Boşnakların ve Hrıstiyanların Dostça Yaşadığı Köy : Seona » Boşnak HaberBoşnak Haber

9 Ağustos 2022 - 08:06

Boşnakların ve Hrıstiyanların Dostça Yaşadığı Köy : Seona

Boşnakların ve Hrıstiyanların Dostça Yaşadığı Köy : Seona
Son Güncelleme :

09 Temmuz 2022 - 18:44

I. SEONA KÖYÜ HAKKINDA GENEL BİLGİLER

A. SEONA KÖYÜNÜN TARİHİ

Seona köyü hakkındaki yazılı kaynaklar 250 yıl öncesine aittir, fakat bu köyün 250yıllık bir geçmişe sahip olduğunu göstermez. Muhtemelen Seona köyünün tarihi çok daha eski yıllara dayanmaktadır.
Seona köyü, Bosna Hersek’in bütün önemli tarihsel gelişim aşamalarına şahit olmuştur. Bu köyde hayatlarını sürdüren Müslüman yerlilerin anlattıklarına göre Seona köyü eskiden Katoliklerin yoğun olarak yaşadıkları bir köydür.Hristiyanlık, Bosna Hersek’te 14. yüzyılda yayıldığı ifade edilmektedir. Özellikle Orta Çağ’da ve Osmanlı hâkimiyetinde geçen zamanlarda (15 yy.’dan-19 yy.’a kadar) Hristiyanlar bu bölgede hem dini hem de siyasi açıdan şiddetli çatışmalar yaşamıştır.
Hristiyanların yaşantılarının izlerini taşıyan pek çok eser bu köyde yer almaktadır. Uzun yıllar boyunca tamamen bir Müslüman köyü kimliğine bürünen Seona Köyü’nde birkaç tane de olsa Hristiyan isimlerini taşıyan bazı yerler bulunmaktadır. Örneğin günümüzde köyün en büyük su kaynağı olan “Hambari” köy halkı tarafından bugün de “Mara’nın Su Kaynağı/ Marinac” şeklinde adlandırılmaktadır. Diğer su kaynaklarının çoğu da Hristiyan ismi taşımaktadır.14 Seona köyünde yaşamış Katolik nüfusun, tam olarak nedeni bilinmese de Bosna’nın Osmanlılar tarafından fethedilmesi ve hemen akabinde başlayan İslam dininin yayılma sürecinin etkisiyle köyden ayrıldıklarına ifade edilmektedir.
Uzun bir tarihi geçmişe sahip Türk ve Boşnak toplumları arasındaki kültürel etkileşim sonucu, kültürel anlamda bazı izlerin kalıcı olduğu ve halen günümüzde Bosna’da sürdürüldüğü, bazı kültürel izlerin ise Boşnaklar’ın tarihi gelişimi içinde değişik toplumların etkisiyle unutulduğu veya farklılaştığı görülmektedir. Balkan ve Bosna halkı,
İslam kültürü ve uygarlığı ile Türkler ve Türkçe aracığıyla temas kurmuşlardır. Bu sebeple Türk ve Türkleşme deyimleri, İslam ve Müslümanlaşma ile eş anlamlı olarak kullanılmıştır. Hatta Balkanlarda ve Bosna’da Müslüman ve Türkleşme kavramları birbirlerine paraleldir. Boşnaklar arasında Türk kültürü, Müslümanlık ve Osmanlılık aynı anlamda kullanılır. Osmanlıların Bosna’ya gelişinin özellikle nüfusun etnik yapısına iz bıraktığını söyleyebiliriz. Aynı şekilde yüzyıllarca Katolik bir köy olan Seona Köyü kültürüne ve halkının yaşam tarzına ciddi anlamda etki ettiğini söyleyebiliriz.

