelişmiştir.Yıldırım Mahallesinde Boşnakların yanı sıra Arnavutluk, Bulgaristan ve Makedonya’dan gelen birçok göçmen yaşamaktadır. İlçede bulunan mahalleler arasında Yıldırım Mahallesinin nüfusu diğer mahallere oranla daha yüksektir.

. Türkiye ve Yugoslavya arasında 1953 Anlaşması olarak bilinen Centilmenlik Anlaşması Boşnakların Türkiye’ye göç etmesinde etkili olmuştur.. Bu süreçte anlaşmayla birlikte; Yugoslavya’dan, 1950-1958 yılları arasında 104.372 ( 1946-1960 yılları arasında 152.000, 1961-1970 yılları arasında ise 30.502 kişi olmak üzere 1946-1970 yılları arasında toplam 182.505 kişi gelmiştir. İşte Yıldırım Mahallesine Boşnakların gelmesi bu tarihlere denk gelir..

Bazı mahalle sakinleri buraya Balkan Savaşları sırasında kaçan Boşnakların olduğunu dolayısıyla 100 yıllık geçmişi olduğunu anlatsalar da halen daha bırada yerleşik bulunan Boşnaklardan hiçkimse ve hiçbir aile Balkan Savaşlarında gelenler arasında değiller.

Ağırlıklı olarak dağılmış olan Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyet’nin günümüzde Sırbistan ve Karadağ Cumhuriyetleri sınırları arasında bulunan Sancak bölgesinden ve kısmen de Bosna-Hersek topraklarından Türkiye’ye göç etmiş olan Bayrampaşalı Boşnakların büyük bir kısmı 1953 yılında imzalanmış olan Serbest Göç Anlaşması ile Makedonya üzerinden, ancak orada belli bir süre ikamet ederek yahut büyük meblağlarda para ödeyerek edindikleri Makedonya’da ikamet ettiklerini gösterir sahte evraklar kullanmak suretiyle Türkiye’ye göç izni elde edebilmişlerdir.Makedonya’da ikamet edildiğine dair alınması gereken evraklar; ciddi miktarda rüşvet ödenmek suretiyle elde edilebilmekteydi. Müslüman Boşnaklar hem mallarını, tarlalarını ve hayvanlarını çok düşük fiyatlarla elden çıkarmak durumunda kalıyor, hem de elde ettikleri bu gelirleri de Yugoslavya devletine, evrak alabilmek için ödemek zorunda kalıyorlardı.

Yıldırım mahallesine ilk gelen Boşnaklardan bazıları Sancak’a döner..Sebebi de bölge şehir merkezinden uzak ve belediye hizmetleri yeterince yoktur.O dönem için yolların asfaltsız, içme suyu şebekesinin yetersiz olduğu, kanalizasyon altyapısının olmaması nedeniyle ilçede salgın hastalıkların ortaya çıkar ve özellikle Yıldırım Mahallesi’nin belli bir kısmının bu  durumdan rahatsız olarak bazı Boşnaklar Sancak’a geri döner.1967 kolera salgının sebebi de altyapının yeterli olmamasıdır ve günümüzde Pişman mahallesi olarak anılan bölgenin bu isme sahip olma nedeni de budur işte. 

Zincirleme etki ile Küçükköy, Taşlıtarla ve Yıldırım mahallesi çevresine yerleşmiş olanlar yalnızca Boşnaklar değildir. Bulgaristan göçmenlerinin ve Arnavutların bölgeye gelmesiyle bir yerleşim yerine dönüşen bu bölge önceleri çiftliklerin bulunduğu kırsal bir alan durumundayken, Balkanlar’dan gelenlerin devlet eliyle buralara yerleştirilmesi ve hemen sonraki yıllarda Boşnaklar’ın da yerleşmek için yine bu çevreyi tercih etmesiyle yavaş yavaş nüfus yoğunluğu da artmaya başlamıştır.

Yıldırım Mahallesine gelen Boşnakların daha evvel Fatih,Eyüp,Taşlıtarla gibi yerlere yerleşmiş akrabaları olmuştur.Bu da onların yerleşmesini kolaylaştırmıştır.Zira vesika denilen izin belgesini alabilmek için Türkiye’deki akrabalar ya da  tanıdıklar aracılığıyla gerekli evrakların almış olması şarttır. Ayrıca Türkiye’ye  ayak bastıklarında bir süreliğine bu öncü göçmenlerin evlerinde misafir olma durumu da söz konusudur.

Göçler genellikle yalnız yapılmamış, birkaç yakın aile birlikte ya da komşularla beraber göç edilmiştir. Büyük bir bölümü 10 ile 40 kişi arasında  değişen göç kafileleri halinde trenlerle, 1930’da Türkiye’ye gelmiş olan Zahit Bey’in ailesi ise 800 kişilik bir grupla Selanik limanı üzerinden gemiyle Türkiye’ye gelmişlerdir. Bunun dışında az sayıda da olsa yalnız gelen aileler vardır. Örneğin, Türkiye’de doğmuş olan Halis Bey’in annesinin ailesi Sırbistan bölgesinden, babasının ailesi ise Karadağ bölgesinden Türkiye’ye gelmiştir.

