TÜRKİYE’DEKİ BOŞNAKLAR
ADAPAZARI – 4.000 BOŞNAKLIK BİR ŞEHİR

Bu makale 1934 yılında çıkan “Jugoslovenska Pošta” (Yugoslav Postası) gazetesinde yayımlanmıştır.
Yazının yazarı: Abdulah S. Alijagić
Kaynak: Saraybosna, Zemaljski Müzeji Kütüphanesi
Bu arşiv kaynağını bana ulaştıran değerli dostum Dženan Redži’ye teşekkür ederim.
Alipaša Fidahić’in torunu, Adapazarı’nın önemli şahsiyetlerinden Sabribeg Alipašić
Halkımızın dili, yaşamı ve gelenekleri
Abdulah S. Alijagić bize Adapazarı hakkında bilgiler aktarıyor:
“Her köşe başında bizim insanlarımız, bizim dilimiz. Sanki Saraybosna’nın bir parçası Avrupa’nın bu ucuna taşınmış, gelenekleriyle ve ayrıntılarıyla birlikte. Boşnak mahalleleri, Boşnak ruhu ve zihniyeti, tüm karakteristik özelliklerimiz ve adetlerimizle çevremizi oluşturuyor. Vatanlarından Türkiye’ye göç eden çok sayıda Boşnak Müslüman aile, özellikle kurtuluştan (Balkan Savaşları ve Osmanlı’nın çöküşünden) önce Adapazarı vilayetine ve özellikle de bizzat şehre yerleşti ve burada Türkiye’deki en güçlü ve en kalabalık kolonilerini kurdu… Adapazarı, İstanbul’a 150 kilometre mesafede, İstanbul-Ankara ana demiryolu üzerinde yer almaktadır. Yazarın ifadesine göre Adapazarı, Türkiye’deki en büyük Boşnak ve Hersekli kolonisine sahiptir. En kalabalık grup Bijelina (Bosna) kökenlidir. Bir mahallenin adı “Bosna Mahallesi”dir. Bu mahallede yalnızca Boşnakça konuşulur ve tüm sakinleri Boşnak’tır. Göçmen çocuklar Türk çocuklarla kaynaşmış, onlara Boşnakça öğretmiştir, öyle ki Türk çocuklar da tamamen Boşnakça konuşmakta ve “muhacir çocuklardan” ayırt edilememektedir.
Adapazarı, Anadolu’nun bu bölgesinde önemli bir ticaret ve ekonomi merkezidir. İstanbul ve çevresini gıda ile özellikle sebzeyle beslerler. Adapazarı çarşısındaki en büyük dükkân Nikšić kardeşlerin dükkânıdır; onlar aynı zamanda saygın vatandaşlar olarak da tanınırlar.
Burada ayrıca Odžak (Derventa civarı) kökenli İbrahimbeg Begović yaşamaktadır. Kendisi Türkiye’deki en büyük yol ve demiryolu müteahhitlerinden biridir. Kemalist Türkiye’nin en zengin kişilerindendir.
Yine burada, saygın ve varlıklı bir vatandaş olan Ago Sejdagić adlı değerli bir yaşlı adam yaşamaktadır. Sejdagić ailesinin evi Boşnak usulüyle inşa edilmiştir; bu da halkımızın vatana duyduğu özlemin en güzel kanıtıdır.
Adapazarı’ndaki Boşnak kolonisinin lideri ve temsilcisi, 25 yıl önce anavatanından buraya göç eden, Bijelina kökenli ünlü Sabribeg Alipašić’tir. Kendisi, Bosna tarihinin önemli şahsiyetlerinden Alipaşa Fidahić’in torunu ve Husein Kapetan Gradaščević’in silah arkadaşıdır. Sabribeg, sadece Boşnaklar arasında değil, Adapazarı’ndaki Türkler arasında da saygın, örnek bir vatansever ve vatandaş olarak önde gelen bir kişiliktir.
Adapazarı halkı ona çok şey borçludur. 40.000 civarı nüfusa sahip bu şehir, Yunan işgaline karşı yürütülen mücadele sırasında birkaç kez tehdit altına girmiştir. Özellikle 1922 yılında yaşanan kritik günlerde, şehir birkaç kez Abaz ve Laz adlı iki kabileye mensup çetelerin eline geçmiştir. Bu çeteler şehri yağmalamak istemiştir. Sabribeg, çoğunluğu Boşnaklardan oluşan 800 kişilik, iyi silahlanmış ve disiplinli bir gönüllü müfreze kurmuştur. Her bir asker maaş, üniforma, silah ve mühimmatla donatılmıştı. Bu birlik birkaç ay boyunca halkın can ve mal güvenliğini korudu. Halk da bu müfrezeye maddi destek sağlamıştır. Türkiye makamları da bu hizmetleri unutmadı ve kendisine büyük minnettarlık gösterdiler.
1934 yılı itibarıyla, çiftliğindeki tüm işler traktörler ve tarım makineleriyle yapılmaktadır. Burada birinci sınıf tütün yetiştirmektedir. Sabribeg’in üç oğlu ve üç kızı vardır. Eşi, Derventa kökenli Senatör Asimbeg Alibegović’in kız kardeşidir. Oğlu İbrahimbeg, yetkin bir ekonomisttir. Kızı, İstanbul’da yaşayan ve kardeşleriyle büyük bir deri fabrikası sahibi olan sanayici Boşnak İsmetbeg Čengić ile evlidir. Diğer oğlu banka memurudur, üçüncü oğlu ise İstanbul’daki ihracat akademisinde eğitim görmektedir.
Türkiye’deki seçkin Boşnak göçmenlerden biri de Dr. Ahmetbeg Zulfikarpašić’tir. Foça kökenlidir ve Sabribeg’in yeğenidir. Hem tıp doktoru hem de günümüz Türkiye’sindeki en saygın hafızlardan biridir. Tıp eğitimini İstanbul’da tamamlamış ve aynı zamanda hafızlık icazeti almıştır. Ramazan ayında, İstanbul’daki Fâtih Camii’nde (Fatih Sultan Mehmed’in türbesinin yer aldığı cami) yaptığı Kur’an tilavetleri, özellikle uzak bölgelerden gelen Boşnaklar için büyük bir olaydır. Kendi memleketlerinden gelen bir doktor-hafızın sesi onlar için tarifsiz bir mutluluktur.”
Abdulah S. Alijagić, Jugoslovenska Pošta, 1934
Kaynak: Zlatko Hadziomerovic Facebook hesabı
https://www.facebook.com/zlatkobos