Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyesi
Kahramanmaraş Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Deneği Başkanı
Selçuk KURTSATAR
Suriye’den gelenler gidiyor Selanik’ten gelenlerde gitsin diye konuşan cahillere biraz tarihi bilgi vermek istedim.
Bu söyleme tarihe sadece OSMANLICILIK olarak bakan arkadaşlara bu bilgilendirmeyi yapıyorum.
İyi öğrensinler bir daha böyle anlatmam gerektiği şekilde cevap veririm.
Konu Suriye ve Suriyeliler olunca konuyu Suriye’ye göre ele alıyorum.
Aslında işi Anadolu Selçuklularından almak gerekir ama tarihi Osmanlı İmparatorluğu ile başlatanlara göre;
Osmanlı 1299 yılında Söğüt’te kurulmuş Bursa’nın fethiyle ilk başkent Bursa olmuştur.
Bursa 1326 yılında fethedilmiştir.
Osmanlı Balkanlar’da ilk toprağını 1360 yılında Çimpe’yi alarak elde etmiştir.
Karamanoğlu beyliği 1262 yılında Karaman ve Ermenek tarafında kurulmuştur.
Aydınoğlu Beyliği 1308 yılında Aydın ve çevresinde kurulmuştur.
Osmanlı devleti ekte sunacağım belgede dedelerimin toprağı olan Manastır şehrini 1. Murat döneminde Kara Timurtaş Paşa tarafından 1382 yılında fethedilmiştir.
Gelelim boş kafalarını çok taktıkları Selanik şehrimize
Selanik 1430 yılında 2. Murat döneminde fethedilmiştir.
Dikkatli bakın daha İstanbul fethedilmedi.
İstanbul’umuz 1453 yılında cihan padişahımız Fatih Sultan Mehmet tarafımdan fethedildi.
Bakın daha Suriye yok ekte sunduğum haritada fethedilen yerler tarihleriyle yazılıyor.

Evet Balkanlara yapılan fetihler sonrası fethedilen yerlere Aydınoğulları ve Karamanoğulları beyliğine mensup yörük Türkmenler ikamet ettirilir. Ve bu ikamet ettirilen Yörük Türkmenler tarihte adlarını Evlad-ı Fatihan olarak alırlar ve Evlad-ı Fatihan defterine kaydedilirler. Nedir Evlad-ı Fatihan’ın anlamı : fethedenlerin evlatlarıdır.
Gelelim Suriye’ye 1516 yılında Mısır seferi dönüşünde Osmanlı topraklarına katılıyor 1918 yılında Arap isyanı ile ayrılıyor.
Manastır, Selanik ve bir çok Balkan şehri 1912 Balkan savaşlarında elimizden çıkıyor. Osmanlı topraklarında Yahudi sadece Selanik’te mi var? Bunları güzelce inceleyin bakalım oradan önce Yahudi nerelerde var?
1470,1492 ve 1497 yıllarında dönemin padişahları tarafından İspanya ve Portekiz’den gelen yüzbinlerce Yahudi Osmanlı’nın hemen hemen her şehrine yerleştirildi. Bunların arasında İstanbul, Edirne, Selanik ve İzmir gibi illerde ikamet ettikleri şehirler arasında yer aldı. Bu insanların yerleştirildiği bir çok şehirde yaşadıkları mahallelerim adı Yahudi mahallesi olarak anıldı. Ecdadımız bu tebaaya hiçbir zaman ayrım yapmamış onların ibadetlerini de serbest bırakmıştır. Hemen hemen her şehirde kilise, sinagog gibi ibadethaneler yer almıştır. Hatta bir çok şehirde bu tür ibadet yerleri yan yana dahi olmuştur. İncelerseniz bunları görürsünüz.
Evet bu konu artık kapanmalı ve herkes işine bakmalı. Herkes bu ülke nasıl büyür ve gelişir bunu düşünmeli. Bırakalım bu tür işleri ve işimize bakalım.
Ecdadına sahip çıkıyorsan adam gibi sahip çıkıp devletini nasıl büyütürsün gelecek nesillerime nasıl sahip çıkarsın buna bakacaksın. Koskoca müdür sıfatı almış arkadaş utanmadan oradan gelen tüm Türk ve Müslüman olan insanlara dokunacak sözleri söylüyor ve sosyal medyada paylaşıyor.
Ben de diyorum ki onun aslına nesline bakalım merak ettim. Gönül bir avuç vatan toprağını dahi kaybetmeyi kabul etmez ama tarih bunların niceleriyle dolu.
Yarının sahibi Allah bizleri korusun ve bu güzel vatanımızın ilelebet bizim vatanımız olmasını nasip etsin inşallah.
1362 yılında Manastır 1430 yılında Selanik ve daha nice Balkan topraklarına iskan edilen atalarımız bir çok dönemlerde tekrar Anavatan’a göç etmek zorunda kalmışlar ve bunların en yoğunu 1923 Lozan Anlaşması gereği Anadolu’da yaşayan Rumlar ile Balkanlar’da yaşayan Türk ve Müslüman ahali karşılıklı yer değiştirdi.
Sayın müdürüme birisi söylesin gelenler değil gidenler gayrimüslimdi. Ama gidenlerin arasında dedesi falan varda çok üzülüyorsa üzülmesin kendisi onların yanına gitsin. Sayın müdürüm bunların bir tane örneği onun gibi düşünenlerde dedelerinin yanına rahatça gidebilir.
Ben ve atalarım Türklük adına bu kadar cefaya katlanmış ve sahibi olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti devletinin asli unsuru olmaktan gurur duyuyoruz.
Cumhurbaşkanlığı forsunda yer alan tüm Türk devletleri başımızın tacıdır. Ay yıldızına kurban olurum.
Senin sözünden alınmadım ama genel konuşursan rahatsızlık verir müdür efendi. Bir daha dikkat et.