Ismail Kucukkaya على X: "Boşnak kardeşlerimle buluşuyorum. Bayrampaşa  Yıldırım Mahallesi'ndeyim. http://t.co/hyJp0Y02c9" / X

Halalar, amcalar ve kuzenlerden oluşan 40 kişilik geniş bir göç kafilesinin en genç bireyi olan babası, yalnız olarak Türkiye’ye göç etmiş Boşnak bir ailenin iki kızından biri olan annesiyle burada tanışmış ve evlenmişler.

Türkiye’ye ulaşan Boşnakların yarısından fazlası ilk olarak vardıkları Sirkeci tren garından öncelikli olarak Türkiye’ye kendilerinden önce göç etmiş olan İstanbul’da Gaziosmanpaşa, Küçükköy, Bayrampaşa, Fatih’te yaşayan  akrabalarının yanına gitmişler ve kalacak bir yer ayarlayana kadar da onların yanında misafir olmuşlardır. Bir kısmı ise İstanbul’a gelmeden önce Çorlu, Kırklareli, Bursa, Sakarya gibi çevre illerdeki akrabalarının yanlarına gitmişlerdir ilk olarak. Ancak İstanbul’a gidenleri burada bir sürpriz beklemektedir çünkü bakanlığın almış olduğu karar neticesinde İstanbul’a gelen göçmenler nüfusa kaydedilmemektedir ve İstanbul’a gidenler nüfusa kayıt olabilmek amacıyla çevre illerdeki akrabalarının yanlarına giderler. Çoğunun

halen nüfusları bu illerdedir. Ancak nüfusa kayıt yaptırdıktan sonra, Kırklareli’ne giden iki aile dışında o illerde kalan pek olmaz ve İstanbul’a geri dönerler.İstanbul’a geldiklerinde barınacak bir yerleri olmadığından, Boşnak göçmenler akrabası olanlar akrabalarının yanına, tanıdıkları ve dostları olanlar ise onların yanında bir süre misafir olurlar. O dönem için, İstanbulda yaşayan Boşnak toplumunun genel olarak yoksul olduğu ve kendilerine dahi ancak yetecek sayıda odası bulanan küçük apartman dairelerinde yaşadıkları anlatılıyor. Fakat şartlar ne olursa olsun akrabalarını, soydaşlarını konuk etmişler evlerinde ta ki kendilerine kalacak bir yer buluncaya kadar.

Gidip otelde kalma imkanımız yoktu ekonomik olarak. Dolayısıyla önceden gelen akrabalarımızın yanına misafir olduk, kendi düzenimizi kurana kadar. Zaten Türkçe de bilmiyoruz. Onlara dayanarak buraya alışmaya çalıştık. Kaldığımız evin 2 odası vardı. Odanın birinde 7 kişi onlar kalıyordu, diğer odada ise biz tam 8 kişiydik.” cümleleriyle aktarıyor Salih Erden ilk geldikleri dönemde yaşadıklarını. Muhammet Sancaktar ise, “Ekonomik açıdan yardım etmeleri mümkün değil kimsenin öyle rahat bir durumu yok o dönem zaten. Ama göç sırasında evrak işlemlerinde, ilk geldiğimiz dönemde de misafir ederek barınma açısından ve iş bulma konusunda yardımcı oldular bize.” diyerek özetliyor Boşnakların birbirlerine destek olabildikleri konuları.

 

Mesela benim ailem de normalde Erzincan’a iskan edilmek üzere yola çıkmış fakat Kırklareli garında -ki şu an tren yolu yok orda- daha evvel gelen akrabalar ile buluşmuşlar ve onların devlete güvence vermeleri ve kefil olduklarına dair kağıt imzalamaları ile bir süre Trulya (Demirköyün Hamdibeyköyü’nde ) köyünde durduktan sonra Gaziosmanpaşada yaşayan akrabaların yanında kaldık ve onların aldığı Koç soyadını aldık.Daha sonra ise Yıldırım mahallesine taşındık.