  1463 yılında Osmanlı’nın Bosna’yı fethetmesiyle Bosna’nın İslamlaşması başlamıştır. Bu konuda yapılan yeni çalışmalar, İslamlaşma sürecinin asırlarca sürdüğünü ve Bosnalı soyluların yanı sıra köylüleri de kapsadığını göstermektedir. Köylüler arasında İslam dininin yayılmasında, yeni kültürün merkezleri olan şehirler önemli rol oynadılar.
  Bosna Krallığı’nın Osmanlı hâkimiyeti altına girmesiyle Türkler ciddi bir şekilde Hırvatistan Krallığı’nın doğu sınırlarını tehdit etmeye başlamış ve bu sebeple Hırvat-Macar Kralı Matija Kovrin Türklerden o bölgeyi alıp orada Jajce ve Srebrenik banlıklarını kurmuştur.Srebrenik banlığı içinde Seona köyü de yer almıştır. Bosna’nın Osmanlılar tarafından fethedilmesiyle, Venedik, denizden ve karadan tehdit edilir hale gelmiştir. Venedikler bundan dolayı aynı tehlikeyi yaşamaya başlayan Macarlar ile ittifak yaparak 1463 senesinde Bosna üzerine taarruza geçmişlerdir. Taarruzun kış mevsiminde yapılması ve Osmanlı kuvvetlerinin yeterli yardım alamamasından dolayı Bosna’nın merkezi olan Jajce ile Srebrenik Macarlar tarafından ele geçirilmiştir. 1512
yılında Srebrenik banlığı yine Osmanlı hâkimiyeti altına geçmiştir.
   Seona köyündeki en yaşlı yerlilerin anlattıklarına göre, bu bölgelere Osmanlılar gelince Hristiyanlar Türklerden Ratiš Tepesi’nde dua etmek istediklerini belirtmişlerdir. Hristiyanlar bu bölgelerden gittikten sonra da Müslümanlar her sene 6 Mayıs’tan itibaren 7 hafta boyunca her pazartesi Ratiš Tepesi’nde17 dua etme geleneğini sürdürmüşlerdir. Ratiš Tepesi’ndeki dua etme gelenekleri, Slav zamanlarından, İslam gelenek ve inançlarına kadar devam ettirilmiştir. Bu tepede o yıllarda köydeki din adamları tarafından din dersleri de verildiği bilinmektedir. Bu dini oluşumlara, din ve kültür merkezleri olan Tuzla ve Gračanica’dan ulema ve aydınlar da katılırdı. Bu yerlere daha uzak bölgelerden gelenler olduğu gibi Ratiš Tepesi’nin çevresindeki Gračanica, Srebrenik ve Lukavac
bölgelerinden de çok sayıda insan katılmaktadır.
Boşnaklar eski çağlardan beri özellikle de yağmur dualarını  tepelere çıkarak yapmaktadır. Yağmur dualarının nehirlerin yanında yapıldığı da görülmektedir. Osmanlı idaresinin son yıllarında Bosna vilayeti yedi farklı sancağa ayrılmıştır. Bosna Hersek’in sınırları içinde bulunan Zvornik Sancağı, Zvornik şehrinin 1462 yılında II. Mehmet
tarafından fethedilmesinin ardından kurulmuştur. Srebrenik şehri ve Seona köyü onun sınırları içine girmiştir.

B.SEONA KÖYÜNÜN NÜFUSU ve ETNİK YAPISI
Bosna’da savaştan önce 1991 yılında yapılan son genel nüfus sayımına göre Seona köyünde toplam 834 kişi vardır. 2013 yılında yapılmış son genel nüfus sayımının istatistik kurumu tarafından açıklanan ön (gayrı resmi) sonuçlarına göre Seona köyü’nde 853 kişi nüfusa kayıtlıdır.

Seona Köyü Nüfus Yapısı

Nüfus Sayımın Yılı 1991

Boşnaklar 828
Hırvatlar 0
Sırplar 0
Yugoslavlar 5
Diğer ve Bilinmeyenler 1
Toplam 834 kişi