Yıldırıma gelen Boşnaklar serbest göç anlaşmasından faydalandıkları için devletten herhangi bir yardım almadılar.Kendi imkanları ile ayakta kaldılar.Zaten bu yazımızda onlara değindik.r. Onlara göre devletin en büyük yardımı, Boşnaklara vatandaşlık hakkı tanıyıp, ülkeye kabul etmesi olarak görülüyor. Hiç kimsenin devlet niye bize yardım etmedi diye bir derdi de yok aslında.1960’lı yıllarda gelenlerin büyük bir kısmı bazı eşyalarını getirmişler yanlarında. Getirdikleri eşyalar da buzdolabı, radyo, televizyon ve halı gibi o dönem için gerçekten lüks sayılabilecek eşyalar. Bunları burada satarak evyapacak bir arazi satın almışlar genellikle. Çalışıp para kazandıkça da imece usulü elinden iş gelenler inşaat yapımında hep birlikte çalışmışlar. Bazıları

hayvanlarını dahi getirip, bir süre Bayrampaşa’da da hayvancılık yapmaya çalışmışlar ama çok uzun sürmemiş genelde, hayvanlarını satmışlar ve ellerine  geçen parayı da başka işlerde kullanmak üzere sermaye olarak değerlendirmişler.

Fotoğraf açıklaması yok.

Yıldırım Mahallesi, Yugoslavya ve Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen göçmenlerle birlikte sınırlarını genişletmiştir. Bu süreçte göçmenler arasında evliliklerin yaşanması aile yapılarının gelişmesini sağlarken mekânsal üretimin hızlanmasında da etkili olmuştur.Yıldırım Mahallesi’ne yerleşen Boşnaklar; Bayrampaşa, Aksaray, Unkapanı ve Topkapı gibi üretim ve tüketimin yoğun olduğu ve emek açığının bulunduğu alanlarda çalışmaya başlamıştır. Ayrıca, ip ve şişe fabrikası olmak üzere hâl, inşaat, tekstil gibi birçok alanda emek piyasasına dâhil olmuşlardır.Bu dönemde gelen Boşnaklar Türkçe bilmemelerine rağmen fabrikalarda çalışa çalışa Türkçelerini geliştirir.Fazla çalışma az para bu dönemi anlatacak herhalde en iyi cümledir.Bu dönemde devletin Bayrampaşa civarına fabrikalar açması Boşnaklar için bir fursat olmuş ve kolayca iş bulmalarını sağlamıştır.Denebilir ki buraya gelen ilk kuşak tamamen fabrika halkıdır.Ondan sonraki kuşakta ise zamanla Laleli ve diğer sektörlere yönelmişlerdir.Zamanla ise avukat,doktor,sporcu ,öğretmen gibi meslek sahibi olmuşlardır.Anlatılana göre, Türkiye’ye yeni gelmiş olan Boşnaklar kendileri zorlukla anlaşıp işe girseler bile, dil bilmedikleri için çalışmaya başladıkları işyerlerinde uzun süre duramıyorlar, işten çıkarılıyorlar.

Genellikle göçmen kökenli işadamlarının sahip ya da ortak olduğu fabrikalarda çalışmaya başlıyorlar akrabalarının yönlendirmeleri  . Çocuklar da dahil olmak üzere Pancar Motor, Sancak Tül, Tat Konserve gibi büyük fabrikaların yanı sıra tekstil ve iplik atölyelerinde çalışıyorlar çalışabilecek durumdaki tüm aile fertleri. Bir kısmı da Kapalıçarşı’daki kuyumculuk, deri, tekstil ve hediyelik eşya satan işyerlerinde çırak olarak başlıyorlar.

Bayrampaşa’ya yerleşmiş olan Boşnak göçmenlerden kimileri ise getirmiş oldukları değerli eşyalarını ve hayvanlarını satarak, küçük ölçekte de olsa kendi işlerini kurmuşlar. Fazla sermaye gerektirmeyen terzilik, trikotaj-örme işi, avize kristali üretimi ve marangozluk gibi işleri yapmışlar. Bunların dışında Boşnaklararasında çok yaygın olmamakla birlikte, inşaat işlerinde kalfa ve usta olarak çalışanlar da olmuş.

Yugoslavya ile imzalanmış olan Serbest Göç Anlaşması sonrasında göç ederek , İstanbul Bayrampaşa’ya yerleşmiş olan Boşnaklar tekstil, kimya, avize kristali üretimi yapan bölgedeki fabrika ve atölyelerin başlıca insan kaynağını oluşturmaktadır.

Günümüzde işveren Boşnaklar işçi olarak daha çok Boşnak işçi ve eleman temin etmektedirler.Bunda hem tanıdık ve güvenilir isilmer olacağına inanılması hem de dayanışmadır.Ancak sadece Boşnak değil diğer illerden de çalışanları vardır elbette.

Özellikle Boşnak olsun işçilerimiz diye uğraşmıyoruz ama öyle oluyor. Genelde çevremizden güvenebileceğimiz insanlar arıyoruz işçi lazım olunca. Çevremizde de Boşnaklar çok olduğu için… Onlar da tercih ediyorlar Boşnak bir patronla çalışmayı herhalde.”, “Boşnak çalışanlar da var, Diyarbakırlı, Sivaslı, Mardinli, Erzurumlu da… Özellikle Boşnak olsun diye bir tercihim yok. Çalışanları vasıflarına göre tercih ediyorumdemektdir bir Boşnak işveren.Boşnak işçilerin büyük bir kısmı da işverenlerin akrabalarından oluşmaktadır.

İşyerleri Bayrampaşa’da olan Boşnak girişimciler bu lokasyonu seçme nedeni olarak birincisi bu bölgede daha rahat müşteri edinebilecek olma potansiyelidir ki çoğu bu potansiyeli kullanabildiklerini yani Boşnak müşterilerinin çoğunlukta olduğunu ifade etmektedirler. İkinci neden ise hem kendilerinin ve hem de çalışanlarının ikametlerinin genellikle bu bölgede olmasıdır.

Boşnakların özellikle bazı sektörlerde yoğunlaşmış olması da tesadüfi değildir. Etnik uzmanlaşma olarak nitelendirilen bu durum iki sebepten ileri gelmektedir. Bunlardan ilki göç öncesinde taşıdıkları özelliklerdir. Bosna ve Sancak’ta da ücretli çalışmayla değil kendi hesaplarına tarım ve hayvancılık  yapmak suretiyle elde etmiş oldukları ürünlerin ticaretini yaparak geçimlerini sağlayan bu insanlar, bugün Türkiye’de de çoğunlukla ticaret yapmaktadırlar.

Türkiye’ye geldikleri ilk dönemde sermayeleri bulunmadığından ticaret yapamamışlar fakat önlerine çıkan fırsatları da değerlendirerek kendi hesaplarına çalışmaya ve ticarete yönelmişlerdir.

Bayrampaşa ve Yıldırım Mahallesi açısından değerlendirildiğinde, Boşnakların etnik adacık oluşturduğunu söylemek çok kolay olmayacaktır. Özellikle Yıldırım Mahallesi, Boşnak göçmenlerle birlikte ortaya çıkan bir yerleşim yeridir. Dolayısıyla, işyerleri ve sosyal çevresi de bu muhitte olduğundan, bölge dışına çok fazla çıkmayan etnik bir müşteri kitlesi bulunmaktadır. Benzer şekilde etnik işgücü de bölgedeki etnik işyerlerinde çalışmayı tercih etmektedir. Ancak bu işyerlerinde yalnızca Boşnaklar çalışmamaktadır. Boşnak işverenler, Boşnak işçi çalıştırmalarını kendi etnisitelerinden olanlara duydukları güven ve BoşnakSlav dili konuşan müşterilerle olumlu etkileşim nedenini açıklamaktaıdr.

 

Fotoğraf açıklaması yok.

Boşnakların Yıldırım Mahallesine Göç Etme Nedenlerinin Hikayeleri

 Yıldırım Mahallesi’nin bu özelliklerine rağmen Boşnaklar tarafından tercih edilmesini genel olarak üç temel faktör vardır aslında:

Kendilerinden evvel Boşnakların buraya yerleşmiş olması.Böylece hem tanıdık hem de hemşerilerinin yanında yaşamak

Mahalle şehir merkezinden uzak olduğu için arsalar uygun fiyatlı ve kendilerine hem ev hem de yatırım yapmalarını kolaylaştırması

Bayrampaşa ve Topkapı çevresinde istihdam imkanları olduğunu öğrenmeleridir. O yıllarda Boşnakların çalıştığı belli başlı iş alanları ve sınırlı sayıda fabrika vardır. Boşnak işçilerin, bu fabrika ve atölyelerdeki çalışma arkadaşları da genellikleBoşnaklar’dan oluşmaktadır.

Yıldırım’a gelen Boşnakların göç etme nedenleri çoktur.Bunlardan ilki Sancak bölgesinden Yugoslav hükümetinin Sırpların bulunduğu yerlere yatırım yapmaları ve Boşnakları geri bırakmalarıdır.Topraklarına el konulan Müslümanların, ticari faaliyetleri de devlet eliyle kısıtlanmıştır. Ancak ekonomik faktörlerden çok daha mühim olan durum, Müslümanların dinlerinin gerektirdiği gibi yaşayabilme hürriyetlerinin ellerinden alınmış olması ve çocuklarına kendi değerlerini ve kültürlerini aktarabilecekleri bir eğitim imkanının da tanınmamış olmasıdır. Adaletsizlik ve ekonomik kaygılar, göç nedenleri arasında kimlikten sonra gelmektedir.

Diğer bir etken de Çetniklerin Boşnaklara yönelik yağma ve şiddettir. Bundan ötürü göçlerin başlamasıyla Boşnaklar Sancakte bulundukları yerlerde hızla nüfusları azalmıştır.azınlık durumuna gerileyen Müslümanlar, evlenme çağına gelmiş olan çocuklarına eş dahi bulamaz hale gelmişlerdir.

Göç nedenlerinden biri de sosyo-ekonomiktir. Türkiye’ye göç edenlerin daha rahat yaşadıkları ,kolay para kazandıkları Sancak Boşnaklarının kulağına gelmesidir. üzerine bazı Boşnaklar göç kararı alır.