Ataları çok eski zamanlarda Seona’ya yerleşen ve günümüzde hâlâ yaşantılarını bu köyde sürdüren aileler vardır. Bugün Seona köyünde yaşayan ve bu köaydeki tarihleri çok eskilere dayanan Nurković ailesinin Türkiye’den, Omerčić, Fazlić, Kadić, İmsirović, Bekrić ve Bečirović ailesinin Budim’den, Selimović ailesinin Trebinje’den ve Dorić
ailesinin Dubrovnik’ten (Hırvatistan) buraya yerleştikleri bilinir.
Hristiyan ailelerine gelince; Zvornik Sancağı’nda 1533 yılında yapılan nüfus sayımın sonuçlarına göre Seona’da 55 Hristiyan ailenin yaşadığı görülmektedir. Türkler’in bu bölgelere geldiklerinde Hristiyanları köylerinden ovalara ve daha düz alanlara kovduklarına inanılmaktadır. Seona köyünden kovulmuş Hristiyanlar Tinja nehrinin sol tarafına yerleşmişlerdir. Fakat, Hristiyanlar’ın Seona bölgesini tamamen terk ettiklerini söyleyemeyiz. 1742 yılında Seona’da 6 Hristiyan ailesi, 20 sene sonra ise 7 Hristiyan ailesi yaşadığı belirtilmektedir.

1. Köyde Yaşayan Müslüman ve Katolik’lerin İlişkileri
Bazı araştırmacılara göre Bosna’nın farklı milletleri içinde barından köylerinde, köy halkının yaşadıkları bölgelere dikkat edildiğinde homojen bir yerleşim alanı karşımıza çıkmaz. Yani köy sakinleri hangi milliyete sahipse o milliyetten insanlarla iç içe yaşamaya özen göstermiştir. Bu sebeple her bir Bosna köyü kendi içinde Sırp, Hırvat ve Boşnaklar’ın yaşadığı üç bölgeden oluşmaktadır. Köydeki Müslüman aileleri köklerinin o köyden ya da Bosna’nın başka bölgelerinden geldiğini düşünmekte iken Katolik aileler köklerinin Dalmacya’ya (Hırvatistan) kadar uzandığına ve atalarının Osmanlı İmparatorluğu zamanında bölgeye geldiklerine inanmışlarıdır.
Seona köyünde yaşayan Müslüman ve Hristiyan aileler sık sık birbirlerini ziyaret ederlerdi. Bazı özel durumlarda birlikte resmi ziyaretlerde de bulunurlardı. Bu ziyaretler asker uğurlaması, eve gelin gelmesi, kızın evlenmesi, doğum, hastalık ya da ölüm gibi bir aile için çok büyük önem taşıyan günlerde yapılırdı. Herhangi bir ölüm durumunda cenaze evine gitmemek çok büyük bir ayıp olarak düşünülürdü. Müslümanlar, Hristiyan bir ailenin
evine ziyarete gitme konusunda kendilerini rahatsız hissetseler bile köydeki bütün insanlar hangi dine bağlı olursa olsun komşularının sevinçlerini ya da acılarını paylaşmak adına ortak hareket ederlerdi. Dini bayram ya da kutlamalarda ise iki grup farklı hareket ediyor herkes kendi dinine ait etkinliğe katılıyordu.
Köyde ikamet eden Müslüman ve Hristiyan kadınların giyim tarzları arasında bazı farklılıklar vardı. Örneğin “dimije” adı verilen şalvarları hem Müslüman kadınlar hem Hristiyan kadınlar giyerken, Müslümanlarınki rengarenk Hristiyanların ise genelde siyah renkteydi. Boşnak kadınlarda eski zamanlarda sıkça görülen ve yöresel bir kıyafet olan dimije zamanla Müslüman kostümü olarak anılmaya başlamıştı. Bazılarına göre geri kalmışlık ve Oryantalizm’i çağrıştırsa da Müslümanların kolektif kimliğini ilk bakışta belli eden tek sembol olduğu için Müslümanlar arasındaki önemi gün geçtikçe artmıştır. 

Şalvar, bol ve rahat bir kıyafet olduğundan dolayı kırsal alanlarda bağ, bahçe ve tarla işleri ile uğraşan özellikle yaşlı kadınlar tarafından hâlâ kullanılmaktadır. Kahve ziyaretleri evli kadınların en önemli sosyal aktivitesi olmasının yanında Müslüman ve Hristiyan toplumlarının bütünleşmesinde önemli bir rol oynamıştır. O dönemlerde köydeki kadınlar arasında yapılan kahve ziyaretleri günümüzde de aileler arasındaki en önemli iletişim etkinliğidir. Erkekler çoğu zaman köyün dışında vakit geçirdikleri için, köyde yaşanan gelişmelerden onları haberdar etme ve Müslüman
toplumunun değerini koruma görevi kadınlara düşmektedir.