Belki de en büyük göç nedenleri kimliktir. Çünkü Müslümanlık hem dini inanç hem de bir kimliktir Boşnakları için.Hatta  Yugoslavyada Boşnak diye bir millet tanınmazdı.M harfi küçük olarak yazılan bu insanlar 1970 lere kadar asla” Boşnak “kimliği ile tanınmamışlardır.1970lerden sonra ise küçük harfle “m”üslüman olarak etnik kimlikleri tanınmış yine Boşnak kelimesi ile tanınmamışlardır. Bundan ötürü Boşnaklar da hem dini hem de etnik olarak tanınacakları topraklara gelmişlerdir. Her ne kadar bir müddet yerli halk tarafından gavur zannedilseler de..

Boşnakların mülk edinmesini kolaylaştıran unsurlardan biri de arsaların büyük bir kısmını elinde bulunduran Ermeni bir aile olmuştur.Kaynak olarak faydalandığımız Sibel Çetinkaya ve Burvu Gökozkut’un çalışmasında yer alan görüşmede bunu anlatır:

“5 kuruş paramız yoktu. Akrabalarımızın yanına yerleştik. Ertesi gün tanıdıklar aracılığıyla işe başladık. Ben ve 4 erkek kardeşim okuldan sonra çalışırdık. Simit satardık, hamallık yapardık, halde çalışırdık. Anne ve babalarımız iplik fabrikasında çalışıyorlardı. Bu bölgede yaşayan bir Ermeni: ‘burası sizin olsun her ay bana ödemesini yaparsınız’ diyerek bize elindeki arsaları sattı. Senet imzalamadık deftere yazardı. Biz Boşnaklar borçlarına sadık insanlarızdır, borçlarımızı ödedik. Aldığımız her yeri önce aile apartmanı yaptık. Ailecek bir binada yaşıyorduk. Gecekondu tarzı yapılar oluşturmadık. Yani kaçak tarzda yapılar oluşturmadık. Tabi o şekilde ev yapanlar da olmuştur (Erkek, 68)

Boşnak Dünyası - Yıldırım Mahallesi'nde "cuma pazarı yolu" olarak bilinen  Kutlu Caddesi'nin ismi "Aliya İzzet Begoviç Caddesi" olarak değiştirildi.  Bu kararından ötürü Bayrampaşa Belediyesi'ne teşekkür ederiz... | Facebook

Yerleştikten Sonra Tutunma Çabaları

Boşnaklar biraz da azınlık pskolojisi ile birbirlerine destek çıkarlar.Birarada yaşam alanı oluştururlar.Birbirlerine yardım ederler ve ev sahibi olurlar.Suriçi İstanbulu pahalı olduğu için yerleştikleri yerlerden kazandıkları paralarla ev alır veya yaptırırlar.

Mahalleye yerleşen Boşnaklar, çeşitli iş alanlarında çalışarak sermaye birikiminde bulunmuşlardır. Alınan arsalarda geniş ailelerin yaşayacağı şekilde çok katlı konutlar yapılmıştır. Boşnakların bir arada yaşaması, gündelik hayat içerisinde yardımlaşmalarını ve dayanışmalarını güçlendirerek kültürün sürdürülmesinde etkili olmuştur.Boşnakların, ekonomik sermayelerinin yanı sıra sosyal sermayeleri, Yıldırım Mahallesi’ne yerleşmelerinde yardımcı olmuştur. Bunun yanı sıra, farklı bölgelerde yaşayan Boşnakların birçoğu, Yıldırım Mahallesi’ne Boşnakça konuşulduğunu duydukları için yerleşmeye karar vermişlerdir.Bu durum Boşnakların bir araya gelerek yardımlaşmalarını, sorunlar karşısında ortak çözüm yolları bulmalarını, güven ve aidiyet duygularıyla yeni yaşamlarına tutunmalarına aracılık etmiştir. Bununla birlikte, farklı şehirlere veya aynı şehirde farklı ilçelere yerleştirilen Boşnaklar, yaşadıkları yerlerden dil problemi ve toplumsal dışlanma sorunları nedeniyle taşınmak zorunda kalmışlardır.Kulaktan kulağa duyumlar eşliğinde mahallenin keşfi, birçok Boşnak’ın mahalleye göç etmesini sağlamıştır.Göç sonrası yaşanılan sorunlar karşısında Yıldırım Mahallesi, hafızasını yaşatmak isteyen Boşnakların sığınağı olmuştur. Boşnakçanın, Yıldırım Mahallesi’ne Boşnakları çekmesi ise yadsınamaz bir gerçektir.

 

Boşnakların Kültürlerini Koruma Çabaları

Yıldırım Boşnakları kendilerini ilgilendiren Srebrenica Soykırımı gibi anma etkinlikleri, göç ve kimlikleri hakkında seminerler, eğlence ve kültür günleri düzenlerler.Günlük yaşamlarında hem Boşnakça hem de Türkçe konuşurlar, iki ülkenin haberlerini okurlar, müziklerini dinlerler ve yemek kültürlerini sürdürürler. Özel günlerinde Boşnak şalvarlarını giyerler. Bunlar artık Boşnakların gündelik yaşamlarının bir bileşeni haline gelmiştir ve Boşnakların gündelik yaşamı iki toplumun kültürü ile şekillenmektedir.

Boşnakların, ekonomik sermayeleri gelişmesiyle birlikte Yıldırım Mahallesi, Bosna ve Sancak arasında hareketlilik artmıştır. Bu hareketlilik, mahallede seyahat acentelerinin açılmasıyla birlikte ivme kazanmıştır. Bu sayede, köken bölgeye günlük seyahatler düzenlenmeye başlamıştır. Yıldırım Mahallesi’nde yaşayan Boşnaklar tarafından başlasa da zamanla karşılıklı bir ilişki gelişmiş, Bosna ve Sancak bölgesinde yaşayan bireyler Yıldırım Mahallesi’ni ziyaret etmeye başlamıştır. Acenteler, farklı mekânlarda yaşayan yerleşik bireyler için hareketli bir yaşamı başlatarak yön vermiştir. Bununla birlikte bu hareketlilik; birinci nesil Boşnaklar için aidiyetliğin sürdürülmesini sağlarken, ikinci ve üçüncü nesilde aidiyetlik ilişkilerini oluşturmaktadır.Seyahatler ziyaret etmeyi kolaylaştırdığı gibi kültürel ürünlerin Yıldırım Mahallesi’ne taşınmasında etkili olmuştur. Bosna ya da Sancak Bölgesinde yaşayanlar Yıldırım Mahallesi’ndeki akrabalarına kendi kültürel ürünleri göndermektedir. Bazı restoranlar, yöresel yemeklerin yapımında kullanılan malzemeleri yine menşe bölgeden getirerek mahallede işletmelerinde sunmaktadırlar.

Boşnak kimliğinin korunduğunu en açık şekilde ortaya koyan unsurlardan biri de dildir.Günlük konuşmalarda Boşnakça -her ne kadar bazen Türkçe Boşnakça karışık olarak kullanılsa da- konuşulur.Gençlerin kendileri kadar akıcı konuşamasa bile kesinlikle  Boşnakça eğitimi aldıkları ya da aile içinde de Boşnakça konuşulmasından

dolayı genellikle de yaşlı aile fertlerlerinin de olduğu durumlarda daha iyi Boşnakça bilgisine sahip oldukları söylenmektedir.Ayrıca bazı kişilerin evlenirken Bosna veya Sancak’tan gelin almaları da ailede Boşnakçanın kullanılmasını kolaylaştırmıştır.

Boşnakçada Türkçe kelimelerin çokluğu dini inanç ve kültür kaynaşması ile açıklanabilir.Mesela yorgana yorgan,yastıka yastuk ,şekere de şeçer der Boşnaklar.Türkiye’ye ve Türk toplumuna kolaylıkla entegre olduklarını ve ayak uydurduklarını vurgulayan Boşnaklar, en az iki nesil önce göç etmiş olmalarına rağmen örf ve adetlerinden kopmadıklarını ve “düğün, doğum, cenaze, bayram geleneklerini ve mutfak kültürlerini  muhafaza etmeye gayret etmeye devam etmektedirler.

MİLLET CADDESİ PRESTİJ YOL DÜZENLEMESİ

İlk Yerleştiklerinde Toplumun Bakışı

Boşnaklar mahalleye taşındıklarında farklı dilde konuşmaları gavur olarak zannedilmelerine yol açmış ve her ötekilik ve gâvur damgasına karşı Boşnaklar dışarıya karşı kendilerini iyice kapatmış, aralarına farklı kimlikten bireyleri almamışlardır.

Konuyla ilgili bir Yıldırımlı Boşnak şunu anlatıyor : Bizlere Tito‘nun askerleri, komünistler derlerdi. Türkçe bilmediğimiz için gâvur deniliyordu. Bakıyorlardı biz farklı bir dilde konuşuyoruz, anlamıyorlardı. Boşnakça konuşurduk, hala Boşnakça konuşuyoruz. Camilere girip çıktıkça Müslüman olduğumuzu anladılar. O dönem Türkiye çok cahildi. Cahil kesim bize gâvur derdi. Türkçe bilmesek de anlıyorduk. Biz biliyoruz anlıyorduk bizde de gâvur gâvurdur. Daha sonra 1992 Bosna Savaşı ve Sırpların yaptığı katliamların sadece Müslüman olduğumuz için yapıldığını öğrenince bize artık öyle davranmadılar