SEONA KÖYÜNÜN EKONOMİK DURUMU
Uzun yıllardan beri Seona, bulunduğu bölgenin din, kültür, eğitim, sağlık ve ekonomi anlamında merkezidir. Köye elektrik ilk kez 1962 yılında getirilmiştir; içme suyu şebekesi ise 1973 yılından bu yana köyde mevcuttur. Eskiden Seona’nın içinden iki ana karayolunun geçmesi, bu köyün, ticari, dini ve kültürel bir merkez olmasını sağlamıştır. İlk zamanlar bu yollar yürüme mesafesi olarak çok uzun ve tehlikeliyken sonrasında yolların etrafına hanlar ve kahvehaneler inşa edilerek tehlike biraz olsun azaltılmıştır. Türk makamları bölgeye gelince insanları korumak amacıyla yol üzerine karakollar kurmuşlardır. Bahsettiğimiz ticaret yapılan karayolları, o zamanlarda Seona yerlileri için farklı zanaat olanakları sağlamıştır. Bu sayede köyde ilk dükkânlar, demir atölyeleri, marangozlar, fırınlar, kahvehaneler ve mağazalar açılmıştır. Bu zanaatlar Seona yerlileri tarafından günümüze kadar devam ettirilmiş, fakat sayıları günden güne azalmıştır.
Günümüzde köy içerisinde birkaç demirci, marangoz ve ayakkabı tamircisinden başka zanaatkârın bulunmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Ulaşımı kolaylaştırmak için köyden geçen Tinja nehrinin üzerine halk arasında Koprića Most olarak bilinen tahta bir köprü yapılmıştır.
Günümüzde köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı olmasına rağmen, bu köyü özel yapan şeylerden biri köyün eğitim seviyesinin yüksek olması ve çok sayıda kadı, hafız, muallim, belediye başkanı yetiştirmiş olmasıdır. Seona’da yaşayan halk eskiden olduğu gibi günümüzde de ticaretle uğraşmaktadır. Çoğu aile tarım ve hayvancılık ile geçimlerini sağlamaktadır. Köyde çiftlik hayvanlarına sahip olup onları yetiştirebileceği ya da samanları koyabileceği araziye sahip olmayanlar ile arazi sahipleri arasında “kesim” adı verilen takas sistemi uygulanmaktadır. Örneğin, arazi sahipleri hayvan sahiplerine arazilerini belli bir süreliğine kiraya verir,karşılığında süt ve yumurta alırlar. Yetişkin erkek nüfus vasıflı ve vasıfsız işçilerden oluşur. Elektrikçi, kaynakçı, marangoz, bekçi ve kamyoncu en sık rastlanan mesleklerdendir. Müslümanlar ve Hristiyanlar arasında yaptıkları işlere bakıldığında pek bir fark yoktur hatta aynı fabrika ve şirketlerde çalıştıkları da sıkça görülmektedir. Mevsimlik işçi olarak Almanya’ya giden ve belirli bir süre sonra geri dönenlerde vardır.
Seona’daki kadınların durumu erkeklere göre biraz farklıdır. Tarım alanında ve ev işlerinde önemleri çokbüyüktür. Bazı kadınlar evlenene kadar ya da çocuk sahibi olana kadar çalışırlar. Evli olup belirli bir işi olmayan kadınlar komşuları için dikiş nakış yapıp böylelikle para kazanırlar. Ayrıca kadınlar ev ihtiyaçlarını karşılayabilmek için evlerinin önündeki bahçelerde sebze ve meyve yetiştirirler. İneklerin sağılması ve sağılan sütle peynir yapılması geleneksel kadın işi olmasıyla beraber, genelde evdeki yeni geline yaptırılan bir iştir. Erkekler ise kadınların üstesinden gelemediği erkek gücüne ihtiyaç duyulan durumlarda eşlerine yardım ederler. Köyde at ve traktöre sahip çok fazla insan olmadığı için ihtiyaç duyulması halinde at ve traktör sahiplerinden para karşılığı yardım talebinde bulunurlar. Daha büyük topraklara sahip olanlar genelde daha fazla hayvana da sahiptirler. Belli bir araziye ya da hayvana sahip olmak köyde itibar kazanma yöntemlerindendir. Süt, peynir ve kaymak fazlalığı inek sahibi olmayan köylülere satılır.

F. SEONA KÖYÜNÜN EĞİTİM DURUMU


Seona köyü eskiden beri din, eğitim ve ekonomi anlamında etrafındaki köylere venhatta çevresindeki coğrafyaya örnek olmuştur. Köyde ilk açılan iki sınıflı mektepte latin alfabesi eğitimi ile okuma yazma öğretilmeye başlanmıştır. II. Dünya Savaşından sonra bu eğitime altı sınıflı bir okul açılarak devam edilmiştir. Günümüzde de bu eğitim sürdürülmektedir. Bosna’nın bu bölgesinin gözardı edildiği zamanlarda, köydeki insanların eğitime olan pozitif bakış açıları ve ilgileri dikkat çekicidir. Seona’da mektepler, camiler ve okullar ilk din eğitiminin verildiği ve okuma yazma alışkanlığının kazanıldığı yerlerdir. Seona mekteplerinde 1912 yılından itibaren Arap alfabesi yerine Latin alfabesi öğretilmeye başlanmış ve ana dil olarak Boşnakça tercih edilmiştir. 1928 yılına kadar Seona bölgesinde herhangi bir eğitim kurumu yoktu ve inşa edilmesi için kimse girişimde bulunmuyordu. Köy içinde din eğitimi yanında okuma yazma dersleri veren tek eğitim kurumları mekteplerdi. Seona’daki bu mektepler diğer köylerdeki mekteplerden daha üst seviyedeydiler. Öyle ki, Seona’daki mekteplere gidebiliyor olmak bir ayrıcalık olarak görülüyordu.
1932 yılında Smreka bölgesinde en önemli bölgesel eğitim kurumu olan ilk anaokulu açılmıştır. Bu dört sınıflı anaokulunun açılışı çevredeki diğer köylere de örnek olmuş ve diğer köylerde de bu okulların açılması ile birlikte daha fazla çocuğun eğitim alması sağlanmıştır. Günümüzde Seona’da farklı mesleklerin akademik eğitimlerini almış
birçok kişi Bosna Hersek’in her tarafında olduğu gibi yurtdışında da hayatlarını sürdürmekte böylece hem yaşadıkları yerlerin hem de doğdukları yerin gelişmesine katkı sağlamaktadırlar.

Günümüzde Seona köyündeki tek okul 1929 yılında açılmış olan ilk dört sınıflı okul olan Duboki Potok Okulu’dur. Bu okul, bölgedeki merkez okuldur. Duboki Potok Okulu’nun dört tane şubesi vardır; bir şubesi merkez okuldan 4 km uzaklıkta bulunmakta ve yine Seona köyü sınırları içerisindedir. Duboki Potok Okulu merkez okul ve 4 şubesi ile birlikte Seona köyü de dâhil olmak üzere toplam 11 köye hizmet vermektedir.

G. SEONA KÖYÜNÜN SOSYAL-KÜLTÜREL HAYATI
Seona çok uzun yıllardır bölgenin dini merkezi olduğu için, etraftaki köyler için de bu açıdan önemi büyüktür. Günümüzdeki köyde bulunan en yeni ve merkez camisinin yerinde 18.yy’ın ikinci yarısında inşa edilmiş eski bir cami bulunuyordu. Cami 2015 yılında Bosna Hersek’te yaşanan büyük toprak kaymasında hasar görmüştür. Aşırı yağmur ve sel sebebiyle oluşan hasarların giderilmesi için Türk hükümeti maddi yardımda bulunmuştur

Kaynak: https://acikerisim.uludag.edu.tr/bitstream/11452/3545/1/491236.pdf

YORUM YAP