 Kültürlerini Her Şekilde Koruma Çabaları

 Yıldırım’a yerleşen Boşnakların kendi öz kimliğini korumada neden olan diğer bir etken Türkiye’ye geldikleri zaman isimlerinin ve soy isimlerinin değiştirilmesidir. İstedikleri isimlerin verilmemesi ve soy isimlerinde yapılan değişiklikler Boşnaklar için kimlik sorunlarına yol açmıştır. Boşnaklar da bu duruma karşı sosyal medya hesaplarında, Türkiye’de verilen soy isimlerinin yanı sıra eski soy isimlerini kullanmaya başlamıştır. Bu durum, Boşnak kimliğinin yeni nesilde de farklı kulvarlarda gelişerek korunduğunu bir sonraki nesilde unutulmaya karşı sosyal medya belleğinden yararlanıldığını göstermektedir.Bu süreçte -viç ile biten soyadlar komünizmi çağrıştırdığı için değiştirilmiş,buna karşı çıkılsa da birşey değişmeyince bu kez “Sancaklı,Karadağ,Bayraktar vb” soyadlarını tercih etmişlerdir.

Yıldırım Mahallesi Boşnaklarının Boşnakça konuşuyor olmaları mahallede Türkçe konuşan bireyler ile aralarında kimlik krizi yaşamalarına sebep olmuştur. Boşnakların gidebildikleri en son nokta ise kimlikleri olmuştur. Boşnaklar, her bölgede farklı kimlikler altında ötekileştirilmişlerdir. Bu durum sonucunda tarihlerine, kültürlerine ve dillerine sarılan Boşnaklar gündelik yaşam pratiklerinde her alanda kimliklerini kullanarak, kolektif eylemlerle kimlik bilinci oluşturmuştur.

Yıldırım Mahallesi, farklı yerelliklerin sergilendiği bir mekândır. Bu mekân, Boşnak kimliği ile özdeşleşerek Boşnak Mahallesi olarak anılmaktadır.Boşnakların açtıkları işyerlerine baktığımızda hep Bosna veya Sancak ismi veya oralara ait kavramlar veyahut da Boşnakça isimler konulduğunu görürüz.Bu onların kültürlerine olan bağlılığını gösterir.”Mekânların isimlerinin böyle olmasının nedeni de bu. Ben de sizdenim. Ben de bir Boşnağım. Siz, bir işletme sahibi ile konuşmadan nereden geldiğini ve kim olduğunu işletmelerin isimleri ile öğrenebilirsiniz 

Bunun yanında mahallede yer alan üst geçidin Mostar Köprüsü şeklinde olması ,kurdukları dernekte 3 yer ismi olması “ Türkiye Bosna Sancak” her 3 yere aidiyete sahip olduklarını ve devam ettireceklerini de göstermektedir.

Boşnakların emek piyasasına dâhil olmasını ve mahallede mülk edinmesini kolaylaştırmıştır. Ayrıca, yerel piyasadan elde edilen sermayelerin yanı sıra yurtdışında çalışan göçmenlerin gönderdiği dövizler/para havaleleri mahallede mülk edinilmesinde etkili olmuştur. Bu süreçte, beşerî sermayeleri gelişen Boşnakların toplum içerisinde statüleri yükselmiş, farklı alanlarda girişimcilik faaliyetlerinde bulunmuşlardır. Ekonomik sermayelerinin gelişmesi ve mahallede turizm acentelerinin kurulması ile birlikte menşe bölgeye ziyaretler artmıştır. Akrabalarını ziyaret eden Boşnaklar, kültürel ürünlerini Yıldırım Mahallesi’ne taşımışlardır. Ayrıca, Türkiye Bosna Sancak Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin kurulmasıyla birlikte Boşnakların hem ev sahibi toplumda hem de Bosna ve Sancak bölgesinde görünürlüğü artmıştır.

Birinci nesil Boşnakların mahalleye yerleşmeleri; İzmir, Samsun, Giresun, Ordu, Çanakkale, Tekirdağ, Bursa, Edirne, Kocaeli, Sakarya, Kırklareli, Sivas illerinde yaşayan Boşnakları da mahalleye çekmiştir. Günümüzde Yıldırım Mahallesi’ne Türkiye başta olmak üzere Sancak ve Bosna’nın birçok bölgesinden Boşnaklar gelmektedir. Menşe bölgede yaşayanlar için, Yıldırım Mahallesi, Türkiye’deki Sancak ve Bosna olarak bilinmektedir. Türkiye’de yaşayan Boşnaklar için Müslümanlığını ve Boşnak kimliğini rahatça yaşayabildikleri Sancak ve Bosna olarak ifade edilmektedir.

Bir de bahsetmeden geçmek olmaz.Geçmişte en çok göç alan ‘Pişman Mahallesi’ denilen ve Adapark’a bakan bölge eskiden bahçeli, küçük, şirin evlerdi. Birçoğu halen bu konumunu koruyor. Zaten Yıldırım Mahallesi’nin ilk göç alan yerlerinden birisi de o alandır. Pişman Mahallesi denilmesinin nedeni de vatan, ezan, müslümanlık için göç eden bir iki aile, elektrik, su ve diğer alanlarda sıkıntı çekince pişman olup Balkan ve Rumeli coğrafyasına geri dönünce bu bölge ‘Pişman Mahallesi’ olarak bilindi. Ancak günümüzde çok güzel bir bölgededir.

 

Yıldırım mahallesi, Kocatepe,Kartaltepe,Küçükköyde yaşayan Boşnak sülaleleri

Aşağıdaki sülale isimleri sadece Yıldırım Mahallesi değil Kartaltepe,Kocatepe Mahalleleri ile Boşnakların yaşadığı G.O.Paşa ilçesine bağlı Hürriyet ve Şemsipaşa Mahallesinde yaşayan Boşnak sülaleridir.

İstanbul haritasında Ali Fuat Başgil Cad., No:33. — Yandex Maps

BOŞNAK SÜLALELERİ

 

1-Davutoviç

2-Muşiç

3-Reçkoviç

4-Grliç

5-Buliç

6-Çoroviç

7-Liçina

8-Şkrijel

9-Koşuta

10-Boroştiçan

11-Dzigal

12-Bibiç

13-Kuçeviç( Benim mensubu olmaktan şeref duyduğum sülale)

14-Hot

15-Tahiroviç

16-Kurtanoviç

17-Murteziç

18-Fazlagiç

19-Ukiç

20-Kurpejovic

21-Demiç

22-Muriç

23-Dacic

24-Demiroviç

25-Balota,

26-Dzerekarac

27-Çelebic

28-Agoviç

29-Džekovic

30-Hadzic

31-Mujovic

32-Redzepovic

33-Pajic

34-Sijaric

35-Rastoder

36-Trtovac

37-Hajradinovic

38-Hadzifejzovic

39-Čolovic

40-Gegic,

41-Alomeroviç

42-İbrahimovic

43-Dzudzevic,

44-Kuç

45-Hasiç

46-Pepic

47-Ramovic

48-Ramicevic,

Kaçar,

49-Tmušic

50-Rebronja

51-Kolic

52-Osmanovic

53-Karišik

54-Darman

55-İslamovic

56-Lekic

57-Bakic

58-Batkic

59-Bulevic

60-Kekic

61-Durmic

62-Honic

63-Eleskovic

64-Ganovic

65-Martinovic

66-Ćatović

67-Krnčević

68-Zukovic

69-Nezirovic

70-Nurkovic

71-Mujovic

72-Šabanović

73-Kurtović

74-Prasovic

75-İbrovic

76-Salkovic

77-Şalic

78-Čalakovic

79-Ledinic

80-Suljic

81-Djerljek

82-Hamidovic

83-Redžovic

84-Muriškic

85-Zekic

86-Nokic

87-Ragipovic

88-Memiç

89-Kalac

90-Muslimovic

91-Mašić

92-Dudic

93-Šarić

94-Rahmanovic

95-Çauševic

96-Višnic

97-Rizvanovic

98-Smailagic

99-Kardovic

100-Adrovic

101-Hadrovic

102-Begic

103-Fejzic

104-Hasanovic

105*Zejnelovic

106-Mehovic

107-Mavric

108-Bajraktarevic

109-Nuhovic

110-Brdjanin

111-Muslic

112-Vrbljanin

113-Fakiç

114-Bogucanin

115-Ljajić

116-Redžić

117-Šehović

118-Šutkovic

119-Crnovarsanin

120-Tutiç

121-Dervovic

122-Pešković

123-Camiç

124-Paucinas

125-Husovic

126-Drustinac

127-Adilović

128-Rasljanin

129-Seferović 

130-Alič

131-Sirčani

132-Malidobravči

133-Haydarpašici

134-Zekovic

135-Korićanin

136-Bajrović

137-Dolovac

138-Dupljak

139-Krusevljan

140-Kaçapor

141-Peşterac

142-Mulic

143-Kajevic

 144-Alibasic

Kaynaklar:

-Wikipedi

-Ekşi Sözlük

-Ulusötesi Bir Mekânın Boşnak Kolektif Belleği ile Yaratım Süreci ve Kimliğin Mekânsal Sunumu: İstanbul-Yıldırım Mahallesi-Sibel Can Çetinkaya*,Burcu Göközkut-Coğrafi Bilimler Dergisi/ Turkish Journal of Geographical Sciences, 19

-https://www.pasavizyon.com/ek-isim-degil-tek-isim-muhtarlik

-Zikri Özdemir Hot

-bosnakhaber.com/yildirim-mahallesi-ve-civarinda-yasayan-bosnak-sulaleleri-tespit-edebildiklerimiz/

-Göç ve Etnik Ekonomi: İstanbul Bayrampaşada Boşnak Göçmenler,Yüksek Lisans Tezi,Emre Tekinkaya

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAP